Bu Blogda Ara

Oldum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oldum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2017 Perşembe

Ben Büyümenin Çocukluk Gibi Oyun İçinde Oynayacağım Oyunlarla Geçeceğini Sanırken,Hayatın Oyununa Dâhil Oldum.


Ben Büyümenin Çocukluk Gibi Oyun İçinde Oynayacağım Oyunlarla Geçeceğini Sanırken,Hayatın Oyununa Dâhil Oldum.
 
   Hayatımda zaman ne çabucak geldi geçti farkına dahi varamadım, çocukluğumun etrafında rengârenk çevirdiğim o topaçlar misali hayat zaman döndü döndü, birden büyüdüm. Çok istemiştim büyümeyi, büyümeyi hüner saymıştım. Hayat bana tüm sorumlulukları yükleneceksin, sırtında taşıyacaksın baba olacaksın dememişti ki, birden evlendim baba oldum, sevindim neşelendim, onların sorumluluk bilinci sırtıma tatlı bir yük olarak bindi. Ben büyümenin çocukluk gibi oyun içinde oynayacağım oyunlarla geçeceğini sanırken, hayatın oyununa dâhil oldum, hayatın sunduğu içinde imtihanında bulunduğu bir yola soktu, çetindi kolay değildi, âmâ yol bana Âlemlerin Rabbi yanında demeden önce Yüce Nur Kur’an ve Nurdan Nebi anlatmış söylemişti zaten. Dikkat et nefsine şeytana dünya ya uyarsan bu hayat bu emirler, senin için can sıkıcı bir anlaşmaya döner, onlara uyarsan kaybedersin dedi, emirleri aldık başım üstünde dedim, bu hayatın yükünü onlara tabi olarak hafiflettim çok şükür.

   Nefis şeytan, neden devamlı ha bire bu anlaşmanın çok renksiz kazanlı olmadığı söyleyerek yoldan çıkarmaya uğraşıyor ve mütemadiyen usanmadan konuşuyor? Anladım ki bu hayatı bir masal olarak düşün, her masalın kötü bir adamı ve kahramanı vardır, kahraman gönülleri fetih eder, kötülükleri yener. .Kötülüğü anladım ki karanlık yüzü ile ömrü karanlık içinde bıraktığı ve onu gönlündeki merhametin imanın nuruyla aydınlattığı ve yok ettiği için kahraman oluyormuş, Rabbim bunu da anlattırdı anladım çok şükür. Bizim yerimize kötü adamlarla uğraşıyor çabalıyor, bizim mutluluğumuz için savaşıyor. Sonra dedim bu kadar cesareti nerden buluyor, anladım ki Âlemlerin Rabbi olan yüce Allah Sonsuz Merhamet sahibi olan, imanın içine o gücü ve tokadı yerleştirmiş zaten kötü insanlar için. Kötü adamın cesareti ne kadar deli ve hırçında olsa, imanın tokadı da dünyanın ağırlığı gibi ağır ve etkili yıkıcı oluyormuş, çok şükür Rabbime, şimdi anladım hayat çok ama çok güzelmiş, çocukluğum ayrı güzel, büyüklüğüm daha ayrı bir güzelmiş.
    Başkalarının mutluluğu için yaşamak ve yaşatmak çok anlamlı ve harika bir yaşama tarzıymış. İşte bu güzellik, kendi kendini düşünme ve nefsi şeytanın deliliğini esaretini yıkan bir cesaret onurmuş. İşte bunu anladığım an gönlümde elimde gezdirdiğim topaçları savurdum uzaklara, çocukluğumun o günlerine, sizler dedim o güne aitsiniz bu ana ait değilsiniz. Siz çocukluğum o anın içinde güzeldiniz…

   Rabbimin imtihan için gönderdiğine sabırla evime gönlüme misafir ettim sizler yabancısınız demedim. Bazen ben yabancı kalsam kaybetmemde Rabbim mücadeleye devam yıkılsan da devam yıkılmazsan da devam diyerek çok şükür her kulunun yanında olduğu gibi yanımda oldu. Binlerce günahım var iken “Af” kapısına koştum hiç geri çevirmedi, gelmem için elimden tuttu çok şükür.
Selam ve dua ile
Mehmet Aluç
        

28 Nisan 2016 Perşembe

Ararım Yâre Kavuşacak Bir Yol

 
Gönlümde kurduğum şehrimsin kapısı yok
Ateş oldum yanmadan dumanım çıkar közüm yok
Sığınacak tek limanımsın sana gelecek gemim yok
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Düştüm bir derin kuyuya çıkacak yok halim
Ey sevgili benden neden kaçarsın sen ey zalim
Ne olur gelsen beni aratmazsan yaşasak sağ salim
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Zevk mi alırsın beni seni diyar diyar aratmaktan
Ellerimi kollarımı çaresizlikle bağlatmaktan
Gece gündüz bu çaresizliğimle ağlatmaktan
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Dinliyorum uzakları sesin gelir diye
Söyle bu ayrılık hoşuna geldi niye
Dönüp gelsen de gelişin bana olsa hediye
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Beni duymuyorsun yatıyorsun sanki derin uykuda
Yolun ile derman bulsam gelirim sana bir solukta
Aşkı seninle yaşardım aşkla inan en dorukta
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Yıkıldım artık ey yollar beni alın kaybedin
O yâre kavuşmak yoksa alın beni toz edin
Ey gönlümdeki sızlayan aşkım sizlerde beni terk edin gidin
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Aradığım yollar yol değil sanki sırat
Ey Rabbim sevgimi onun gönül önüne sen beni fırlat
Ya da beni ona onu da bana kavuşturacak bir an yarat
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Sırtına bindiğim yok küheylan bir kır at
Gece gündüz gönlümde duyduğum hep feryat
Ya Rabbim ne olur onun gönlünü benim gönlüme kat
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Aşk değil mi gönüldeki mutluluğun yeşeren fidesi
İnsan onurla gurur duyar aşktır gönlün abidesi
Karşında aşkla seven yoksa olmaz ki gönlün hiç neşesi
Ararım yâre kavuşacak bir yol varacak lakin dermanım yok
 
Kul Mehmet’im bir ömür tükendim aramaktan
Yar koynumda isterdim gözlerine bakıp yaşamaktan
Bana nasip değilmiş aşk ile o yar ile beraber yaşamak
Aramam artık kalmadı bende bir aşk artık sende gönlümde yok
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

14 Mart 2016 Pazartesi

Sen Gönlüme Girmedikden Sonra




Çıkamıyorum yokuşları
Koşarak iniyorum bayırları
Gözlerim yollarına bakar
Kör talih bana çelme takar
Gözlerim sana bakar
Seni sevdim oldum sakar
Sensizlik gönlümü horlar
Nerede cana can olan canlar
Akmasın boşa kanlar
Cana candır cümle canlar
Kapalıdır sensiz gülüm tüm hanlar
Herkes der küsmüş ayrılmış onlar
Sen gönlüme girmedikten sonra
Bu gönül koluna kimi takar

Bu gönül gece gündüz ağlar
İçinde yıkılır dağlar
Kuramadım yeşeren bağlar
Kısmetimi kim bağlar
Rahatlığım yok gönül yanar
Sanki rahat mı yatar
Her yorgan battıkça batar
Gönlümü açık artırmada kim satar
Battıkça da sensizlik batar
Sen gönlüme girmedikten sonra
Bu gönül koluna kimi takar

Anıların içine bu gönül dalar
Küs bakışların çöllere salar
Sen yoksan kim koluna beni takar
Gözlerimde kolumda hasret
 Beni onunla gören kaçar
Bazen işte kalırım naçar
Vuslat bende kaçtıkça kaçar
Bana kollarını kimler açar
Bu gönlüm her dem seni anar
Hem anar hem yanar
Bir sahte gülüşün dahi olsa bu gönül kanar
Sen gönlüme girmedikten sonra
Bu gönül koluna kimi takar

İstedim olasın cananım
Senin için yananım
Sana yakın bakanım
Gözlerinde olanım
Gönlüne dolanım
Gözlerine aşkla bakanım
Seni koluma takanım dedim
Olmadı
Hayallerim tutmadı
Maya koymuştum aşkı tutmadı
Bu gönlümde mutlu olmadı
Sen gönlüme girmedikten sonra
Bu gönül koluna kimi takar

Kul Mehmet’im ben kaçanım
Çok yalvardım olmadı naçarım
Pencere den giren paçadan kaçanım
Dert içine mutluluk koyanım
Mutluğu kaybedip yok olanım
Ağlama gözlerim yok maralım
Alıp başımı dağlara varayım
Dağların başında çöllere uzanalım
Arayan bulunursa yanına varalım
Yoksa sessiz bir köşede beraber ağlayalım
Ağlamakla bu iş olmaz yolda kaybolalım
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


8 Kasım 2015 Pazar

Gönül Bahçesinde Koşarım...


Bülbül oldum dost bağında öterim
Gül oldum gönül dağında açarım
Makas oldum dosta libaslar keserim
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Hak yolunda dil oldum kelam söylerim
Nur açan yollarda kelebek oldum uçarım
Dağ başında kalanları sevgiyle kucaklarım
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Dünyanın hali bellidir meyil vermem
Dünya malına gönül verene koşmam
Mazlum ağlarsa gözyaşında akarım kaçmam
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Gönülden sırrını vereni açığa vermem
Namert olanın yolunda hiç gezmem
Tevekkül ederim gönülleri severim küsmem
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Hak yolunda adımlar açar yolumuz
Hani bilirim ölüm ile bitecek sonumuz
Hak yolunda yürüyen Rahmanın kuluyuz
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım


 Gönüller Rahmanın nazargahı bildim
Gönülleri sevdim hep güldüm
Ölüm gelince gülen Azrail ile gittim
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Kendimden çok insanları sevdim değer verdim
Gönül dergâhımda ne varsa önlerine serdim
Gönül heybeme gülüşlerini doldurdum gezdim
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Gönül yolunda yorulmadım hep yürüdüm
Benlik kokan bedenimi çıkardım hep güldüm
Seven gönüllerin gülüşü içinde öldüm
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım

Yüce Rahman gösterir seven gönüllere cemali
İman gönülde varsa verilir düzgün ahiret suali
Gönülde açık olmalı her daim sevgi sinyali
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım


Kul Mehmet'im aldım elime yazan kalemi
Gezdim seven gönlümle cümle âlemi
Hak yolunda söyledim gönüllere hak kelamı
Seven gönüllerin gönül bahçesinde koşarım
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


8 Mayıs 2015 Cuma

Dilber


Dilbere doğru gidecek oldum
Yola çıkmadan çatık kaşıyla soldum
Beni sever'misin diye sordum
Gönülümü seven kuldan'mısın dedi

Seni gördüm lisanım tutuştu
Can evim çatık kaşınla soldu
Elbet seni seven bu candı aşık oldu
Gönlünü seven kuldanım dilber

Aşkın yolu kamiller içindir dedi
Bu yolda nice aşık kafayı yedi
Gönüldeki oyunları bozan kimdir dedi
Gönülümü seven kuldan'mısın dedi

Gönüldeki oyunları bozan aşktır
Gözlerden akan aşk ile yaştır
Beni mest eyleyen hilal kaştır
Gönlünü seven kuldanım dilber

Öfkeni aşk ile dindirir'misin
Kin nefreti gönülden siler'misin
Haydi kalk çöllere gidelim dersem gelir'misin
Gönülümü seven kuldan'mısın dedi

Ben kul Mehmet  zaten sensiz çöldeyim dilber
Bakışlarında var sanki kokulu amber
Haydi kalk yola düşelim beraber
Gönlünü seven kuldanım dilber
Mehmet Aluç







13 Nisan 2015 Pazartesi

Nura Gark Oldum

Nura Gark Oldum

Nefsinle olursan iman'dan kaçarsın köşe bucak

Elbette şeytanla da olursan iman sana açmaz kucak

İman ile ol nefsin kaçsın köşe bucak

İman açsın sana kucak şeytan kaçsın köşe bucak

Nefsim ile oldum iman pınarında su içemedim

Şeytana da uydum iman yoluna hiç gelemedim

İman ile oldum iman pınarında su içtim nura gark oldum

İman ile nura gark oldum şeytan paramparça oldu ben mutlu oldum

İmansız taş gibi  ağır ayrılık düştü başıma

Şeytan ile yol aldım sormayın neler geldi garip başıma

Nefis şeytanla olmak kuru karanlık bir umutsuzluk çulsuzluk sorumsuzluk

İman ile olmak gülümsemek umut ile dolmak hoşnut ile dolmak almaktır sorumluluk

İman ile oldum melekler nur yağdırdı başıma

Nurlar yağdı başıma benimle olan şeytanın taşlar düştü başına

Mehmet Aluç

4 Aralık 2014 Perşembe

Bülbül Oldum Gönül Bağında Ötüyorum



Bülbül Oldum Gönül Bağında ÖtüyorumBülbül Oldum Gönül Bağında Ötüyorum

Kalbinden daha büyük dağ var mı?

Kâinata, sığmayan aşk sevgi gönlüne sığıyor. Öbek öbek çiçekler gibi açıyor ve kokuyor.

Yarınlara gülümseyen yüzüne yol açıyor.

Kâinatı okumak için, senin gülümsemen mutluluğa koşmak için gönül kapını açman yeter sevgili...

Gönlüne serdiğin, nurdan sevgi döşeğinden uyumak gözlerine bakarak uyumak, kokunu sineme çekerek uyumak cenneti yaşamak gibi sevgili...
Sevgisizlik, düşman olduğu zaman gönlüme, başlarsa senden beni ayırmaya gözlerindeki sevgi beni anında kurtarıyor aşkın umman sahilinde gezdiriyor sevgili...

Hatırlarım, sensiz günlerimi ağlamakla geçerdi, dost seven gönlünün yoluna giremezdi bu gönlüm.

Dedim ki ey kul Mehmet var git yanına, ağlarsa gözyaşların onun yanında kor alev aksın, yanan yüreğini görürür gözyaşımı siler ağlayan gönlümün feryadını duyar dedim ve yaklaştım yanına iyiki yaklaştım yanına sevgili...

Anladın, hemen sana olan yüreğimi kor alev tatlı bir rüzgâr ve alev yanan gönlümü ve sana olan aşkımı, ben kül olmadan önce anladın gönül kapını gülümseyerek bana açtın.
Gönül kervanım kalktı bir daha gelmez derken, dağlarda çöllerde yanarak sensiz kalırım derken, bana gülümsedin, dünyayı cenneti bağışladın sevgilim, canım, cananım...

İşte
bülbül oldum gönül bağında ötüyorum, gönlünde açan güllerin arasında sen ben kokan güllerin arasında.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç