Bu Blogda Ara

ise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2017 Pazar

Geldi İse Aşk Aç Gönül Kapını



Boşuna mıdır hali gül başında öten bülbülün
Boşuna mıdır sevmesi delicesine bu gönüllün
Anlamak için boşa çaba sarf etme anlamazsın
Aşka yetmez boşuna tüketme senin sözün
Aşk gelirse Gönül’e çıkarmaya olmaz senin gücün
Kendini de harap edersin uğraşma sen büsbütün

Geldi ise aşk aç gönül kapını içeriye sessizce al
Almazsan da o girer içeriye sen deryasına dal
Uzat elini eline sürsün tadına bak yediğindir bal
Hasret görünürse ufukta kaçma var biraz içinde kal
Aşk gelirse Gönül’e çıkarmaya olmaz senin gücün
Kendini de harap edersin uğraşma sen büsbütün

Aşk ne söylerse kabul et aldığın olsun bu karar
Aşkın sözünü dinlemezsen kazandığın olur zarar
At gönlünü içine yar ile kendini o sizleri sarar
Hasret yakar gibi görünse de öyle sanma yakar
Biraz cilve ile sabır iline salar sonra koluna takar
Aşk gelirse Gönül’e çıkarmaya olmaz senin gücün
Kendini de harap edersin uğraşma sen büsbütün

Âşık Gülveren’im aşkı anlatmaya yetmez mürekkep
Aşk yoksa gönlünde boşa taşıdığın yüke olursun merkep
Aşk yoksa gönlünde canını yakar taşıdığın o akrep
Yoksa dua ile Rahmandan iste eyle bir sen talep
Rahman önüne gelmesi için çıkarır elbet bir sebep
Aşk gelirse Gönül’e çıkarmaya olmaz senin gücün
Kendini de harap edersin uğraşma sen büsbütün
Mehmet Aluç /Âşık Gülveren



26 Temmuz 2016 Salı

Kalkışma Ya Da Darbe Her Ne Halt İse-2.Bölüm

                         Kalkışma ya da Darbe Her Ne Halt ise
                       Vatana İhanet şebekesi



-Size katılıyorum, bu yaşanalar hakkında neler söylemek istersiniz?
-Çok sevinçliyiz gururluyuz, yine el ele omuz omuza kardeşlik bağımızla, destanlar yazmaya devam ediyoruz. Zaten bunlar içimizde bir habis urdu, insan olarak kulanım sınırları dolmuş, insanlıktan vazgeçerek nefreti yüklemişlerdi bedenlerine ruhlarına, onlar yıkmak için dediler bıçak kemiğe dayandı. Şimdi haydi yüklenelim nefreti en koyusundan en yükseğinden- birde içlerinden” Nasılsa dinden döndük mürtet olduk bari bu mürtetliğin gereğini yapalım”- yüklenerek bu aziz mukaddes vatanı kirli ayakları ile çiğnemeye kalkıştılar. Uçaklarla ses sınırını aştılar ama milleti gönülleri aşamadılar. Bu kalkışmayı ilk başta önleyen aziz şehitlerimizi canını feda ederek, önlemesi bozguna uğratması ile Allah’ın yardımı inayetiyle püskürttük Elhamdülillah. Şunu da söylemek isterim ki bu elim acının utancın adını koyan ve Müslüman olduğunu söyleyen, o lain Fethullah bilmem gülmeyenin, gülmeyesice ve ne melun bir nefretle dolu cemaat ki bu, devletin her noktasına gizlice sızmış bu vatan haini kadroları eliyle yapıldığı da bir gerçektir.
-Teşekkürler ederim, sayın seyircilerimiz bir başka vatandaşımızın yanına daha yaklaşalım, onunda duygu his ve düşüncelerini alalım. Efendim merhaba bu yaşananlarla ilgili siz neler söylemek istersiniz?
-Öncelikle bu kalkışmayı önleyen ve yardımı ile bizlerin püskürtmesi için yardım eden, Yüce Allah’a şükür ediyorum ve aziz şehitlerimize de Allah’tan Rahmet diliyorum. Zaten onlar canlarını feda etmeseydi bu kalkışma son hızıyla devam edecek bu mukaddes vatanımız kirlenmiş ayaklar altında ezilecek ve kirlenecekti. Öncelikle milletimize geçmiş olsun diyorum. Meydanları boş bırakmadıkları içinde teşekkürler ediyorum. Aziz şehitlerimiz dağların yamacında açan bir çiçek değillerdi, gönüllerimizde açan vatan çiçekleridir onlar. Meleklerin ellerinde giderken cennete bize el sallar iken sahip çıkmamızı istediler bu vatanımıza, bizlerde milletçe sahip çıkmak için buradayız. Vatanımızı bölerek ezerek büyük bir kazanç ve yıkım peşinde olan içteki ve yurtdışındaki o hain uzantısı olan insan olmayan insan, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın ve sonra kahramanlarımızın sayesinde yıkımı yaşadılar elhamdülillah. Milletin birden diriliş ve silkinme ile devletin ve bizlerin Cumhur Başkanı Başkomutanın gayreti ile püskürtüldü. Sokakları terk etmeyin diyen Başkomutanın yanında vatanın her köşesinde nöbetteyiz. Asında şanlı tarihimizi bildikleri halde bir anlık nefretle gaflete düşerek “belki” yıkarız düşüncesi ile yola çıkanlara o belki’lerini daha ağızlarında söz olarak çıkmadan boğazlarından midelerine en acı tokatla indirdik. Haydi, bakalım sindirebilirseniz sindirin bakalım. Bir şey daha eklemek istiyorum, 15 Temmuz darbe ya da kalkışma ya da yürüme ile girişimi, silahlı kuvvetler adına, anlatımı telaffuzu çok zor olan, tespit edilmesi bunun silahlı kuvvetlerin her ne kadar işi olmazsa da derinden birçok bir zararlar verdiği kesin. Şimdi Askerimizle komutanlarımızla milletçe el ele omuz omuza birlikteliğin kardeşliğin şölenini yaşıyoruz.
-Teşekkürler ederim, evet sayın seyirciler burada herkesin bir derdi var oda ”Vatan” derdi. Yaklaşalım ilerdeki vatandaşımızın yanına onunda duygu ve düşüncelerini alalım. Efendim merhabalar bu yaşananlarla ilgili sizde bizlere neler söylemek istersiniz acaba?
-Teşekkürler ediyorum, yaşanılan coşkuya sizlerde şahitsiniz kısacası ”Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü şu an yaşatan aziz milletin vatana sahip çıkmasını hep birlikte izliyoruz ve yaşıyoruz. İki dudakları arasında pis pis sırıtarak çıkardıkları ve düşündükleri bu ayaklanmanın sözlerini, daha hayata geçirmenin ilk adımında Yüce Allah’ın yardımı azizi kahramanlarımızın sayesinde despot bir ayaklanma ile masum insanlara silah sıkarak bunu gerçekleştirmeden yüreklerine milletin birlik beraberlik kardeşlik okları ile sapladık çok şükür. Bu nasıl bir mantık insanlık ve yaşadıkları nasıl bir Müslümanlık ve din ise insanı masum insanı öldürmeyi mubah görüyor ve yüreklerini dahi sızlatmıyor, bunlar Ebu lehebi, Ebu cehili firavunu bile geçtiler insafsızlıkta zalimlikte… Bu hüzünden sonra ülkemizde yaşanılan cennet kokusu ile kokulanmış istiklalin bayramıdır, daha düne kadar herkes kendi derdinde kendi çıkarı için ayrı ayrı mücadele ederken bugün tek bir derdi var ”Vatan”. Çıkar kavgası bitmiştir, gönüllerin birbirinden ayrı kalarak donması bu samimi sıcak iman ve kardeşlikle ısınmış ve erimiştir yok olmuştur. Yüce Allah-Her hayırda şer her şerde de hayır olabileceğini ayetini gerçeğini şu an bize yaşatıyor Nur Kur’an ‘ın nur kokusu ve havası ile. Gönül sandallarımızı delerek bizi denizde boğmaya yelteneler kendileri nefretlerinin denizinde boğulmuştur. Şehitlerimizi Meleklerin elleri ile cennete uğurladık onlar biz gülelim rahat yaşayalım diye canlarını feda ettiler ve bende diyorum ki, yaşasın zalimler için cehennem. Ayrıca Üstadın dediği gibi ”Hakkıdır hakka tapan milletimin İstiklal. Aynı dili ve dini yaşadığımızı sandıklarımız tarafından hançerlenmek, işte bu af edilir gibi değil! Birbirimize aynı dil ile aynı iman ile güzellikleri yaşatmamız gerekirken, böylesine nefret kusan şer ocakları bizden olamaz. Yaşadıkları bu dinde hiçbir dinde yoktur, uydurma şeytanın başrolünde olduğu yalancı bir sapıklıktır diyebilirim ancak. Türk toplumun kültürel olan değerlerinden, ayrıca birleştirici insanları birbiri ile kucaklaştıran din, ahlak ve tasavvuf anlayışından uzak, şeytani bir fikirle vahşetle beslenen bu hainlerin elbette yaptıkları yanlarına kar kalmayacaktır. İnsanın bireysel olarak karşısındaki arkadaşına karşı kusurları olabilir ama bunlar bunu da aşarak hatta her şeyi insanı ezerek öldürerek af edilmesi mümkün olmayan bir hareket ve düşünce ile yıkım için yola çıkıyorlar, yıkım için çıktılar, yıkıldılarrrr. Halkın milletçe vatan toprağında aynı nefesi aldığı bir atmosferde bunların solukları havayı boğuyor, bizleri havasız bırakıyor. Bilinen belli kalıpları, insanlığı yok etmeyi aşarak özgürlüğü kısıtlayarak düşüncelere fikirlere hayata pranga takmak isteyen bu zavallılar, ceza kanunumuzda kalıbı yani belli kalıbı varda rafa kaldırılmış olan, idam kalıbı ile şekil alacaklardır.
-Teşekkürler ediyoruz efendim.
-Rica ederim, sizlerde sağ olun, bizlerle nöbettesiniz.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam edecek İNŞALLAH

12 Nisan 2016 Salı

Kısa bir dörtlük-2



               Bu kadar mı meraklıyız insanları öldürmeye      
                                   
                                         İnsan gülmezse bu dünyada söyleyin kim güle
                                         
                                             Bırakın konsun bülbül her açan güle

       Nefrete koşmak için neden olduk piyade 

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

30 Mart 2016 Çarşamba

Hep Aşka Uçar Yolunu Şaşırtamazsın




Parça parça etmek isteseler gönül dağını
Yıkamazsın içinde aşk var ise
Darmadağınık etmek istesen gönül bağını
Aşk varsa içinde dağıtamazsın bağını

İnsanlığa varan yolu yıkmak istesen
Gönüllerde aşkla insanlık varsa yıkamazsın
Dertler çare olan gönül çırasını söndürmek istesen
İçinde aşk ile çare var ise söndüremezsin

Tüm mevsimleri hazana çevirmek istesen
Gönülde aşk ile yaz var ise çeviremezsin
Gönül kapılarını kapatmak istersen eğer
Gönüllerin içinde aşk var ise kapatamazsın

Gönül kazanını kötü sözlerle doldurmak istersen
Gönülde aşk ile sevgi varsa dolduramazsın
Muhabbet için gönüllere nefreti yazmak istersen
Gönüllerde aşk var ise hepsini siler hiçbir yazı yazamazsın

Hak yolun başına şeytanı dikmek istersen eğer
Gönüllerde aşk ile iman var ise yok eder dikemezsin
Gönüllere yalan kapısını açmak istersen eğer
Gönülde aşk ile hak sözü var iken açamazsın

Gece gündüz gönüllere mezar kazsan kepçeyle eğer
Gönüllerde aşk var ise kapatır açamazsın
Gerçekleri karanlıkta bırakmak istersen eğer
Gönülde aşk ile hak gözü var ise aydınlatır karanlıkta bırakamazsın

Gönüllere yıkmak için yapsan gece gündüz sihir
İçinde aşk muhabbet var ise yıkamaz hiçbir nehir
Gönül hava alanında Gönül’e rötar yaptırmak istersen eğer
İçinde aşk var ise rötar yaptıramazsın hep aşka uçar yolunu şaşırtamazsın

Kul Mehmet’im gönülde aşk iman var ise eğer
Hiçbir kötülük ona kavuşamazmış meğer
Gönüllerimiz aşk iman var ise kimse onu eğemez veremez değer
Tüm şer güçler gönlü yıkmak istese de gönüldeki aşka imana boyun eğer
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

16 Kasım 2015 Pazartesi

Rahman Ne Derse Odur Söz...





Müslüman'ın iman konusunda olmaz inadı
İman ile açılır onun gönül ömür kanadı
Hiç bir zaman onda aşırı olmaz itiraz inadı
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz


İman ile gezer alır dünya ahiret tadı
Nefis şeytandır bilir dünyada yıkılası
Kur'an sünnet iman iledir her konuşması
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz



Etmez cahil ile ağız kavgası
Gönülde silinmez iman ile vefası
Dünyadan çeker el ahirettir hesabı
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz


Bilir ölüm ile sonsuz yaşama seyahat var
Eylemez dünyayı gönlü viran
Ölümle yaşadığını bilir her an
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz


 İmandır nefsi şeytanı uzaklaştıran
İmandan güzeli var mı âlemde
Gönül silinir mi bir kalemde
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz


İman inşa eder viranı
Şeytan nefis cadı kazanı
Mümin boşa geçirmez bu güzel zamanı
Bilir biter bu dünyanın devranı
Rahman ne derse odur söz
Nur peygamber ne söyledi ise odur öz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

11 Kasım 2015 Çarşamba

Ölümle Ölmez İnsan...


Ömür kervanı çıkar yola hayat bu yürür sona
Yolda karşılaşır bir an Azrail denen o cana
Biten son yeniden sonsuza koşar ölüm sunar yaşam
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Ölüme bulunmaz çare öyleyse bu kibir nedir
Halini bilmeze dersen senin sonun acep nedir
Aç derdini Rahman'a ölüm gelse de o güldürendir
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar

Konuşurken doğru söyle sakatlama o gül dilini
Veren el eyle alan eyleme o uzanan nur elini
Yara açıp yakma insan gönlünü bükme belini
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Soluksuz dertlere peşinde koşma dermanın kalmaz
Yüce Rahman kulunu dertsiz yola girince yüzüne bakmaz
Dertsiz yola girenin eli kolu kırılır yukarı kalkmaz
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Birlik yolunda giderken nankörlükle sapma yanlış yola
Beden gönül yara alır yara açma tende girilmez kola
Yalnız kalırsın nankörlükle ondan sonra halin ne ola
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Gönül gönül dağından gel diye seslenir bahar gelsin
Gönül halinden anlamayan bahar yazı ne bilsin
Halden anlamayan durmasın karanlık mağaralara girsin
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Ömür heybesine iyilik toplayan iyilik götürür
Ömür heybesine kötülük toplayan ateş götürür
Neşe ile gülen dağıtan cennete neşe götürür
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Merhametle ol salma başını sen derde
Gönül penceresine nefretle çekme sen perde
Lazım olur gönülde merhamet günün birinde
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Bu can emanettir merhametle donat teslim et
Helal kazan helal ye olsun sana can kardeşim afiyet
Görünmeyen yolda bilinmez ne olur son akıbet
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar

Kul Mehmet'im Rahman derdimize tek dermandır
Kulu mutlu olsun diye huzur dolu yolu gönül'e açandır
Kul bilmez nankördür gönülde huzuru bırakıp kaçandır
Ölümle ölmez insan yeniden sonsuzluğa doğru koşar
Koşar insan sonsuzluğa iman var ise coşar
Koşar insan sonsuzluğa iman yok ise şaşar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Ekim 2015 Perşembe

Mevla’m duyar sözlerin...



Mevla’m Duyar Sözlerin
Vefasız olan yârden yar mi olur
Açmayan çiçekten kokumu olur
Üç günlük dünyadan sefamı sürülür
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Dünya der isen bir misafir hanedir
 Çile dolu ise Allah her şeye kadir
Üç günlük dünyada bu telaş nedir
Allah sabrınla çileni eyler takdir
Çile sabırla gönlüne sermayedir
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Arısız petekten bal mı olur
Aşk ile sevmeyen mecnun mu olur
Dünya benim diyen memnun mu olur
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Dünya der isen üç günlük nefestir
 Nefesi veren Allah her şeye kadir
Üç günlük dünyada bu telaş nedir
Allah sabrınla çilene derman verir
Çile sabırla gönlüne tek sermayedir
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Yârsiz bu dünyada mutlumu olunur
İmansız ahrette umutlumu olunur
Yar koynunda yatmayan tek vücut mu olur
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Dünya der isen sonu olan mekandır
 Çile dolu ise Allah her şeye kadir
Üç günlük dünyada bu nefret nedir
Allah sabrınla çilene elbet derman verir
Çile sabırla gönlünde bitmez sermayedir
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Kul Mehmet’im sanadır sözlerim
Halden anlamayana düştün işte hallerin
Halden bilmez için düşünme derin derin
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin

Dünya der isen sonu ölümle bitendir
Ölümü veren Allah her şeye kadir
Üç günlük dünyada bu hırs nedir
Allah sabrınla çilene son verir
 Allah çileyi sabırla gönlüne hoş gösterir
Ağlama gözlerim Mevla’m duyar sözlerin
Mehmet Aluç©Kul Mehmet-






31 Ağustos 2015 Pazartesi

Fakat o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını...



Hz. Ali’nin ağabeyi Cafer Ebu Talib’in oğlu Abdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti. Burada din­lenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü.
Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halin­den belli bir köpek belirdi.
Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne, attı. Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekme­ğin ikinci parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi. Kal­kıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu:
Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?
İşte bu üç parça ekmek.
O halde neden kendine hiç ayırma­dın?
Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim.
Peki, sen ne yiyeceksin şimdi?
Oruç tutacağım.
Bunun üzerine, Abdullah, köleye sahibinin evinin nerede olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte satın aldı ve hem köleyi azad etti, hem de hur­malığı ona hediye etti.
Cömertliğiyle meşhur Abdullah, kendi­sinden daha cömert birini tanıyıp tanımadı­ğı sorulduğunda, bu olayı anlatırdı. “Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek yedir­miş, sense ona koskoca bir hurmalığı ve hürriyetini bahşetmişsin” dediklerinde, şu karşılığı verirdi: “Fakat o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını...”(Alıntıdır)

Kaynak:http://www.25000vecizsoz.com/index.php?c=31&ss=27

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç