Bu Blogda Ara

hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2016 Cuma

Mana İle Hikmete Ulaşamazsan




Mana ile hikmet gönüldedir
Cennet ile cehennem gönüldedir
Nefret kin nefis şeytanla ömürledir
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev

İrfan mektebi gönüldür
İmanın hakikati Nur Kur’an’dır
Cennet bağının kokusu Nur Muhammed’dir
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev

Damla ol ırmağa karış
İman dersen hakikate varış
İyilik yap dünya ile yarış
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev

Öylesine sevki ruhun aşkla uyansın
Aşk ile cümle canlar rengine boyansın
Merhametli ol ki adın hep anılsın
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev


Gönül köşküne az yaklaş sırrına er
Uzaklaşma ey kul dizde kalamaz fer
Merhamet tohumunu gönüllere ser
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev

Kul Mehmet’im merhametten uzaklaşırsak nerede kalırız
Nefis şeytan nefret kapar darda kalır parçalanırız
Gir bir gönül’e kalma derdi olana karşı alakasız
Mana ile hikmete ulaşmak istersen gönül sev
Mana ile hikmete ulaşamazsan dünya olur dev


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

5 Ocak 2016 Salı

Yağıyor Kar



Yağıyor kar yağan rahmettir Rahmet
Sanmayın yağan kar kullara zahmet
Kuluna Rahman çektirir mi hiç zahmet
İnsanlık için yağıyor Rahmet nur nur

Yazın yaz olacak kışın kış soğuk olacak
Ölümü anlatan karla insan yol bulacak
Toprak altında bitki bin bir soğukla olacak
Yaz gelince yeniden Rahman izni ile canlanacak

Her bir şeyde vardır Rahmandan hikmet
Kışın ölen dünya beyaz kefenle sarılır
Yüce Rahman ol deyince olur yazın canlanır
Türlü türlü nimetle kullar nimete kavuşur

Doğanın düğünü diyelim biz bu kara
Sanmayın Rahman gönülde bırakır yara
Kar ile Rahman gönülleri işte sardı
Bu mana ile bakın siz yağan kara

Yaz kış Yüce Rahmandan yasadır
Ömür hayat dediğin nedir kısadır
Kar yağar giden havadaki zehirdir
Karın yağmaması beterin beteridir

Kışın odun kömür taşınır kucakta
Kombiyi yakan uğraşmaz oturur bucakta
Soba yanar yemek pişer lokur lokur ocakta
Kestane alan değil sobası olan yer ayakta

Kışın biraz olsa da çile
Cümle tabiat kar ile gelir yazın dile
Kış soğuk olacak elden bir şey gelmez nafile
Doğudaki kar ile batıdaki yağan kar aynı değil bile


Kul Mehmet’im budur ezeli takdir
Yüceler yücesi Rahman her şeye kadir
Merhametli olmazsan yaşadığın hayat beterdir
Haydi, gel hayatını iman ile biçimlendir
Zorla cehennem girmeye çalışma,
Rabbim her şeye bil ki muktedir

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

3 Ocak 2016 Pazar

Kardeşlik Yüreğimizi Sarıyor.



Sanmayın nefretle hayat kopuyor
Bir an acizliğe kul uğruyor
Herkes kendi yaşadığı hayat ile oluyor
Ağzı olanda olmayanda konuşuyor
Bazen sözler leş gibi kokuyor
Bazen sözlerde nurdan ballar damlıyor
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Biraz hayatı zor etsekte
Önümüze bakmadan bir an yürüsekte
Neler olduğunun bir an bilmesekte
Hayat imanla yaşanır gerçekte
Ömür hayat iman ile gelişmekte
İman nur ile hayat yükselmekte
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Kul ayıkır etrafına bakınır
Sabır bazen olur sınır
Yollar bir an kapanır bir an açılır
İmtihan dünyası Rahman tanınır
Rahmana koşarak dertlere katlanılır
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Nefret bazen havada uçuyor
Suç kimde diye kul soruyor
Cevap almasa da merhametle biliyor
Gönüldeki iman yol gösteriyor
İman nefreti bin defa yeniyor
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Rahmet her an hazır kul almak için koş
Rahmeti al kullara koş imanla coş
İman merhametten gerisi inan boş
İmtihan dünyası çile sana gelmese de hoş
Rahman ile ol çile dünyasında imanla koş
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Kul beşer şaşar nefret denizinde yüzer
Onun peşinde gidenler birbirine benzer
Ayıkamaz bilmez yaptığını uyurgezer
Çoğu yazarda nefret ile çizer
Bilmez yazdığı çizdiği nefret içinde boğulur gider
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Nefret sahibinde gönül yok yaptığın sanır murat
Karşıdan yandan soldan bakın yoktur onda surat
Geride kaldığını bilmez, bilir hep önde bindiği at
Ey kul sen ona uyma nefretin içine merhameti kat
Merhamet iman ile ol taşı gönlünde onunla sen yat
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Kul Mehmet’im olursa inceden bir zahmet
Zahmetin sonunda vardır nurdan Rahmet
Nur Muhammed Âlemlere Rahmet
İmanla gönülde cennette açılır güller demet demet
Rahmanın her işinde vardır bir hikmet
Sakın ola taşıma gönülde husumet
İman ile olsun sende istikamet
Merhametle kul yol alıyor
Çatlayanlar çatladığı ile kalıyor
Kardeşlik yüreğimizi sarıyor

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Ahmet Yesevi Üstat ile Hasbihal



Bismillah la başlayarak hikmet söyleyip
Taliplere inci, cevher saçtım işte.
Riyazeti katı çekip, kanlar yutup
Ben defter-i sâni sözünü açtım işte.
Sözü didar isteyen herkes için söyleyip,
Canı cana bağlayarak damarları ekleyip,
Garip, fakir, yetimlerin gönlünü avlayıp
Gönlü bütün kimselerden geçtim işte.
Nerde görsen gönlü kırık, merhem ol sen;
Öyle mazlum yolda kalsa, hem dem ol sen;
Mahşer günü dergâhına mahrem ol sen;



Bismillah deyip Üstadım hikmetini okumaya başladım
Saçtığın inci cevher bilgileri aldık üstadım
Nefsin isteklerini kırdın sen üstadım
Biz hala peşinde koşuyor üstadım
Yaradan sözü ile açtın defteri başladık okumaya
Yüzümüz çevirdik Rahmana
Sen canı can bağladın geldin
Şimdilerde candaki bağlar kırıldı üstadım
Gönül dersen yıktık geçtik
Merhem yerine sanki zehir olduk aktık
Mazlum yanına hiç yaklaşmadık uzaklaştık
Yolda kalana yüzümüz çevirdik
Mahşer gününü unuttuk ÜSTADIM

Ümmet olsan, gariplere tâbi ol sen;
Ayet, hadis her kim dese, sâmi ol sen;
Rızık, nasip her ne verse, kani ol sen;
Kani olup şevk şarabını içtim işte.
Medine ye Resul varıp oldu garip;
Gariplikte mihnet çekip oldu habip;
Cefa çekip Yaradan a oldu karîp
Garip olup engellerden aştım işte.
Akıllı isen, gariplerin gönlünü avla;
Mustafa gibi ülkeyi gezip yetim ara;
Dünyaya tapan soysuzlardan yüz çevir;
Yüz çevirip, deniz olup taştım işte.
Aşk kapısını Mevlâ’m açınca bana erdi;
Toprak kılıp Hazır ol! Diyip boynumu eğdi;


Ümmet olamadık hep dağıldık
Ayet hadisleri unuttuk
Rızık veren Rahman unuttuk işten duyan olamadık üstadım
Rızık nasip sadece kendimize olsun dedik
Fakir fukarayı unuttuk
Kani olup şevk şarabını içemedik üstadım
Medine varan Resul peşinde gidemedik
Gariplerin halini bilemedik
Resul çekti cefa biz süreriz sefa
Hakkı ile Rahmana kul olamadık üstadım
Uyanık tilki olup gönülleri yaktık
Nur Peygamber gibi garip gönül aramadık
Zalim zulüm yapar ses çıkaramadık
Evimizde divana kurulduk oturduk seyrettik Üstat

Parçalayıp aziz canın eyle kurban;
Yiyecek bulsan, canın ile kıl sen ihsan;
Hak tan işitip bu sözleri dedim işte.
Garip, fakir, yetimleri her kim sorar,
Razı olur o bendeden Perverdigâr.
Ey habersiz, sen ver sebep, kendisi korur;
Hak Mustafa öğüdünü işitip dedim işte.
Yedi yaşta Arslan Bâb a selâm verdim;
Hak Mustafa emanetini lütfedin dedim;
Hem o vakit bin bir zikrini tamam ettim;
Nefsim ölüp lâ-mekâna yükseldim işte.
Hurma verip, başımı okşayıp nazar kıldı;

Canımız çok kıymetli saydık hep yattık
Yiyecek bulduk şükretmedik bilmedik ihsan
Hak sözüne kapattık kulağımızı
Garip fakir gönlünü sormadık Üstat
Rahman razı olacağının peşinden koşamadık
Nur Muhammed öğüdünü tutmadık
Yalan yere yemin ettik utanmadık

Yağmur gibi melâmetin oku değdi;
Tamren alıp yürek, bağrımı deştim işte.
Gönlüm katı, dilim acı, kendim zalim;
Kur’ân okuyup amel kılmaz sahte âlim;
Garip canımı harcayayım, yoktur malım;
Hak tan korkup ateşe girmeden piştim işte.
Altmış üçe yaşım yetti, geçtim gafil;
Hak emrini muhkem tutmadım, kendim cahil;
Oruç, namaz, kaza kılıp oldum kâhil
Kötüyü izleyip iyilerden geçtim işte.
Vah ne yazık, sevgi kadehinden içmeden,
Çoluk-çocuk, ev-barktan tam geçmeden,
Suç ve isyan düğümünü burada çözmeden
Şeytan galip, can verende şaştım işte.
İmanıma çengel vurup gamlı kıldı;
Pîr-i muğan Hazır ol! Diyip afyon saçtı;


Kınamanın oku size yağdı imanınız yüzünden
Bize kınamıyorlar gönlümüz boş gülüp geçiyorlar
Ucu sivri ok ile bağrınız deldiniz zehirleri akıttınız
Biz hala yutarız zehri şerbet içtik deriz utanmadan
Siz şeytanı eylediniz galip
Biz şeytanla olduk yaren
Gönül kırmadım gönlü kırıklardan da kaçtım işte sizin gibi şimdi ben
Nerde görsen gönlü kırık, merhem oldum elimden geldiğince ben
Öyle mazlum yolda kaldı ise, yoldaşı oldum bildiğimce söylediğinizce
Mahşer günü Kuran ile Resul ile olmak için taşıdım yüreğimde yakın olmak için bildiğimce
Benlik çirkinliğinde işte şimdi kaçtım okuduğum anladığımca şimdi ben

Aşk kapısını Mevla’m açınca bana değdi dediniz,
bizde kabul ettik ama yanamadık
Toprak eyleyip “Hazır ol!” deyip boynumu eğdim dediniz
bizde secde eğdik boyun ulaşamadık yolda kalanlara sizler gibi,
kaldık yolda olduk sanki koyun
Yağmur gibi melâmetin(kötülük) oku değdi dediniz,
uzak kaldık önüne geçemedik üzüldük
Ok saplanıp yürek, bağrımı deştim ben işte dediniz,
Gönlünüm katı, dilim acı, özüm zalim değildi dediniz,
biliriz Allah Kuran Resul aşkınızı
Kur’an okuyup amel kılmıyor sahte âlim dediniz güzeldi
Garip canımı harcayayım, yoktur malım;
dediniz gönülden verdiniz özeldi
Lakin bizler kasalarda saklıyoruz yok etmesi için bizleri
Haktan korkup ateşe düşmeden piştim ben işte dediniz,
Gönüller de gezdiniz
Bizler karşı komşudan habersiz yaşıyoruz biz habersiz
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



8 Temmuz 2015 Çarşamba

Ez Nefsini



 Hiçbir kula yakışmaz zillet
Millet dediğin tek bir ümmet
Kula ver gönlünde demet demet
Haydi, durma ez nefsini

Kulun malı değil ganimet
Kula yapılmaz eziyet
Kula yakışır meziyet
Haydi, durma ez nefsini

Yüce Rahmanın her işinde vardır hikmet
Merhametle gönüllerde eyle ikamet
Sonun bulursun inşallah selamet
Haydi, durma ez nefsini

Gökte yağar kula bol bol Rahmet
Âlemlere Rahmettir nur Ahmet
Kuran iman ile yoluna devam et
Haydi, durma ez nefsini

Gönüldeki yara merhametle geçendir
Ömür sona doğru son sürat gidendir
Mümin merhamet ile gülendir
Haydi, durma ez nefsini

Nefis şeytan kulu aldatır
Yarı yola gelince yolda bırakır
Dünya malı gönlü boşa aldatır
Haydi, durma ez nefsini

Mümin değildir susan
Kulu değil yarı yolda bırakan
Her zaman dertlere arar derman
Haydi, durma ez nefsini

Ey kul sen ölümsüz değilsin
Secdede başın eğilsin
Sen dünyada yalnız değilsin
Haydi, durma ez nefsini

Mümindir en güzel insan
Müminde bulunur vicdan
İmanla bakalım âleme camdan
Haydi, durma ez nefsini

Ecel gelince beden olur ceset
Hiçbir kula yakışmaz nefret
Kuran ile imanı teninde hisset
Haydi, durma ez nefsini


Bırakma gönül vicdanını
İmanla süsle irfanını
Kuran’a yakın eyle dünyanı
Haydi, durma ez nefsini


Kul Mehmet’im sonun bir avuç toprak
Rahman izniyle ağaçta düşer yaprak
Tevhit’tir âlemde dalgalanan bayrak
Haydi, durma ez nefsini

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

6 Haziran 2015 Cumartesi

İman İle Süslenmiş Sözlerim Mısralarım





Ya hikmetli söyle ya sus
Ya insan ol ya da olma kendine küs

Ya gönüllere merhem ol yaralara derman ol
Ya da merhametsiz isen mağaraya saklan karanlığını gör adam ol gel

Garip yetimlerin gönlünü merhametle sar
Merhametle sarmazsan merhametsizliğinle yok olursun
Ömrüne mezarına anına hep yağar gökyüzünde kıllı kar

Rahman ile ol erisin gönüldeki dertler sabırla
Nefis şeytan rahat durmaz ise iman ile azarla
İmanı taşımak gerekir kul gönülde gururla
Hayatın sonunda ölüm var kul sen hatırla

Mehmet Aluç

10 Şubat 2015 Salı

Rahmanın Hikmeti Yağar Kar





Karlar yağıyor lapa lapa
Kâinat oldu bembeyaz
Nur üstüne nur yağdı ak ak
Kul sensin kâinatın neşesi bil kıymetin
Rahman yağdırır başına nur nur rahmet karları
Rahmanın hikmeti yağar kar lapa lapa


Kar yağdığı için hava soğuk olur mu?
 Hayır, hava soğuk olduğu için kar yağmaktadır
Biz ise kar havayı soğutur biliriz yanılırız!
Gönlün aşkla yoğrulan Rahmana secde ile koşan kul
Rahman yağdırır başına nur nur rahmet karları
Rahmanın hikmeti yağar kar lapa lapa


 Yağan kar hem atmosfere ısı verir bilmeyiz
Bir yorgan gibi örterek toprağı ısıtır
Bitki ve hayvanların aşırı soğuktan telef olmasını önler
Toprak kar yağmazsa bacası tütmez bereket vermez
Rahman yağdırır başına nur nur rahmet karları
Rahmanın hikmeti yağar kar lapa lapa


Bilmez bunu insanoğlu
Rahmanın hikmeti keremi
Bilinenin bilinmeyen yüzü
Ölüm var mı yok mu diyene bir yandan cevaptır
Rahman yağdırır başına nur nur rahmet karları
Rahmanın hikmeti yağar kar lapa lapa


Kul Mehmet imanla ilim güzel bilinir
Tövbe ile tüm günahlar silinir
Gören kör gözlere ölüm ile diriliş belirtilir
Rahman yağdırır başına nur nur rahmet karları
Rahmanın hikmeti yağar kar lapa lapa

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç