Bu Blogda Ara

hiç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2017 Çarşamba

Elbet Af Eder Dedim

affet sevgilim ile ilgili görsel sonucu 
Yar küstü bana gurbet iline git sen dedi
Gönül bu sever onu başım üstüne dedi
Gurbeti bilmez gönlüm yolunu ah şaşırdı
Elden ne gelir güldüm elbet af eder dedim

Kalbimdedir sevdası budur aşkın sevdası
Kırmadan hiç dökmeden ol der gönül ağası
Seni o sultan yapar odur gönlün parçası
Elden ne gelir güldüm elbet af eder dedim

Gönül bağında çiçek soldurmak hiç yakışmaz
Bir an küstü diyerek sanmayın hiç barışmaz
Yakıp yıkmayla bilin bir gönülde durulmaz
Elden ne gelir güldüm elbet af eder dedim

Kul Mehmet’im gurbette sen çal gönül sazını
Sen sakın ha kaybetme güzel anlayışını
Sakın gevşetme sakın gönülle sen bağını
Elden ne gelir güldüm elbet af eder dedim
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

14 Mart 2017 Salı

İlk Defa Yıkılışımı Yazıyorum


 yıkıldım ile ilgili görsel sonucu

İlk defa yıkılışımı yazıyorum sen giderken
Kahır dolu odamda hatıralarımla ağlarken
Bir gülüşü çok gördün ben seni severken
Al aşkınla gülüşünü al git senin olsun
Kahır dolu gönlünle bana gülmezsin sen
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık karanlık odamda yıkılışım kutluyorum
Seni unutmak istesem de unutamıyorum
Unutmam lazım sende bir güzellik bulmadım
Seni neden unutamıyorum onu da bilmiyorum
Belki kahır dolu bakışlarının acısıyla kavruluyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Sürgün olduğum şehirlerde yürüyemiyorum
Kaldırımlar bana küskün gülümseyemiyorum
Ben mi seni üzdüm hayır bunu iyi biliyorum
Neden gittin sen onu da çözemiyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık hiçbir şeyin önemi yok benim için artık
Bir gurur uğruna belki birbirimizden ayrı kaldık
Kul Mehmet’im ayrılırken arkamızdan bakmadık
Arkamıza bakarken neden koşup sarılmadık
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

4 Mart 2017 Cumartesi

Hiç Senli Olmadım Ki Ben Hep Sensizim




Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Yürür iken kanıyor yüreğim ile iki dizim
Bu hayattır değil bir basit alale de çizim
Gel benim ol sana bir ömür gülüm diyeyim

Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Dış kapılarda kaldım gönülde kimsesizim
Geçer diye bekledim geçmedi ben bittim
Gel benim ol sana bir ömür gülüm diyeyim

Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim
Hiç yetmedin bana kan ağlıyor içim
Ne zormuş yalnız başına yaşamak
Hiç senli olmadım ki ben hep sensizim

Mehmet Aluç /Kul Mehmet
*Sevgi forumda” Akıncı” isimli kardeşime ait bir sözdür.

Üzülme



Kanattılar bin yerinden elbet acın tazedir ve soğumaz
Gönül nedir bilmeyen gönlün insanın halinden anlamaz
Üzülme sen üzülme sana yapılanlar yapanın yanına kalmaz
Âlemlerin Rabbi bizimle unutma bu dünya hiç kimseye kalmaz
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

29 Ekim 2016 Cumartesi

Hakkın Karşısında


 
hakkın huzurunda ile ilgili görsel sonucu
 
Bu dünya hiç kimsenin değildir hiç bir kulun
Bu dünyada bellidir kul senin gidiş yolun
Geldin sen gitmek için durma yap kul hazırlık
Hakkın karşısında az sevgi imanla durun
 
Arayın bu dünyada hakkın yolunu bulun
Gönülden sevin gönül köşkünde siz oturun
Biliyorum demeden önce Kur’an’a sorun
Hakkın karşısında az sevgi imanla durun
 
İman çeşmesi olsun haydi gönlü doldurun
Güzelliği yaşatın kula yolu buldurtun
Olmaz olmaz demeyin olmazları oldurtun
Hakkın karşısında az sevgi imanla durun
 
Kul Mehmet’im ömür bir anda gelirde biter
Çok kazansan mal yığsan bir günde elbet biter
Salih amelle gönül kazan demeyin yeter
Hakkın karşısında az sevgi imanla durun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 

16 Ekim 2016 Pazar

Toprağa Sarılırsın

havar ile ilgili görsel sonucu

Akıtırlar gözyaşım
Sormazlar hiç yaşını
Soldu yar o bakışın
Oy havar yar havarım
Gece gündüz ağlarım
Yar yüreğin yaralı
Kim vurdu yar havarım
Oy havar yar havarım
Yıkıldı oy dağlarım
Gece gündüz ağlarım
Gittin yârim gelmezsin
Ne haldeyim bilmezsin
Bensiz nasıl yatarsın
Toprağa sarılırsın
Kara toprağa yârim

Günyüzü görmesinler
Günyüzü göstermeyenler
Karalarda yatsınlar
Kızgın ateşte yansın
Kor alevde yakanlar
Oy havar yar havarım
Gün yüzüne nasıl şimdi bakarım
Yüreğim yanarda sensiz ağlarım
Karaları sinemde ben bağlarım
Oy havar yar havarım
Yıkıldı oy dağlarım
Gece gündüz ağlarım
Gittin yârim gelmezsin
Karaları görmezsin
Bensiz nasıl yatarsın
Toprağa sarılırsın
Kara toprağa yârim

Çocukların feryadı
İnletir yar dağları
Kırıldı kanatları
Kalkmaz artık kolları
Giderken babaları
Solarken yarınları
Anlatamam halini
Gidişini halimi
Acılarla yitimi
Teselli ben edemem
Sensiz kalan yetimi
Oy havar yar havarım
Yıkıldı oy dağlarım
Gece gündüz ağlarım
Gittin yârim gelmezsin
Yatak döşek bilmezsin
Bensiz nasıl yatarsın
Toprağa sarılırsın
Kara toprağa yârim
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Temmuz 2016 Çarşamba

İnsanlığa Çağrı Hiç Biter mi?-1-


             
Düşün dedi kimdir veren
Kimdir var eden
Ömür hayat veren
Kimdir ömrüne gönlüne gül seren
Kim dedi yalnızlık yakışmaz
Birlik olmadan yaşanılmaz
Dedi dedi kim dedi kime dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Al dedi Nur Kur’an’ı Nur Nebiyi
Al gönlüne bunlarla imanı
Dedi dedi kim dedi iman et dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Gel dedi gel de gül dedi
Sana bunlar gerekli dedi
Nura Gel dedi
Unutma ahdi dedi

Kâinata Rabbim diller verdi onlar ne dedi
Güneş her doğan batar dedi
Batan her batan yeniden doğar dedi
Yaz ayı kış ayı ne dedi
Açan solar solan tekrar açar dedi
Hastalık sıhhatle şifa bulur
Şifa bulan yine hasta olur dedi
Bu sefer şifa derman olmaz
Ecel derman olur gelen gider dedi
Bunları hep biz Kullar için Yüce Rahman dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Âleme dil verdi âlemde söyledi uyanın dedi
İnsana kurtuluş için çağrı hiç bitmedi
İnsan peki ne dedi
Helal var iken haramı yedi
Çağıran hani yok dedi
Görmedim anlamadım elimden tutan yok dedi
Kime dedi
Bana mı dedi
Yok, yok sana dedi
Hayır, canım bana niye desin
Bak şu karşıda gelene dedi
Kedi geldi ciğeri yedi
Ciğer bitti kavga bitmedi
Ömür için iman geldi
Kul kaçtı gitti
Gelen gitti
İmanla giden huzurla dirildi
İman etmeyenin pili bitti
İmanla şarj etmedi
Pili bitti

Sanmayın ecel ile hayat bitti
İman etmeyen bitti
Bitti denildiği anda bitmezmiş
Bitiş anıyla diriliş başlarmış iman eden kul gülermiş
Elini imana uzatmayan gönlüne ömrüne almayana
Diriliş fayda etmezmiş
Kullara dedi gönüllere dokunmayın
İnsan canı mukaddestir acıtmayın
Gönüllere ben uğrarım yıkmayın dedi
Kim dedi yıkmayın dedi
Gönülde iman olmadan yaşanılmaz
Sevmeden kul hayat olmaz dedi
Dedi dedi kim dedi kime dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Al dedi Nur Kur’an’ı Nur Nebiyi
Al gönlüne bunlarla imanı dedi
Dedi dedi kim dedi iman et dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Gel dedi gel de gül dedi
Sana bunlar gerekli dedi
Nura Gel dedi
Unutma ahdi dedi
İnsan yine gelmedi
Bana sanki lazım değil dedi
Dedi de halt etti
Nefis şeytan yüreğini bin yerden deldi  
Yine gelmedi
Kime dedi bana mı dedi
Yok, yok sana dedi dedi
O da hayır bana da demedi
Galiba bak şu karşıda gelene dedi dedi
Soruların saçmalığı ile saçmaladı
Cahilliğin kör karanlık kuyusuna indi
Nefis şeytanın atına bindi
Nefis şeytan dünya malı ile az gıdıkladı insan az güldü
Gözleri ışıldadı hepsi benim mi dedi
Nefis şeytan sırıtarak içten de salak dedi sonra
Evet, elbet senin dedi
Az yürüdü elini uzattı hakkı olmayana uzandı biraz sonra
Ecel göründü eyvah bittim dedi
Yanıldım dedi
Ne ettim ben dedi
Sordukça sordu cevabın kıymetini bilmedi hiç dinlemedi
Dinlemedi dinlemedi işte yokluğa koştu
Yokluk içinde gitti bitti
İman eden dinleyen cennete huzurla gitti
İman etmeyen dinlemeyen
Cehennemde locasına gitti
Sonunu da alev içinde kimse görmedi
Onu bir daha hiç kimse ne halde bilmedi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam Edecek İnşallah,
devamı az sonra,
ya da arkası yarın.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

23 Haziran 2016 Perşembe

Yetişmezsen Allah Sana yetişmez


Elden ele elin hiç uzanmadı
Fakir var yüzüne hiç bakılmadı
Allah yetişmedi der sıkışınca
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Yakılır yıkılır ses çıkarmazsan
Ağlayan var iken durun demezsen
Ya Rabbim unuttun neden sen dersen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Koşman için seni yarattı anla
Yatarsan bitersin sende zamanla
Allah seninle sen kimlesin kanla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Her şeyin bir vakti var anlayana
Gereken yapmazsan bitersin canla
Hışımla gezme gez sen az sabırla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Hakkı anlatmadın tane tane sen
Anlatılınca kaçtın dedin ben ben
Secdeye varmadın hiç unuttun sen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Unutanı Allah unutur anla
Sen hatırlamadın bu diri canla
Her şeyi yıkadın nefisle kanla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
                                                   
Kulda yoksa niyet az samimiyet
Bir kulda olmaz ki çokça art niyet
Neye yarar yoksa kul samimiyet
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Kul Mehmet’im sakın çevirme dümen
Bak bakalım en çok kim insan üzen
Koşsana sen söyle nasıl bu düzen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

7 Haziran 2016 Salı

Yine Mübarek Ramazan Şen Geldi İnşallah Üzgün Gitmez Yine…

                 
   Hiç düşündük mü veya kontrol ettik mi acaba, gönlümüzün hilali acaba hangi topraklarda kimin için doğuyor? Doğarken doğduğu yer bu doğmayı hak ediyor mu? Yoksa öylesine bir gereksiz ışık olsun diye mi doğuyor acaba? Gönlümüzün hilali karanlıkta kalan kardeşliğimizi aydınlatmak için, kaybolan özümüzü, karanlık gölgede bıraktığımız imanımızı aydınlatmak için, yitirdiğimiz ümmet bilincini tekrar hatırlatmak için doğmalı.  Kudüs de Müslümanlar zulüm altında inlerken, aya Sofya’yı müzeye çevirerek gerçek kimliğinden uzaklaşır feryat ederken, dünyanın her karış toprağında Müslümanlar zulümle inim inim inlerken, acaba gönlümüzün hilali Ramazan hilali ile neden doğmadan karanlıklara batıyor? Korkumuz ölüm mü, ölümden korkulur mu? Ölüm yeniden Hakkın gür sesi NURU ile diriliş değil mi? Zulüm ölümden daha ağır değil mi? O halde yeniden diriliş için neden gönlümüzdeki hilal etrafımızı aydınlatmak için doğmuyor? Zaten ölümü hak etmiş vakti gelmiş ise zaten öleceğiz! Allah C.C. dan korkmayan kul kendi nefsi dünyalık çıkarı için rezilliğe ses çıkarmayacaksa yaşasa ne olur ölse ne olur, gönlü olsa ne olur varlığı olsa ne olur?
 
   Ramazan ki, şuur için birlik beraberlik halden anlama izan idrak sahibi olmamız için her yıl on gün erken gelip bizi kontrol eder, biz hala eski rezilliğimizle boş gönlümüzle, batan gönül hilalimizle aynı şekilde karşılarken, inanın üzgün gidiyor, masum insanların kanı akarken, İslam’ın imanın gür sesi ile sesini çıkarmadan koyun gibi meleyen bizleri gördükçe, geldiğine pişman oluyor… Hayatımızın yarısını ayakta uyuyarak, diğer yarısını da uyutularak yaşıyoruz Nurlar içinde yatsın Üstat Necip Fazılın dediği gibi. Yine bir sözünde: Her kahkaha attığında Allah’a şükür etmiyorsun, neden her ağladığında yüce Allah c.c. kızıyorsun? İşte her Ramazan da mübarek Ramazan acılarımızı sarmamız için şefkati merhameti ile gelir sarar ama nedense o gittiğinde, bu sefer daha çok yaralar açarız edepsizce utanmadan ya da yara açanlara ses çıkarmayız!  Öküzün trene baktığı gibi bakar ses çıkarmayız, yine Mübarek Ramazan şen gelir üzgün gider, her yıl acaba değiştiler mi diye on gün erken yine koşarak nuruyla gelir, heyhat bizde hala bir adım atacak imanın dermanı kudreti varken, imanımız gölgede sakladığımız için adım atamadığımız görür, üzgün mahzun kalır ve bize küskün gider!Bakar ki hala hak ile batılın çizgisi çekilmemiş bilinmemiş,  izler birbirine karışmış,pişmanlık içinde sessizce çeker gider...
 
   Her sene bunları hatırlatmaktan usanmayan Mübarek ramazan bize bunları, biz hala hatırımızda tutmayı beceremedik, hala gittiği o gün her şeyi unutarak kendimizi kaybederek insanlığı insanlığımızı kaybediyoruz. Bu davranış modeli de farkında iseniz İslam’a ve hak peygamber Muhammed Mustafa s.a.v ümmetine de uymuyor, hatta hiç yanından bir geçmiyor öylesine nefsi şeytani bir model ile yaşıyoruz ki, hala bunun bile farkına varmaktan aciz kullarız! Oysaki bu acımızı her an her saniye yaşayarak düzeltmenin sancısı ile olmamız gerekirken, biz hala boş olan dünyayı güzelliklerle doldurtmaktan uzak, nefsin şeytanın batılı zalim düşmanların peşinde bir çıkar sağlayabilir miyiz telaşında yok olup gidiyoruz. Rabbim kendimizi nefsimizi dünyamızı imanla değiştirenlerden eylesin, Mübarek Ramazan ayı nuruyla hanenize gönlünüze doğsun mübarek olsun kardeşlerim. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç