Bu Blogda Ara

heybet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
heybet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2016 Salı

Az gıdıkla gülümsesin o gurbet



Kader yazmışsa alnına gurbet
Az gıdıkla gülümsesin o gurbet
Yakışır mı sana hayata küsmek
O gurbetin elinde iç tatlı bir şerbet
Bakışların az yere indir nedir bu heybet
Davet eden yoksa gönlüne sen çağır davet et
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret

Gurbette kimsesiz değilsin az sabret
Az çalış çabala dilinde olsun hitabet
Etrafındakileri sev dost ol bu tam isabet
Gurbeti memleketin gibi donat et hayret
Ha memleket ha gurbet doyduğun yer
Gerçek memlekete kavuşursun az sabır et
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret

Çok zordur muhannete muhtaç olup yaşamak
Kaçmak zordur bırakmaz yakanı tam bir musibet
Az sabırla gurbet biter gelir selamet
Çağırırlarsa bırak gururu sen icabet et
Hak alnına yazmışsa vardır bir hikmet
Hikmeti anlayamazsın bir an sen var sabır et
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret

Açılır bir kapı kapanır tüm dertlerle gurbet
Kapıyı açıp kapatan hakka sen her an şükret
Açmasaydı kapı hak kim açardı az düşün akıl et
Başına yağan az düşün değil mi Rahmet
Her şeyde bir hayır var üzüntüne çek bir set
Hayattasın ve sağlıklısın et buna hayret
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret

Boyun bükme kurumuş lale gibi
Göğüsle bu yarışta gülümseyerek sen ipi
Bak aleme insan herkesin var başka bir tipi
Değişik yaratmış hak elbet vardır de bir bildiği
İnsan bazen gördüm derken göremez olmaz bir sevdiği
Helal kazanıp helal ne güzel olur yediği
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret

Hayat yolunda bu zalim gurbet bana kaldı deme ihale
Sakın ola deme düşürdü beni halden hale
Hayat yokuşudur bu her etap bir merhale
Kul Mehmet’im der Hak kulunu düşürmez çaresiz hale
İmtihan dünyası sınavdayız ne olur az gülümse edemezsin müdahale
Bu yola çıkarken ve şimdi biterken el sallanır denilir hep güle güle
Kimseye muhtaç değilsin haline şükret
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

27 Aralık 2015 Pazar

Selam Olsun


Selam olsun benden tüm insanlara
Gözü yaşlı bağrı kara olanlara
Geldik dünya hanına muhabbete
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetle

Ne şehir dedik ne köy gezdik hürmetle
Gördüklerimiz insanlarda gezerdi merhametle
Hiç biri gezmezdi basmazdı toprağa heybetle
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetle

Bir güzel sözümüz gezdi ummanda
Sevgiyi aşkı bindirdik gönderdik insanlara limanda
Birbirini seven insanları gezer gördük ummanda
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetle

Kâinatı gördük yürür ayaksız
Gökyüzünü gördük durur direksiz
Rahmanın yarattığı gönlü gördük aşk çiçekleri açar topraksız
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetle

Ne güzel onlarla camide safa dururduk
Nefis şeytanı iman ile boğdururduk
Nefret ile gezen olmazdı gül eker dağıtırdık
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetle

Şimdilerde herkes birbirinin hayatı ile oynuyor
Bilmem ne oldu da insanlık nefret ile bir oluyor
Gönüller gülmeden bir bir soluyor
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetimizi kaybederek

Kul Mehmet’im güzel insanlar gitti dönmez artık
Onları takip ederken yolumuzu kaybettik battık
O güzel günleri ararız bulamayız her şeyi edepsizce dağıttık
Gidiyoruz dönülmez yola hüsnüniyetimizi kaybederek
Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç