Bu Blogda Ara

Kör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2016 Perşembe

Hak Yolcusu



Nurla olan nurlu olur
Hak yolun yolcusu nurla yol bulur
Gönül gözü kör olan yola çıkmadan yorulur
Aradığı beladır aradığı belayı bulur yok olur
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Hak yolun yolcusunun evi gönül evi
Hak yolcusu devirir yoldaki çılgın devi
Hak yolcusu olmayan bilmem arar neyi
Ararken bulur belasını bulamaz neşeyi
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Ömür kula mühlettir elinde değil açık senet
Merhamet kula miras al gönlüne gülümset
Hak yolcusun peşinde git nura kavuş et hayret
Hak yolcusu olmayanda olmaz gayret
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Hak yolcusunun gönlünde parıldar muhabbet
İmanla bakar önüne var git gönlünü seyret
Göçmen kuşlar gibi uçar mazlum yanına vardırır cesaret
Varınca hak yolcusu gönüllere biter cümle hasret
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Kararsız kararsız ne yolda etrafına bakarsın
Hak yolda gidenle ol gönlüne nurları katarsın
Kararsız sessiz durunca şeytanla zalim safına mı kaçarsın
Yoksa insanlığını üç kuruşluk dünya malı için mi satarsın
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Hak yolcusu nurlu yolda davet için seni çağırdı yol gösterdi
Hak yolun sesine kulak tıkadın şeytan zalim sana dünyayı mı verdi
Dünya dediğin üç günlük hak yolun devamı sonsuz bir ömürle gülümsedi
Bak şimdi sonsuz hayat denilince her şey bir anda önemini yitirdi
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Ne kalır bizden geriye bir gözyaşını silmedikten sonra
Mazlum imdat derken imdadına koşmadıktan sonra
Buğulu gözlerde gülümseyen bir tebessüm olmadıktan sonra
Söyleyin geride kalan götürülen nedir ötelere
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar

Kul Mehmet’im halden anlayan olmalıyız biraz
İnsanları gönülden sevende hiçbir zaman bulunmaz naz
Hak yolun yolcusu insanları severken duyar büyük haz
Herkesin sözünü az dinleyelim etmeyelim hemen itiraz
Hak yolcusu figanları yolda duyar koşar
Hak yolcusu olmayan figanların içinde halkı soyar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



8 Nisan 2016 Cuma

Hakka Varmak İçin Çık Yola



Aklım ile düştüm ben yola
Gönlüm dedi çıkmadan ver mola
Dünya malı için çıkarmışsın dedi yola
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Gönül dedi emanet olan bu canı dünya ile doldurma
Ahiret yurduna vardırmadan boşa soldurtma
Aşk deryasına sal onu dünya malı ile doldurtma
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Aşk deryasına beni batır hak yolunda beni yatır
Dünya denilen bu iki satırı fazla sevme bazen bilmezsin hatır
Hak yolunda sen bul hatır dünya derdi çoktur ağlatır
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Hak yolunda hakka aşık olsan onun sırrı ile dolsam
Bu yolca bu cana ile olsan birde benim halim sorsan
Can içinde canlarda gör yüzünü hak ile söyle sözünü
Bu dünyanın yüzünü vuslata varmazsan göremezsin özünü
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Kendi canında kendini gör aşk ile içini ör
Kendi canını görmeyen kör canlar için nasıl olur bonkör
Ara kendinde bu maksadın önün aydın olsun bakma kör
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Sakın ola gönül kırma gözde akar bazen yaşlar sırma
Hak yoluna çıkınca canların hatırını sor şaşı bakma
Nasipte varsa nimet paylaş paylaşmadan gönül heybene tıkma
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Akıl pusulası şaşırır gönül pusulanla yola çık dağları aşırır
Aç kapısını içini görenler şaşırır içindeki senindir kimler karışır
Bazen dünya ile aklın karışır hak yolda olanlar herkesle barışır
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Akıl ile cahil sofrasında olma paşa halk sofrasında abdal ol yaşa
Bu dünya ömrün varsa hak ile yaşa bir dost bul onunla mutlu yaşa
Dünyayı hak gözüyle eyle temaşa sakın etme sen münakaşa
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola

Oku gönlünle gönülleri hece hece hayat dediğin bir bilmece
Kul Mehmet’im bazen yatmazsın gece yazarsın uzun uzun hece
Hayat basamak basamaktır bilgece çıkarsın onu derce derece
Dünya malını boş ver hakka varmak için çık yola
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



19 Mart 2016 Cumartesi

Öfke Gerçeği Gizler (Karalamalar)



Gözler kör olmuş nefret bu kadar mı kör bakar yakar
Biri suç işler suç işleyen değil suç işlemeyeni suçlu diye suçlar

Cahil fikirler nefret ile yanar sahibini yakar
Üzerine sönmesi için su atanı benzin döküyor diye suçlar kaçar

Nefreti ile parlayan ne eder
Önce kendini sonra etrafını yakar yok eder

Elbet nefret bir gün biter
Nefret biterken nefret sahipleri bu dünyada nefreti ile göçer
Merhameti ile gezenin varlığı ortaya çıkar herkes gülümser

Sakın kötü yollara düşme
Düştükten sonra millete küsme
Küstükten sonra kimseyi üzme
Üzünce üzülürsün üzülünce
Yalnız kalırsın

Yanlış olursa düşünceler
Kötüye gider gidişler
Kötüye rıza gösteren
Kötü yolda yok olur gider
Kötülüğü sevk eden arkasında güler

Herkes her şeyin iyisine layıktır
Kötülük iyilik değil milleti ayıktır
Ayıkmayan milletin sonu nefretle yıkılmaktır

Zulme alkış tutma yanlıştır
Yanlışa devam etmenin sonu yok oluştur
Zalim zulme devam ederken ona rıza göstermek yıkılıştır

Hakkı hak olduğu için söyle
Haksızlığı da zulüm olduğu için yık olmaz böyle
Hak yoksa dilde gönülde nasıl insan nasıl yaşar söyle

Hemen öfkeye sarılma az sabır eyle
İnsan öfke ile yaşar mı hiç böyle

Etraf karanlık diye sakın sen korkma
Gönlündeki merhamet ışığını yak, karanlık böyle yok olur başka soru sorma

Birilerini suçlamakla sorun ortadan kalkmaz
Birilerini suçlamakla sorun devam eder
Elin zalim oğlunun ekmeğine yağ sürersin
İşi bitince adam diye suratına bakmaz

Öfke ile insanlık sürünür yerde
Herkes gönlüne çekmiş öfkeden kara perde
Çare birlik beraberlikte lakin
Herkes çareyi zalim elinde arar buda çok çirkin

Merhamet insanı güzel eyler
Öfke insanı deli eder
Dünya merhameti bekler
Öfke ile gezen merhameti bilmez uçuruma gider

Gönülde merhamet ne zaman eyledi göç
Göç başladı ise işimiz çok güç

Öfke gerçeği gizler
Öfkeye kapılmamalı bizler
Öfkeyi yayanlar kırılsın sizde dizler
Birlik beraberliğe tahammül edemez kimler

Öfke içinde solma merhametle ol yorulma
Yol devam içindir durma
Sana koşarak gelenide düşman diye vurma

Öfken ile denizlere dalma boğulursun
İnsanlara yaklaş gülümse adam olursun

Yalan söyleyen gibi olma
Yalan uçurumunda düşerek solma

Hakkı zikir eyle sen durma
Zalim hakkın karşında yok olur sen umudunu soldurtma

Merhamet hakka insanlığa giden yol
Kendini unut merhametli insanları ara bul

Her güzellikte insana bir nasihat var
Güzelliği görmeyen insana nasihat etmez kar
Hem dünyası hem de ahireti olur dar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

6 Mart 2016 Pazar

Yok, Öyle Bir Durum Yapma Y/ama



Mezara yuvarlanırken son bitmeyecek sanılan nefes
        Yeniden diriliş için bekleyecek ceset ruhuna b(s)ürünmek için mezarında…

Gün gibi aşikâr ölüm
Elimizle yerleştirirken mezara
Solmayacak sanılan
Solan soluksuz bakışı
Bize yaklaşmayacak
Bize yaklaşınca susup kaçacak aymazlığımızla
Görmeden hissetmeden uzaklaşıyor kör gözlerin
Kör bakan şaşılığında
D/aha dün yıkarım derken
Bugün yıkılana sor
Yıkan kimmiş d/ağlar gibi insanı
Hayalleri rüyaları
Y/ıkarsan
Y/ıkılırsın
Y/ıkıldığının altında soluksuz k/alırsın
Devran sana ait sanan
Devransızlık içinde şimdi k/alan
Bağır feryat et edebilirsen
Sessizliğin içinde sessizce beklerken
Koşarken yıkmaya toz duman
Kayboldun toz duman oldun
Dalga dalga almaktı rüyan
Elin uzanıyor sanırdın semaya
Dikilirdin aymazlığınla herkesin karşısına
Susardı içinde bin bir dua ederek mazlum
Korktu sandın yanıldın
Dikildiğin mazlumun bakışı
Yıkımındı
Anlamadın
Düşlerime ruhumla yürürüm d/erken
Ruhun senden önce çukuruna düşmeden uzaklaştı sende
Para sesi ile c(k)oşarım zevkten on köşe olurum d/erken
Şimdi karanlık köşe içinde soluksuz k/aldın
Ecelim gelmez derdin bana uzak
Çekersin sandın önüne set
Şeytanınla nefsinle hırsınla
Çekti aldı seni soluksuz
Nefret çukuruna gömdü
Şimdi kimdi
Dik duran
Sen mi masum olan mı?
Mazlum mu?
Kimdi yanında yıkılmayanla dolaşan
Söz sukut olmuş sandın
Dua oldu vardı sen gözünü o an kırpmadan nur nur
Ölüm dedik
Zulüm dedin
Zulüm dedik
Gülüm dedin
Son nefes dedik
Bana şimdi uğramaz dedin
Bilemedin
Göremedin
Hissedemedin
İnsanlıktan çıkan
Görmez
Bilmez
Hissetmez
Ama mezarında çukurunda
Dünya başına yıkılsa bu kadar
Acı ile sarsılmaz parçalanmazdım dersin sanki
Sen seçtin
Sen istedin
Yok, eden nefis
Şeytan
Arzuların
İhtirasın peşinde k(c)oşarak istedin
Gidip te dönen var mı?
Göster
Gönül beden akıl ruh ister ama
Yok, öyle bir durum yapma y/ama
Çıkma d/ama
Elinde gezer gönül parçalayan k/ama
Yalandan ölen var mı?
Göster
Teneşir yıkıldı altında
İstersin şimdi kör sağır dünyada olsam
Günlerce aç kalsam ayda bir lokma yesem
Ağlayandan fazla ağlasam falan filan
Geçti Bor’un pazarı
Sür eşeğini Niğde’ye
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



20 Kasım 2015 Cuma

Kör Ebe Oynuyor Zalim...



garip gelmiyor artık dünya
insanlık bittikten sonra
sallayan sallayana
ucu kime değerse
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet

garip gelmiyor artık dünya
mutluluk gittikten sonra
masum gülmedikten sonra
çocuklar yetim kaldıktan sonra
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet

garip gelmiyor artık dünya
sözler garip sessiz
kelam ile selam kayıp olmuş
cefa zulüm varken
yok olmuş deva
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet

garip gelmiyor artık dünya
nefret görüyor kabul
masum bakıyor melül melül
adımların önü kesik
önü kesilir yolların
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet

garip gelmiyor artık dünya
namazda kalmadı huşu
namaz taşımıyor yarına kulu
yok dillerde vahşet için
Rahmana niyaz
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet


garip gelmiyor artık dünya
odundan farkımız kalmadı
cehennem odun lazım
beklenen yolcu uzakta gelir
gelene kadar öldürülen ölüyor
bakan sessizce bakıyor
kör ebe oynuyor zalim
atıyor bombayı kime ederse isabet

artık kör ebe oynamıyor zalim
kör kuyuda leş gibi yatıyor
arkasında olanlar
leş olmuş üst üste yatıyor
dök üstüne kireç
at toprağı dök üstüne beton
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-







24 Ağustos 2015 Pazartesi

Sözlerim...



İmanın aksiyonu nuru ile olanlar asla yıkılmaz Allah(c.c.)'ın izni ve yardımı ile. İşte yıkılışımızın hüsrana uğramamızın eksikliği buradadır.

Doğal değişime iman ile olmadıktan sonra, nefret ile bağlı olarak yapılan değişiklik seni kör ve sakat yapar, merhametin başındakiler senin hakkını verir.
           
Hayatı tekdüze olanlar, kendinden üstünleri kıskanır seçilmiş olanı suçlar, nefret ile olana hakkını verirken,  haksızı suçlu ilan eden zihniyet hayatı tek düze yaşayanlardır.

Merhametli'nin dersi ile nefreti taşıyanların korkulu  iklim değişimi, muhteşem karmaşık bir olay haline dönüşmüştür...

Tek bir özelliği olan tek bir genin değil binlerce fikirsiz genlerin etki ettiği karakterliler ,vatan haini özelliğini taşır yüreğinde.

Döneklik geni taşıyanlar bariz bir şekilde geninin eksik olduğu gerçeği ortaya çıkarılana kadar, ihanetini vatan sevgisi olduğunu körlüğünde sanır ve yanılır

Tüm hayatını yaşamını nefret kin ile birbirine bağlı yaşayanlar, huzurun olduğu gerçeğiyle donanan vatan evladını görünce ölür.

Ayrıcalıklı seçimle seçilenlere, ayrıcalıklı oldukları için bu nefret ile yaşayanlar, kendi ömürlerini heba etmekten başka bir özellik kazanamazlar bu hayatta.

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)


15 Haziran 2015 Pazartesi

Diller Ne Zaman Konuşacak



Diller Ne Zaman Konuşacak

Çileye vurdum zinciri
Küçükken yerdim inciri
Bulamadım gönül zengini
Eser zulüm sıcak sıcak
Diller ne zaman konuşacak
Mazlum hep mi ağlayacak

Yürekten eseyim söyleyeyim dedim
Kelimelerim lal olmuş
Yollarım kıvrım kıvrım solmuş
Hakkın sözü unutulmuş
Eser hasret sıcak sıcak
Gönüller ne zaman kavuşacak
Sevenler hep ayrımı kalacak


Gönüllere zincir vurulmuş
Dillere kelepçe takılmış
Hisler kör olmuş
Yok, mu bunları sizde kıracak güç
Yok, mu doğruya koşacak adımlarınız
Yok, mu gerçeği görecek gözleriniz
Yoksa…
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

10 Haziran 2015 Çarşamba

Öylesine Bir Şiir

                   

    Bu beden bu bedense
Bedense kötülük kimdense
Kimdense bu tokat yedimse
Yedimse bir şey demedimse
Demedimse razı oldum denilmesinde

Hayat bir anda rotasın değiştirdi, sanki
Sanki gözler kör olmuş bakmaz ahlaki
Ahlaki sanki çelişki yumağı dağıtılan pilav ne ki
Ne ki ne ki bu pişkinlik edilmez ki telafi
Vefasızlık bizi sanki yaptı tiryaki

Ortalıkta kimdir yüreksiz gezen
Gezen yürekleri ezen
Ezen edepsizce gezen
Gezen değil mi ki tehlikeyi sezen
Sezen bakışlar ki yerdegezen
Yerdegezen işte odur boş nefretle gezen

Yollara güller ektik
Ektik gülümsersiniz dedik
Dedik yıkmayın boşa mı ümitlendik
Ümitlendik bindiğimiz dalı kestik
Kestik başları dimdik gökyüzüne diktik
Diktik doğmamış çocuğa kefen biçtik

Biçtik gökyüzüne çıkarken feryat
Feryat ile yağarken kulakları sağır eden ürperti
Ürperti kapasan da kulakları delip geçen
Geçen pişmanlıkla yeryüzünde çaresizlikle gezen çimdik
Çimdik ayıktır ’mayan ayvayı yedik

Yedik ne yediğimizi bilmedik
Bilmedik ümit ile gezmedik
Gezmedik sezmedik
Sezmedik önümüzü görmedik
Görmedik ne yaptığımızı bilmedik
Bilmedik gözyaşını hiç silmedik

Silmedik gönülde nefreti kini
Kini ile açılırken börekte ki sini
Sini kokar yanık ateş kini pimi
Pimi oda ne ki anladım ayar pimi
Ayar pimi kimin ki

Hayaldi rüya bitti mi?
Bitti mi nefret yok olup gitti mi?
Gitti mi güzel düşünen insan
İnsan denilen enteresan
Enteresan gökten yağmaz nefretinle ihsan
İhsan iman edene yağan dilinden anlar gönlünde lisan

Lisan ortalıkta gezer insan perişan
Perişan insan akıldan noksan
Noksan yeter kul Mehmet noktayı koysan
Ettimse sürçü lisan af ola
Af ola güzellikler âleme dola
Âleme dola yollarımız nur ile dola
Sonumuz ise hayırlı ola


Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Gülüşüne düğümlenmiş bir sevgiliyim-8-



Sessizlik feryadımı haykırıyor
Gözlerin bana koşan adımlarına hasret
Sen hala inadınla
Sebepsiz düşüncelerin çamurunda
Sevgisiz uçurumların
Ölümlü bakışında
Gezmeye devam etmenin telaşındasın
Sana yakın dursam da
Kulağına aşk mısraları fısıldasam da
Sen hala benliğinin hapsinde
Kör bakışlarının zıtlığında
Gülünç durumda durmanın
İsyanında kol kolasın
Aslında seni terk ederek
Yalnızlığın cehenneminde bırakmak gerekir
Tebessümüz yarınların karanlığında
Kör kuyuların sessizliğinde kalmanı isterdim
Buna da gönlüm razı değil
Senin gibi taşları çatlatan yürekte olmak çok zor
Güzel gönüllü gülümseyen olmak en güzeli
Bir idam mahkûmuyum beratını bekleyen
Keşif edilmeyi bekleyen
Sevgine hasret sabırla gülümsemeni bekleyen
Gülüşüne düğümlenmiş bir sevgiliyim
Mehmet Aluç




Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç