Bu Blogda Ara

sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Ayaklanma Mekânı Değil Artık Yurdum



Ayaklanma mekânı değil artık yurdum
Bir tenha sessizliğime bürünmez ülkem artık
Bir avuç kendini bilmez serseri yıkıldı dağıttık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Dersini verdi milletim gece yürüyüşüyle dünyaya
Ayaklanma niyetli olanlar gelir mi bir daha araya
Milletim izin verir mi yıkılsın emri gönüldeki saraya
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Bir zamanlar Allah iman diyerek gözyaşı dökerlerdi
Bizlerde Müslümanlar diye onlarla biz ağlardık
Mürtet olduklarını anlayamadık bir anda yanıldık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletim olmaz bu iman var iken perişan
Nasıl masuma kurşun sıkılır ey canavar düşman
Feto denilen mürtet sen değilsin insan insan
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Boşadır akıttığın kanla kıldığın namaz
Kanla boyadığın seni af etmeyecek bu zaman
Bekleme artık Rahmanda ne de kulda af için aman
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Ayaklarınız kendi ayaklarınızla millet doladı
Elleriniz kolunuz milletle ordusu polisiyle bağlandı
Yıkalım demeden millet aniden birden canlandı
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletimin içinde meydana çıktı renginiz
Bu vatana millete layık değilsiniz hiç biriniz
Vatana ihanette hiç bulunmaz bu dünyada denginiz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Elem vermeye çalışan sizler olacaksınız verem
Yüce Rahman acıdı kuluna o dur sahibidir Kerem
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal diyem
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Kul Mehmet’im vatan derdi oldu mu milletim yıkılmaz
Birlik beraberlik kardeşliğimizde iman gücümüz solmaz
Soldurmaya kalkan bizden önce solar haberi olmaz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Gülüşüne düğümlenmiş bir sevgiliyim-8-



Sessizlik feryadımı haykırıyor
Gözlerin bana koşan adımlarına hasret
Sen hala inadınla
Sebepsiz düşüncelerin çamurunda
Sevgisiz uçurumların
Ölümlü bakışında
Gezmeye devam etmenin telaşındasın
Sana yakın dursam da
Kulağına aşk mısraları fısıldasam da
Sen hala benliğinin hapsinde
Kör bakışlarının zıtlığında
Gülünç durumda durmanın
İsyanında kol kolasın
Aslında seni terk ederek
Yalnızlığın cehenneminde bırakmak gerekir
Tebessümüz yarınların karanlığında
Kör kuyuların sessizliğinde kalmanı isterdim
Buna da gönlüm razı değil
Senin gibi taşları çatlatan yürekte olmak çok zor
Güzel gönüllü gülümseyen olmak en güzeli
Bir idam mahkûmuyum beratını bekleyen
Keşif edilmeyi bekleyen
Sevgine hasret sabırla gülümsemeni bekleyen
Gülüşüne düğümlenmiş bir sevgiliyim
Mehmet Aluç




20 Mart 2015 Cuma

Sabahım Olmadı

yalnızlık



Gönlümün bağrında damla damla
Kapkara yalnızlık damlıyordu sensiz
Hayallerimin ucuna takılmış bir ip gibi
Geleceğim bir anda koptu
Uçtum uçurumlara sensiz
Sensizlik sessizlik ve ölüm
Yürüdü peşim sıra
Çığlıklarımın külünde seni ararken
Ben kayboluyordum labirent çıkmaz sokaklarda
Asarken düşlerimi gecenin yıldızına
Dudağımın kenarında çıkan bir yara gibi seni aradım
Köpek sesleri seni ararken çıkan feryadıma karıştı
Hissizliğin üşümelerime karıştı kayboldum
Kesik kesik seni öksürdüm gecelere
Doğmadı seninle güneşim
Ben hala şaşkın sensiz seni arıyorum gecelerde
Sabahım olmadı seni sabah güneşinde aramak için
Sensizlik emer kanımı
Adım atacak derman bırakmaz dizlerimde
Ayaklarım kayarken gecenin karanlığında
Ben hala seninle doğacak seni güneşimi arıyorum
Gecenin karanlığında
Belki de ruhumun saati sen gidince durdu
Perdelerim belki ondan kapalıdır
Sigaramı amansız sensizlikle yakıyorum
Bir nefeste seni çekiyorum içime
Yakıyorsun içimi
Bir öksürükle yüreğime saplanıyor sensizlik
Ben hala şaşkın sensiz seni arıyorum gecelerde
Sabahım olmadı seni sabah güneşinde aramak için

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç