Bu Blogda Ara

Geride etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geride etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2016 Cuma

Kendi Yazıp Yönettiğimiz Dünya Hayatı



Bir gün geride kalır
Arzularla hevesler gözün son çırpınışı ile kapanınca
Anlaşılır son nefeste boş olan hevesler arzular çığlık çığlık
Açılan gözler açılmaz tutmaz beden toprağa varınca
Sabahın seheri olmaz artık çığlıkların arasında
Uzanır sanır el kapıya açılmaz son kapanışıyla
Eser alevden bir rüzgâr kor kor alev
Arzular hevesler gibi yakan kor bakış
Faydası yok yalvarış yok artık faydasız
Açılır bir pencere kor alevden dersin anlamsız
Anlaşılır arzular heveslerle dünya bomboş kor alevmiş
Okunan ezanların secdelerin nurdan gerçeği gerçekmiş
Zaman bitmiş ömür bitmiş ceset bedenle bitmiş
Bitmeyenler yok yanında eyvah tükenmiş
Bitmeyip gelene alışmamış beden boş heveslerle gülmüş
Hayat mıydı yaşadığı bir anlık bir film dizi fragman mı neydi
Olamaz derken kör düşünce daha sıcak benle yok alakası derken
Ben değilim olamam ben böyle avare sersefil
Figürana benziyor hatta bana az çok benziyor
Olamaz ben böyle olamam gerçek değil
Hey duyan yok mu bu film hayır hayat hayır fragmanlar karışmış
Kime etmeli şimdi şikâyet her yer sımsıcak
Duyan yok aynı figüran o oyuncu gibi
Olur, mu hiç sessiz kalmak ne kadar iğrenç korkunç
Kim yazdı bu senaryoyu hem bu oyuncuda çok berbat oynuyor
Senaryo berbat ondan olacak
Birazdan biter oyuncu ile senaryoyu yazan ismi çıkar
Ne kadar bilmeden yazılmış oynuyor figüran hep ezberci
Hayat bu yaşanılmaz böyle ciddi olmalı insan bulmalı bir rehber
Dipsiz bir hissizlik alakadar’sızlık mevcut bu nasıl duyarsızlık
En kötü film seçilecek galiba bu ne kadar iğrenç bir rol ile senaryo
Bitiyor işte film çok şükür yo bu bu olamaz yine yanlışlık var
Benle ne alakası var ben mi yazdım ben mi oynadım benmişim yönetmeni
Ne anlarım film çevirmekten yönetmenlikten ancak seyrederim delicesine
Hem ben ne zaman buralarda bulundum bir saniyelik bir anda
Ben hep buradaydım nasıl giderim oralara
Kalkamıyorum yürüyemiyorum oysa
Belli ki karışmış her şey
O filmdeki figüranın yaşadığı hissetmediği duyarsızlığı gibi karışmış
Bir kalp taşır mı bu kadar çelişkiyi
Anlamsız bir yoldaki anlamsızlıklarla dolu tuzağı hissetmeyişi
Azap dolu anların bitmez ki bu fikirsizlik ile çilesi
Az önceki yola girseydi
Gerçek olanı yaşayacaktı
Hak yolda olacaktı o an arzu heveslerle boş işlerle olmayacaktı
Eyvah yoksa gerçekten olamaz bu kadar salaklık geri zekâlılık olamaz ki
Yok, yok ben değilim
O kadar akıllıydım değil miydim?
Bana gülümserken sahte miydi o gülüşler
Bana sakın gitme diyen o üzerinde kırk yamalı çulu olan zavallı dediğim
Adamın sözümü gerçekti acaba olur mu yok yok
Hem o pek bilgili değil evet evet
Karnını doyurmaktan acizken bana akıl verirken anlamıştım
Yoksa ben mi yanıldım
Sanki onun gülümsemesi daha mı gerçekti
O zaman neden farkına hiç varamadım
Sözleri sanki evet sanki çok gerçekçiydi
Hey kimse yok mu neden sesim duyulmaz
Şöyle karşıma çıksa da tekrar sorsam
O sözlerinin kaynağı nedir diye
Gerçi hiç yabancı değildi
Şimdi anlıyorum sanki o zamanlar
Etrafımı bir huzur sarmıştı
Gittiğim yol doğru değil gibi sanki hissetmiştim mi ki
Yok, yok olamaz böyle bir şey saçma
Ama benim yetişmem gereken toplantılarım
Yeni villamın temel atma töreni vardı
O zaman pek değer vermemiştim sözlerine
Sanki şimdi yankılanıyor kulaklarımda bir hoş
Dünya hayatı boş mu hoş mu yok yok
Boş demişti hoş deseydi tasdik eder hatırlardım
Bir de ne demişti…
Ne demişti her neydi her canlı kim canlı tamam hatırladım
Her canlı yok yok nefis dedi ölümü tadacaktır
İçilen bir şey miymiş ki bu bu bu…
Olamaz yoksa oyuncusu olduğum hayatın
Kendi yazıp yönettiğim dünya hayatı filmi gerçek
Ve ben şimdi öldüm müüüü…

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

12 Eylül 2015 Cumartesi

Ayrılıp giderken geride bıraktığımız yüreğimizin bir parçasıdır.



    Hiç düşündük mü bilmem bir yerde üç beş yıl kaldıktan sonra, terk etmek zorunda kalınca arkamızda bıraktığımız izlerimiz, gülüşlerimiz mi yüreğimiz midir? O kaldığımız yere kendimizden bir şeyler katsak o güzelliği arkamızda bıraksak ta galiba geride bıraktığımız yüreğimizin bir parçası galiba... Geride bıraktığımız düşünceye mutluluk huzur kattığımızla beraber, terk edip giderken bizsiz bir sokağın başında bizsiz kalan yüreğimizin bir parçasıdır arkamızda bizden ayrı kalan,  bizden ayrı kalan yüreğimizin bir parçası, bir daha ne zaman kavuşacağını bilmeden sessizce ağlayan ve ardımızda kalan...

   Ne gariptir şimdiye kadar hiç böyle düşüneniniz oldu mu bilmem? Kaldığımız o beldede kendimizden o kadar şey kattık ki, oradaki insanlardan o kadar çok güzellikler aldık ki, en sonunda yolcu yolunda gerek diyerek, başka bir şehre gitmek gerekir, ayrılığın şafağında bizden ayrı kalan bir parçamız gözyaşı dökmeye başlar ama biz görmeyiz hissetmeyiz, ta ki yola çıkıp yol alıncaya kadar...

  Doldurduğun pınarlardaki bidonların suyunun boşaldığında, seni dolmak için beklediğini hayal ederken, geride bıraktığın o bir yanın gülümser, sokaklar adımlarınla adım atarken çocuklara gülümsediğini o anlarına hasret kaldığını düşünürken kaldırım taşlarına oturan çocuklarla beraber sana gülümser, kopmaz bir parçandır geride bıraktığın, yüreğinden kopan ve seninle arasında binlerce kilometre mesafede olsa kopmayan, gecenin karanlığını aydınlatan geride kalan yüreğinin parçasındaki umudun ışığıdır sokakları aydınlatan, sen terk edip gitsen bir daha dönmesen de seni hala orada temsil eden, gülümseyişinle orada yaşadığın insanlara hatırlatan, giderken senden kopan yüreğinin bir parçasıdır...

  Ah İnsanın, kendi elinde olmadan birden bire yaşadığı yörenin halkı ile gülümseyerek çok güzel deneyimleriyle elde ettiği mutluluk dolu anları, olguların geride ötesinde hiçbir zaman orada geride kalanların yaşamları hakkında varlığını bilemeyeceğini düşündüğü anda, unuttuğu bir şey var orada kalan yüreğimizin bir parçasıdır, her zaman bizimle irtibat halindedir, biz bir parça geride kalanları düşündüğümüzde esen ılgıt rüzgârlarla bize haber gönderen, gülümseyen insanların beyinde geçen algılar düşüncelerin huzurunu hissettirir geride yüreğim, bizde koparak kalan o parçamız... 
  
Kimileri şimdi buna anlamsızlık diye bilir, saçmalıkta diye bilir, şöyle sakin bir kafa ile bir düşünün bakalım, anlamsızlık mı, anlam mı dolu bu söylediklerim? Bu insanın toplumda yerleştiği yerdeki değerlerden kopamama duygusudur. Kendi gerçeği ve birlikte olmanın gerçek güzelliğini bilmek ve görmektir. Selam ve dua ile

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


14 Mayıs 2015 Perşembe

Sana Geride Yanında Ne Kalır




Zamanı gelir bu ömür ecel ayrılığı ile sallanır
Afiyet ile geldin cihana ömür kıymetin bil
Sanma cümle âlem sana kalır
Sarılma ile gelen ayrılık ile gider ecel alır
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Gafil olma Kuran iman Resul ile ol
Sen süslenmek istersin ömrü dünya malı ile bol bol
Dünya der iman ile süslen kazandığın gönder ey kul
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Nur tene değmesin nefis şeytan haram eli
Gideceğimiz yer zaten önceden belli
Ağada olsan paşada olsan bir çukur eşilecek kelli
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Kuran iman Resul ile süslen âlem seni kıskansın
Nefis ile şeytan sana yaklaşmadan yansın
Bu dünyada yap iyilik arkanda kalan canına ateşle yapışmasın
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Kuran iman Gül Resul çağrısını duy
Olma sakın inat bu değil bir oyun
Ecel gelmeden kefene girmek için soyun
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

İman da vardır ne güzel letafet
Haydi, gir içeri çek enfes bir ziyafet
İmandan giy sen bir kıyafet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Sağ gelen kalmaz alem de
Ölümde de vardır bir letafet
Ölümden sonra vardır sonsuz ziyafet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Yaş gelince sona dizde ömürde kalmaz sanma mürüvvet
Her şey çeneye vurur nasıl alır kuvvet
Ölümdür sanma son sonunda vardır halavet
Sen durma her an Rahmanı zikir et
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Sanma dünya konan başına Hüma kuşu
İman olmazsa nasıl mezarda çıkılır düz yokuşu
Kuran Resul iman ile ol gönlünde ömründe olsun huşu
İşte budur başına ömrüne konan Hüma kuşu
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır


 Bu nasihatim sanadır ey kul Mehmet
İmandır en büyük ganimet
Savaş nefsinle şeytanla kazan ey kul Mehmet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır
Tabi ki Nur Kuran ve gül kokan Resul iman ile iyilikler amel kalır
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç