Bu Blogda Ara

5 Mart 2021 Cuma

 

  İmkânsızlık İçinde Gönülde İmkânı Bulmak

 


İnsan bazen hayatın zorlukları karşısında öylesine zorlanıyor ki çıktığı dik yokuşun bir düz yola çıkacağından emin olmazken birden düz yola çıkıyor. Bu dik yokuş öylesine bir günde bazen bir ayda düzlüğe çıkamıyor. Biraz sabır çaba özveri istiyor. Bu dik yokuşta bunlarla olmak bazen zordan öte sanki imkânsız gibi oluyor. Hayat sana yürü derken, fikrinde düşüncende nefsin fısıltıları içinde hayat denilen hücrende sanki bir adım atarak dışarıya çıkamayacağını, nefsin arzu ve isteklerin bu telkinlerin benimle uzlaşı içinde ol, ben ne dersem yap diye fısıldarken, senin iki koluna yapışmış tutmuş jandarma gibi kollarında istediği yöne çekerek götürüyor sanırsın, sanmaktan öte öylede oluyor! Karşında hayatın gerçeklerine giden kapıyı üzerine kapatarak, kurduğu mahkeme de yargılarken bulursun! Sıraya dizilmiş çıkar ilişkilerinin temsilcileri, bana ne diyen şirketin yöneticileri, aman sende diyenlerin gözü açıkları beklerle seni yargılamak gerçeklerden uzaklaştırmak için!

 

Tek suçun gerçeklere ulaştıran kapıyı açmak için az zorlaman, onları terk ederek kurtulman! Ellerin de somut kanıt var, terk etmeyi gönülden istemek, yalanlarından gerçek olmayan söylemlerinden bir an önce kurtulma isteğin…Sanki gönlün bir avukat seni savunmak için bekliyor karşılarında güçlü duruşuyla, lakin onların çoğunluğu bu işin zorluğunun kırmızı lambasını yakarken, peş peşe sıraya dizilmişler seni içeride tutarak, gerçeklere ulaşman engel olmak için yoğun çaba içindeler.

 

Diğer seyirciler onlara kanmış onların peşinde giden seyirciler onların odaya girmesiyle ayağa kalkarken, bir tek sen ve gönül olan avukatın kalkmıyor. Şaşırıyorlar…Salonda karışık hayret dolu şaşkınlık ifade eden sözler yankılanıyor. ” Neyine güveniyor bu kaçınılmaz olandan”.

 

Tarafsızlık dersen arama bunlardan bulamazsın tek tarafları kendi yanları! Bunlar varlıklarıyla günümüzde yankı yapmış popüler olmuşlar, kitleleri peşinden sürüklüyorlar! Yükseklerde otursalar da alçaklardan daha alçak görünüyorlar yaptıkları yanlışlıklarla haksızlıklarla…Karşıda oturan çıkar ilişkilerinin patronu sanki ona “Aslanım aslan gibi kükreme, kedi gibi miyavla gel yanıma otur dizimin dibinden, benden kurtulamazsın kaçışın yok, bir kartal gibi seni yakalayarak kendime av yapacağım, bak etrafına görürsün binlerce avımı!” Bir an ürperirsin bunca gördüklerinin karşısında, gönül sana sakin ol dava bizim kazanacağız der…

Mehmet Aluç

Devam edecek İnşallah

2

Bütün hepsi bakışlarıyla seni esir almak için bakıyor, kaçışın yok gibi. Senin gerçeği istemen ona ulaşman onları tahtından edecek onlar için senin isteklerinin bir önemi yoktur. İğrenç değersiz birikimleriyle seni geçeğin yolunda ayırmaktır tek gayeleri. İnsanı adeta parça parça yiyen parçalayan adımlarıyla sana yaklaştıkça odan küçülüyor duvarların üzerine yıkılacakmış gibi oluyor. Çürümüşlük kokan sokaklarda seni çürütmek değerinden ne varsa yok ederek değersiz yapmanın peşindeler. Tam kendini savunmak için izin istersin” Otur yerine hadsiz” diyerek karşı gelir kendileri hadsiz olanlarca! Gönlün seni savunur, sunduklarının gerçekten çok ayrı apayrı olduğunu söylese de mahkûm ederler bir ömür sürünmen için.

 

Bir anda hakikatin tek sahibi Yüce Allah C.C. Sığınırsın “Rabbim ben bittim sen yettin” diye. Açılır mahkemenin kapısı büyük bir gürültü içinde, yıkılır mahkeme platformular, koltuklar, çıkar ilişkisinin patronları yöneticileri, benlik vs. Gelen aşktır ne varsa içinde atar dışarıya çöplüğe, yerleştirir içine “imanı, hakkı, hak sevgisini, Resul sevgisini, kendisini, insanı sevmeyi…Yıkar bencilliği çıkarı, tıkarı, sıkarı, bilmem kıçı dört buçuk atarı… Artık oyun bitmiştir bir anda dik yokuşlar düz yola çıkmıştır, Rabbin yardımıyla…Oysa onlar” Sanık ayağa kalk” demeden önce, aşk bağrı hak aşkıyla dolu olanların yangını hakkın yardımıyla söndürmüştür. Biraz önce şaha kalkmış egolarıyla kalkışmada bulunarak kendini bir şey sanalar yok olmuştur bir anda…Hayat bu az sabır ister, az özveri çaba tabi ilk önce gerçeği istemek ve aramak ve yola çıkmak, Vesselam.

Mehmet Aluç


3 Mart 2021 Çarşamba

Şiirlerin Konuşan Dili: Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!

Şiirlerin Konuşan Dili: Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!:   Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu! Mehmet Fikret adaşımın uçan kuşları kel kafama kondu Mest eden şiiriyle bu gönlümde şiir okuma...

Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!

 Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!




Mehmet Fikret adaşımın uçan kuşları kel kafama kondu

Mest eden şiiriyle bu gönlümde şiir okumanın zevki doldu

Zaten şiir değil mi gönülden gönüle varılan köprüyle yoldu

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu aşkın kapısına koydu


 






Gönüller burada uyum kardeşlik dostluk içinde yaşıyor peş peşe

Yazdıklarım biraz uzun oluyor için de az var gülümsememle neşe

Şamatadan uzak gönül gönülleyiz varın gülüşünüzle sizler herkese

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu gönüller kapısına koydu

Mehmet Aluç

 


2 Mart 2021 Salı

1 Mart 2021 Pazartesi

İnanın Başka Türlü Olmuyor

 



İnanın Başka Türlü Olmuyor

 

Hayat ayakta ya oturarak yaşanır karşılanır

İnsanın sırtı oturakta ayakta da kaşınır

Şimdi nasıl gizli bir yüklemeli özne

Yıkılır hayat kem gözle ya da bir sözle

Elem tere fiş kem gözlere takılmış diş

Boşlukta düşüyorsan sırtını bana yasla

Bana yaslamazsan da şiirlere yasla kaçma asla

Karışıksa duygularını şiirle çek hizaya

Çıkardın bir anda uzaya gel buraya

Ağırlaşırsa omuzunda yaşamak

Bırak yolda yüklerinin fazlasını

Taşıyacağın kadarını al anlamlısını

Gerisi zaten aklın fikrin bırak yamalısını

Yaklaş gözlerin dolu dolu sileyim

Dar ise elbisen bolunu sana giydireyim

Sıkmasın bedenini sana söyleyeyim

Beğenmezsen geri iade et başkasına vereyim

Sorun değil çekinmeden yaklaş

Sakın eğik olmasın sende ki kaş

Hüzün doluysan kaçma yaklaş bana

Hüznünle dolaşalım diyorum sana

Sözlerimle duygularımı yanlış anlama

Yanlış anlayarak derman bulamıyoruz

Açık kanayan yaraya

Sıkışıp kalmayalım araya

Duygularımla sesleniyorum sizlere

Yaklaşırsan eğer inşa ederek varacağız güzelliklere

Yoksa birisi kilit vurur duygu ve hislere

Rabbim güç kuvvet versin bizlere

İşte sizlerle olunca aklıma yıldızlar dökülüyor

Binlerce meşale karanlığı aydınlatıyor

Hayat çok güzel anlamlı kılınıyor

Uzak kalırsak birbirimizden

Bak cenaze namazımız kılınıyor

Suratsız kötü niyeti insansa bakarken sırıtıyor

Değiştirelim o sırıtan suratı yakışmıyor

Yedi sülaleni dizerim sıraya gerisi de buraya uymuyor

Ayrılık varsa sıyrılıyor aklımız salkım salkım

Eziliyor yerlerde kurulmalı güzel bir takım

Haydi fikre düşünceye akla yapalım güzel bir bakım

Boşluklar bizimle sevgiyle dolsun tıklım tıklım

Yağsın çöllere gönüllerde vefayla gözyaşıyla yağmur

Yoksa inanın başka türlü olmuyor

Bak şimdi duyguların bakışınla sıcacık bakıyor

Yaklaşıyorum yanına bak yüreğim yoksa donuyor

Yetebilseydim silerdim tüm kifayetsiz sözleri

Güzel bir söz vardır

“Seni öyle bir severim ki, dengeni kaybedersin;

Kiliseye girer ‘Selamün Aleyküm’ dersin”

Neden olmasın

Niçin olmasın

Mehmet Aluç


28 Şubat 2021 Pazar

Mahşer Yeri Gibi Tutuştu

 

Mahşer Yeri Gibi Tutuştu

 


Arar bu gönlüm sen gibi seveni bir güzeli bula

Nasip etsin Mevla’m beni sen gibi seven kula

Ararım yıllarca ben seni yolum çıktı işte sana

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mahşer yeri gibi tutuştu bu gönlüm seni görünce

Kavuştur Mevla’m beni bu güzele ölmeden önce

Cennet bağından güller açılıyor candan gülünce

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Közde yansam da aşkla bunun sonu har değil yaz

Al eline kazma küreği gönül deryanda mezarımı kaz

Ben sana aşkla vardım düşmez elimde çaldığım saz

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Bırak gönül kuşum bahar mevsimlerine konsun

Garip bir sevenim bu duygularım seninle olsun

Lazım olmaz deme al bir kenara koy bulunsun

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Kul Mehmet’im severken ben duyarım huşu

Bırak bana doğru uçsun o gönlün serçe kuşun

Layık olsun bana senin o aşkla bakışınla duruşun

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

Mehmet Aluç


Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!

 


       Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
 



Pandemi den önceki ayrılık kapıları kapanarak, dostluğa sevgiye birbirimizi anlamaya açılır mı acaba? Hayır hayır, dönmek olmaz diyerek, dönmeyenlerden mi oluruz acaba? Yoksa bu dündeki ayrılıklar hiç olmamalıydı diyerek, koşarak birbirimize muhabbetle koşar mıyız acaba? Gönüller sevgiyle aşkla yeşermeli, insanın saran ellerindeki gönlündeki sevgiyle bulutlara değmeli diyerek, sevgi ile koşanlardan olur muyuz acaba? Ne çok zor sorular bunlar! Rabbim yardım ederse elbette ki dündeki ayrılık kapılarını kapatarak, anlayış sevgi hoş görü kapısını açarız, yoksa dünden daha kötü benliğimizle hırsımızla ders almadan daha kötü günlere Rabbim korusun, gideriz yoksa!


Bu günlerde dündeki yalnızlığımızı dostluk neşeyle gerçekten sevdiğimizi/sevildiğimizi nasıl anlarız? Tabi ki pandemi ’ye bakarak, bize kazandırdığı yasakları tedbirlerin dünde de var olduğunu anlatarak, aradaki boşluğu sevgi ile muhabbetle doldurarak her şeyi sileceğimiz mesajını anlayarak…


Dezenfekten anti bakteriyel yönde çok güzel buluşlarla çalışmalarla ilerlemek adına bayağı yol kat ettik lakin hep vatandaş daha fazla tüketsin diye, yeni bardaklar tabaklar demlikler tavalar çıkarak dezenfektanlar, eskilerini çöpe atın yenilerini alarak hayatınıza devam edin diyen tüketim çılgınlığıyla, zaten zor geçinen vatandaşın omzuna sırtına yükleri ekleyerek devam etmek, mesajdan çok kazanımlar için koşmak adına sevindirici olmasa da çalışmalar adına sevindirici ve bizi cebimizde olmayan para ile borca girerek, devam etmeyen virajlı yollar içinde kaybolmamıza sebebiyet verirken, inşallah virajı yollar düz yollara çıkar Rabbim izni yardımıyla inşallah.


Üstat Sezai Karakoçun dediği gibi:
 
Ben geldim geleli açmadı gökler;
Ya ben bulutları anlamıyorum,
 Ya bulutlar benden bir şeyler bekler.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum...
Ben geldim geleli açmadı gökler.
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım:
 Biri damla damla alnıma düşer;
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler:
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım.


Bulutlarla gökyüzü içini sevgi ile doldurmamızı dostlukla kardeşlikle beraberlikle doldurulmayı bekler doldururuz inşallah üstadım inşallah…
 
Bulmak için teselliyi birbirimizde var olmamızla ararken, birileri hala bu teselliyi saklayarak biraz maddiyat yükleyerek, paran varsa teselliyi bulursun kendini korursun mantığıyla inşallah çalışmalar yapmıyordur! İnsan oğlu benliğinden sıyrılmak yerine ona sarılarak hayatına devam ettikçe, teselliyi daha çok arayacağız gibi, inşallah hemen buluruz birbirimizi muhabbetle dostluk kardeşlikle bu pandemili günleri atlatırız. Aramızda bıraktığımız boşluğu inşallah pandemi ile değil, dostlukla berberlikle sevgiyle doldurarak pandemili günler beraberce yok edenlerden oluruz inşallah, selamlarımla.


Mehmet Aluç
 
 


Yayınlarım

    İmkânsızlık İçinde Gönülde İmkânı Bulmak   İnsan bazen hayatın zorlukları karşısında öylesine zorlanıyor ki çıktığı dik yokuşun bir ...