Bu Blogda Ara

yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2016 Cuma

Yeni Bir Yıl


 
 
Uyuz olma her ana olma kara kıl
Eski yeni yılda olsa insana lazım akıl
Eski yıl biterken yeni yılda seninle olsun
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Sen iyi olursan iyilikler seninle olur
İyi gönüllü olan her daim iyilik bulur
Güzelliği ile güzel kul karşısında durur
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Çirkin olanı güzellikle sakla âlem nurlansın
Sen kulsun çirkinliği yok ederek güzelliği bulmalısın
Nerede varsa bir zalim karşısına yıkılmadan çıkmalısın
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
İşte geliyor yeni bir yıl daha değişir mi dünya
Yeni olan insan olmalıdır gönüldeki sevgiyle anlaya
Yılbaşı kutlaması ziyandır zarardır hoplaya zıplaya
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Yılbaşı diye utanmadan çatlayana kadar yeme
Yılbaşı masrafı kula ziyandır masraftır bilmiyorum deme
Binlerce aç muhtaç varken bir gecede binlerce insanın hakkını yeme
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Kul Mehmet’im ne kadar söylesen de yazsan da boşuna
Yılbaşı gecesi harcanacak boşuna para emek boşu boşuna
Oturalım düşünelim diyen yok bunu enine boyuna
Üst akılı yıkalım gece yarısı secdede olalım hakla bu canla
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için olsun sende akıl
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

14 Nisan 2016 Perşembe

Hz. Adem gibi 200 sene tevbe mi ettin?(Gazetelerden Alıntı Başlıklar)


En küçük bir sorunu bahane edip depresyona girenler. Stressiz gün geçirmeyenler. Bunalımdayım diyenler. Üzgünsünüz demek?!?..

 Hz. Adem gibi 200 sene tevbe mi ettin?

Hz. Adem (a.s) gibi 200 sene tevbe mi ettin?
- Hz. İbrahim (a.s) gibi ateşe mi atıldın?
- Hz. Zekeriyya (a.s) gibi testereyle mi kesildin?
- Hz. Yusuf (a.s) gibi kuyuya mı atıldın ?
- Hz. Muhammed (s.a.v) gibi Taif’te mi taşlandın? O’nun gibi namaz kılarken başına işkembe mi konuldu, dişin mi kırıldı, yüzüne mi tükürüldü? Hicrete mi zorlandın, sevdiklerinden mi ayrıldın?
- Hz. Hamza (r.a) gibi burnun, kulağın mı kesildi?
- Musab Bin Umeyr (r.a) gibi kolların mı kesildi?
- Cafer Bin Ebi talip (r.a) gibi ok, mızrak ve kılıç darbeleriyle yaralandın mı?
- Ammar, Sümeyye, Yasir (r.a) gibi işkence mi gördün?
- Bilal (r.a) gibi kızgın kumlara yatırılıp, üzerine taşlar mı kondu?
- Yunus peygamber (a.s) gibi denize mi atıldın?
- Eyüp peygamber (a.s) gibi vücudunu yaralar mı kapladı?
Ne düşünüyorsun, dünyalık işler mi? Silkinelim, kendimize gelelim.
Üzüleceksen, namazını kazaya bıraktığın için, teheccüde kalkamadığın için, birinin kalbini kırdığın için, Pazartesi Perşembe orucunu tutamadığın için üzül!
Üzüleceksen, bugün Allah için bir şey yapamadığın için, Allah ve Rasulünü (s.a.v) memnun edemediğin için üzül!
Filistin’de, Çeçenistan’da, Irak’ta ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören, işkence edilen, öldürülen din kardeşlerin için üzül!
Üzülürsen, bir fakire yardım edemediğin için, yetimin elinden tutamadığın için üzül!
Üzüleceksen, Afrika’da ve diğer ülkelerde bir lokma ekmek bulamayan, hastalıklarla mücadele eden insanlar için üzül!
Kur’an’ı yeterince okuyup, hayatına tatbik edemediğin için üzül. Peygamber Efendimizi (s.a.v), canından, malından, aile bireylerinden, her şeyinden çok sevemediğin için üzül!
Üzüleceksen, hakiki manada kul, Efendimize (s.a.v) ümmet olamadığın için üzül. Efendimizin (s.a.v) şefaatine nail olamama korkusuyla üzül…!
Duy, Rabbin Sana Söylüyor:
“Felaketlere Karşı Dişlerini Sıkıp Göğüs Gerenlere Mükafatları Hesapsız ödenecektir..”
(Zümer Suresi 39)
“İçinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya Çıkarıncaya Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz”
(Muhammed Suresi 47/31)
Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin. Amcası İnandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya…
Belki Sen Vahşi (r.a) Kadar Acı çekmedin. Sevgilisi Ona “Bana Görünme!” demişti ya…
Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin. Yusuf’u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya…
Belki Sen Hatice (r.a) Kadar Acı çekmedin… Hz. Muhammed (s.a.v) Yurdundan Kovulmuştu ya….
Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez..!
 (İslamsitesi)

10 Mart 2016 Perşembe

Hasret Denizinde


Aramıza ayrılık köprüsünü kuralı on yıl oldu
Bizimle aynı yaşta olanların çocukları oldu
Bizden başka herkes mutluluğu aradı buldu
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Bir nefeslik cana bir parça mutluluk yetmez miydi?
Bir az gülümseseydik bu ayrılığımız bitmez miydi?
İki lokma aş ile bu karnımız gülümseyerek doymaz mıydı?
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Açtıkça açtık aramızdaki hasretlik rüzgarıyla arayı
İkimizde çok istedik bulduk elimizin kiri parayı
Bom boş kaldı işte gönlümüzün sarayı
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Gönlümüzde açtık onarılmaz onca yarayı
Kazandığımız para sarmaz bu sancılı yarayı
Sen ayrı ben ayrı şimdi yıkılır gönlümüzün sarayı
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Sağlıklı düşünerek vermedik sağlıklı karar
Şimdi yaşadığımız her an nefes bize zarar
Şimdi söyle bu paramparça gönlümüzü kim sarar
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Ömrüm viran oldu sen yoksun sefillik yakıştı bu cana
Kul Mehmet’im sen şimdi hasretlik İle var viran hana
Düştüğüm yollarda tüm diller kınadı serseri dediler bana
İkimiz birlikte hasret denizinde yok olduk

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

31 Aralık 2015 Perşembe

Müslüman’ın Yılbaşı İle Olmaz İşi



Müslüman’ın yılbaşı ile olmaz işi
Hiç elektrik gelmez takma ona fişi
Afrika da ölür çocuklar gitmez o malum kişi
Zengin çocuklarını güldürür odur onun işi

Noel baba bir piyondur inanmayız
Boş işlerin peşinde hiç koşmayız
Koşmayız da hiç yerimizde de durmayız
Afrika da ölür çocuklar gitmez o malum kişi
Zengin çocuklarını güldürür odur onun işi

Ah dünyanın çivisi çıktı yüreklere batar
Niyeti bozuk olan ortalığı birbirine katar
Binlerce niyeti düzgün niyeti bozuğu görür kaçar
Kaçar kaçar kaçtıkça ondan fazla batar
Afrika da ölür çocuklar gitmez o malum kişi
Zengin çocuklarını güldürür odur onun işi

Kul Mehmet’im tokat’ı yeriz her gün enseye
İnsanları getiremeyiz bir araya gidemeyiz öteye
Bilmeyiz yolumuz gider nasıl gider nereye
Afrika da ölür çocuklar gitmez o malum kişi
Zengin çocuklarını güldürür odur onun işi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Malum Kişi: Noel baba



25 Kasım 2015 Çarşamba

Mahalle sakinleri ile aşık



mahalle sakinleri  elleri ile ettiler işaret
işte geliyor yine o meczup aşık
toplandılar başına gülümserken aşık
sordular ne gezersin deli aşık
yolumu yarimi ararım
sanmayın yolum karışık
yarimle aram bir karış
güldüler açık açık
cihanı gezersin bu mu bir karış
dünya hayatında yüz yıl yaşayana
ölene sorun bakalım kaç günlük yaşamış
sustular başlarını önlerine eğdiler
bana gülmeyin
kendinize gülün
gönlünüz ölmüş
cenaze namazı kılmadan gömmüşsünüz
duasız selasız
avaz avaz bağıran o tabuta
beni canlı canlı gömmeyin nidasını duymadan
koptu yüreklerinde bir sızı
baktılar birbirlerine
acaba haklı mı bu aşık
bu meczup
derinden bir ah çıktı sanki gönüllerde
titrediler bir bir teker teker
bıraktınız  onu karanlıkta
çıkışı olmayan kafeste
oturun kendinize ağlayın
birbirinize sarılın
nefretinize ağlayın
yarına değil
bugüne sevginize bel bağlayın
sonra aşk ile gönüllerde
alemde çağlayın
derdi olanın derine derman bağlayın
gönüllerinizi birbirine bağlayın
yaşadığınız an matem
elinizde olsun aşkla yazan kalem
birbirinize aşkla verin selam
sonra söyleyin aşkla kelam
hayata aşkla edin devam
mahallede vardı sükut
sizin gönülleriniz dedi
bulunmaz yakut
bakın ömür bitiyor
mezara doğru yürüyor
mutsuzlukla ömür geçiyor
bana bakıp gülmeyin
oturun halinize ağlayın
aldatmasın dünya denen fani
içinde gezenler hani
aşk gönlün divanı
kaldı mı içinizde gönül insanı
gözlerde akarken bir kaç damla yaş
mahalle sakinleri
etme eyleme
af et bizi ey aşık
biz yeriz yemekleri kaşık kaşık
hiç olmadık aşık
bazen küs bazen barışık
hayatımız  devam eder karışık
af et sen bizi anlayamadık olmadı yakışık
işimiz gücümüz çok veririz dünya ile uğraş
başımıza düşürdün kayadan bir taş
gel otur soframıza yiyelim bir lokma aş
oturup kuralım bağdaş
anlat bize aşkı çok çok ey yoldaş
hakkını da helal et gardaş
sarıldılar gönülde cümle mahalleli
gönüllere geldi istiklal
biraz önce dilleriydi lal
yaptılar gönülde ihtilal
mahallede dolaştı tellal
aşk ile sevsin birbirini derhal
dediler ey aşık az daha kal
bizleri aşkın diyarlarına sen sal
kaldı aşık üç beş gün
şenlikle doldu mahalle o gün
muhabbet sevgiyle aş'lar yenildi
evlerde aşlar öğün öğün aşk kucak kucak
her gece bir evde kuruldu muhabbetten ocak
kul Mehmet'in yazacağı da ancak bu kadar
aşk gönlünüzde olsun gerçekten radar
üç günlük dünya bu alemde mezara kadar
mezardan sonra sonsuz hayat var
aşk ile varalım mezara olmasın dar
yaz gününde yağmasın kar
aşka gönlümüz dolsun ağzına kadar
hoşça aşkla kalın benden bu kadar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

28 Nisan 2015 Salı

Sensizlik Bahtını Sildim Bugün




sen gideli kaç yıl oldu
sen gideli kaç mevsim soldu
bilmiyorum
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün

gözlerim senin için yaşar dökerdi
hasret dolu günler hep anlımdan öperdi
işte o an içime gam kasevet çökerdi
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


kulaklarım hep sesini duyardı
hasretin yüreğimi oyardı
yollar ayağımın altında sensiz kayardı
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün

hep hasreti yaşadım gençlik çağımda
nefret kin ile yeşerdi gönül bağımda
sen giderken götürdün mutluğu söyle kucağında
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


bir busen bile kalmadı yanağımda
sensiz kaldım ben bitap bir durumda
ayrılık silahı ile vurdun sen şakağımda
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


ah bir gelsen derdim olsam kucağında
bir buse kondursaydın sensiz solmuş yanağıma
bende buseler kondursaydım tatlı dudağına
kul mehmetim yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç