Bu Blogda Ara

suç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Deli Divane



Nedeliyim ne divane
Çok seviyorum aksine
Ayrılık çalınca kapımı
Yıktı gönül yapımı
Kırdı o an gönül sazımı       
Oldum böyle deli divane

Üzülsem de alabildiğince
Ayrılığa bulunmayınca bir bahane
Ayrılık oluyor o an şahane
Olsan da dönen pervane hazır bahane
Oldum böyle deli divane

Alsam gitsem başımı
Boşa akıtmasam gözyaşımı
Vermesem boşa savaşımı
Olmuyor sızlatma başını
Gonca güllerimi derdim
Oldum böyle deli divane

Sevmem artık nazlı gülleri
Kınasa da beni birileri
Esse gönlümde hazan yelleri
Kapandı artık gönül defteri
Tutmalı ayrılığın elinde
Gitmeli girmeli yerin dibine
Oldum böyle deli divane

Söyleseydi suçumu
Bölmeseydi uykumu
Parçaladı gönül kuzumu
Anlatamam bu durumu
Viran illerde ağlarım
Kime halim anlatırım
Kapalıdır bunun yorumu
Aradım sağımı solumu
Oldum böyle deli divane

Kul Mehmet’im çek sancını
Unutma sakın bu acını
Dönse de açma sakın kapını
Kaybet artık anlayışını
Dön yürü kendi yolunda
Tut seni sevecek birinin kolunda
Yürü koçum kendi yolunda
Oldum böyle deli divane
Şimdi oldum aşka pervane
Şimdi sevdiğimde bir tane
Gülüşleri de şahane
Mehmet Aluç /Kul Mehmet



1 Kasım 2016 Salı

Biraz Merhem Olsan


 merhem olmak ile ilgili görsel sonucu
Ne ararsan kendinde ara suçu başkasında arama
Suç aramak için gönülleri radar gibi sende tarama
Kendin gibi insanları sanma sende yerinde dur ama
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Dünya senin olsa ne fayda bakmazsan gönüldeki saraya
Belki bugün yarın son nefesinle çıkamazsın sen haftaya
Kendi suçunu görmezsin herkesi suçlarsın bu deli kafayla
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Allanır pullanırsın ne diye kadın gibi sen sallanırsın
Yanıla yanıla giderken bu fikirle durmadan yanılırsın
Yalnızlıkla yaşarken yalnızlıkla etrafına boş bakınırsın
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Az aklını kullan akıllı ol kendi suçunu sen kabul et
Gönül kapını aç durma insanlara çekme önüne set
Az gönülden sev sende gül durma insanları gülümset
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Bu dünyanın nimetleri senin değil baksana yağar bol bol
İnsanları sev kendini sevme aç sevmek için kocaman kol
Kazandığını saklama ihtiyacı olana da ver az iyilikle dol
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Bu dünyaya gelmenin sence nedir manası yemek içmek mi?
Yoksa bir gönül severek içine gülümseyerek girmek mi?
Yoksa üç günlük dünyada hep bana Rabbena demek mi?
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Aç durma aksın aç gönül vanası elinde olsun gerçeğin manası
İnsanın çok zordur yaşarken gerçek olanı anında hemen anlaması
Bu dünyada paylaşırken ölü anın anında budur canlanması
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Aç gönül kulağını kâinatı dinle seninle konuşuyor anla
Yaşarken bir derman ol dermana koş durma bu canla
Sil ne varsa gönlünde aklında fazla yaşamazsın bu kafanla
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Kazandığını bol bol dağıt korkma malın eksilmez artar
Sana verilen mal ne için verildi değeri olmaz saklamakla
İnsan yatmaya gelmedi anlasana kim mutlu oldu yatmakla
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Bugün varsan yarın ecel gelip alnından vuracak
Sanma kazandığın sakladığın seninle gelecek yanında duracak
Kazandığını ne yaptın diye yüce sende Rahman hesap soracak
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Şimdi den yüreğini iyileştirmeye bak hemen iyileşmez
Bugün yarın hakkımızda neler olur bu işte bilinmez
Helal kazanıp yemezsen bu hesap vermenin azabı bitmez
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Yenik düşme nefsine şeytan peşinde koşmakla
Bu dünya güzelliklerle dolu boşa harcama bu hayatla
Hep bana Rabbena dersin sana yeter ne anlarsın soymakla
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Yaşadıkların kederlerinle sana sancıyla kalan hediye
Az aklını kullan iyi adam ol yaşa az sen koş sevgiye
Yoksa o gönül boş kalsın diye verilmedi düşün ne diye
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Hatanla günahların al karşına iyice bak incele
Anla hatanı günahın için var tövbe kapısına gel hele
Lütfen egonla yaşama yık gitsin böyle yıkılma bile bile
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Az sus çok konuşma biraz düşün konuşmak değil bilmek
Hatanı bilmek anlamak değildir ki o an ölmek
Düşünerek güzeli anlamak işte budur gülümsemek
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

 Kul Mehmet’im gönlüm bu sözlerden al nasihat
Kulsun yaşarken elbet sendedir suçla kabahat
Kabahat Nebahat az et sebat az sende et rahat
Biraz merhem olsan sen kanayan gönüldeki yaraya

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

23 Ekim 2016 Pazar

Sonuca Odağa Kapalı Suçlama


 sonuçsuzluk  ile ilgili görsel sonucu
İnsan bilmediği tahmin edemeyeceği karışamadığı bir suçtan dolayı sorumlu tutulabilir miydi? Sorumlu tutmuşlardı, dolaylı yollarla tanışmış olması sanki ona bu hakkı veriyormuş gibi suçlu bulmuşlardı. Neyin içinde neye karıştığını bilmeden, iki gün olmuş odasında aç susuz konuşmadan ölmekte olan, son nefesini bekleyen bir ceset gibi düşünmeye anlamaya çalışıyordu. Kapalıydı tüm kapılar, kapatmışlardı suratına bir bir. Anlatmak isterken, dinlemiyorlardı. Soğuk bir taştan ibarettiler, his duygu anlam manaları olmayan taştan daha katıydılar. Oysa bu dünya kâinat bile ölene, yeni bir kapı açıyordu, sonsuz bir hayatla, bilinçli olarak yaptıklarından dolayı hesaba çekmek için fırsat sunuyordu. Onların bunu bilmemesi dünyanın da bu halde olmadığı, yaşamında böylesine acımasız olmadığını anlatmalıydı. Ama nasıl?
İşte böylesine bir çıkmazın içinde iki gün olmuş hala bir ceset gibi sadece nefes alarak, hiçbir hayati bağa dokunmadan anlama çıkmaya çalışıyordu. Aslında düşmek, çıkmak içindir biliyordu ama onlar bilmiyordu… Kahramanımız Suat, bir danışmanlık şirketinde yatırım yapanlar için danışmanlık yaparak, gelen müşterilere kazançları için daha iyi olabilecek yatırımlar için yön veriyor, onlara yeni imkânlar sunuyordu. Yani borçla batık durumda olmayanlara batmış durumda bir şirketin kurtulması için pekte yasal olmayan yasal olan ama yasal olmayan bir portföy-Para çantası da diyebildiğimiz anlamda- sunarak yardımcı olarak, yeni projeler olanakları sunarak batmalarını yani batmayanı batmış göstererek önlüyor, düzlüğe çıkmalarını sağlıyordu. Oysa şimdi kendi elinde olmadan bilmediği karışmadığı bir olay yüzünden, batmasına göz yumuyorlardı. O insanların hayatlarını yatırımlarını iyileştirmeleri için gece gündüz çalışarak, çalıştığı şirketin müşterilerine memnuniyet sunarak, şirketin büyümesine katkıda bulunuyordu. En son yardımcı olduğu yeni yatırımlar sunduğu müşterisinin oğlu, bilgisayarındaki kayıtlı müşterilerin borçlarını ödeme süre ve tutarlarını gelecekte nasıl yol izleyerek düzlüğe çıkacakları, adresleri, inandırıcı olsun diye batmamakta olan şirketlerin, nasıl batırılacağına yön veren dokümanları kopyalayarak ele geçirmiş, hatırı sayılır bir mafya babasının bilgilerini alarak medyaya ya sunmuştu. Oysa bilgisayara giriş şifreleri günlük şirket tarafından değiştirilerek, mesai saatinde çalışanlara verilir ve her saat başı değiştirilirdi. Yine o gün hatırı sayılır son müşterisi ile çalışırken bilgisayarı kapatmış, yanında ki müşterinin oğlu olacak zat, izin isteyerek lavaboya gitmesi gerektiğini söyleyerek, onlardan önce büroyu terk etmişti. Suat her gün çıkışta kartını okutarak kapıyı kapatmak üzere idi ki telefonu çaldı, arayan ise yeni bir müşteri Kemal bey
-Suat Bey telefonunuzu Serhat beyden aldım, ben Haydar Sönmez Holdingin patronu, güç veren Holdingin sahibi olan Serhat beyden.
Suat
-Tamam, şimdi hatırladım, buyurun nasıl yardımcı olabilirim size?
-Şirketimizin geleceği hakkında, sizden bilgi almak için randevu almak istiyorum.
Suat saate baktı mesainin bitmesine beş dakika vardı.
-Mesai bitmek üzere bugün görüşmemiz mümkün değil, isterseniz yarın ofisime buyurun görüşelim.
Haydar
-Hayır, öyle olmaz siz akşam saat sekiz gibi hazırlıklı olun, şoförüm sizi evden alacaktır.
Suat kararlı bir ses tonu ile.
-Ben eve iş götürmüyor ve mesaiden sonra, iş konusunda danışmanlık yapmıyorum Haydar bey.
-Biliyorum Suat Bey, her şeyin bir ilki vardır…
Konuşmayı yürüyerek yaparken, ofisin kapısını kapatmayı unutarak ofisten çıktılar. İşte ne oldu ise bu mesainin bitmesine, beş dakika kala,  bu telefon konuşması arasında lavabodan çıkan müşterisinin oğlu tarafından bilgi ve haberi olmadan, bilgisayarını kapatmasına ve şifresinin geçersiz olmasına rağmen bu işi yapan ve bilgileri medyaya sızdıran ismi Ruşen olan müşterisinin oğlunun yapmış olduğu hırsızlıktan dolayı sorumlu tutulmuştu. Karısı ve çocukları kaçırılmış, bu olayla ilgili aramadığı hiç kimse kalmamış ve her bir kapı, teker teker suratına halini anlatmadan kapanmıştı.
Oysa en son aradığı ona milyon dolarlar kazandırdığı hatırı sayılır Gürkan beyle villasında konuşurken ona.
-Gürkan Bey, beni tanırsınız, sizin için milyon dolarlar kazandırdım ve bu milyon dolarlarınıza hiçbir zaman göz dikmedim, eğer dikmiş olsaydım size kazandırmadan önce yüzde ellisini sizde biliyorsunuz komisyon olarak alırdım. Ben Kamil Babayı tanımam ama o beni sizin aracılığınızla tanımış ve sizin ricacı olmanızla onun şirketini batık şirket göstererek, hisselerinin değerini düşürerek, yeniden başka bir paravan şirket kurarak satın almış, tekrar kendisine iade etmiştik, büyük kazançlarla sattığı hisseleri çok ucuza düşmesi ile tekrar eline geçmesine fırsat vermiştim. Daha önceden medyaya, bu holding iflas ediyor haberini ben yayarak, hatırı sayılır medya patronlarını çevirdiğimiz işlerden habersiz oldukları için, onlarında yardımı ile bu yalan haberle hisselerin satışını düşürerek, yeniden almış ve daha sonrasında, iflasa gerek olmadığın yetkili makamlara bildirmiştim. Eğer ona karşı bir yanlışım olsaydı o zaman yapardım. Şimdi bana açık olan tüm kapıları kapattınız ve ortada benim gibi hiç suçu olmayan, karım ve çocuklarımın kaçırılması ile onlarda suçlu durumdaymış gibi muamele gördüler. Bana bunu açıklaya bilir misiniz?
-Suat’ım biliyorsun böylesi bir durumda, size bunu izah edecek bir söz ve açılacak bir kapının olduğunu sanmıyorum.
Suat kızgın bir ifade içinde.
-Bunu söylerken sizler kendinizde misiniz? Ne demek açık bir kapı yok, üstelik hiç suçumuz olmamasına rağmen! Bun söylerken insan olmadığınızı mı bana söylemek istiyorsunuz?
Gürkan Bey sinirlenerek ama gülerek
-Ha şunu bileydin, bu insanlar bu şirkete gelen insanlar böyle insanlar Suat’ım, anlamazlar ama anlaşılmakta isterler, çare kapısını kapatırlar ama sıkışınca, çare kapısının tüm kapıları kendilerine açılsın isterler.
-Ama bu nasıl nasıl olabilir? Bunu açıklayacak bir kelime yok bu dünya üzerinde! Taş olsa anlayacağım cansız ama taş, ama bun…
Hırsla ceketini kanepenin üzerinde alarak villayı terk etti.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Arkası yarın veya dahada arkası ertesi gün inşaAllah...

18 Nisan 2016 Pazartesi

Bakma Bana Gardiyan





Bakma bana gardiyan beni yakan hükmüme bakıp
Beni yakan bendeki ben değil şartların acizliğidir yakan
Alnıma çaldıysam kara leke yatıyorum işte yüreğime budur batan
Bana suçlu gibi bakma gardiyan bu bitirir beni sen misin yatan
Sen misin hükme hüküm veren olanları görmeden bakan
Bin bir pişmanlık içinde benim bu parmaklıklar içinde yatan



Ben miyim sana yabancı söyle gardiyan ben miyim yalancı

Sen misin bana yabancı söyle kim bu dünyada hancı

Bir lokma dedim bin eziyet ettiler sustum
Yüreğime soktukları onca işkenceleri geceleri kustum
Merhamet insaf dedim o bize ait dediler vurdular kaçtım
Kaçtım ama açtım etrafıma baktım kırdım fırıncının camını     
Aldığım bir kuru ekmek yıkmadım ya başına dükkânını
Sen misin hükme hüküm veren olanları görmeden bakan
Bin bir pişmanlık içinde benim bu parmaklıklar içinde yatan




Ben miyim sana yabancı söyle gardiyan ben miyim yalancı
Sen misin bana yabancı söyle kim bu dünyada hancı

Arz edemedim bu garip halimle şikâyetimi
Kim anlardı beni kim bilirdi sefil halimi
Şimdi dolduruyorum pişmanlıkla bu günümü
Elimden alma sakın umut denilen insanlık gülümü
Çıkmaz sokaklardır benim göremem ki ben zaten önümü
Bir çukur açarak sende düşürme içine beni koparma dilimi
Sen misin hükme hüküm veren olanları görmeden bakan
Bin bir pişmanlık içinde benim bu parmaklıklar içinde yatan



Ben miyim sana yabancı söyle gardiyan ben miyim yalancı
Sen misin bana yabancı söyle kim bu dünyada hancı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

19 Mart 2016 Cumartesi

Öfke Gerçeği Gizler (Karalamalar)



Gözler kör olmuş nefret bu kadar mı kör bakar yakar
Biri suç işler suç işleyen değil suç işlemeyeni suçlu diye suçlar

Cahil fikirler nefret ile yanar sahibini yakar
Üzerine sönmesi için su atanı benzin döküyor diye suçlar kaçar

Nefreti ile parlayan ne eder
Önce kendini sonra etrafını yakar yok eder

Elbet nefret bir gün biter
Nefret biterken nefret sahipleri bu dünyada nefreti ile göçer
Merhameti ile gezenin varlığı ortaya çıkar herkes gülümser

Sakın kötü yollara düşme
Düştükten sonra millete küsme
Küstükten sonra kimseyi üzme
Üzünce üzülürsün üzülünce
Yalnız kalırsın

Yanlış olursa düşünceler
Kötüye gider gidişler
Kötüye rıza gösteren
Kötü yolda yok olur gider
Kötülüğü sevk eden arkasında güler

Herkes her şeyin iyisine layıktır
Kötülük iyilik değil milleti ayıktır
Ayıkmayan milletin sonu nefretle yıkılmaktır

Zulme alkış tutma yanlıştır
Yanlışa devam etmenin sonu yok oluştur
Zalim zulme devam ederken ona rıza göstermek yıkılıştır

Hakkı hak olduğu için söyle
Haksızlığı da zulüm olduğu için yık olmaz böyle
Hak yoksa dilde gönülde nasıl insan nasıl yaşar söyle

Hemen öfkeye sarılma az sabır eyle
İnsan öfke ile yaşar mı hiç böyle

Etraf karanlık diye sakın sen korkma
Gönlündeki merhamet ışığını yak, karanlık böyle yok olur başka soru sorma

Birilerini suçlamakla sorun ortadan kalkmaz
Birilerini suçlamakla sorun devam eder
Elin zalim oğlunun ekmeğine yağ sürersin
İşi bitince adam diye suratına bakmaz

Öfke ile insanlık sürünür yerde
Herkes gönlüne çekmiş öfkeden kara perde
Çare birlik beraberlikte lakin
Herkes çareyi zalim elinde arar buda çok çirkin

Merhamet insanı güzel eyler
Öfke insanı deli eder
Dünya merhameti bekler
Öfke ile gezen merhameti bilmez uçuruma gider

Gönülde merhamet ne zaman eyledi göç
Göç başladı ise işimiz çok güç

Öfke gerçeği gizler
Öfkeye kapılmamalı bizler
Öfkeyi yayanlar kırılsın sizde dizler
Birlik beraberliğe tahammül edemez kimler

Öfke içinde solma merhametle ol yorulma
Yol devam içindir durma
Sana koşarak gelenide düşman diye vurma

Öfken ile denizlere dalma boğulursun
İnsanlara yaklaş gülümse adam olursun

Yalan söyleyen gibi olma
Yalan uçurumunda düşerek solma

Hakkı zikir eyle sen durma
Zalim hakkın karşında yok olur sen umudunu soldurtma

Merhamet hakka insanlığa giden yol
Kendini unut merhametli insanları ara bul

Her güzellikte insana bir nasihat var
Güzelliği görmeyen insana nasihat etmez kar
Hem dünyası hem de ahireti olur dar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç