Bu Blogda Ara

gül kokan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gül kokan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2015 Cuma

Ah O An Kerbelâ Değil Âlem Yandı...



Vakit mi cehennem elbisesi mi giymişti
Yez’it mi üstüne nefreti dünyalık edepsizliği ile birlikte giymişti
Zaman koşarken sona Hz Hüseyin’e,
 Gül kokan Resul’ün torununa doğru.
Zaman’a sona vakti kana bulayan merhametsiz gönüller,
Cehennem’den alev atına binmiş kendi alevlerinde yanmaya koşarken.
Zaman kâinata her daim dedesi gibi gülümseyen Hz Hüseyin’e gülümserken
Birazdan cümle Müslümanlar ve insanlarca acısını kalbinde silemeyeceği
O zalim ve melun zalimlerin vahşetine bir adım kalırken
Karardı gökyüzü kabardı, cehennem son sürati ile
Yolda nefreti ile cehennemin alev atına binerek koşanlara doğru
Ah Kerbela gönüller ismini anınca alevinle kavrulur
Ah kerbela ismin anılınca gözlerde yaşlar akar kurur
Ah yez’it ismin anılınca cehennemde alevler harlanır
Sanki sanki o an dünyayı kaplar o an alevi
Ah o an kerbela değil âlem yandı
Gönüller susuzluktan kavruldu
Merhametsizlikten kâinat kurudu
Ah olsaydık bir fırtına
O yez’itin suratına binler kumla dolsaydık
Ah yıldırım olsaydık bin yıldırım
O yez’it ve adamlarının kalbine hançer gibi saplansaydık
Ah yetişemedik gül kokan nebinin torunu
Ciğer paresi Hz Hüseyin’imize
Göğsümüzü parçalayarak siper olamadık
Yer yarıldı merhamet sanki silindi âlemde
Gönüller silindi bir anda sanki cehennem alevi sardı
Kanın toprağa damlamadan
Melekler seni kucakladı uçtular seninle cennete
Cennet gülüşünle nurlandı cennet sen meleklerin kanadında uçtun
Gül kokan nur dedenle buluştun
Cennet nurla doldu sen uçtun
Bizler nefretin önüne kalkan olamadık
Yanan yüreğimizin susuzluğunda kaldık
Cehennem alevinde yandık
Kavrulduk…
Eyvah ki eyvah
Artık bulunur mu bu dermansızlığa bir derman
Yolda gözünden alev saçanlara
Bulunur mu bir damla su söndürmek için
Gül kokulu Nur deden yolunda
Uğrarken Kerbela’ya
Gülüşün hala kumlarda parıldar iken
Yez’it'in feryadında her adımında kendisini yakan
Cehennem alevinin sıcaklığı kumlarda yanarken
Gülüşünde bir dem mutluluk alan bizler
Özlemine kanarken
Söz söylemez dillerimizle pişmanlığımızla seni anıyoruz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

26 Mayıs 2015 Salı

Sabır Dergâhına Uğramadan






Yıkımı yaşar gibiyiz, sanki bu aralar, yalan üstüne yalan dolan üstüne dolan biz Müslümanlara yakışmayan bu hal ve hareketlerin cevabını Rahman’a nasıl vereceğimiz meçhul! Hayat kavgasında el ele beraber yaşamanın güzelliğini yaşamak var iken bu hezimet ile olmamız ve hezimeti yaşamamız, barış ve kabullenememenin hazımsızlığı edepsizliği ile yalanı yalan ile yamatıp bir birimize sunmanın peşindeyiz.

Sabır dergâhına uğramadan nefis ve şeytanın heves ve arzularımızın peşinde koşan kullar olarak Yüce Allah’ın hoşuna gitmeyen ve gül kokan Resul hoşuna gitmeyecek Allah Nur Kuran ve gül kokan Resul peşinde gitmesi gereken biz kullar, gönüllerde sancı bırakmanın peşindeyiz! Af etmenin engin denizinde yüzmeden yıkımın sokaklarında gezmenin telaşında nefis ve şeytanın elini tutmamız ne kadar utanç verici bir durum!

Manasız ve sonu hüsran olan zevk be arzularımızın peşinde koşmamız ve ölümden sonraki âlemi unutarak veya birilerince uyutularak peşinde koşmamız, geçici dünya sancısının peşinde olmamız bize sonunda sancılı bir sona doğru götürmektedir bunu da bilelim. Bir birimizi anlamadan dinlemeden tahammül göstermeden vurup yıkma ile ne Allah’a kul Gül kokan Resule ümmet neden nefis ve şeytana yar olabiliriz.

Yürüdüğümüz hayat mezara doğru ve hesap vermeye doğru gidiyor ne çabuk nasıl, neden niçin unuturuz? Kendi gönlümüze merhameti umman umman deryalar gibi geniş veren Rahman, bu merhamet dolu ummana nasıl bir birimizi sığdıramıyoruz? Âlemlere sığmayan Yüce Rahman kulun gönlüne sığdım der iken ”Allahu Ekber” bizler birbirimizi bu merhamet kokan gönlümüze nasıl sığdıramayız anlamış değilim!

Sitem okları hangi hedefe varacağını bilmeden havalarda ellerimizin ayarsız yönünde gönüllere saplanır iken, bunun hesabını Rahmana nasıl vereceğiz bilen var mı ? Pişmanlık duymadan, pişmanlığın o engin sonsuz kapısına uğramadan, pişkin utanmaz suratımız ile sonumuz nereye varacak Allah (C.C.) bilir ve Allah (C.C.) Sonumuzu hayırlara çevirsin yar ve yardımcımız olsun İnşallah… Selam ve dua ile…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Ankara

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç