Bu Blogda Ara

manasız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manasız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

Söz Meclisine Varamadım




Düştüm aşk yoluna düzdeyim sanmayın yokuştayım

Hala ararım gönlüme bir aşk hala manasız bakışlardayım

Düz yollara bulamadım hala aşkı ararım hala kışlardayım

Gönlüm mü bende değil ben mi gönlüme uygun değilim

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Uzatırım elimi sevda şehrine uzanmaz

Gönlüme yeter derim arama ama laf anlamaz

Boşuna arama belli ki aşk sana yar olmaz

Doluya koyarım almaz boşa doldururum dolmaz

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Kerem’i arayayım aşkı sorayım dedim

Kerem gezer çöllerde oraya da ben gidemedim

Ne yaparım gönlüme nasıl söz geçiririm bilemedim

Ben döndüm gönlüm döndü aşkı hiç göremedim

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Bu gönül bazen bana oluyor külfet

Aşkı bulda artık bana bu canıma lütfet

Sen bana dersin her gün az daha sabret

Sabırla yürürüm ama hala görünmedi sende marifet

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Ey aşk sana varamazsam sen beni affet

Zordur yolun kolay değil sen gel bu gönlümü az keşfet

Ben çok yol kat ettim az sende varmak için az yol sarf et

Gel çık karşıma inan sana karşı hiç yapmam muhalefet

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Kul Mehmet’im aşkı bulamadım bende yazdım kâğıda

Sanki aşk gelir peşimde görünmek istemez arkamda

İsterim gönlüm aşkı arayıp da onu hemen bula anında

Aşkı bulamaz isem sap gibi kalırım ben ortada

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






26 Mayıs 2015 Salı

Sabır Dergâhına Uğramadan






Yıkımı yaşar gibiyiz, sanki bu aralar, yalan üstüne yalan dolan üstüne dolan biz Müslümanlara yakışmayan bu hal ve hareketlerin cevabını Rahman’a nasıl vereceğimiz meçhul! Hayat kavgasında el ele beraber yaşamanın güzelliğini yaşamak var iken bu hezimet ile olmamız ve hezimeti yaşamamız, barış ve kabullenememenin hazımsızlığı edepsizliği ile yalanı yalan ile yamatıp bir birimize sunmanın peşindeyiz.

Sabır dergâhına uğramadan nefis ve şeytanın heves ve arzularımızın peşinde koşan kullar olarak Yüce Allah’ın hoşuna gitmeyen ve gül kokan Resul hoşuna gitmeyecek Allah Nur Kuran ve gül kokan Resul peşinde gitmesi gereken biz kullar, gönüllerde sancı bırakmanın peşindeyiz! Af etmenin engin denizinde yüzmeden yıkımın sokaklarında gezmenin telaşında nefis ve şeytanın elini tutmamız ne kadar utanç verici bir durum!

Manasız ve sonu hüsran olan zevk be arzularımızın peşinde koşmamız ve ölümden sonraki âlemi unutarak veya birilerince uyutularak peşinde koşmamız, geçici dünya sancısının peşinde olmamız bize sonunda sancılı bir sona doğru götürmektedir bunu da bilelim. Bir birimizi anlamadan dinlemeden tahammül göstermeden vurup yıkma ile ne Allah’a kul Gül kokan Resule ümmet neden nefis ve şeytana yar olabiliriz.

Yürüdüğümüz hayat mezara doğru ve hesap vermeye doğru gidiyor ne çabuk nasıl, neden niçin unuturuz? Kendi gönlümüze merhameti umman umman deryalar gibi geniş veren Rahman, bu merhamet dolu ummana nasıl bir birimizi sığdıramıyoruz? Âlemlere sığmayan Yüce Rahman kulun gönlüne sığdım der iken ”Allahu Ekber” bizler birbirimizi bu merhamet kokan gönlümüze nasıl sığdıramayız anlamış değilim!

Sitem okları hangi hedefe varacağını bilmeden havalarda ellerimizin ayarsız yönünde gönüllere saplanır iken, bunun hesabını Rahmana nasıl vereceğiz bilen var mı ? Pişmanlık duymadan, pişmanlığın o engin sonsuz kapısına uğramadan, pişkin utanmaz suratımız ile sonumuz nereye varacak Allah (C.C.) bilir ve Allah (C.C.) Sonumuzu hayırlara çevirsin yar ve yardımcımız olsun İnşallah… Selam ve dua ile…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Ankara

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç