Bu Blogda Ara

Gönülden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gönülden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2017 Cuma

Rahman Yazarsa Olur Mukadderat



Gönül sevince candan açılır namütenahi
Boşuna beklemesin o zaman ihaneti uman
Gönül severse gönlü canda sevmeyen hani
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Karşıda bakınca zevahir görünüşe aldanma
Yakından tanı insanı ondan sonra yakınma
Zeyrek ol zevahirden ol uzak koluna sen takma
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Kaderini önüne geleni meyus kaderin sanma
Meyus sanmak yıkar insanı sen yakın ol uzak olma
Karmaşık olanı çözülmez sanma okumak için yaklaş
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Haddizatında her şey açık beyan belli niyet önemli
Her zorluğu yıkmak için inan ki gönülden gülmeli
Uzak kaçmış isen insanda biraz yaklaşman gerekli
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Gönlünde merhameti olana deseler de safderun
Sen aldırma halden bilemez insana onun yeri sanki Enderun
Sen ol sıdkı derun gönüllerde olsun bir yerin olmaz sorun
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Bak aleme sen gör al sana ait olan manayı
Hazırla insanlar için kendin için gönülde sarayı
Tek başına yaşanılmaz gönüle attırma sen narayı
Ara bul manayı kur sarayı attırma narayı bul arayı arayı
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

İyi bil efendi nefret kin ederse bedene sirayet
Ona yakışmaz giydireceğin bedenine hiçbir kıyafet
Canhıraş nefreti sevme ismi gibi sende et nefretten nefret
Gönülden seversen gelmez sanma nefrete kifayet
Onu yıkmak için Alemlere Nebiye verilmedi mi Risalet
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Munis olan insandan gelmez insana zarar
Munis olan değil mi gönlü anında sarar
Yaklaş yanına durma bu değil mi güzel bir karar
Saran için ver bir karar yoksa nefreti olan seni yakar
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Ey kul Fevkalbeşer isen hakkın yardımıyladır
Alemlerin sahibi Rahman bak her an yanındadır
Merhamet bil ki bu gönlün içinde onun kapsamındadır
Ecel kula uzak değil bilin ki kulun yakınındadır
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Kul Mehmet’im Rahman yazarsa olur Mukadderat
İnsana karşı eğik ekşi olmamalıdır o surat
Sabırla devam edilir yola budur işte hayat
Ahirette olur bu dünyada pek olunmazsa da rahat
Surat hayat rahat bazen gönüle çöker rehavet
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman
Mehmet Aluç / Kul Mehmet






7 Mart 2017 Salı

Karşıdaki Düşman Bakarken Sapsız Sap Gibi…

donuk bakışlar ile ilgili görsel sonucu


Duruşun ve gönülden vuruşun pürüzsüz ve düzgün olacak ki
Karşıdaki düşman bakarken sapsız sap gibi ortada kalacak
İşte o zaman kâinatla gönüllere mutluluk oluk oluk akacak
 Düşman ne derdini anlatacak nede kaçacak bir delik hiç mi hiç bulamayacak

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

25 Şubat 2017 Cumartesi

Can Olmaya Geldim



Yüzümü sürdüm gönül dergâhına ben geldim
Yalnız başıma kalıp yolda düşmemek için
Bu dünya ah yalandır onu da ben bilirim
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Üryan geldik bir parça bezle işte gideriz
Bizler birbirimizi sevmezsek ne ederiz
Muhabbetli olmazsak nefsi nasıl ezeriz
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Gönül ver gönüllerin candan o bakışına
Varmalı bu gönlüle dost gönlün akışına
Değer vermeyiz bizler nefsin boş alkışına
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kırmayız hiç kimsenin gül kokan hatırını
Solmak istersen dostsuz yıkarsın yarınını
Muhabbeti can dostla kur yıkılmaz yapısı
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kara toprak olacak bir gün bu canlı beden
Söyleyin canlar nedir insanı candan eden
Aşk muhabbet hak yolda aşk değil mi var eden
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Ey canlara can olan dostum sen bakışımsın
Her iki cihanda sen benim candan canımsın
Sensiz kalırsam eğer kanayan bir yanımsın
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kul Mehmet’im muhabbet olsun senin kolunda
Hak dostun tutar seni yanlış dünya yolunda
Sen var muhabbet için canla bulun yanında
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Mehmet Aluç /Kul Mehmet



6 Kasım 2016 Pazar

Karşılıklı Çıkarı Olmaz!


 çıkarsız sevmek ile ilgili görsel sonucu
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz
Severken gönülden ayrı durulmaz
Sevileni sevmek bir yük olmaz
Çıkar için seven bu yolda kaybolur
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Haykır sevdiğini tüm dünya duysun
Gönül kapısında gülüşlerin sesi var olsun
Niyetin sevgi ile yaşamak olsun
Bu âlem sevgin ile dolsun
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgi ile sevmenin para ile hesabı olmaz
Severken kazanmanın hesabı sorulmaz
Seversen sevilirsin başka yolu olmaz
Her şeyi alsan da parayla sevgi alınmaz
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgidir bu pazarda hiç satılmaz
Sevgidir bu parayla karşılık bulunmaz
Seversin sevilirsin başka izahı olmaz
Sevginin gönülde ticareti olmaz
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgidir bu bakar gönüle akar
Gönülde kir pas varsa o hemen kaçar
Gönül tertemizse ışığını saçar
Sevgi ile olan gönüllerde huzurla yatar
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgi alır derya olur âlemi kaplar
Sevgi ile canlanır tüm canlar
Sevgi yoksa akar kanlar
Sevgiye koşalım haydi canlar
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgi dediğin gönüllere akmaktır
Gönül içinde gönüllere kendine bakmaktır
Fani olan dünyada bir an mutlu kalmaktır
Sevgisiz gönüller baksana ağlamaktadır
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Severken gülüm canım desen ne olur
Arayan seni bu sözlerle anında bulur
Açar gönül sarayını yanında oturur
Arayan sevgiyle en güzelini bulur
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Sevgi aşkın akan pınarının gözüdür
Sevgi dilde çıkan sözlerin gönlüdür
Aşka sevgiye ceza veremezsin öldürür
Biraz değer verirsen seni âlemi güldürür
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Meçhulden gelmedin meçhule gitme
Sevgi ile sen sev kendini yitirme
Bu kısacık ömrü nefretle bitirme
Yolda bir pınardır bir parça iç ziyan etme
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz


Susamışlar sevgiyi kana kana sende içsin
Sende içenlerin gönlüne gir çilelerin bitsin
Gönülden sevmezsen bu gönül çaresiz mi gitsin
İç sende gönüllerdeki pınardan sevgiyi sevinsin
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Kaybederiz sevgisiz yarınları ümitleri
Yıkmayalım gönüldeki güzellikleri
Sevmenin zamanı her zamandır sev gönülleri
Kaybetmezsin kendini sefaletle göster sevgileri
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Değerini bilmezsen ararsın sevgi dolu günleri
Neden kaybettim dersin ben gülüşleri
Arayan soran seven olmaz yanında birileri
Kaybeden yıkılan sen olursun kaybetme gönülleri
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Kul Mehmet’im sevgisiz hayatın tadı olmaz
Sevgisiz yolların yolu karanlıktır çıkılmaz
Sevgisizlik dert pınarıdır zehir akıtır tadılmaz
Sevgi ile aşkın kapısından başka mutluluk bulunmaz
Sevmenin karşılıklı çıkarı olmaz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Gönülden Çökmeyince


nedir çirkefliğinle cefalar çektirdiğin
boş dünyada boşuna bomboş sefa sürdüğün
kendine de  insana sen eziyet ettiğin
çöplük gönlünle nedir çöplükte hep gezdiğin
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
söylesene var mıdır senin ağzının tadı
bak insanlığın bitti neler geriye kaldı
seni böylesi rezil yollara kimler attı
nefisle şeytan dünya  herşeyini bak aldı
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
biter bir gün seninde sefayla bu devranın
hayatınla yaşantın değil hiç akla yatkın
bari yaşarken olsun bu dünyaya bir katkın
artık cehennemde sen dersin yeter amanın
kendi çıkarın için neden insan ezersin
 
kul mehmet'im kul idrak edince hep sezince
merhametle yaşayıp  insan gibi sevince
ne de güzel yakışır kadir kıymet bilince
gönülden çökmeden hak yolunda kul gülünce
ey rezil  niçin neden sen insanı ezersin
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

18 Nisan 2016 Pazartesi

Bilmez Aciz Olduğunu Kul



Çeşme akmazsa dolar mı önündeki kap durmadan
Suyu veren Rabbim suyu vermezse yaşar mı su olmadan insan
Hiçbir şeyden habersiz yaşar insan ve geçer zaman
Bir anlık aylık susuzlukla yok olacak insan
Bilmez aciz olduğunu kul
Bilmez Rabbinin büyüklüğünü gönülden bağlanmadan

Deli deli geçer nedense gençlik çağları
Yıkacakmış sanır sıra sıra dağları
Acizliğini görmez bir hastalıkla yıkılır canları
Şifanın değerini bilmezken öğrenir unutur insan bu anları
Bilmez aciz olduğunu kul
Bilmez Rabbinin büyüklüğünü gönülden bağlanmadan

Bilirim der insan bilmez Nur yüce Kur’an’ı imanı
Görmez yıkar karşısında merhametle duranı
Her şeyi veren Rahmandır bilmez hiç Rahmanı
Bitmez sanır sürdürdüğü devranı
Devran biter geç anlar her şeyi insan yazık olur
Bilmez aciz olduğunu kul
Bilmez Rabbinin büyüklüğünü gönülden bağlanmadan

Düşman dediğin nefreti ile yatar
Ona uyanlar ülkesini ne diye satar
Ona uyanlar düşman ile batar
Bilmez şaşırır bilmez ki nereye kaça
Ayağı takılır bir taşa
Başı gelir bir taşa
Ölür gider hani nerede diyenler ona çok çok çok yaşa
Ölünce gerçeği görür pişmanlığı ile patlar çatlar
Bilmez aciz olduğunu kul
Bilmez Rabbinin büyüklüğünü gönülden bağlanmadan

Yani kısacası iman etmeyen kul olmadan bilmez kul hiçbir gerçeği
Aklında fikrinde zikrinde gezer ağ örer düşman ile şeytanın örümceği

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



21 Ekim 2015 Çarşamba

Vaktinde Gönülden Sevmeyince



Kadir kıymet bilmeyince
Dökülür gözyaşların ince ince
Ne zaman geleceği belli olmayınca
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Kıymeti bilinir insan gidince
Kahrolursun böyle göz görmeyince
Ağlama artık giden gitti kendince
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Gideceği belli olur gönülden sevmeyince
Gece gündüz ona gülümsemeyince
Oda sen gibi ağlar gece gündüz gizlice
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Anlarsın o zaman belin bükülünce
Saçlarına aklar tek tek dökülünce
Anlarsın ağladığın da halin bilinmeyince
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Zaman artık gülmez olur sana
Hasret dokununca tatlı cana
Kimse uğramaz gönül denen hana
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Zamanında hiç böyle sevmezdin
Yüzünü görmeyi hiç istemezdin
Nefret dolu sözler söylerdin
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince


Hatan yüzünden sevginiz bitti
Gitmez sanırdın bak nasıl gitti
İşte nefretin canına tak etti
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlanılır böyle ince ince

Gelmez olur giden geri
Sen atmadın bir adım ileri
Kandırdı belki seni birileri
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Kahr olur sen kendince yaşa
Bir daha gönül’e olur musun paşa
Kendin yaptın kendin buldun otur taşa
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince


İstediğin oldu geldi korkulan başa
Şimdimi geldi aklına,
Gitmedin ardında koşa koşa
Şimdi seviyorum desende boşa
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince


Kul kendi yapar kendi bulur
Kader deme sakın boşa olur
Kul kendi saçın başın yolar savrulur
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Yaşarsın artık acı günleri
Yatamaz olursun geceleri
Kul Mehmet söyler bu sözleri
Vaktinde gönülden sevmeyince
Gidince ağlarsın böyle ince ince

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


 06123562

1 Eylül 2015 Salı

Düşünce ve fikir atmosferi olan Felsefe dildeki o kıvraklık ile gönülden sevmeyi yakalattıramayan dilsiz felsefe ne işe yarar?




Birleştirici eyleme dayanan felsefe'ye (Düşünce, bilgelik,sevgi...kapısına) söz söylemeye hacet var mıdır? Eylem, felsefeyle insanın boş vaktinde can sıkıntısını gidermedikten sonra, ne diye felsefenin kapısı tıklatılır ki veya önüne kapı yapılır ki acaba? İçeriye girmek içindir tabi ki. İçeriye girilmedikten sonra duvar örelim önüne gitsin! Felsefe düşünceleri eyleme uygulamaya dönüştürmedikten sonra felsefenin adı neden felsefedir? Felsefe ruhu kalıba sokarmış, Ruhu gören var mıdır ki veya ruh dediğimiz kalıpsız mıdır ki kalıba sokmaya çalışıyor felsefe? Kalıpsız sorularla kafa karıştıracağına, kalıbı ile sorulara cevap olsun yeter! Yaşamı düzenlermiş felsefe hangi yaşamı, görünmeyeni kalıba sokmak için -Ruhu kalıba sokmak için- uğraşacağına yaşamı felç edenlerin, düşünce yapılarını belirli bir kalıba sokun, o düşünceler tehlikeli sularda yüzmesin, mikrop kapmasın, mikrobunu ülkemize bulaştırmasın.
                        Felsefenin toplantı salonuna uğramak.
İnsanın boş vaktinde "Felsefe denilen bilgiyi arayanların bir araya geldiği toplantı salonu diyelim" felsefe can sıkıntısını, canını sıkan düşünceleri kafasında silmedikden sonra boş olmayan vaktimde ben ne diye felsefenin toplantı salonuna uğrayayım, vaktimi değerli kılmak için sorular sorayım yani, hani kani? Sorularıma sorularla cevap veren, cevaplara da sorularla tekrar cevap veren olmalı ki, vurgulanmak istenilen aranan ne ise insan aramaya başlamadan önüne sunulsun... Şimdi Terör ülkeyi yakıp yıkıyor, nerede bu Felsefe ile okulda insanları eğitenler ve ya nerede felsefe ile kendisini aydın sananlar, koşun ülkede yangın var, cevaplara cevap, cevaplara soru sunun, yargılamadan ey medyanın düşkünleri insanlığınızı hatırlayın, mutluluk sizin istediğiniz saatte gelecek, sizin istediğiniz yolda gelecek savlarını bırakın önce fikrinizdeki edepsizliği yıkayın felsefe ile bilgelik ile peki bilgelik nerede, kime göre bilgelik? Ey nifak tohumu sahipleri zaman sizin istediğiniz zaman kavga son bulur savı ile olanlar, size göre barışın uygun vaktin henüz gelmemiş ya da artık geçmiş olduğunu söyleyen sizlere göre mi barışın vakti veya kavganın vakti? Okuduğunuz Üniversitede hocalar ders verirken arkanızdaki o malum kıçınızla mı dinliyordunuz dersi? Hani hocanız anlatırken sen gururla bu felsefe, evet bu felsefe ile insanı mutluluğa taşıyan bir etkinlik ile insanların mutlu olmasını sağlayacağım der iken, burs paralarını abur cubur yerken, bugün fikrindeki nefreti içine yerleştirmek için mi okudun onca üniversiteyi ve sınıfları dersleri? Yoksa aman onlar geldi geçti farazi idi İhtiyarlar, gençlere göre felsefeyle daha çok ilgilenirler, benim yaşım genç hele ihtiyar olayım diye mi bekliyorsun? Hani hocanız Felsefe, insana, hayatının tüm dönemlerini aynı anda duygu ve mutlulukları yaşayabilmesine fırsat verir derken, sende gülümsemiş, insanların gülümsemesi için çalışacağını söylemiştin, yoksa köprüyü geçinceye kadar mıydı insanlığın? Felsefe akıl ve mantığa dayalıdır diyorsun, sendeki, akıla göre ise kalsın!


Bilgelik ile peki bilgelik nerede, kime göre bilgelik? Bilgelik insan fikrine göre ise yanlış yaşadıklarımız vahşet ortada! Öyle ise bilgelik "İslam " ile olmadıktan sonra, insanın hem dünya hem ahiret mutluluğunu sağlamadıktan sonra, insan, insanın malı canı namusu katl edilmez haramdır, diyen bir kılavuzu yoksa Felsefe denilen o bilgelik gölgede kalmaya saklanmaya mahkûmdur, ya da samimi düşüncelerini dansöz gibi kıvırtmaya ayarlayanlar yok olmadıkça, onların yerine ayarlamayan insanların yeryüzünde yaşadığı zaman geldiğinde hem felsefe İslam ile rahat nefes alacak, hem de ön arka, yan alt üst birikim olan felsefe, insan, İslam üçlüsü yeni fikir icatları ile insanlığın mutluluğu için çalışacak, insanın doğasında felsefe var derken,  ondan sonra herkes felsefe yapamaz denilmeyecek.

Düşünce ve fikir atmosferi ve dildeki o kıvrak gönülden sevmeyi yakalattırmayan dilsiz felsefe ne işe yarar?  Kişi fikrine göre kalıba sokulan,  kısır bir faaliyet alanı olan bir felsefe kısır bir yaşantının içinde kaldığı sürece, kısır olan bir düşünce ve dilden gönülden sevmenin kapısı açılabilinir mi? İslam ile kucaklaşmak için yoldaki cevapsız saçma cevaplara cevap olabilir mi felsefe, acaba? Bugün toplumsal yaşam alanında, insanlar katl ediliyorsa felsefe denilen "düşünce kapısını" kapalı tutmaktan ziyade, fikirsizlik batağına yatırdığımız için, insan değeri hiçe sayılarak bu kadar insan nefret ile gezerken, insan canı değersiz sayılıyor. 

Kendi dünyasına birilerince hapsolmuş, kısır bir alanda hareket eden insan ve Felsefe.


Yaşamdaki düşünce çeşitliliğine yabancılaşmış seçilmişler hala inatla her şeyin sorumlusunun Cumhur Başkanın olduğunu, kör fikri ile görürken, olayın baş mimarı olan insanlar neden görmüyor acaba? Kendi dünyasına birilerince hapsolmuş, dar kısır bir alanda hareket eden insandan felsefe "temiz düşünce diyelim, sevgi kapısı diyelim, birleştirici unsur diyelim" nin bunları yapması yapmasını beklemek pek doğruda olmaz, felsefe sunar ve seni ışığı ile yola çıkarır yola benimle devam et der, demez ki yarı yolda beni uçuruma at, fikirsiz fikirlerle yola devam et. Bu tip nefreti kendine kılavuz edenlerin insanın kafasındaki kavramlar düşünceler, halüsinasyonlar tıpkı yaşamı gibi çok sınırlıdır, sanki herkes kendine ait yaşamı elinde alacakmış savı ile önüne geleni yıkan kişileri, aydınların felsefe okuyanların, Felsefeyi İslam ile buluşturmadıkları için bu katliamlar daha çok sürecek ve bu vebalin altından kalkamayacağız. Özgür düşünce ortamı yok diye, sen basın özgürlüğü ile her istediğini yapacağın savı ile olman senin edepsizliğin ve insanların özel hayatına müdahale et , sonrasında özgür düşünce yok diye yaygara ve cazgırlık yap, özgür düşünce diyerek yaptığın özgürsüzlük kokan çirkeflik adı altında neler yaptığını herkes biliyor!
Mehmet Aluç


30 Ağustos 2015 Pazar

Gönülden Sevmeyene Bel Bağlama





Ey gönlüm divane olup her güzele gönül bağlama
Gönlün dağlanır vefasızlıkla derman nerede diye ağlama
Viran bağlarda güllerim solmuş diye çare arama
Dünya benimdir diye bel bağlama
Gönülden sevmeyene bel bağlama
Ey gönül sanma bu hayat insana her zaman gülümseyen dost olur
Bir gülümser bin sırtın döner yalnız başına bırakır
Önüne fırsat bırakır iyisini bulana kadar akşam olur
Dünya benimdir diye bel bağlama
Gönülden sevmeyene bel bağlama
Âlemde cirit atar cümle günahlar
Kimin umurundaki âlemde çıkan feryatlar
Viran olmuş gitmiş kimin umurunda gonca güller bağlar
Yol başına dikilmiş geçit vermez yüce dağlar
Dünya benimdir diye bel bağlama
Gönülden sevmeyene bel bağlama
Mehmet Aluç

19 Temmuz 2015 Pazar

Gönülden Kullara Verdiler Merhametle Selam


Yunus Emre’nin dilindeki aşk ile bakışı

Mevlana’nın gönlündeki aşk ile bakışı
Ahmet Yesevi’ nin gönlündeki aşk ile bakışı
Yunus Emre’nin gönlündeki merhamet
Mevlana’nın gönlündeki merhamet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki merhamet
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı

Gönülden kullara verdiler merhametle selam
Kuran ve sünnet ile ettiler mutlulukla kelam
Ondan yayıldı âlem’de gönülde Yüce İslam
Gönüllerinde Kur’an sünnet ile gülümsedi âlem
Tüm işleri Kuran ve sünnet imandı özleri
Kur’an Sünnet ile çıkardı gönülde sözleri
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı

Sardılar gönülde kanayan yarayı
Sevmezlerdi zaten köşkü sarayı
Merhametle sardılar bahtı karayı
Hiç açmadılar kullar ile gönülde arayı
Ayırırdılar her zaman fakirin payını
Okurlardı her gün gönüllere ezanı
Evlerinde her zaman kaynardı mutluluk kazanı
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı

Bu âlemde hiç sürmediler sefa
Onlarda ömür boyu vardı vefa
Secdede idiler  kullarla günde beş defa
Kendileri çeker kullara çektirmezlerdi cefa
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı

Helal ile yerlerdi her lokmasını
Bilirlerdi gönüllere merhametle bakmasını
Fakirlere her zaman hazırdı aşları doldururlardı taslarını
Hiç secde de kaldırmazlardı o mübarek başlarını
Gözlerine kullar için akıtırlardı gözyaşlarını
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı

Kul Mehmet’im var git yolarında aç gönlünde perde
Kuran Sünnet ile varırsan düşmezsin hiçbir derde
Mutluluk merhamet sana koşar sen onlara yürürken’de
Böyle sevgi gönül dostu kaldı mı bilmem şimdilerde
Sen var yürü merhametle mutluluk görünsün her yerde
 Hiç olmazsa mutluluk ile gülümsersin sen ömründe
Yunus Emre’nin gönlündeki Rahmet
Mevlana’nın gönlündeki Rahmet
Ahmet Yesevi’nin gönlündeki Rahmet
Kuran ve sünnet merkezli gönüller yağdı
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç