Bu Blogda Ara

taş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2016 Pazartesi

Nebiye Ulaştır Yolumuzu



Lütfünü esirgemeyen Yüce Allah’ım
Ömrümüz hata günah dolu Rahmanım
Sana döndüm geç oldu yönümü
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu

Nefis şeytanla başımı vururken taşa
Nefis şeytan kandırdı dedi olursun paşa
Akıttılar gözümde yaş yatırdılar günah çamuruna
Senin yolun bu dediler işte böyle yaşa
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu


Geç ayıktım geldim huzuruna Allah’ım
Dertlerime derman sensin Yüce Rahmanım
Kendim düştüm sen düşürdün diyemem hâşâ
Boş yere inandım başım vurdum taşa
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu


Doğarken giymiştik unuttum ben kefen
Bu âlem bize tapulu değil bilemedik edindik mesken
Ölenlerden ders almadık önlerimizden geçip giderken
Bu dünya ya gelirken bize kalacak derken ecel alıp giderken
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

16 Ocak 2016 Cumartesi

Konma Dalına



Ey insan düşme cahil peşine
Sen bak iman ile kendi işine
İman hazır aç döşün girsin içine
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

İnsan bu akıtılır mı insan gözünde yaşlar
İnsan elinde gezdirir mi koca taşlar
Eğilmesin sakın o kalem kaşlar
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

Sen insansın merhametle imanla başlı başına
İnsan seni insan bildi umut bağladı yaşına
İnsan derdi olanın yarasını tuz basar mı inadına
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

İnsanda olur gâvur inadı yaşar hezeyan
İnsan merhametle insanlığını eder beyan
Bu güzelliği duyan koşan değil mi insan
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

Boş işlerle ömrünü kendini etme ziyan
Düşün az sendeki olan can nedir
Bu canı veren neden verdi an nedir
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

Canı veren dedi dost ol var git dostuna
Demedi ki bürün sen tilki postuna
Ecel ile insan yaşar burun buruna
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

İnsan gözüne çeker bazen perde
İnsan insanı düşürür mü derde
İnsan insanla karşılaşır her yerde
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

İnsanoğlu bazen insan diye seçilmiyor
İyi dersin kötü çıkar buda bilinmiyor
Gönül bahçesinde her zaman gezilmiyor
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

İnsan bu her zaman bulunur neşesi
İman olursa gönülde hoş olur hevesi
İnsana hoş gelir mi insanın inlemesi
Söz bilmez dinlemezin konma dalına


Ecel gelince anlarsın yaşamıssın boşu boşuna
Merhamet iman ile yaşa gitsin Allah hoşuna
Nur Resul cennete sarılsın senin boynuna
Söz bilmez dinlemezin konma dalına

Kul Mehmet’im derki sanmayın yollar dolaşık
İnsan gönülden sever olur sevdiğine âşık
İnsanla küs olma her zaman yaşa barışık
Söz bilmez dinlemezin konma dalına
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-








19 Kasım 2015 Perşembe

Biraz Önce Sendeleyen...


Vakti grafiklerle ölçtük ölçüye uymadı
Uymayı grafiğe vakti uymaya çalıştık tutmadı
İşleri kâhyalara verdik yüzüne bulaştırdı olmadı
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Hiçlik ülkesinin yapmacık insanları
Zorla gülümseyen her lokmayı yutan
Kartal kanatları ile serçeleri öldüren
Serçelerin leşi ile beslenen
Kapanacak hesabını yaptığınız bilanço
Açık verecek her adımınız hesabınız
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Utanç içinde sessiz kalan
Sessizlik içinde kaçan
Kaçarken ayağı mazlumun ayağına takılan
Mazlumu çiğneyerek yol alan
Gülüş olmayan gülüşleriniz sizi boğacak
Samimi olmayan yürekleriniz çatlayacak
Tabut parçalayan tabuta sığmayan
İstediğin kadar parçala içine gireceksin
Vahşetinle
Yada iskelede sallanırken
Kokmuş bedeniniz
Paramparça olurken
Kartalların sevinç çığlığında
Paramparça olurken
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Can evini taşlayanlar
Taşlanacak can eviniz yarında
Bir lokma ekmek için en önde olan
Sandınız ekmeğinizle oynayacak
Bir lokma istediği aş siz attınız taş
Yardınız boydan boya kaş
Çok gördünüz bir lokma
Tökezlerken öndeki aç
Sana yok artık kaçacak yer ey gözü doymaz aç
Arasan da Tura Sina da sana yok sığınak
Varmadan önce kanını bulaştırdın
Mazlumun ahı orayı çığlığı ile çalkalanır
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

En sonunda uydu bize zaman
Nur Kur'an Nur sünnet ışığında
Mazlum kaçarken sığındı zamana
Nurdan zaman kucaklarken
Yıkıldı zalim
Kartal kanadı ile
Serçe öldürenler
Serçelerin leşi ile beslenenler
Sürüm sürüm sürünürken
Yeryüzü toprak tiksindi
Açtı kucağını
En dibe
En dibe
Gömdü
Söyleyin onlara kimdi
Neredeler
Ne zaman var oldular
 Şimdi var mı varlıkları
Şimdi en önce bir lokma
Aş için biraz önce sendeleyen düşen
En önde
Elinde bir lokma aş
Bölerken elindeki bir lokmayı
Arkasında sıra bekleyenle
Zaman işte şimdi bize uydu
                                  Mehmet Aluç-Kul Mehmet

17 Nisan 2015 Cuma

Nefisle imanı et değiş tokuş


Elinde imandan çelikten taşlar
At şeytana gözüne çıksın ateş
Dilinde olsun nurdan gülen iman
Zikrinde olsun iman ile tövbe
Söyle gönlünde akan yaşlar ile
Nefisle imanı et değiş tokuş

Can denilen ey güzel nurlu can kuş
Ecel ile gider yol olur yokuş
İman varsa gönülde olmaz yokuş
Nefisle imanı et değiş tokuş

Hayat uzun sanma ey kul çok kısa
Elinde iman ile olsun asa
Merhamet iman dilde hiç olmazsa
Şeytan senin gönülde olur paşa
Nefisle imanı et değiş tokuş

Kazan kazan kul kazandığın kalır
Göndermesen ahrete alaz alır
Mezarda insan tek başına kalır
Nefisle imanı et değiş tokuş

Geride kalan başında ayrılır
Yoksa kul iman nasıl dayanılır
Kaçacak yerde yok nasıl kaçılır
Kul Mehmet amel bir bir açılır
Nefisle imanı et değiş tokuş

Mehmet Aluç

23 Mart 2015 Pazartesi

Kısa Mısra sözlerim





Ben gülümserim hayat gülümser
Ben küserim hayat ve insanlar küser
                               
Yürüdüğüm yolda kaldırırım kirli taşları yol alırım
Yol perişan insanlar perişan görür akar gözyaşlarım

               
Ağlayan gözüm durma ağla sen çağla
Zulüm olurken kim dedi oturup elini kolunu bağla
Mehmet Aluç

                

7 Mart 2015 Cumartesi

Muradına Erdin

gök,taş,kin,nefret,



Gökten taş yağsa şükür derdin
Gülümsemeyen birini gördün mü göbek atardın
Tüm kötülükler önünde eğildin yanında yatardın
Şimdi yaşıyorsun gazabını ne mutlu sana muradına erdin

Memnun gözleri şimdi arasın
Bulamaz da gece gündüz ağlarsın
Boğuş şimdi kötülük heyecanınla kucağında yatarsın
Şimdi yaşıyorsun gazabını ne mutlu sana muradına erdin

Sarsıldın bakarım hatanı anladın pişmanlıkla yanarsın
Gel yanıma mutluluk seni sarsın yoksa yok olur yalnız kalırsın
Sil gözünde akan gözyaşlarını ben dayanamam bensiz kalırsın
Şimdi yaşa mutluluğu ne mutlu sana şimdi muradına erdin

Kul Mehmet’im sar sana pişman olan haset kin güdeni
Koşma nefret peşinde arama nefreti boşadır onun serüveni
Gel beraber çıkalım hayat denilen merdiveni
Şimdi yaşa mutluluğu ne mutlu sana şimdi muradına erdin


Mehmet Aluç

9 Şubat 2015 Pazartesi

Beşeriz



Dünyada yaşarız biz beşer
Bazen neşe ile gülümser
Bazen hain rüzgârları eser
Beşerdir şaşırır bazen kin kusar

Bazen yanar yanar hardan
Bazen gezer soğukta kardan
Vazgeçmez hiç yardan
Bazen kalp kırar gezer uçurumdan

Bazen gezer sözler söyler Aşk’tan
Bazen lafını söyleyemez alır baştan
Çoğu zaman elinde gezer dolu taştan
Sureti insan yaptığı ise nefret akıllara zarar

Bazen arar belasını
Bazen arar Mevla’sını
Beşer ölür yeriz helvasını
Bazen de atar nefret ile havasını

Kul Mehmet’im gönlün sevgi sunsun
Arayan sevgilisini anında bulsun
Belasını arayan da güzellikler ile olsun
Beşeriz cümlemiz Allah'a kul olsun
Mehmet Aluç



8 Şubat 2015 Pazar

Aşık Sümmani Baba Şiiri

Ben Razı Değilem Hicrana Gama 


Ben razı değilem hicrana gama 
Garip gönlüm haldan hala salan var 
Sabavetten beri bir yol gözlerim 
El zanneder uzaklarda kalan var 

Didemden akıttım kanlı yaşımı 
Karametten kurtaramam başımı 
Gönül kalesinin mermer taşını 
Hicran kalemiyle kırıp delen var 


Sümmaniyem Yarab gönlüm hoş eyle 
Ya sabır ver ya da bağrım taş eyle 
Ya bir çift kanat ver yada kuş eyle 
Tez ulaşam dost bağında talan var
 
Aşık Sümmani Baba


(Sebavet = çocukluk dönemi) 
(Karamet:Karacılık, iftira)

31 Ocak 2015 Cumartesi

Aynalar sana zindan olsun



Aynalar sana zindan olsun

Nuh tufanına denk gözlerin
Çıkmam bir daha karşına
Sen kendinle ol her an
Aynalar sana zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun

Günah günah akar sözlerin
Yüreğim yakar o gözlerin
Suratımda akar hasretin
Aynalar sana zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun

Söktüm gönlümdeki resmini
Yaktım Nuh tufanı bakışlarını
Yankılar savurarak attım ismin uçurumlara
Aynalar sana zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun

Gam çekerek baktım hep gözlerine
Hüsran ile uzattın ellerini
Bastırdın bağrıma kara taşları
Aynalar sana zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun

Hasret yollarına saldı dilinde kelamın
Seni mutluluk dolu yazmadı hiç kalemim
Bir gün vermedin gülen gözlerinle selamın
Aynalar sana zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun

Kul Mehmet var git kendi yoluna
Bırak umutsuz sevdaları yatma koyun koyuna
Takma hasreti bile bile sen boynuna
Aynalar ona zindan olsun
Vicdan bana aydınlık yol olsun
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

8 Ekim 2014 Çarşamba

Atma O Taşı, Gül At Gülümsesin Dünya

Atma O Taşı, Gül At Gülümsesin Dünya

Eline aldığın taş dünyanın taşı
Gözlerimizde akan elbette ki gözyaşı
Elindeki taşla yıkarsın gönülleri bakışı
Atma o taşı, gül at gülümsesin dünya

Gönülleri sevmek için bak gönlün gülüyor
Zalimlere uyma ömür ile insanlık ölüyor
Sanma ki kazandığın üç kuruş para ile karnın doyuyor
Az gülümse bak dünya karanlığa gidiyor

İnsanoğlu dünyada üç gün yaşar
Beşerdir ama böylemi şaşar
Şaşar da gönüllerdeki güzelliği böylemi yıkar
Uyan ey insanlık adımların cehenneme götürüyor

Unutma yaptıkların yolu çok yakın çabuk dönersin
Dönmezsen de cehennem de cayır cayır yanarsın
Bilmem ki zalimlerin sözüne nasıl kanarsın
Dön artık yanlış yolda dünya bak sana bana küsüyor

Kul Mehmet der ki kötülüklerle dünya ’da yaşamak insana zor geliyor
Gülümsemek insanoğlu içindir neden güzellikler kayıp ediliyor
Ne olur yeter artık bırak elindeki taşı
Akmasın ülkemde insanların gözyaşı
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

5 Şubat 2014 Çarşamba

Gurbet Akşamlarında






Gurbet akşamlarında hüznünü giderecek bir dostun yoksa, yüreğindeki acıları anlatacak bir arkadaşının da olmaması, karanlık gecelerde içini ısıtacak bir tatlı söz söyleyecek kimsen yoksa gurbet akşamları çok zordur. Sevdayı yakalamak için kuş olup uçacağın bir sevgilin yoksa o daha da zordur. Candan öte bir sığınacağın liman, yalnızlığının uçurumlarında elinden tutacak bir gönül arkadaşının olmamasın tek hatasını, gönlüne sormak gerekir. Bu yolda neden tek başınayım, bu soğuk yüreğim neden soğuk, diye kendi kendine sormak ve irdelemek gerekir.

Taşların taşlı ’lığından daha sert olan kalbini yoklaman gerekiyor. Ateşi yakıp kavurmayan, yolcusu olmayan gönül yolunun ıssızlığını çözmen gerekir. Kendin söyler, kendi anlarsan yanındakine seslenemez yanındakini duyamazsan, olduğumuzdan fazlası olmaya niyetli değilsen hatayı yanlışlığı başkasında arama kendinde ara. Belki de dağın öbür tarafında bırakıyorsun kendini, hep kendi bulunduğun yamaçta kalıp kendi kuyunu kazıyorsun hem de hiç farkında olmadan. O nedenle tekrar hayatını gözden geçirmen gerek. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç