Bu Blogda Ara

ateşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ateşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2017 Pazar

Ömür Boyu Boşa mı Beklerim?



Eğer bir gün seni saramazsam eğer
Senden ayrı yaşamak buna değer
Acaba ikimizde anlar mıyız hatamızı
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Eğer bir gün dizlerine bu başımı
Koyamazsam uyuyamazsam eğer
Sana küssem buna değer mi acep
Yoksa yüreğim yanarda olur mu kebap
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Eğer bir gün sönerse gözlerimizde aşk ateşi
Gözlerimizi karanlığa hapis etsek görmesek güneşi
Unutsak birlikte mutluluk denilen neşeyi
Acaba ikimizde anlar mıyız hatamızı
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Bir akşamüstü yaşayamazsak aşkımızın demini
Unutur muyuz aşkımız için verdiğimiz o yemini
Ayrı ayrı yerlerde yatsak hissetsek o kuru zemini
Acaba ikimizde anlar mıyız hatamızı
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Bir gün eğer busenden ayrı kalır tadını alamazsam
Gözlerinin içine bakarak ikimizi bulamazsam
Otursam yanına sen yanımda benden uzaklaşırsan
Lal olsun bu dudağımız dilimiz desek konuşmazsak
Unutsak konuşmayı dildeki o tatlı neşeyi
Acaba ikimizde anlar mıyız hatamızı
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Ah ne acı cevabını senden alamadığım cevaplar
Gözlerini benden kaçırma uzak kaçıyor yarınlar
Layık değil aşkla sevene hasret acımasın canlar
Kuruyor ikimizin de gönlünde yeşeren bağlar
Ne ayrılık bize çare ne gözyaşı tenimiz tenimize hasretken
Acaba ikimizde anlar mıyız hatamızı
Yoksa ben yine hasretini mi çekerim
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim

Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim
Yoksa hasretin çığlığıyla ürperir bedenim
Ruhum çırpınır mı izbe karanlık gecelerde
Durma bir cevap ver suskun durma gözlerimde
Yoksa al at beni boğulayım sensiz denizlerde
Yoksa bir ömür boyu boşa mı beklerim
Mehmet Aluç /Kul Mehmet





22 Şubat 2016 Pazartesi

Gerisini Düşünme



Gel perişan halini hayra yor
Aşk ateşi yakar ateşten kor
Kaybettin ise yolunu bir bilene sor
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Gönül’e sabırla Rahmet iner
Eceli gelen bu dünyadan gider
Çile dediğin bir gün gelir biter
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Uzatılır sana Yüce Mevla’dan el
Koş gel der yoluma yavaş olsa da gel
Merhameti görünce gözünde akar yaş olur sel
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Çileyi derman gelir alnında öper
Bundan sonra her şey olur süper
Ölümden sonra yeni hayat sana güler
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Can olan canlar canına can katar
İnsan canı sevmeyen nefretle yatar
Nefis şeytan alır pislikten çamurlara katar
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Ölümden sonrada sonsuz hayat vardır
Bu dünyada ne kadar iyilik yaparsan kardır
Gönülde yoksa iman mezar ile ahiret çok dardır
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Her karanlığın ardında güneş doğar her seher
Dünyada ölümden sonra var sonsuz bir sefer
İman ile merhametle ol Allah’a ol bir nefer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Nur Kuran ve Nur Resul bize rehber
Karanlık yollarda nurdan bir fener
Arasan da bulunmaz böyle bir cevher
Dert sıkıntı çileli günler gelir geçer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Kul Mehmet’im imanla ol işte sana hüner
Dünya iman ile merhametle döner
Bu canlı beden bir gün olur söner
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Aralık 2015 Salı

Duvarda ki Saate



Hasret ateşi ile yanmak nedir kim bilir
Yakın ile uzağın perişan kor halini
Lal olan bu dilin kim kırabilir belini
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Gönül sayfanı aç ben bir ömür ben güleyim
Zamanın ilerleyen yolunda ben geleyim
Sabitlenmediği mi ben zamana bileyim
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Aç kolunu hiçliğin baskısında kurtulam
Bak gözüme de seni alan hiçlik mi bilem
Ondan sonra sen ayrı bende yoluma gidem
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Gideceksen umudu al götür sen yanında
Hasretle bakmayayım ben giderken arkanda
Bir dilenci gibi sen bırak sokak başında
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Issız sokak gökyüzü olsunda arkadaşım
Zamanla alışırım aramam ben anlayış
Şifa için yanımda artık olmasın bakış
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Kul Mehmet'im artık bu gönlüm kaldı bak yorgun
Aşk ile severken sen yedin işte bak vurgun
Bakışların sözlerin duygun olsa da durgun
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

24 Kasım 2015 Salı

Aşkın var mıdır dünyada eşi ?


aşkın var mıdır bu dünyada eşi
varsa sağdan soldan çakması gelir
onun yerini tutmaz üçü beşi
var mıdır onun gibi ahiretlik
muhabbetle vuslatına söyleşi
sağdan sonra gelse taciz ateşi
ayrılık dersen cehennem ateşi
gönül varmasın o billur karaya
gönül hiç sığmaz oraya buraya
şuraya ordan karaya semaya
parçalanır gönül ömür kafesi
çok hoş çıkar dilde sözle nefesi
durabilir mi önünde söyleyin
beşer beni beşer gönülde pişer
ayrılıkla yaşanır bu dünyada
 bitmez sonsuz kıyametle o mahşer
gelir o  hasret soldan üçer beşer
şaşırır mı aşık yolunu bulmak
için yollara durmaz da düşer
ah yollar buldu mu gönülden aşık
aşk  ile kendinden geçerde kokar
aşık gibi kendinden geçer geçer
arı kovanına o düşmüş gibi
bedeni tatlı tatlı sızlar yanar
açar gönülde rengarenk gül çiçek
sevdiğine vermek için gönülde
hasreti içine çekerde çeker
sanılmasın aşık hasretle çöker
sanmayın bu aşk biter aşık biter
asıl aşk daha yeni yeni başlar
sırtına tır bağlasan onu çeker
o gönlü engelleyemez ki beşer
gönlü olur spiker
hep canlı yayındadır
paket yayını olmaz
izlenilir her zaman her saniye
pırıl pırıl gönülde
aşk  kokan türküleri
gören der deli sefil
bilmezler ki aşık aşık o asil
hasrete karşı deli gönül siper
yollar aşılır aşkla  birer birer
yine aşığı gören öldü diye
söyler dilde olmaz duaya amin
bilmez aşkla o gönül ölümsüzdür
gönülde aşktan önce cenazeydi
şimdi canlandı can oldu tap taze
aşk nelere kadirsin
Rahmandan misafirsin
gönülde güller alem açtırırsın
cihana kokusunu koklatırsın
anlatmaya yetmez sözler kelime
yeter kul Mehmet'im artık söyleme
çekil yoldan aşk geliyor bekleme
aşkın var mıdır bu dünyada eşi
varsa sağdan soldan çakması gelir
onun yerini tutmaz üçü beşi
var mıdır onun gibi ahiretlik
muhabbetle vuslatına söyleşi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


9 Kasım 2015 Pazartesi

Aşkın Solmaz Gülleri...



Mihman ol gönlüme sen sönmez sevda ateşi
Yakmasın gönlümüzü dağlar hasret ateşi
Açsın sevgi gülleri gönülleri de sarsın
Aşkın solmaz gülleri açsın gül gönlümüzde

Aşk olmazsa gönülde çekilir mi bu keder
Aşksız gönül cefadan ölür olmasın heder
Aşkla âşık yâriyle cümle âlemde gezer
Aşkın solmaz gülleri açsın gül gönlümüzde

Âşık yurduna girmez yanar yârini arar
Nazlı yâri görmezse anar sanmayın kaçar
Çileyle dolu aşkta âşık gülerde yaşar
Aşkın solmaz gülleri açsın gül gönlümüzde

Çilesiz aşkta gönül hamur olurda pişer
Pişen gönülde hâsıl aşk olur gören şaşar
Hasretlikle yaşayan âşık mahşeri yaşar
Aşkın solmaz gülleri açsın gül gönlümüzde

Kul Mehmet'im sen bu aşk zincirini gönle vur
Aşk kapısında bekle çile dolu olsa sur
Görünse zindan yolu yârin ahvalini sor
Aşkın solmaz gülleri açsın gül gönlümüzde
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


Mahşere Kadar


Sevdanın yanar hiç sönmez ateşi
Gönülde doğar sevginin sıcak güneşi
Kavuşmak için bekler âşık yüreği yanar
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Mahşer dediğin üç beş adımlık mesafe
Seven gönlünü hiç kor mu kafese
Varır sevdiğine âşık aldığı son nefesle
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Ağarır saçı bükülür yıkılmayan beli
Gözlerinde akar vuslat için gözyaşı seli
Uzanır uzanmasada sevdiğine uzanmaz eli
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Sevda aşk ateşi bu düşmesin gönül'e tatlı dile
Gezdirir çölü sahrayı sevinçle güle güle
Kavuşur muyum demez yüzünü görse yeter bile
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Aşkın sırrıdır bu gönüller birbirine ermez
Mahşer kopmadan âşık sevdiğini görmez
Âşık olan sanmayın bunu gönülden bilmez
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Âşık bakmaz kendi sefil garip haline
Laf gelmesin ister nazlı sevdiğine
Kavuşur mahşerde bilir söyler sevdiğine
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Nazlı yar anlar aşığının gözünde o mahşeri
Gönlünde açıktır aşığına gül kokan gönül defteri
Mahşere saklar harcamaz gönlündeki tatlı sözleri
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Aşkın sırrını esrarını elbette ki âşıklar çözer
Yol uzak olsa da onlar gönüllerinde gezer
Sanmayın yol çileli olur bu aşk burada biter
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Kul Mehmet'im aşk böyledir yaşayan bilir
Aşk yolunda nazlı yârin bekleyerek ölen sevilir 
Ölüm anında aşığa sevdiğinin nur yüzü görülür
Mahşere kadar sürer aşığın yâri bekleyişi

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

8 Haziran 2015 Pazartesi

Kaç kaçabilirsen




Yaktın yıktın harap oldu bak işler
Kudurmuş at gibi neden sen kişner
Nefret ateşiyle dönerde döner
Çekmediğimiz dert gamıyla koşar
Kaç kaçabilirsen çekme istersen


Yollar karışık karanlık çıkış yok
Perdeler yırtık yüzlerde yırtık çok
Fakir dersen ihanete karnı tok
Çekmediğimiz dert gamıyla koşar
Kaç kaçabilirsen çekme istersen

Elinde belalar var koşar gelir
Yediği hepsi faiz tatlı gelir
Yediği alev olur çıkar bilir
Çekmediğimiz dert gamıyla koşar
Kaç kaçabilirsen çekme istersen

Vurdukça vurursun insafı yoktur
Peşinde koşan densizlerde çoktur
Derde dermanı hiç görende yoktur
Çekmediğimiz dert gamıyla koşar
Kaç kaçabilirsen çekme istersen

Rüzgâr peşinde estikçe eser
Eline almış kılıcı hep keser
Ecel gelir bir metre bezle göçer
Çekmediğimiz dert gamıyla koşar
Kaç kaçabilirsen çekme istersen

Gülümsersin elinde vardır bela
Ecel gelir okunur elbet sela
Gitmem desende mezara zor bela
Girer belanla kalırsın evvela
Belan senin ile sığmaz mezara
Ateşle yanar sığarsın güç bela

Görünenin görünmeyen yüzü var
Görünmeyen yüzü görmeyen azar
Sanma mutlulukla geçer bu Pazar
Bakalım Rahman daha neler yazar
Çekmediğimiz dert gamıyla kaçar
Kaçmana gerek yok ki kul Rahman var
Kulu imtihanla her an sınar

Üzülme mazlum seven gelir yine
Kör gözlü edepsiz koşar kine
Hep gider utanmaz burun dikine
Mutluluk kaldı bak bir dahakine
Kaçmana gerek yok ki kul Rahman var
Kulu imtihanla her an sınar

Kul Mehmet umutla hayalini kur
Sen imanla her an o yerinde dur
Zalim önüne imanınla kur sur
Kaçmana gerek yok ki kul Rahman var
Kulu imtihanla her an sınar

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

7 Nisan 2015 Salı

Bilsen


Vefasız aşkınla solduğu mu sen bir bilsen
Hicran ateşiyle yandığımı sen bir görsen
Ömrümden alıp ömrüne ömür biçtiği mi öğrensen
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Eller bana deli dedi görenler güldü
Bilmediler bu âşık senin için yollarda öldü
Gece gündüz el açıp Mevla’ya seni dilediğimi kim gördü
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Gizledim gözyaşlarımı bilirsin sende ağlarsın diye
Hafiften bir gülüşün bana cennetten bir hediye
Çektin gurbet ele gittin aşkımı sen bile bile
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Kul Mehmet’im artık sevmesen de olur
Ben artık gidiyorum haberin olmasa da olur
Asıl aşk Allah’a ulaşmakmış öğrendim gelme ne olur
Bundan sonra sevdiğin artık Allah’a kul olur
 Artık ağlayarak kahır olmuyorum
Aşkını terk ettiğimi bilsen de olur
Mehmet Aluç©




Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç