Bu Blogda Ara

diyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2016 Perşembe

Nereye Çıkar

elimde yerken tuzsuz hıyar
gönlümede verdim bir ayar
boş yollara ayağım boşa kayar
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
bari hıyar yersin maydanoz olma
hırsla koşanın önünde durma
halden bilmeyen sen yol sorma
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
gezdim illeri diyar diyar elimde hıyar
(duyan olmasın karnım aç başka aşım yok)
gönlüm nerde güzel görürse ona bakar
ey gönlüm dedim halden bilmez çıkar yakar
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
insanın yönü varacak menzili olmaması ne kötü
insan varınca menzile olur bahtiyar olmazsa yaşar çöküntü
bulsam bir zülfü uzun eş kalacağım yanında, 
bilmem sanki bana yollarla herkes küstü
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
Bundan sonrası uzun bir solukta anlatayım
laf söz girmesin artık araya oraya buraya sona varayım
durdum bir köyde oturdum bir tarlaya 
dedim olayım burada ben bahtiyar
karşıma çıktı halimi sordu bir ihtiyar
anlattım dedim yıllardır olamadım bahtiyar
ihtiyar dedi kal yanımda kimsesizim olursun benimle bahtiyar
düşündüm taşındım az kaşındım düşündüm adım adım
dedim bari kalayım zaten mutsuz benim adım
ihtiyarla kalayım dedim az nefes alayım
bana yardım eden kul çıkmadı bari ben ihtiyara yardımcı olayım
bir kaç gün yanında kalayım rızkım varsa kalayım
tamam dedim elin öptüm tarlada çalışarak dedim budur bana ayar
akşam oldu düştük yola vay seni gidi hınzır ihtiyar
güzel bir kızı varmış korkmuş lal olmuş bana söylememiş ihtiyar
isteyeni olmamış  benim gibi olmamış bahtiyar
kapıyı açtı zülfüyari gördüm gönlüm uçtu oldum aklı tam ayar
akşam yemeğini yedikten sonra kızına anlattı halimi söyledi kızının halini
ben evet dedim zülfüyar düşündü bana baktı az güldü eliyle işaretle evet dedi
Allahım sana şükür dedim bahtiyarlık ne güzelmiş dedim şükür ettim
mutluluk içinde bir ömür boyu ben güldüm zülfüyarim güldü kayınbabam güldü
işte yönüm bahtiyarlığa çıktı şükür gördüm
Mehmet Aluç-KulMehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

11 Mart 2016 Cuma

Uzak Kaldık





Giderken yok oldu yüreğimiz
Yıkıldı yıkılmayan bileğimiz
Öldü yarınlara ait dileğimiz
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Yıkıldı yıkılmaz gururumuz
Gururdu bizim hep umudumuz
Kırıldı iki kanadımız kolumuz
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Mezara gömdük onurumuzu
Hiç görmedik ağlayan durumuzu
Üç kuruşa değiştik yolumuzu
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Gözlerimize çekildi kara perde
Şimdi sen bir yerde ben bir yerde
Düştük işte ayrı ayrı derde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Kendimizi kendimiz uzaklara saldık
Yanılgının içinde çaresiz kaldık
Her şeyi biliyoruz sandık
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Sürünüyoruz şimdi kim bilir nerede
Sen karanlık ben karanlık pencerede
Buluşamayız artık neşelerde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Vuslat ile olmak bize haram
Bilmem seni artık nasıl saram
İyileşmez ki sen olmazsan yaram
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Şimdi ağlıyorum geceleri
Avutmuyor beni birileri
Unuttum sensiz heceleri
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Feryat ediyor işte ruhum
Böyle olmalıydı bu durum
Bu ayrılığa da yapılmaz yorum
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Yüzün hala gözüm önünde
Oynayacaktık biz düğünde
Ayrılık varmış aşkın özünde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Hayallerimize dokunmadan yerde kaldı
Yüreğimizdeki aşkı kim çaldı
Acıda olsa o günlerde yediğimiz baldı
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Geri gelmez o günler
Bizi arar mı o dünler
Yaşatmaz bizi bu günler
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Hayal kırıklığımız pişmanlıkla silinmez
Vuslatta uzak kaldı görünmez
Şimdi ne haldeyiz oda bilinmez
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Kul Mehmet'im avuntular içinde yazarım
 Kendi mezarımı kazarım
İçinde bilmem rahat mı yatarım
Uzak diyarlarda uzak kaldık
Kendi kendimize tuzak kurduk
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Haziran 2015 Pazartesi

Açık Kapıları Açtın Mı Hiç



Terki diyar ettin ’de gittin neden
Nefretin döner sana tam bumerang
Kalmadı bildim sende ahde vefa
Kal yalnızlıkla haydi bu mu sefa
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Aradın buldun neden sen inceden
Kör olmuş gözün dünden alay eden
 Sen açık kapıları açtın mı hiç
İyilik yapmazdın sen bilmedin hiç
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Baktım uzakta sana ağlıyorsun
Nefsine şeytana hep uyuyorsun
İyilik nedir sende bilmiyorsun
Güldüğün sanıyorsun ağlıyorsun
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Dağlar gibi yüksek de sen bakarsın
Mezar taşı gibisin soğuk hissiz
Katı kalbinle yaşa kal nefessiz
Dert görünce olursun anlayışsız
Sefanı sür bakalım hepsi sahte


İnsan yaprak gibidir hep sararır
Kaldığın nefrete bak ecel çağrır
Son nefesin verirde kul kararır
Hesap zor verilir kul hep sararır
Sefanı sür bakalım hepsi sahte


Yaktığın kor ateşler hiç söner mi?
Geçen o zaman geri hiç gelir mi?
Bugün açtın yarında açsın yine
Bekle bakalım sevgi bu gelir mi?
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Artık değilim sana bende muhtaç
Hayat bir adımlık yol yürürüm ben
Zamanın sermayesi harcadın sen
Sendin esip gürleyen gidendin sen
Sefanı sür bakalım hepsi sahte

Kul Mehmet’im sanma ki ömründe bol
Hayat bir nefeslik yol ister gül sol
Mutluluk bu âlem de inan ki bol
Aç gönlün kapısını içeri bak
Sefanı sür bakalım hepsi sahte
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



3 Nisan 2015 Cuma

Rahman Gösterdi Gerçeği



 


Yıllar öncesinde, uzaklarda idi sanki teslimiyet, nefsimin arzularımın ve şeytanın istilası ile oysa teslimiyet bir adım bana benden daha yakınmış, Yüce Rahman’ın kulunu çok çok ama çok sevenmiş Rahman her an yanındaymış göremedim…

Teslimiyetten uzakta, bedenim arzularım nefsim şeytan peşinde koşarken, canım feryat içinde karanlıklar içinde, zulmü yaşarken bu yüreğim nasıl dayandı bilemiyorum…

Uzak diyarlarda, uzaklığın kör karanlığında bana konuşmaya vakit vermeyen bu arzularım, nefsim, şeytan benim sözlerime hislerime kıymet vermeden yıllarca peşinde sürükledim anlayamadım…

Doyumu olmayan muhabbet ararken, bir dostun duasında gülümsemesinde yer almak onunla gülümsemek isterken, kırgınlıkların zulmü ile ömrümü harap eylediler göremedim…

Lütfü, keremi… Sonsuz Rahman gösterdi gerçeği, uçurumun kenarında düşerken merhameti ile gönlüme, merhameti kondurdu nur nur açan çiçekler laleler sümbüller gibi… Birde aşk yerleştirdi ki sevgisizlikle uçuruma düşerken ellerimizde tutan Aşk’ı yerleştirdi ve o anda gördüm gerçeği, Binlerce kez şükürler olsun Keremi Lütfü ihsanı… Sonsuz Rabbime.
Kırgınlıkları, üzüntüleri Rabbim bir anda gönlümde sildi, önüme huzur dolu iman dolu bir sayfa açtı, gördüm, bildim ve anladım Rahmanın Kulunu ne kadar sevdiğini, gerçek dostun Rahman olduğunu idrak ettim, binlerce kez şükürler olsun…
Mehmet Aluç


0 Not allowed! Not allowed!

29 Mart 2015 Pazar

Nazın Çekilmiyor





Boş tarlaya yar darı ekilmiyor
Sevgisiz gönül kahrın çekilmiyor
Gece gündüz dırdırın hiç bitmiyor
Çileni çeksem nazın çekilmiyor

Sevdim seni ben olmadım bahtiyar
Gezdim illeri sensiz diyar diyar
Mutlu olamadım kaldım ihtiyar
Çileni çeksem nazın çekilmiyor

Şiddetle bakıyor bana gözlerin
Karın doyurmuyor senin sözlerin
Seninle karadı gece gündüzüm
Çileni çeksem nazın çekilmiyor

Nerden sevdim seni ben bile bile
Seninle yaşadığım kahır çile
Muhabbet yakışmaz sendeki dile
Çileni çeksem nazın çekilmiyor

Kul Mehmet’im derdi yaşarım her gece
Ben ağlıyorum işte gündüz gece
Aklım yoktu başımda senden önce
Çileni çeksem nazın çekilmiyor
Mehmet Aluç


23 Ocak 2015 Cuma

Ötelere yürümeli






Gel artık ey gönlüm toprağa dönelim
İnsanlar anlaşılmaz oldu yaşarken öldü
Geldiğimiz diyara doğru yönelelim
Yaşanılacak dünya kalmadı insanlık öldü

Göç edelim vakit geldi diyarı Rahmana
Göz yüzünde meleklerle uçalım manaya
Ayak basmayalım dünyaya zamana
Yaşanılacak dünya kalmadı insanlık öldü

Yedi iklim rüzgârı esen ile gidelim
Gidelim de güzelliği seyredelim
Geride kalanlar söz dinlemez ne edelim
Yaşanılacak dünya kalmadı insanlık öldü

Yaşayanlar suskun bilmem neyi bekler
Azabın içine zahmeti edepsizce eker
Yetmez birde üstüne zulmü diker
Yaşanılacak dünya kalmadı insanlık öldü

Kul Mehmet’im der ki bazen bırakıp gitmeli
Kalp görmüyorsa yola çıkıp terki diyar etmeli
Geride kalanlara hakikati bulsunlar demeli
Yaşanılacak dünya kalmadı varıp ötelere yürümeli

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç