Bu Blogda Ara

benlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2021 Pazar

Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!

 


       Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
 



Pandemi den önceki ayrılık kapıları kapanarak, dostluğa sevgiye birbirimizi anlamaya açılır mı acaba? Hayır hayır, dönmek olmaz diyerek, dönmeyenlerden mi oluruz acaba? Yoksa bu dündeki ayrılıklar hiç olmamalıydı diyerek, koşarak birbirimize muhabbetle koşar mıyız acaba? Gönüller sevgiyle aşkla yeşermeli, insanın saran ellerindeki gönlündeki sevgiyle bulutlara değmeli diyerek, sevgi ile koşanlardan olur muyuz acaba? Ne çok zor sorular bunlar! Rabbim yardım ederse elbette ki dündeki ayrılık kapılarını kapatarak, anlayış sevgi hoş görü kapısını açarız, yoksa dünden daha kötü benliğimizle hırsımızla ders almadan daha kötü günlere Rabbim korusun, gideriz yoksa!


Bu günlerde dündeki yalnızlığımızı dostluk neşeyle gerçekten sevdiğimizi/sevildiğimizi nasıl anlarız? Tabi ki pandemi ’ye bakarak, bize kazandırdığı yasakları tedbirlerin dünde de var olduğunu anlatarak, aradaki boşluğu sevgi ile muhabbetle doldurarak her şeyi sileceğimiz mesajını anlayarak…


Dezenfekten anti bakteriyel yönde çok güzel buluşlarla çalışmalarla ilerlemek adına bayağı yol kat ettik lakin hep vatandaş daha fazla tüketsin diye, yeni bardaklar tabaklar demlikler tavalar çıkarak dezenfektanlar, eskilerini çöpe atın yenilerini alarak hayatınıza devam edin diyen tüketim çılgınlığıyla, zaten zor geçinen vatandaşın omzuna sırtına yükleri ekleyerek devam etmek, mesajdan çok kazanımlar için koşmak adına sevindirici olmasa da çalışmalar adına sevindirici ve bizi cebimizde olmayan para ile borca girerek, devam etmeyen virajlı yollar içinde kaybolmamıza sebebiyet verirken, inşallah virajı yollar düz yollara çıkar Rabbim izni yardımıyla inşallah.


Üstat Sezai Karakoçun dediği gibi:
 
Ben geldim geleli açmadı gökler;
Ya ben bulutları anlamıyorum,
 Ya bulutlar benden bir şeyler bekler.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum...
Ben geldim geleli açmadı gökler.
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım:
 Biri damla damla alnıma düşer;
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler:
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım.


Bulutlarla gökyüzü içini sevgi ile doldurmamızı dostlukla kardeşlikle beraberlikle doldurulmayı bekler doldururuz inşallah üstadım inşallah…
 
Bulmak için teselliyi birbirimizde var olmamızla ararken, birileri hala bu teselliyi saklayarak biraz maddiyat yükleyerek, paran varsa teselliyi bulursun kendini korursun mantığıyla inşallah çalışmalar yapmıyordur! İnsan oğlu benliğinden sıyrılmak yerine ona sarılarak hayatına devam ettikçe, teselliyi daha çok arayacağız gibi, inşallah hemen buluruz birbirimizi muhabbetle dostluk kardeşlikle bu pandemili günleri atlatırız. Aramızda bıraktığımız boşluğu inşallah pandemi ile değil, dostlukla berberlikle sevgiyle doldurarak pandemili günler beraberce yok edenlerden oluruz inşallah, selamlarımla.


Mehmet Aluç
 
 


2 Ekim 2016 Pazar

Aşkı Yazsam Yeniden Kim Okur



Görsel sonucu 
Aşkı yazsam yeniden kim okur
Aşkı alır gönlüne kimler dokur
Gönlü kaynar mı fokur fokur
Okusan da okumazsan da aşk okur
Gelir sarar benlik içinde yok olur

Aşk isteyip istemediğine bakmaz
Geldiğinde sen sanma seni yakmaz
Aşk gelince ondan kimselere kaçamaz
Okusan da okumazsan da aşk okur
Gelir sarar benlik içinde yok olur

Göz yaşın yoksa alır getirir sele döndürür
Alır benliğini seni içinde bir güzel öldürür
Nazlı yârin gönlünde seni o güldürür
Okusan da okumazsan da aşk okur
Gelir sarar benlik içinde yok olur

Kul Mehmet’im aşk böylesine sır dolu
Sen var al gönlüne benliğini kır bul yolu
Nazlı yârin seni bekler arzu dolu
Okusan da okumazsan da aşk okur
Gelir sarar benlik içinde yok olur

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Haziran 2016 Çarşamba

Eleştiri Değer Vermenin Kapısıdır…

                                    
    Bazen oturup düşündüğümde benlik olarak eleştiri oklarının ne kadar güzel bir ok olduğunu bilmemize rağmen, sanki zehirli birer okmuş gibi yüreğimize saplandığını, bizi birazdan öldüreceği savı ile bozularak hem kendimizin moralimizi bozarak, hem de karşımızdakini küçük değersiz görerek kalbini kırdığımızı, doğrunun hakikatin benliğimizi çok sevmemizin gereği olarak hazım edemediğimiz saçmalığına güler dururum. Aslında eleştiri karşımızdaki kişinin bize değer vererek, bizdeki eksik olanı görerek kendince söylemesi değil midir? Biraz düşünerek aklıselim bir düşünce ile benliğimizi de bir kenara atarak, az tahlil ile olayın vahametini de kavrayarak karşılıklı konuşma ile doğru olanı bulmak, eleştirinin güzelliği ile doğruya ulaşmak mümkün ama gel gör ki, benlik nefis denilen ego öyle söylemiyor, benim bildiğim, yaptığım söylediğim doğrudur gerçektir saçmalığı ile kendini ulaşılmaz kılıyor. Haliyle buna uyan bizlerde önümüze ne gelirse kırmanın halden bilmemenin savı edepsizliği ile birer gül dalı olan eleştiriyi, zehirli ok görerek karşımızdakini kalbini kırmanın ve ondan uzaklaşmanın saçmalığı ile yalnız kalarak, kendimizi bulunmaz Hint kumaşı sanıyoruz ve yanıldıkça yanılgının çirkef çamuruna, battıkça batıyoruz!
    Aslında eleştiriyi yapmayı mı beceremiyoruz da böylesine karşımızdakinin ideolojisi düşüncesini inancını tavrını kendimiz gibi olmasını istediğimiz saçmalığı ile mi böylesine kırıcı olabiliyoruz olabilir evet olabilir! Aslında biz eleştirinin, hayatımızda düşüncemizdeki kusurları karşımızdakinin görerek bunu ayıklamamız için bize söyleyerek, güzelliğin ortaya çıkması olduğunu da bilmiyoruz. Dinimizde zorlama yoktur, herkes istediğini seçmede özgürdür, ama yaşantımız doğru ve olumlu adımlara doğru gitmiyorsa, Allah’ın rızası dışına ise,- Müslümanlar olarak kardeş olduğumuz için-karşımızdaki kardeşimize hatasını yanlışını söylemek, eleştirisi müdahaleden öte doğrunun gerçeğin ortaya çıkmasıdır. Birbirimize güven ve saygı aynı din inanç yönünde gidiyorsak, bu eleştirileri bulunmaz bir hazine gibi görerek memnun olmamız gerekirken, eğer memnun değil isek gönlümüzdeki imanın inancın eksikliğindendir bilerek, bu eksikliği gören kardeşimizin de bunu görerek tamamlamasından başka bir şey olmadığını bilmek, bu eleştiriyi erdem sanarak memnun olmamız teşekkür ederek gülümsemeliyiz aslında. Bu şekilde davranmaz isek, toplum hayatımızda sağlıklı ilişkilerin kökleşerek yerleşmesini kök salmasını beklemek sadece saçmalık olacak, gönül kırıklığı ve ayrılıkların kapısını aralamak olacaktır.
    Eleştirinin dozunu ayarlamak, sanki kendimizi eleştiriyormuşuz prensibi ile karşımızdakini gönül okşayıcı olarak eleştirmek, umutlarını yıkacak şekilde değil de eksikliğini göstererek onarmak inşa etmek amacıyla eleştirmekte kendi elimizde olduğunu da hatırlayarak, eleştiride bulunmak en güzeli olduğu da şüphesizdir. Kur’an şöyle der: “Ey iman edenler! Eğer fâsıkın biri size bir haber getirirse onu iyice araştırın. Aksi takdirde bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât, 49/6).Böylesi iftiralarla dolu yalan eleştirilere de itibar etmeden önce araştırmadan da eleştiride bulunmakta kaçınmak gerekir. Yüce Allah c.c. söylediği gibi araştırarak yaklaşanlardan oluruz inşallah.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Ey yalan olacak insan...

          
Hayat değil midir ruhumuzu gönlümüzü okşayan güzelliklerin okşayan sarayı ? Denizdeki yakamozlar gibi ışıltısı ile önümüze ışık olan, gönlümüze hayatımıza ışık olan güzelliklerin deryası? Hey hat gel gör kü kendi çıkarı için bu saray sadece benim olmalı,başka insanlar,bu sarayda yaşamamlı saçmalığı edepsizliği ile gönüllerdeki bu sarayı yıkmanın serseriliği ile kendi gönül sarayını yıktığının  farkına varmaz! Gönül bahçesinde açan çiçekleri ezerek öten gönül bülbüllerini öldürerek,kulakları tırmalayan melodisiz anlaşılmaz sesler çıkararak, sanki bülbül ötüyormuş gibi utanmadan öldürür ama yine farkına varmaz ki kendi gönül bahçesini ezmiş , gönlünde öten aşk bülbülünü öldürmüştür!
Ah insan ah ne kadar nankör! Bencil! Benlik dürtüsü ile sadece be ben ben diyen aciz zavallı haddini bilmez insan! Ihlamurlar gibi kokan gönüldeki güzellikleri, hayatın içinde kullanmamız gereken, merhameti vicdanı izanı idraki...Utanmadan uçurumlara atarak ya da silerek , mutlu olması gereken hayatımızı silmenin peşindeyiz ! Anlaşılmaz bir muamma! Hezeyan! Tezat ! Dünyamızı birlikte inşa etmek, gülümseyerek yaşamamız tek gayemiz varlığımızın sebebi iken bunu biliyorken, hayır ben tek başıma güzelliği tüm paraların benim olması ile yalnız, ben yaşayacağım saçmalığı ile yıktıkça yıkarız,yıkılır kalırız...Üç günlük dünyanın içine, bu kadar ayrılığı sığdırmanın saçmalığı yerine bir adım atarak birbirimizi sevmenin adımını atmaz  gönüllerin sarılması ile dünyamızı cennete çevirmek var iken,hala inatla nefretle kinle ben ben  eben deriz!
Ey yalan olacak insan, yalan işlerin peşinde yalan olmadan, gönülde yaşamanın güzelliği ile gerçek ölümsüz olmanın erdemliliği ile gerçek olanı yaşamak için, neden şeytanın yanında zalimin peşinde olmak için kaçarız tam bir muamma! Dönüşü mümkün olmayanın peşinde, yalanı yaşayan insan yalanınla yanacaksın feryat edeceksin,bizi birbirimizle kavga etmek için bizi birbirimize düşürenler saraylarda mutluluk içinde keyif sürüyor bunuda bilmekte fayda var...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Rüyalar Üzgün Yarınlar Yorgun



Merhamet ne zaman parıldayacak şakaklarımızdan
Gülümseme ne zaman gülümseyecek gönüllerimizde
Nedir bu bedenlerin baygınlığı aymazlığı gözlerde
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp

Dağları delen merhamet gömülmüş mezarlara
Karanlıktaki ömürler bekler hasret ile merhameti
Fısıldarken kulaklara benlik sözleri vicdansızlığı
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp

Şehadet ile can verenler geride bıraktıkları yokluk içinde
Rahmana secde ile canını vermek için koşanlar mezarında üzgün
Dilince ayet ayet inci merhametle gönülleri sevenler gitti bizlere küs bakar
Rüyalar üzgün yarınlar yorgun gönüller kayıp


Kul Mehmetim seccaden secde ile öpsün alnını
Sen merhamet ile sev unutma öp alnında yarınlarını
Kıyamda bekle gönülleri sil  gülümseme ile gönüldeki ahları vahları
Rüyalar gülümsesin yarınlar dirilişte olsun yorgun gönüller çoşma ile coşsun

Mehmet Aluç

8 Nisan 2015 Çarşamba

Gözlerimde Akan Yaş İle Secde De



Tövbe için ben vardım tövbe kapısına
Rahmanım bekler buldum yüzüm sürdüm dua ile bir başıma
Gönlümü eyledim pak gözlerimde akan yaş ile secde de Rahman adına
Nefsim şeytan ezildi yok oldu birden bire ateşte yanarcasına
Gönlümün huzuru ile kaldırmadım başım secdede şükür adına
Benliğimi yaktım boşaymış gururum acizliğimi anladım insanlık adına


Dünya ile dünya malı peşinde koşmak boşunaymış iyilik yapılmayınca
Kazancı kasalar tıkmak boşaymış sadaka zekât fitre vermeyince
Arzular hevesler yarınlar boşunaymış insanlık adına bir şey yapmayınca
Gönlümün huzuru ile kaldırmadım başım secdede şükür adına
Benliğimi yaktım boşaymış gururum acizliğimi anladım insanlık adına


İslam ile iman Kuran gül kokan Resul ile doldu içim
Yüzüme bakınca nefis şeytan tutuşur oldu bildim iman için
Tebessüm etmeyen gönlüm tebessüm etti nurla doldu içim
Bilmem bu güzelliği nasıl görmedim körmüşüm ağladım için için
Gönlümün huzuru ile kaldırmadım başım secdede şükür adına
Benliğimi yaktım boşaymış gururum acizliğimi anladım insanlık adına


Gafil kalmışım serseri gönlüm aklım ile ben boşu boşuna eyvah eyvah
Kulunu af etmek için her zaman beklermiş Yüceler yücesi kerim olan Allah
İşledin günah çok olsa da umut kesilmez Rahmandan koş gel diyor Yüce Allah
Nefis şeytan kandırır edepsizce aldatır günahın çok gitme kapın açmaz sana yüce Allah
Gönlümün huzuru ile kaldırmadım başım secdede şükür adına
Benliğimi yaktım boşaymış gururum acizliğimi anladım insanlık adına



Kızmadım nefsime şeytana bendim suçlusu daldığım sanki bir muammaydı
Muamma bildiğim bilmece amma Rahman çözdürdü bir anda
Feryadım boşunaymış duyan Rahman varmış ama ben bilemedim o anda
Kulu Mehmet’i güldürdü Rahman Secde ile uçuruma düştüğü o anda o zamanda
Gönlümün huzuru ile kaldırmadım başım secdede şükür adına
Benliğimi yaktım boşaymış gururum acizliğimi anladım insanlık adına

Mehmet Aluç

2 Mart 2015 Pazartesi

Dağları aşar gelir




Var mı dünyada insandan daha güzeli eşi
Bazen şaşırır yolu bilmez ne yapacağını karıştırır üçü beşi
Ah birde nefis şeytana uymazsa ne güzel olacak işi
İnsan dağları aşar gelir isterse istemezse sağır olur duymaz hiçbir şeyi

Bazen benlik denizinde boğulur çıkamaz karaya
Bazen de gönül güzelliği ile kurar gönüllerde sarayı
Bazen önün görmez yakar yıkar çok sever parayı
İnsan dağları aşar gelir isterse istemezse sağır olur duymaz hiçbir şeyi

Ufacık bir kara gönlü âlem sığar içine
Bazen anlaşılmazdır akıl sır ermez insanoğlunun işine
Bazen ah nefis şeytan anlamsız fikrin düşer gider peşine
 İnsan dağları aşar gelir isterse istemezse sağır olur duymaz hiçbir şeyi

Bazen gönül yırtıcı hislerin olur yoksulu
Bazen de gözlerinde akar yaşlar gönlü olur buğulu
Bazen anlaşılmazdır akıl sır ermez insanoğlunun işine gönlü duygulu
İnsan dağları aşar gelir isterse istemezse sağır olur duymaz hiçbir şeyi

Kul Mehmet’im hepimiz yaşadığı okuduğu hayat okulu
Utanma gönlünde gelirse ağla deseler de gözü sulu
Aman sakın ha sen olma birden fırsat yoksulu
İnsan dağları aşar gelir isterse istemezse sağır olur duymaz hiçbir şeyi
Mehmet Aluç




Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç