Bu Blogda Ara

kibir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kibir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2016 Cumartesi

1.bölüm- Anlayamamanın Uçurumunda Gezmek.

 


-Ben seni anlayamıyorum, boş düşünsem de bardağın dolu tarafından baksam da seni anlayamıyorum! Kasanda binler milyar dolar paran var, hala sorduklarında param yok diyorsun, aç ve sefil bir halde yaşıyorsun!
-Sen bilmezsin?
-Neyi bilmiyormuşum?
-Akıllı olmayı!
-Neyin akıllı olmasını?
-Parayı kazanacaksın ama harcamayacaksın, rahmetli babam söylerdi.
-Senin baban deliydi, sen de bende herkeste bunu biliyordu. Hem ne demek kazanıp harcamayacaksın? Harcamadıktan sonra ne diye kazanıyorsun?
-Daha zor günler için, saklıyorum.
-Haline bir bak, bundan daha zor gün mü olur?
-Babama söz söyletmem, o akıllı bir deliydi.
-Şimdi başka bir yerimle güleceğim ortalık kokuya vereceğim… Delinin akıllısı mı olur?
-Bilmiyorsun sen, şimdi kıtlık olsa ne yiyeceksin?
-Ne bileyim, sen ne yiyeceksin? Kıtlık olduğunda ortalıkta para ile alınacak ne olabilir ki, adı üstünde kıtlık… Anladım sen kâğıtları yiyeceksim!
-Lütfen ,dalga geçme.
-Ne dalgası deli, Paranla yiyecek alıp bir kenara koysan anlayacağım… Üstelik duyduğuma göre nerede aklı kıt insanlar varsa para vererek ortalığı karıştırdığını, kavga dövüş ile insanları birbirine düşürerek öldürterek pisliklerle uğraştığını öğrendim. Ne anlıyorsun zevk mi alıyorsun?
-Yine bilemedin, insanları birbirine düşürerek, kavgaya sokarak etrafı yıkarak şirketlerimi büyütüyorum, ben kum, çimento ve silah fabrikalarımı nasıl kurduğumu sanıyorsun?
-Kurdunda ne oldu, tek başına, insanlar seni gördüğünde bir pislik gibi suratına bakıldıktan sonra, paraları kasalarda binlerce insanın günahına girerek kazandıktan sonra ,hiçbir değeri yok ki.
-Bilmiyorsun sen!
-Sen biliyorsun da ne oluyor, bir gün bir akşam şöyle gülümseyerek oturduğun bir anın var mı?
-Şee… Şeyy, yok ama hep düşünüyorum, zihnimi taze tutuyorum.
-İnsanların geleceğini yok etmeyi düşünerek mi? Şaşırıyorum, senin beyninde hayvan beynimi var, düşünceler fikirler nasıl nereye vurarak, sana bu vahşeti yansıtıyor anlamış değilim.
-Gerçek olan gerçek aklın aynasına çarparak, yansıyor.
-Yanılıyorsun gerçekler bunlar değildir ki. Aklındaki düşünce ve dilindeki sözler sadece alevlendirmeyi hatırlatıyor, yıkmayı gösteriyor, kötülüğün merkezinde aptalca düşüncelerin pislik dolu, kokuşmuş fikirlerin içine batarak çıkarak yürürken senide pisliğin içine çekiyor. Bir insanın duruşu yaşayışı güzel fikirleri insanların mutlu geleceğini düşünme ile anlam kazanır. Duygulara yer vermeyen, insan varlığının yarınlarını güzelleştirmeyen her düşünce fikir, hatta insan olsun değersiz bir insandır. İnsan denilince, aşk sevgi iyililik merhamet akla gelir. Oysa insanlar seni gördüğünde tiksinerek suratına bakıyorlar. Sadece satın aldığın o satılık insan olmayan insan kılığındaki adiler dışında.
-Hayat bunu gerektiriyorsa, şirketlerimin çoğalması bunu gerektiriyorsa…
-Neyi gerektiriyorsa bu çok saçma, bak bana, senden huzurluyum ve mutluyum, senin kazancının yüzde binde birini kazanamasam da çok şükür huzurum rahatım sevenlerim var. Vahşi bir köpek gibi saldıran insan olamaz, insan olanda vahşi bir köpek gibi olamaz, anlatabiliyor muyum? Cevher, yani insanlık o insanın içinde var oldukça insandır, içi boş nefret dolu olana insan denilmez ki.
-Cevher dediğin insan içinde taşınmaz, kasalarda ellerde taşınır ve saklanması gerekir.
-Yanlış biliyorsun zaten senin dünyaya gelmende yanlış, tıpkı o deli vicdansız baban gibi.
-Şimdi benim tek dostum olmazsan, ben bunları yanlış anlayacağım.
-Dostun değilim sadece küçükken, bazı değerleri öğrenmeden öncesine kadar… Sana acıdığım için yanındayım ben. Sana o kadar güzel sözler söylüyorum, hala algılamada sorun yaşıyorsun. Gerçi önce insan kavramını öğrenmen lazım ki, insan olasın oda senden yok! Tanımlanma algın sıfır hiç çalışmıyor, kazandığın para ile karnı doyurmayan, sen aç kalınca tanımlama algılama hissetme ve diğerlerini ekmek diye yiyorsun o nedenle bunlar sende hiç yok. Sen insanı değerlerle arana koyduğun aklında, varlık olarak isimlendiremediğin saçmalıkların peşinde koşuyorsun.
-Hayır, var olmanın peşindeyim.
-Bu mudur var olma? Yıkarak var olunmaz, yıkarak yıkılır insan. Sende uzlaşma tanımlanması duygusu hiç yok, ben seninle boşa konuşuyorum, zamanımı boşa harcıyorum.
-Sen şimdi bana duygusuz mu diyorsun, el ile tutulmayan ve gösterilmeyenlerin peşinde koşarak zamanımı boşa harcamamı benden bekleme.
-Zaten bekleme hata, şimdi el ile tutulmayan diyorsun, bana para kazanırken duyduğun o gururu gösterebilir misin desem hayır diyeceksin, demek ki bazı şeyler gösterilmez yaşanılır ve hissedilir, sen iç âleminde neyi tarif edemesen onu yaşayarak öğrenirsin ve bu öğrendiğin güzelliği herkesin yaşamasın istersin ve buna da insanlık denir. Sende kavrama kapasitesi hiç yok. Denge unsuru sende neyse…

Devam edecek İnşallah
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

16 Kasım 2015 Pazartesi

Yaşamak Nefes Almak mıydı?




Yaşamak Nefes Almak mıydı?


   Dün ne güzeldi ahvalimiz neşemiz sevincimiz, düştük bir dünya hevesine nazlı yâri unuttuk, gönülde sevgimizi unuttuk... Hani nerede idealler? Daha fazla ev araba almak için miydi hayallerimiz ideallerimiz? Ter dökerek sıkıntı cefa ile kazandığımızı, savurganlık ederek harcamak mıydı kazanç? Yaşadıklarımızla ideallerimle bir adım öne çıkacağımıza, neden beş adım geride kalarak saklanır olduk?

   Gurur ve kibir cebimizde gezer oldu, hani onu ayaklarımızla ezecektik, bize hükmetmesine izin vermeyecektik? Sustun, versene cevap? Dün evlerimizin damı akardı, oturmak için iki yer minderimiz vardı, yıkık bir sobamız vardı onun yanında gülümseyen gözlerimiz yüreğimiz hislerimiz vardı... Şimdilerdeki gibi vicdanımızı aklımızı yemiyorduk boş hayaller uğruna, bir lokma ekmeği dörde böler yerdik ah dün ne güzeldi, bugün daha güzel olacak dedik yanıldık kaybettik kabul et artık hatanı... Hani çocukluğumuzda hep gülerken, yarın herkesi güldüreceğiz derdik, şimdi güldürmeden ağlıyorsun sessizce... Nasıl kabul etmeme izin verdin o güzellikleri silmeme silinmesine? Biliyorum en büyük hata bende ama ikimizde suçluyuz!

   Yaşamak nefes almak mıydı, nefesi mutlukla doldurmak mıydı? Hayat sizli pencere arkasında kalsa da, onun hisseden izi sesi ile yol alacaktık ne çabuk unuttuk ve yanıldık? Duygular hisler tatlı kıpranış'lar değil miydi? Nasıl zindanlarda hapis ettik bilemiyorum aklım fikrim almıyor!
Gel gerisin geri güzelliğin yoluna aşk ve sevginin yoluna, hayatın gülümseyen yoluna girelim, olsa da yolda fırtına sarılalım birbirimize rüzgâr bizi sürüklemez aksi istikamete, haydi var mısın? Uçuruma düşen yarınları, trajik komik durumdan kurtaralım haydi koşar mısın? Bir mutluluk sevgi aşk iksirini, gönlümüzde içelim ve önümüze gelene içirelim, haydi düş peşime...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

15 Kasım 2015 Pazar

İman İle Her Şey Bilinir.




İman ile her şey bilinir
İman ile gülünür
İman ile gezilir
İmansız üzülür
İmansız kibir ile gezinir
İmansız gezilir cehalet batağında
İman ile kul cennetin kucağında
İmansız kul nefis şeytan benlik dağında
İmandır kulun adresi
İmansız kul nasıl gerçeği bilsin
İman ile olan kul mutluluğu görür
İmansız kul ağlar gece gündüz çareyi ne bilir
Makul olan kul seçer iman yolunu
Makul olmayan kul seçer imansızlık yolunu
İşte iki yol seç beğen yaşa
İster ol mutluluğu ahrette yaşa
İster seçme her şey gelir başa
İman ile kâinatı eyle temaşa
İstersen imansız zilleti yaşa
Cahil ile eyleme fazla münakaşa
Anlamaz elini yakar o maşa
Gerek yok yapma kargaşa
İmandır gönlü âlemi süsler baştan başa
Sonumuz olacak elbet mezar
İman edene olur mezar lalezar
İman etmeyen olur harabezar
Yaşarken imanla ver ömrüne ince ayar
Yoksa iman mezarda kim seni adam sayar
Ölüm gelince her şey elinde kayar
Bil bakalım yalnız kalınca sana kim bakar
İman ile ol melekler baksın sana etmezsin intizar
İmansız gezerken yaşarken zaten etmişsin intihar
İman gönlünde ol işgüzar
Nefis şeytanla olup işitme aman azar
Bil bakalım mezarını kim kazar
Nefis şeytan ateşten gülümseyerek kazar
Arkanda kalanlar az biraz ağlar
Unutur gider tek tek sanma kırk gün yas tutar elin bağlar
Yalnız doğdun yalnız öldün yıkıldı güvendiğin dağlar
İman ile gezseydin yıkılmazdı dağlar
Çiçeklerden mezarında açılırdı bağlar
İman gönülde merhametle çiçekler açar
Cennet kokusunda kokular ile kokar
Dünyada her şeyim dersin sen var
Var dediklerin yok oldu işte yerin dar
İmansız yanarsın yerinde sıcak har
Yaz gününde işte başına yağdı kar
İman ile olmadın kime dersin beni sar
Nefis şeytan terk etti faydasız olan eylemedi kar
İmandan başkası ömre gönül'e yaramaz anlasana
Yüce Allah imanı gönlüne al diye bahşetti sana
İmanı al gönlüne sıkıntı gelmesin o cana
Eğer yanlışım varsa sende söylesene bana
Kul Mehmet'im iman olunca gönülde
Nefis şeytan susacak onu gördüğünde
Sanma hayat bitmez bir adım yürüdüğünde
Ecel bekler kulu her nefes alıp verdiğinde
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Harabezar: Viranelik. Yıkıntı yeri.


28 Haziran 2015 Pazar

Rahman Peşinde Kur'an Sünnet Peşinde Gidersen Huzur Bulursun.



Sabır ile yol almayan biz kullar ne kadar aceleci sıkıntının ilk adımında sabırsız dayanıksız çıkarız! Çürük tahtaya basmakta çok aceleci, sağlam tahtaya basmakta çok yavaşız vesselâm. Yaşantımızda sağlam tahtaya bastığımız o anlar bizi ötelere yarınlara sabırla taşıyacak olan biliriz hala inadımızla çürük tahtaya basmakta ısrar ederiz. Hele birde araştırmadan yalancı dostun yalanına sırtındaki postuna güvenerek inanır peşinde gideriz, helâl kazancı ile sırtında çulu olan doğru insana inanmaz hor görür aşağılar, hala kör inadımız ile çürük tahtaya basmaya devam eder ta ki çürük tahta kırılıp dizimiz kırılınca sızısı ile kalınca ayıkırız, lâkin oda çok geç olmuş olur iyiliğin kervanı gitmiş olur.

O yaralı halde iken bile bir süre sonra hala etrafımızda postu güzel yalancı fikirsiz var ise yine onun çürük tahtasına sırtımızı yaslar edepsizce gülümseriz! Sanki onda bir güzellik varmış gibi bekleriz ve yine bizdeki her şeyimizi alana kadar ayıkmayız, ta ki çırılçıplak tüm değerlerimizi yitirince, yalnız kalınca ayıkırız ve yine iyiliğin kervanı yine gitmiş olur!
Öfke nefret ne ile beslenir tabi ki biliriz kanla beslenir, hem de masumların kanı ile. Şeytan da merhamet aram yok şeytan öldür yok et der, lâkin her şeyi öldürünce tek başına kalınca sana da bir şey kalmayacak işte bunu idrak etmekten de aciziz...
Savurma nefretini, sende savrulursun, kul Ancak Rahman peşinde Kur'an Sünnet peşinde gidersen huzur bulursun. Makam mevki kulu yüceltmez ki, imanı ameli merhameti kulu Yüce Rahman katında yükseltir, insanda Rahman'a Kur'an'a iman nur Resul'e iman yok ise hayatı da kazandığı da beş para etmez değersiz kalır... Ölüm, her doğan canlıya her an yakın, kaçayım dersen de kaçamazsın her an onunlasın, hem yakın hayatla nefes kadar iç içe yakın, kaçarım deme sakın yanılırsın.

Nefis şeytan der ki günah işledikten sonra sakın gitme Rahman'ın tövbe kapısına günahın çok ama çok çok, ahiret içinde aman kafana takma bir yolu bulunur elbet, sen eğlenmene bak bir daha mı geleceksin dünyaya aman der kandırır, karşında pişmiş kelle gibi sırıtır, seni kendi yerine vekil yapar yan gelir yatar, aman sakın ha inanmayın nefsinize şeytana! Bakar ki sen Rahman'a yöneleceksin hemen sırtını sıvazlar kibir benlik ile seni kandırır, seni kibirde şampiyon yaparda, sen mezarda ne yapacaksın o belli olur ateş ile azap...

Bir süre sonra kul anlar hatasını sanki yine Rahman'a yönelirken ve hatta bir yoksula sen sadaka verirken, şeytan ensende aman ne verirsin sadak veya zekât bırak çalışsın kazansın sana mı kaldı onun dersi, hem senin kazancın azalır (Aslında kul verince çoğalır kazancı) o sefil miskinlerle bölüşme onlar değil senin dengin sende olma sakın engin, yoksa gözden düşersin sende verirsen onlar gibi olursun bir süre sonra saçmalığı ile yine kandırır! Hatta ki o lâin şeytan, namaz kılanların pis olduğunu sadece arınma için kıldığını, senin kalbin zaten temiz, sende yok kibir onlarda var kibir, sana Allah'ın affı zaten var, endişelenme, senin kalbin temiz boş ver kim ne dersin, safsatacı ile iyice seni köle edince, sende onun kölesi olunca, senden kaçar e sen artık şeytanı da geçtin...

Kul Bismillahirrahmanirrahim dediği an Kur'an ile sünnet ile olduğu an, şeytan erir yok olur gider. Kul, Vicdanını Kur'an ile Sünnet ile yıkarsa şeytan yanına yaklaşamaz... Kur'an ile bürünmüş, iman ile yürümüş, Nur gül kokulu Peygamber sevgisine bürünmüşe kul, şeytan hiç yaklaşamaz yaklaşırsa yanar eriri yok olur biter. Kul Kur'an, iman, sünnet, gözlüğünü tak etrafına bir bak, gör etrafımıza nasıl sokulmuş ekilmiş nifak... 

Kur'an'ın engin güzel deryasına gir kendini gör, Kur'an'ın üstüne işlediğin duvara astığın dantel içinde kapalı Kur'an'ı görme yanılırsın, pişman olursun...! Mana âleminden kopan insan, dünyada mutlu olsa dahi oda sahtedir olacağımız üç gündür, kopmayalım mana nur Kur'an iman özünden, yanarız üç beş cahile inanıp fikrimizi, onların fikrine esir ettiğimiz için yanarız sonsuz cehennemim közünde.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun, cümlemize imanı nasip etsin(zaten iman kapısı herkese açık) kibirden uzak olanlara, kalplerinin kapısını merhamete kapatmayanlara... Selâm ve dua ile...

Dünya ile ölüm arası bir adım değil mi?
Seni kandıran nefsin şeytan değil mi?
Kandırmayınca can çekişir acıtır acısıyla seni
Sabırla bekle ol Kur'an ile sahte acısı biter gider
Şeytan sanır kul oltada
Kur'an ile olan kul bilir rezilsin ortada
Kur'an ile eritir seni potada
Kalırsın ağzı havada
Titrek lâmba fitili gibi titrer erisin, sanki o lâmbada
Daha ne yaklaşırsın iman eden kula ne önde ne arkada
Haydi, Kur'an ile Sünnet ile olalım cümle kullar huzurda bir arada

Mehmet Aluç

11 Nisan 2015 Cumartesi

Eriştin Hayatın Sırrına



Takıldım kaderin rüzgârına giderim peşinde
Garip bir kulum Rahman yoluna döndüm yönüm
Bilinmezden sandalımı kırdım oturdum yolum çevirirken
Koştum karşımda kaderim gülümserken
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Gönlümdeki feryadı saldım semaya
Rahman kurtardı son demde
Rabbin merhameti ile başladı sarmaya
O an huzurla doldum Rahman huzurunda kalmayla
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Nedir ey gönlüm sendeki kibir
Ne olurdu bir gün Rahman huzurunda çekseydin zikir
Neydi seni yolunda alıp götüren fikirsiz fikir
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Gönül sineni eyledin kendine mezar
Yeterince kazdığın kadar sen azar azar
Yine evdesin mutlusun günlerden de Pazar
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Allah kulunu yalnız bırakmaz her şeye kadirdir
Artık bu fikirsiz ‘ligi Rahman izniyle sonlandır
Belki de yolun sonunda varmadan bu son demdir
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Eksik gönlün yarısını buldurttu Rahman
Lain şeytan musallat oldu bana bir an
Yüce Rahman yanımda duruyormuş bak her an
Sevin gönlüm eriştin hayatın sırrına durma gülümse o zaman
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken

Kul Mehmet’im Rahman gönlüme dokundu, yani
Rahman peşinde gitmeyenler nerede hani
Rahman verir şükürle kazandığın harca gani gani
Sevin gönlüm eriştin hayatın sırrına durma gülümse o zaman
Rahman huzurunda gönlüm yolumu buldum dirilirken
Mehmet Aluç



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç