Bu Blogda Ara

artık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2017 Pazartesi

Sizlerde Unutun


Görsel sonucu

 Kapattım gönül kapımı girmeyin
Aşkı sevdayı siz biz gibi öldürmeyin
Oturun yan yana gülücüklerle olun
Ben artık sevmiyorum sözünü unutun

Biz unutmaya çalıştık unuttuk mu?
Aşkı sevdayı öldürelim dedik biz öldük
Gülücük bize yakışmaz dedik somurttuk
Ben artık sevmiyorum sözünü unutun

Gönül kapısını kapatmayın açık tutun
Birbirinizi sevin az da olsa mutlu olun
Sevdiğinizin yanında gülümseyerek durun
Ben artık sevmiyorum sözünü unutun

Biz gönül kapısını kapattık unuturken unutulduk
Mutlu olmuyoruz diye küçük mutluluğu kovduk
Gülmek için çaba sarf etmedik gülmeden durduk
Ben artık sevmiyorum sözünü unutun

Ne mutlu olabildik ne güldük nede sevgili olabildik
Ben artık sevmiyorum sözünü artık sizler unutun
Bir parça mutluluğu alın gönlünüzde sıcacık ısıtın
Sevdiğiniz güzelin gönlüne alın sessizce yerleştirin
Ben artık sevmiyorum sözünü artık sizlerde unutun
Mehmet Aluç /Kul Mehmet


14 Mart 2017 Salı

İlk Defa Yıkılışımı Yazıyorum


 yıkıldım ile ilgili görsel sonucu

İlk defa yıkılışımı yazıyorum sen giderken
Kahır dolu odamda hatıralarımla ağlarken
Bir gülüşü çok gördün ben seni severken
Al aşkınla gülüşünü al git senin olsun
Kahır dolu gönlünle bana gülmezsin sen
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık karanlık odamda yıkılışım kutluyorum
Seni unutmak istesem de unutamıyorum
Unutmam lazım sende bir güzellik bulmadım
Seni neden unutamıyorum onu da bilmiyorum
Belki kahır dolu bakışlarının acısıyla kavruluyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Sürgün olduğum şehirlerde yürüyemiyorum
Kaldırımlar bana küskün gülümseyemiyorum
Ben mi seni üzdüm hayır bunu iyi biliyorum
Neden gittin sen onu da çözemiyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık hiçbir şeyin önemi yok benim için artık
Bir gurur uğruna belki birbirimizden ayrı kaldık
Kul Mehmet’im ayrılırken arkamızdan bakmadık
Arkamıza bakarken neden koşup sarılmadık
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

11 Mart 2017 Cumartesi

Mutlu Değilsen Artık


Gözlerin bana bakmaz söyle kime sevdalısın
Benimle konuşmazsın söyle neden dalgınsın
Derdini bana değil dağa taşa neden söylersin
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın

Aylarımız kış ayı olsa da gelir elbet bahar ayımız
Acılar içinde olsa da mutluluğa koşar bu canımız
Yeter ki kırılmasın bizi biz yapan bu gönül yapımız
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın

Kaderde bu yazılmış ne gelir ki söyle bizim elimizde
Yıkıcı bir söz olmasın artık bu tatlı olan dilimizde
Hasrete alışırız ölüm yok ya sonunda bizim önümüzde
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın

Ben bu tatlı canımı gönlüme sana verdim almadın
Bir gün gülümseyerek yanımda sen hiç durmadın
Giderken yanağıma elveda diyerek bir buse kondurmadın
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın

Bilmiyorum artık gider kime sen yar olursun
Aradığın mutluluk ya da mutsuzluğu sen bulursun
Geri dönsen bile artık beni zor sen bulursun
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın

Artık ismini anınca sızlamıyor bu kalbim   
Artık sen değilsin artık bu dünyada benim derdim
Bir an eyvah dedim işte ben sensiz şimdi biterim
Çok şükür Rabbime şimdi daha çok tatlı gülümserim
Mutlu değilsen artık ayrılık kapısı bize açılsın


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

10 Mart 2017 Cuma

Karanlığa Gülümseyen Adam




Bugün yine eski defterleri karıştırdım bir bir
Her şey silikti tıpkı seninle benim gibi
Ne güzel silmiştik her şeyi kendi elimizle
Ben o kadar yalvardım silmemek için
Sen hiçbir kurtarma çabası göstermedin çabanla
Sildin her şeyi bir kalemde çektin gittin bir hırsla ağlamadan

Bekledim bir gün karşılaşırız diye bir yerde sokakta
Görürüm seni sendeki seni ne haldesin diye
Onca ay gezdim sokakları her gün adım adım karşılaşırız diye
Sonra dönüp yüzüme bakmazsın diye saklandım karanlığıma
Karanlık beni senden daha çok sardı aldı kucakladı
Sen silerken karanlığım gözyaşlarımla beni yeniden yazdı
Sayfa sayfa cilt cilt roman oldu sensiz hayatım
Adını da karanlığa gülümseyen adam koydum

Suç benim değil senindi sen biliyorsun
Belki o yüzden gelip beni karanlığımdan çıkarmıyorsun
Sende haklısın bende olsam aynısını yapar mıydım bilmiyorum
Ama bir korkak gibi bakardım suçumla günahımla yüzüne
Görmemezlikten gelmezdim eller gibi koşardım
Sen sarar mıydın yeniden o muamma
Ama senin gibi bir kere sevince pişman etmezdim her halde
Ellerimi odamı ömrümü bomboş bıraktın
Boşluğa ben koştun sen neye koştun bilmiyorum ama
Sen biten şarkımızla bittin
Sen gülmeyen yarınları yanımda bırakırken
Belki de kendi mutsuzlukla dolu yarınına koştun gittin

Esti bir rüzgâr keskin keskin
Güldürmedi o felek kapattı sana gelen yollarımı
Viraneler oldu yuvam çadır kuramadım
Kesti eserken rüzgâr iplerini açıkta kaldım
Ben çıplak gönlüm bedenim çıplak
Hamama yakışan çıplak gibi yakıştım yalnızlığıma
Örtemedim üstümü üşüdüm dondum
Ben üstümü örtükçe rüzgâr ile felek açtı
Ben yoruldum onlar yorulmadı bıraktım her şeyi
Şimdi rüzgâra ve feleğe karşı çırılçıplak oturuyorum
Artık ne rüzgâr esiyor ne de felek benimle uğraşıyor artık
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

27 Eylül 2016 Salı

Bırak Kendini Kollarına

Görsel sonucu

Artık ayrılık şarkılarını sen söyle
Hayat geçiyor kırgınlıklarıyla böyle
Nasıl yaşanılır söyle nasıl neyle
Bir yudum sevgisiz hasretle
Yaşanılır mı sen söyle

Bir an anlamamak
Bir anda bilememek
Nefretini sezememek
Anlamamanın bilememenin
Sezememenin çek sancılarını böyle

Susmak sessiz kalmak
Nasıl olur böyle
Bir ömür konuşmamak
Sessiz durmak hayata küsmek
Olur mu söyle
Neden böyle
Neden ağır olur çekmek söyle

Ağırdır hayatın yükü
Taşımayı bilmeyeni ezer böyle
Sorma neden ne diye
Kaydımı ayağın ezer öyle
El sallar bitirirken böyle şöyle
Bir an hissetmezsen böyle
Uçurum çiçeğini koklatır düşerken
Gel hak ettiğini bilemedin
Hak etmediğini yaşa der haliyle
Gündüz gözüyle
Çıplaklığın gerçeğiyle
Çeker seni en dibe tüm gücüyle

İçinde çılgın yenilgi
Siler umutlarını o silgi
Uzaklarda kalmıştır artık ilgi
Arama bir yudum sevgi
İşte sana koskocaman bir yenilgi
Bir şiirde gülümsememek
Şiirin gözlerinde hapis olmamak
Artık uzaklarda ulaşılmaz limanlarda

Fark etmediğin için kaybettin
Anlayamadığın için yitirdin
Kendini bitirdin
Şimdi neyin hesabındasın
Dibi bularak diplerde boğulmamanın mı?
Zaten diplerdesin
Sessizce boğuluyorsun
Bırak kendini kollarına
Ya boğar
Ya serbest bırakır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Ayaklanma Mekânı Değil Artık Yurdum



Ayaklanma mekânı değil artık yurdum
Bir tenha sessizliğime bürünmez ülkem artık
Bir avuç kendini bilmez serseri yıkıldı dağıttık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Dersini verdi milletim gece yürüyüşüyle dünyaya
Ayaklanma niyetli olanlar gelir mi bir daha araya
Milletim izin verir mi yıkılsın emri gönüldeki saraya
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Bir zamanlar Allah iman diyerek gözyaşı dökerlerdi
Bizlerde Müslümanlar diye onlarla biz ağlardık
Mürtet olduklarını anlayamadık bir anda yanıldık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletim olmaz bu iman var iken perişan
Nasıl masuma kurşun sıkılır ey canavar düşman
Feto denilen mürtet sen değilsin insan insan
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Boşadır akıttığın kanla kıldığın namaz
Kanla boyadığın seni af etmeyecek bu zaman
Bekleme artık Rahmanda ne de kulda af için aman
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Ayaklarınız kendi ayaklarınızla millet doladı
Elleriniz kolunuz milletle ordusu polisiyle bağlandı
Yıkalım demeden millet aniden birden canlandı
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletimin içinde meydana çıktı renginiz
Bu vatana millete layık değilsiniz hiç biriniz
Vatana ihanette hiç bulunmaz bu dünyada denginiz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Elem vermeye çalışan sizler olacaksınız verem
Yüce Rahman acıdı kuluna o dur sahibidir Kerem
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal diyem
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Kul Mehmet’im vatan derdi oldu mu milletim yıkılmaz
Birlik beraberlik kardeşliğimizde iman gücümüz solmaz
Soldurmaya kalkan bizden önce solar haberi olmaz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Seninle Olsun Artık Benim Sonum (Sicilleme)

 
dün gezerken gördüm bir güzel güzel değil sanki melek diyem
bin bir cefa ile uğraştım dedim az gönlüne muhabbetle girem
az yaklaş yanıma ey güzel o gül cemalini gülüşünle görem
az naz eyledi bir anlığına şaşırdı dedi dürüst olduğunu nasıl bilem
bak gözlerime duy dedim gönlümün sesini kuş gibi gönlüne konmak ister başka ne diyem
çok gördüm senin gibi serseri aşık beni nasıl sevdiğini anlat beni sevdin ise ben az görem
aşk dediğin elle görülmez gönülde yaşar sevdiği gönül için çiçekleri açtırır diye bilirem
aşık sevdiği için dağları aşar deler saçın teline zarar gelsin istemez diye söyleyem
sen gelmezsen gönül kapıma ben gece gündüz kapında yatarım derim gülmezsen gülmem
sevmek için gönlünü benim için yaratmış yaratan severim seni candan izin var gönlüne girem
eğer izin vermezsen sen söyle ben nereye nasıl kimin yanına gidem
 
beni baştan aşağıya bir güzel süzdü
hafiften birazcık gizliden gizliye güldü
sanki gözlerimde gönlümde onu sevdiğimi gördü
başladı konuşmaya gönlüm uçtu diyar illere gitti sevinçle geri döndü
ben dedi onlarca severim diyen gördüm pişmanlığımla hep gerisin geriye döndüm
bir parças sevgiye muhtaçtım her gün acımasızca zulümler gördüm
her severim diyene işte şimdi seven buldum derken artık dedim yeter öldüm
gerçek seven yok mu bu alemde dedim bulursam her şey biter dedim güldüm
seni gerçek seven gördüm inandım Allah'ın seversen sevmeyeceksen girme gönlüme kötü günler çok gördüm
eğer gerçekten severim dersen ben öyle gördüm gel gir gönlüme gönlünde gözünde aşkla sevdiğini gördüm

 
yıllardır senin gibi gönlü güzeli arar dururum
seni karşıda görünce aradığımı buldum dedim karşında otururum
sevgim aşkım gerçektir al bu gönlümü al gönlüne sevmezse ben onu ateşler içine korum
severekn seni halimi sana arz ettim işte budur bendeki bu durum
bak gönlüne bak gönlüme senin için atar koy elini bak gözlerime yap bir yorum
sevmezsen sende başka kimi severim bu gönlümü hangi gönül kapısında içeriye  korum
budur ahvalim varsa şüphen sen sor şüphen varsa söyle yok benim başka sorum
seni aradım buldum bırakma gitmeni al beni gönlüne sar yok senden başka varacak yolum
sevmiyorum dedemdin çok şükür yoksa kırılırdı kanadım kolum
gel gir gönlüme izin ver gireyim gönlüne seninle olsun artık benim sonum
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Not: Sicilleme yazmaya çalıştım  hatam var ise af ola.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

20 Mayıs 2016 Cuma

Veda Vaktinde Kendimle Yalnızım



veda vaktinde  ben koptum bu dünyada
yağmur gibi yağdı düşlerim okyanuslara
çırıl çıplak kaldım düştüm uzaklara
artık veda vaktinde kendimle yalnızım

artık sesleniyorum uzaklarda kendime
mutlu mesut cevaplar alıyorum kandi sesimden
gönlümde ötelere kandiller yakıyorum karanlığa ışık diye
artık veda vaktinde kendimle yalnızım

ışık ötelerde bana tekrar yansıyor kendim diye
yüreğime örttüğün perdeler açılıryor kendi ışığımla
sen ötelerde karanlıklara gömülüyorsun ahımla
artık veda vaktinde kendimle yalnızım

dönük kalmasın bana artık yüzün
aynalar sana küssün kalsın bakmasın
baharlar senin yanına hiç yaklaşmasın kaçsın
artık veda vaktinde kendimle yalnızım

biraz ölümdür sanki hasret kabulümüzdür
gönderen kalbimize Rahmandır başımız üstündedir
kırık bir hayatın içinde yaşarız yarınlar bizimledir
artık veda vaktinde kendimle yalnız değilim artık
anladım ki yüce Rahman artık her an benimledir

Mehmet Aluç-KulMehmet

22 Nisan 2016 Cuma

Git Artık




Artık gönlümde değilsin sen düştün gönlümde ellerimde
Git istediğin yere tutan yok seni artık istediğini sevebilirsin
Yüreğindeki o zehirli hançer ortaya çıkana kadar sevebilirsin
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde ellerimde

Senden bana benden sana umut kalmadı
Sevmelerimiz ihanetinle işgal altında can bulmadı
Aşkımız sevmelerimiz üzerinde kumar oynadın kazanamadın
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Yüreğimdeki adresini yüzünü sildim
Beni artık hiç sevmeyeceksin ben bildim
Gözyaşlarımı ben kendim ellerimle sildim
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sokaklar adresler artık bize çıkmıyor
Senin o iğrenç ihanetinden dolayı yüzüme kimse bakmıyor
Artık o hasretinde şimdi içimi hiç yakmıyor
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sahillerde çakıl taşlarında aşkımı aramamda boşuna
Oynadığın bu kumarda ne güzel geldi hoşuna
Toprak kokuyor aşkımız gömdün onu mezara
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Sürgün mahpusların demir parmaklıklarından bakıyorum
Yoksa sen misin gönlümde mahpus yatan gönlümü mü yakıyorum
Oysa dün son duruşmada hâkim seni serbest bırakmıştı
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde

Böyle midir artık mevsim’sizliği yaşamak
Yıpranmış bakışlarımla titreyerek yaz mevsimini yaşamamak
Yaz aylarına koşarken kış aylarına rezervasyon yaparak varmak
Git artık istediğin yere yoksun düştün artık gözümde
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç