Bu Blogda Ara

yorgun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorgun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2017 Cuma

Yıkıldığını Bir An Gözüyle Görsün


Görsel sonucu

Yorgun yıllarım için oturmuş ben ağlarım
Kanar bu yaram bilmem ben ne ile bağlarım
Bırak kanasın yaran böylede iyileşir
Bağlamaktan uzakta kırılmış bu ellerim
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak kanasın yaran elbette iyileşir
Bırak ayrılan gitsin bir gün buda değişir
Bir gün pişman olurda döner gönül birleşir
Seven ayrılmaz belki sevdayı paklar hasret
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak gidişi ayı yılları bir bir bulsun
Mutluluk dolu günler istasyonda bir dursun
Gidişindeki ahı pişmanlığı bir bulsun
Gerçek olan hakikat ona tokadı vursun
Silkelensin çarpılsın ahın onu bir sarsın
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Hicran kapında bırak içeriye o girsin
Sen bu hicranınla kal ancak bilirsen hürsün
Bırak yıkıldığını bir an gözüyle görsün
Giderken hicran vuslat sana bir gülümsesin
Yıkılan için gelir vuslat başka nedir ki
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Bırak yılların kalsın yorgun yıkılmış halde
Yeter ki sen hiç kalma acınacak bir halde
Hayat bunu yaşarsın ya öyle ya sen böyle
Yıkılıp ta kalanlar için değil bu hayat
Kalkanlar için hasta içindir ameliyat
Yorgun yılların için oturup sen ağlama

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

26 Eylül 2016 Pazartesi

Dudaklarında Merhametin Türküsü Olsun

merhametin ta kendisiydi gözlerin ile ilgili görsel sonucu

Bir ebedi yaşamaya namzet insanoğlu
Dolaşırsın ovayı sahrayı sancılarınla
Yorgun düşlerinden yorgun adımlarınla
Bir duasın gönülde edilen sevilen gelen
Bir dua adımıyla yürü yık sancılarını
At nehirlere sancılarını seherlerin nurunda doğ
Yeniden doğ ki gönlünde baharlar essin
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem



Güne ahından bir bakış değmesin
Günahın seni kirletmesin tövbe ile temizlesin
Yokluğunda sıyrıl varlığın aşına ekmeğini ban
Varlığın seninle cana olsun can ey can
Ruhum ruhuna koşsun her seher yelinde
Kutlu seferlere hazırlanan kavuşan bir yolcu gibi
Yollar hasretini eritirken yokluğunu varlığınla karşılarken
Sen yolların yolcusu ol var gönüllere ey yolcu
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Mehmet Aluç-Kul Mehmet



30 Ocak 2016 Cumartesi

Ben Kalamadı Artık Bende



Boş gözlerin ihanetinle karşımda durur
Hayalin seninle beraber yüreğimi vurur
Ayrılıklar o yorgun gözlerinden okunur
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

Gönlüm ağlarken dinlemedin sen beni
Geri gittin döndün nasıl dinlerim seni
Yıktın parçaladın ezdin bu gövdemi yeni
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

Ayrılık ayrılık diye hep söylenirdin sen istedin
Dinlemedin gönlümü sen kendin çektin gittin
Gittin sen kendin bak işte sen pişmanlıkla geri geldin
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

Candan seven bir gönül ben isterim
Şimdi seni nasıl ben sevdiğimi söylerim
Viran olmuş gönlümle ben hala vefasızlığını yaşarım
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

İnsan asıl olan seven gönülden uzaklaşır mı?
Uzaklaşma dedim dinlemedin uzaklaşılana yaklaşılır mı?
Uzaklaşan gönül yıkan tekrar yar olur mu yüzüne bakılır mı?
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

Yoldaş gönül dostun olayım dedim sen ret ettin
Gönül meclisimde az gülümseyerek kal dedim dinlemedin
Çektin gittin hem kendini hem beni bende sende bitirdin
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende

Kul Mehmet'im gönül meclisim inler durur dindiremem
Terk edip gideni gönül trenine bindiremem
Yâri alıp koynuma koymazsam bu gönlümü güldüremem
Ayırdın sen beni senden ben kalamadı artık bende
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-(Nöbetçi Şair)

23 Kasım 2015 Pazartesi

Yorgun


Sensizlik Yangını Söndürecek...


 




gönlüm değil yorgun

benimle olan zaman yorgun

az buçuk gönlüm belki kırgın ama değil durgun

sensiz gerçekleşmeyen gülümser iken küsen hayallerim

dilimde dolanan söyleyemediğim seninle gülümseyen dileklerim

adım atarak yürüyerek varamadığım ötelerde bekleyen senli yarınlarıma

kavuşmayınca zaman yanımda yorgun kaldı gönlüm zaman takılı kalmadı

yürüyorum yüreğimdeki sensizlik yangını söndürecek olan buzullardaki kışa doğru


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Islak gözlerimde akan yaşlarda kendini arama



Islak gözlerimde akan yaşlarda kendini arama, kendini arayacaksan hançerlediğin kalbimde akan kanın içinde ara, ıslak gözyaşlarımda hayal kırıklıklarımı, kendi kendime olan pişmanlıklarım var, sana ait bir şey arama, arayacaksan yalnızlığımda, ıssızlığımın karanlık gölgelerindeki feryadında ara kendini, kendini oralarda vefasızlığının kollarında gezerken elindeki paslı kan damlayan hançerini, elinde iken kan damlarken bulacaksın...


Ben yorgun ayaklarımla hayatta kalmaya çalışırken, sen bilmem hangi yüreği elindeki kanlı hançer ile saplarken, vefasızlığınla sahte gülüşlerinle olacaksın ve mutlu olmayacaksın, gülümseyen yüreğimi, gözlerimi, yarınlarını paramparça eden sen, tüm sevgimi hayatımı sana adamışken, sen ihanetinin etrafında dönerken beni sırtımdan ve yüreğimden vurur iken nasıl mutlu olacağını sanıyorsun?

 Sen viran olmuş sokaklarda viran halinle gezerken, ben yine gülümseyerek gezeceğim, umut yapraklarım yeniden yeşerirken, senin tüm umut yaprakların kurumuş olacak ve tüm sevgi ağaçların birer birer yıkılacak, benim yıkılan sevgi ağaçlarım yeniden dikilecek ve taptaze yeniden yeşerecek... Islak gözlerimde kendini arama seni kalbimin başköşesine koyuşumun pişmanlığı akıyor, sana sığınak diye güvenmenin hayal kırıklığı akıyor, arama ıslak akan gözlerimdeki yaşlarda kendini bulamazsın...

Mehmet Aluç

24 Mayıs 2015 Pazar

Senden Uzakta Uçurumlara Düştüm



Takvimsiz sarı yapraklar gibi düştün gönlümde
Şiirler yazamadım o takvim yapraklarına
Senin için
Akıp giden yorgunluğum mani oldu
Ulaşamadım sana
Yazamadım sana
Gülüşlerine yetişemedim
Bakışlarını göremedim
Bende takvimsiz yapraklar gibi düştüm
Sensizliğin uçurumlarına
Ondan sesimi duyamadın
Soğukta kalmış gibi üşüyorum
Sözcüklerim havada uçuşuyor
Yokluğuna bilet kesen hasret
Sensizliğin seansına yönetmen olan yalnızlık
Attı beni senden uzağa
Uyuşuk dudaklarım
Cenneti ve seni özler iken
Yüreğimde akan kan yüreğimi yakar sensiz iken
Küf kokusu sarmış etrafımı
Takvimsiz solan yapraklar gibi düştük
Sen ayrı bir köşeye
Ben senden uzakta uçurumlara
Hasretim sancılarımla sensizliğin doğumunda
Ha doğdu ha doğacak
Zaten sensizim
Doğsa da olur doğmasa da
Bir sokak çatışmasındayım
Ortada kalmış
Ne yana gitsem kurşun
Mutluluğumuz çalınmış iken
Ne yana kaçsam aynısı olacak
Ne bu telaş
Doğrul kalk
Ne olacaksa olsun
Kavganın peşinde yürü
Ya kazan
Ya kaybet
Kaçırdığın hayatın istasyonlarına koş
Kaçan yarınlarını dünü yakala
Yapraklı takvimlere aşkın yaz
Okusun anlasın aşkını
Yaz şiirlerini doldur koynuna
Okusun 
Gülsün

Mehmet Aluç

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Rüyalar Üzgün Yarınlar Yorgun



Merhamet ne zaman parıldayacak şakaklarımızdan
Gülümseme ne zaman gülümseyecek gönüllerimizde
Nedir bu bedenlerin baygınlığı aymazlığı gözlerde
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp

Dağları delen merhamet gömülmüş mezarlara
Karanlıktaki ömürler bekler hasret ile merhameti
Fısıldarken kulaklara benlik sözleri vicdansızlığı
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp

Şehadet ile can verenler geride bıraktıkları yokluk içinde
Rahmana secde ile canını vermek için koşanlar mezarında üzgün
Dilince ayet ayet inci merhametle gönülleri sevenler gitti bizlere küs bakar
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp


Kul Mehmetim seccaden secde ile öpsün alnını
Sen merhamet ile sev unutma öp alnında yarınlarını
Kıyamda bekle gönülleri sil  gülümseme ile gönüldeki ahları vahları
Rüyalar gülümsesin yarınlar dirilişte olsun yorgun gönüller çoşma ile coşsun

Mehmet Aluç

14 Nisan 2015 Salı

Dayan yüreğim



Yârim vuslatımı unuttu
Yâr gelmezse ömrüm hapı yuttu
Dayan yüreğim sen az daha dayan
Sanmam ki yar gitti beni unuttu

Ayrılık yolun yayan yürürüm
Yar hasreti ile sürünürüm
Gelen yorgun ben yorgun
Sanmam ki yar beni unuttu

Ateşe döndü sönen külüm
Ayrılık inan dünyada ölüm
Takılır ayağım gurbete
Sanmam ki yar beni unuttu


Kul Mehmet umudun yitirme
Yar gelmez diye karaları giyme
Umudun şerbet et iç dökme
Sanmam ki yar beni unuttu
Mehmet Aluç


20 Şubat 2015 Cuma

İmanla işlenmiş Anekdotlarım



İman dolu bir ülkenin, her mahallesinde her sokağında her evinde iman ve vicdan ile yaşanılır, vefasızlık duyarsızlık hissizlik iman ile kelepçelenmiştir.

Hayat biz kısa ömürlülere verilmiş bir emanettir, bu emaneti içinde iman ile teslim etmek de görevimizdir.

Rahmanın yarattığı tüm kulun gönlünü kırmamak ve onu mutlu etmek kulluk ve insanlık görevimizdir, bundan gayrısı ne insanlığa nede kulluğa girer bundan gayrısı zulme, insan haklarına ihlale girer.

Dertler içinde olan kula yetişmek onun derdine derman olmak mümin olan her kulun üzerine vazifedir.

İmanla ilim irfan denizinde yüzülür, imansız ilim irfan denizine girilmesi mümkün değildir.

İman manayı aşkı senden alıp karşındaki mümin kardeşinin gönlünde yoksa ona sunmanı ister, yalnız zorlamadan, gülümseyerek sunmanı ister.

Hayâ(l )iman merhamet gönlünde varsa, insanlığın faydasına olacak bir rüyadır. İman ve merhamet yoksa sadece kendi çıkarı için gerçekleşecek boş hayalden öteye g/itmez.

İslam, Kuran, Resul gayesi imanı gönüllere edeple nakış nakış işlemektir.
İman olmadan gönüldeki yarınlara ait düşünceler toplumsal olmaz ve gerçekleşmez, sadece kendi nefsi ve çıkarı dışında kulun yarınlara ait düşüncesi toplumsal olmaz.

İman gönülde yoksa dil konuşmayan lal olmuş dildir. İmanla olan gönül zalim karşına dikilir zalimi susturur.

Adımlar yarına iman dolu düşüncelerin ışığında adım atmıyorsa, at gitsin o adımları kız kulesinden aşağıya, çünkü iman dolu düşüncelerin atmosferinde o adım atılmıyorsa sonucu insanları ötelere taşıyamaz sadece nefis şeytan dünya üçgeninde sıkıştırarak, yarınsız yarınlara taşır.

Gözlerdeki buğularla insanlar baş başa ise, bilin ki gerçek iman yok gönüllerde, nasıl iman vardır kendi çı/karımız uğruna içeriği değiştirilmiş Kuran, sünnet içermeyen bir iman vardır hayatın her alanında.

Ey yorgun, mutsuz, umutsuz d(y)olu adımlar İmanı alın gönlünüze bitsin, mutsuzluk umutsuzluk yorgunluk d(y)olu hayat ve zaman.

Yıkılır, imansız y(k)ollarda tüm y(k)ollar adımlar, çünkü adımlar nefise odaklanmış yürür, nefis de kendin düşünür sonunda uçuruma götürür arkada bir t(s)ekme vurur, kıçı ile güler tabi ki şeytanın kucağında.

İmanla ilim yolu açılır, ilim koşarak sana gelir lakin Kuran ve sünnete örülmüş bir imansa gönlündeki, dilindeki iman.

Kırk yıl, yüz yıl köleliğe mahkûm ettiren düşüncelerin karanlığında yaşayacağına, Kuran’la, Gül kokan Resulle, imanla imtihan dünyasında az çileyi az, sabrı, az cefayı yaşa ve bu ondan bin katlı değerlidir. Kuran, Gül kokan Resul, iman tüm acılarına şifa ile alnında öpendir.

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç