Bu Blogda Ara

gamze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gamze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Ah Minel aşkla edeple sarılmış iç güzellik



           İlgili resim
   Ah güzellik, tarifin mümkün olsa da seni anlatmak mümkün değil. Fiziksel güzellik değil dediğim iç güzellikten bahis ediyorum. Yüce Allah, satır satır kadının ve erkeğin içine yerleştirmiştir, onu satır satır nokta nokta anlatmakla bitiremeyiz. Kadına da erkeğe de yakışır, kadına fiziksel güzelliği ile daha çok yakışır. Bakınca hemen fark edilmez, az dikkatle bakınca, mimiklerindeki edep, gözlerindeki gamzelerindeki gülüşünde ki o cennet kokusu o tatlı güzelliğin tarifi yoktur.
   Gamzesine saklanmış cennetten bir gülüş olan o gülümsemeye saklanmıştır, her gülüşünde kendini gösterir gamzesinde… El hareketlerine gizleniştir, adımlarına gizlenmiştir kadının kirpiklerine konuşmasına bakışına gizlenmiştir o harikulade güzellik yani iç güzelliğin yansıması, hayran kalırsın, asırlar boyu baksan doyamazsın, içinde kaybolmak ister tekrar dışarıya çıkmak istemezsin o edeple sarmaş dolaş olan bozulmamış tabi iç güzelliğin kıvrımları ile kendini belli eden güzellik içinde. Ah dersiniz ben ne sanmıştım meğer ne kadar harikaymış edeple bu iç güzellik, tabi görmek isteyene değerini kadrini bilmek isteyene görünür. İşte aşkın güzelliği, cennettin güzelliğiyle edeple sarılı olan güzellik, paha biçilmez değerini hiçbir şey ödeyemez, sadece kadir kıymetini bilmek korumakla değeri ölçülür. O kadında gizlenmiştir, helali olan erkeğe yüce Allah’ın bir lütfudur ve kadında erkeğe emanettir bu güzelliği ile sahip çıkmaz kadir kıymetini bilmez isek kaybolur, bu edeple cennet çiçeğinin kokuları ile sarılmış güzelliği huzuru…
Erkeklerden ziyade kadınlarda en çok belli eder edeple yan yana duran cennetin kokusunu içine serpilmiş, cennetin güzelliği ile yansıyan bu iç güzellik. Rabbim ayrı yaratmıştır dersin her noktasını ayrı güzellikte, her hareketinin santimini, konuşmasındaki tatlılığı, gülüşündeki cennettin kokusunu serpmiştir içine… Hani deriz ya aşk anlatılmaz yaşanır, işte bu iç güzellikte hemen görünmez saklanmıştır edeple birlikte, az dikkat edersin, sana yaklaşınca çekinir lakin o çekinmesindeki güzelliğin tadına doyum olmaz, konuşmasındaki tatlılığa cennetteki meyvelerin tadı karışmıştır adeta, hissedersin, Yüce Allah c.c. hikmetinden kereminden ihsanından sual olunmaz, yaratınca Rabbim kusursuz yaratıyor, lakin bizler sonunda kusursuz olanı bozuyoruz…
   Ah Minel(cennetteki inci tanesi ) aşk, ne güzel serpilmişsin dizilmişsin kadının içine edeple bu güzelliğin içine, tarifin mümkün değildir, ancak hayran kalınırsın bakarak yaşayarak, hele birde alıp seni sararsa bu ah Minel aşk, cennetesin işte bu dünyada, ölmeden önce düşmüşsündür içine… Rabbim böylesi güzelliği yaşayan ve yaşatanlara rast getirsin cümlemizi evliliğimizi birlik beraberliğimizi… Tabi ben erkek olarak kadında ki iç güzelliği anlattım, bir bayan arkadaşımız yazar kardeşimizde bu erkekteki iç güzelliği yazarda okuruz inşallah. İnsan bazen içindeki güzelliği göremiyor, karşıdaki karşı cinsi daha iyi görebiliyor ve hissedebiliyor. Selam ve dua ile muhabbetle aşkla kalın. Selam ve dua ile kardeşlerim.
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

               

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Bekliyorum Bir Tanem


 
benden uzaklaştın gittin ya bir tanem
giden sen değildin bendim
bendim bu dünayayı terk edip giden
mutluluğa sevgiye gülümsemeye hasret kalan
yarınları sakat doğumsuz öksüz kalan
sevdiğinin gamzelerine bir öpücük
bir demet çiçek bırakmaya hasret kalan bendim
sensiz bir tanem ne şehrim kaldı ne de bir ilim
ne de bir ovam yaylam kaldı
hepsi gidişinle kurudu kaldı
bir daha yeşermez ovalarım yaylalarım
ötmez artık gönül bahçemde bülbüller
artık kim yüreğimde acılar olunca dağlayacak
gülümsemeler ile saracak
dünyamı kim öpücüklerle ısıtacak şenlendirecek
kim sımsıcak yumuşacık kolları ile beni saracak
sen gitmedin bir tanem
ben gittim kayboldum
ne önümü görebiliyorum 
ne de yarınlarımı örebiliyorum gülüşlerinle
gönül evim hanemde baykuşlar ötüyor
tüten ocağım tütmez oldu
seni bilmem ama 
ben ben var ya
kollarımı açanda kollarım kırıldı
hayallerim yıkıldı görünmez oldu
aşk artık gönlüme şarıl şarıl akmaz oldu
yüzüme artık kimse bakmaz oldu
yanarken yüreğim kor alev
gidecek her zaman ki gibi
Yüce Rabbimin yanı kaldı
gerçi her zaman bizimleydi
gönlümde hep seninleydi
buda benim seninle imtihanımdır dedim
sabırla sabrı bekledim
yeniden karşıma çıkarsın dedim
bakarsan dört bir yanına
seni arayan
sevgine susamış gözlerimi göreceksin
rüzgarı dinlersen sevgi dolu sözlerimi duyacaksın
unutma bir tanem ben seviyorum seni dön gel bir tanem
hata ettim de koş gel kollarıma sarıl bana
sarılayım aşkın kokusuyla sana doya doya
şimdi sen kokan sahilimizde seni bekliyorum
gözlerin sahilde denizde kalmış
ona bakarak kendimi avutuyorum
dalmıyorum karanlıklara
sakın üzülme
gülen gözlerin gibi denizdeki gözlerine bakarken gülümsüyorum
koş gel bir tanem ben seni bekliyorum
ıssız kalmasın sahilimiz martılarımız sevdamız
martılar isminle ötsün
gülüşünle sahil martıların ötüşüyle şenlensin
gözlerinde ben ve yarınlarımız gülüşün olsun
bekliyorum seni dön gel bir tanem
bekliyorum...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Ocak 2016 Salı

Attım Adımım Aşk’a.



Attım adımım aşk’a son bir adım gayretle
Ne olacak bilinmez gönül haydi seyreyle
Nazlı yar sever mi ki duamla son dilekle
Nedir aşkı aşk yapan yârin baldan dilimi
Yoksa bu gönlü aşk’ın gülümseten yüzümü

Açtım kapısın talim ettim ben aşk yolunda
Aşk ile kol kola yar gelir aşkın kolunda
Sever misin sen dedim aşk yürürken yanında
Çıkar mısın dedi sen aşk yolunda sağ salim
Çileyi derdi servet diye sen alır mısın?

Dedim aşkla çileye dertle olurum âlim
Elin uzatırsan ben çıkarım yar sağ salim
Aşkı içerim yudum yudum olurum kaim
Ömür boyu seninle aşkımız olur daim
Bu güzel sevilir de olur aşkla can yârim

Kul Mehmet işte aşkla gönül işte dirildi
Beni aşkla görenler önüme de dizildi
Nazlı yâri kolumda görenlerde sevindi
Güzel aşkla gönüller böylesine dirilir
Nazlı yârin gamzesi de aşk’la sevilir

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Aralık 2015 Cuma

Bu Gönlümü Yıkar Geçer.



Nazar değer aşkımı söylemem ben herkese
Nazar değmesi değil anlaşılmaz mesele
Aşk bu konarsın o an gamzesinde ki güle
Aşkı bilmez, garip bu gönlümü yıkar geçer

Gülüşü ile alay eder aşktan o bilmez
Alay eder nazlı yar ile doymak hiç bilmez
Gönülde kalsın bu nur aşk paha biçilmez
Aşkı bilmez, garip bu gönlümü yıkar geçer

Ferhat'a o dağları deldirten bu zihniyet
Eder eziyet aşktan anlamaz yok ciddiyet
Daha fazlası var bozuk cins cibilliyet
Aşkı bilmez, garip bu gönlümü yıkar geçer

Basit biri değilim gönülden ben severim
Aşk için çile dolu yolu aşar geçerim
Aşk badesini yârin elinde ben içerim
Aşkı bilmez, garip bu gönlümü yıkar geçer

Kul Mehmet'im aşkla bu gönlüm bilirim zengin
Aşk deryasını kimse bilmez ki o bir engin
Aşkla severim bitmez bilirim hiç bu sevgim
Aşkı bilmez, garip bu gönlümü yıkar geçer
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

30 Ağustos 2015 Pazar

Seni Seviyorum Derken...




Seni Seviyorum Derken...


Asıl olan seni seviyorum derken, sevdiğin kadının gönlünde gül olarak açabilmek, kokun ile onu sarman, aşkın deryasında yürüterek mutluluk ile gülümsetmek, yoksa kuru kuruya seviyorum demek herkesin yapacağı, geçici duygu ve heveslerdir. 

Severken sevgi çiçeğini iki gönülde yeşertmek ve gönül elinle, gülümseyerek sunmaktır, sana bakarken kendi mutluluğunu görmesidir kadının, seni seviyorum derken... 

Nefes alırken, huzurla seni seviyorum derken, huzur çiçeği ile gülümsetilendir kadın, seni seviyorum derken, gamzesine gülücüklerin binlercesini cümle cümle, hece hece sığdırmaktır... 

Alnındaki elindeki gönlündeki aşk ile gönlünde yükselendir kadın, seni seviyorum derken, zaten budan gayrisi günümüzde yaşadığımız içi boş altı ay süren aşklardan öteye geçmeyen adını sonsuz mutluluk veren aşkla kirlettiğimiz duygulardır şimdilerde adına aşk dediğimiz.

Mehmet Aluç



__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

9 Haziran 2015 Salı

Kapatıyorum Gönül Evimin Tüm Işıklarını Sana


Keşke söylediklerimi kendime söyleseydim de sana söylemeseydim, söyler iken yüreğimin aşk dalları birer birer kırılıyor, benimle beraber soluyor…

Sana uçan kanatlarımı kendi ellerinle kırdın, sana uçamıyorum ayaklarım kırıldı yürüyemiyorum… Bana koş gel diyorum hiç duymuyorsun vefasız, bana bakarken gamzende güller açıyordu şimdi ayrılık okları ile dolu yüreğime her somurttuğunda yüreğime saplanıyor, ama sen görmüyorsun bilmiyorsun işte bu beni, ahların içinde ıstırapların içinde yaşıyorum…

Yüreğimin sahillerinde ellerinde diken ile yüreğimi parçalıyorsun, bu isteksizlik nefret nereden çıktı bilemiyorum, anlayamıyorum! Söylemiyorsun,  anlatmıyorsun! Her muamma cevabını bulur, ama suskunluğunun cevabı sanki mezarda bulacak korkusu, yüreğimi yakıyor. İnsanlık hali yanlışlıkla kırıcı söz söylemiş olabilirim ve hatırlayamıyor olabilirim veya birileri hakkımda sana doğru olmayan bir şeyler söylemiş olabilir, söyle bana çözüm bulalım diyorum, hiç yüzüme bakmıyorsun, konuşmuyorsun… Öfkelisin nedenini bilmiyorum! Kendine merhamet etmediğin gibi bana da merhamet etmiyorsun! Nasıl olacak? Çözüm nedir? Söylemiyorsun…

Kızgın bakışlarında cevap arıyorum kahır buluyorum, yeter artık ya cevap ver ya da bu defa ben terk ediyorum seni. Sanki bulunmaz Hint kumaşı gibisin, sen sevmezsen beni seven birini arar bulurum asıl sen üzül seni candan sevenini kaybettin, şimdi kendi kahrın nefretinle karanlığınla kal baş başa o zaman anlarsın belki kıymetimi, gerçi bundan sonra anlasan da anlamasan da fark etmez, ben sana gönül kapımı kapattım gidiyorum… Unutmakta bir nimettir seven için, her ne ise bizi bu duruma düşüren arayalım bulalım cevabını… 

Susuyorsun, öyle ise sonsuza kadar sus nefretinle, yenilgiye cesaretinle karşı yürüme korkaklığınla kal baş başa artık bundan sonra, yüreğim ağlasa da yağan yağmur gibi rahmettir diyorum seni terk ediyorum, ben istemesem de bir mülteci gibi yanında kalamam bu kendime ve aşkıma ihanet olur…

Aşksız nursuz karabasan rüyalarla kal, en katı yüreğinin kuytu köşelerinde sokaklarında bensiz yürü… Arkamda bize ve aşkımıza ait tüm izleri silerek gidiyorum artık arasan da bulamazsın izimi, ukde kalsın yüreğinde bize ait anıların dehlizinde karanlığında kal ya da belki ben iyi değilim söylemedin olabilir, şimdi benden kurtuluyorsun diyorum ve kapatıyorum gönül evimin tüm ışıklarını sana…  

Yeniden bir seven bulana kadar, ben aşkımı sandalına binerek aşkın derya denizinde yavaş kürekleri çekerek senden uzaklaşıyorum… Dilara bakışlımı aramaya gidiyorum, vuslat ile gönlüm saracak hep benim gibi gülümseyecek olan sevenime doğru gidiyorum… Dilimde dualarla dilinde dualar olanıma doğru yavaş yavaş yol alıyorum ve gülümsüyorum, yüreğimde gülümseyen umutlarımla.

Mehmet Aluç

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Rahman Vardır Neden Unutursun




Ey gönlüm neden dertler içinde ağlarsın
Dertlere derman olan Rahman var neden unutursun
Sanma bülbül feryat eder gül başında
Gülde kendi güzelliğini bulur neşeyle bekler öter yanında

Nazlı yarin gamzesinde güller solmuş olsada
Gamzesindeki oklar sinen delsede
Bir gün gülermi diyen umutsuzlukla kalsanda
Her kulu güldüren Rahman vardır neden unutursun

Sanma sakın ey gönlüm Rahman seni azat eyledi
Sınama ile gönlünü pişirir sonunda şad eder
Sen Rahman yolunda secde ile yürü Rahman seni sad eder
Her kulu güldüren Rahman vardır neden unutursun

 Kul Mehmet Ömrün hicran ile dolu olsada
Hicranı vuslat ile nurani eyler Rahman yol uzun olsada
Ağlasanda  üzülme gönül pınarından çiçekler açtırır
Her kulu güldüren Rahman vardır neden unutursun



Şad: Sevimli, neşeli.
Sad: kutlu, uğurlu. iyilik, kuvvetlilik. ashab isimlerinden, sa'd b. ebi vakkas. aşere-i mübeşşere (cennetle müjdelenmiş olanlar) dandır 

Hicran:Ayrılık

5 Mart 2015 Perşembe

Vuslat Bekleyenindir




Yokluk hasreti ile
Umutsuzluk ateşi ile
Yüreğini kor alev yakma
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Hayat ölüm bir iple birbirine bağlı olsa da
Hasret ile yollar gözyaşı ile dolsa da
Tam kavuştum derken elem kahır gönlünde taht kursa da
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Aşk yolunda önüne çıkar düşmanın üçü beşi
Aşk bu kıskananı çok olur dünyada bulunmaz eşi
Kavuşmaya çalışanı kavuşturmak istemezler aşk’ın bulunmaz neşesi
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Gamzende yetişirse kederin dikenleri
Aşk mutluluktur bil onunla gülenleri
Karanlık gecene doğsa da gam geceleri
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Zamansızlık paradoksu ile keder uçurumunda gezinme
Şahlanır durgun bakışlar aşkın bakışı ile sen üzülme
Umutsuzluğun mırıltılı naaşını göm karanlık mezarlara geriye dönme
Vuslat bekleyenindir ey sevgili

Kul Mehmet’im mutsuzlukla gönül evine mezar kazma
Kazdığın mezara umutsuzluk karartısı ile sen yatma
Sakın ola dünyalık mal için kimseyi sakın ola satma
Vuslat bekleyenindir vuslat yolunu gözleyenindir ey sevgili

Mehmet Aluç

21 Şubat 2015 Cumartesi

Yaşatır Gönüle Yazı




Gönülden sevenin olmaz mı gönül sazı
Birazda olmaz mı az tatlı gülümseten nazı
Sevende onu severken almaz mı hazzı
Gönülden aşk ile seven yaşatır gönüle yazı

Ah birde gamzesinde olursa mutluluk gülüşü
Birde halden anlayan tatlı gülümseyen bakışı
Dilinde aşk ile sevgi ile sözlerin güzel çıkışı
Gönülden aşk ile seven yaşatır gönüle yazı

Sakın ola sevgilini devri düşük sözlerle incitme
Sakın ola yaşayacak sevgimiz kalmadı diye terk etme
Medeniyet tek dişi kalmış canavarın sözü bu dikkate alma
Gönülden aşk ile seven yaşatır gönüle yazı

 Kul Mehmet’im bak güle ibret al var etrafında diken
Acı sıkıntı ile kullar değil mi bir anlığına imtihan edilen
Az sabırla mutluluğa kapıyı açıp gülümseyen
Gönülden aşk ile seven yaşatır gönüle yazı
Mehmet Aluç


30 Ocak 2015 Cuma

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var


Sen mi hayatıma ışıksın, yoksa kalbimdeki aşk mı, yoksa gittiğim yol mu aydınlık? Bilemiyorum!

Aşkın kokusu mu sardı, senin kokun mu beni böylesine sarhoş etti? Onu da bilemiyorum!

Sen böylesine içimde capcanlı dururken bu soruların ne önemi var diyorum es geçiyorum…

Gözlerimde yaş olmadıktan sonra, çığlık çığlığa sensizliğin feryadı yok ya yüreğimde işte buna seviniyorum…

En önemlisi seni anlatan hecelerim mısralarım var, seni yazdığım kendimi anlattığım…
Ya sen bir yana ben bir yana hecelerim, mısralarım, şiirlerim bir yana düşseydik? Düşünmek bile istemiyorum.

Yanağındaki gamzen de açan gülücükler bana bir ömür boyu yeter, başkada bir şey istemiyorum.

Şimdi sen dizimde uyurken yazdığım bu satırlarda bana bakan gülümseyen gözlerinle baş başa bunları yazdım, sen uyusan da yüreğimde her an uyumayan sen ve ben varız birbirimize sevgi dolu gözlerle bakan.
Bende defterimi kalemimi bırakayım sana sarılarak kokunla uyuyayım sevgili gülüm.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç