Bu Blogda Ara

huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2017 Salı

Onlar Sadece Down Sendromu İle Yaşıyorlar



Farkında mısınız acaba hep gülüyorlar
Hem gülüyorlar hem gülümsüyorlar
Onlara biz hasta diyoruz biz bilmeden
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Bu terim bize yabancı gelse de biz yabancıyız
Bir kromozomu fazla bunu neden anlamayız
Gülümsemelerine gülüşüne bakınca hayranıyız
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Hastalık değil genetik bir farklılıktır farklılık
Bu farklılık onlara veriyor tükenmez canlılık
Bizde o farklılık canlılık yoktur varsa vardır uzaklık
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Fiziksel güzelliği ile gönlümüze huzur veriyor
Bunu bilmeyenler buna bir anlam veremiyor
Gülüşü gülümsemesi bitmez çok fazla seviyor
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Hayran kalırsınız görünce onlarda var aksiyon
Sadece fazlası var oda bir tane fazla kromozom
Konuşmalarında az eksik olsa da biraz diksiyon
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Annelerine verilen sanki onlar bir mansiyon
Bugün 21 Mart onların varlıkları için bir deklarasyon
Onlardaki neşe ile hiç yaşamazlar depresyon
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar

Bugün onların günü onlarla olmak çok güzel
Kul Mehmet’im onları sevmek senin için özel
Onları sevmeli gönülden her bir bireysel
Onlar sadece down sendromu ile yaşıyorlar
Mehmet Aluç /Kul Mehmet



13 Ekim 2016 Perşembe

Sözlerim-3-

    

Keşmekeşlik

Öylesine keşmekeş’lerin içindeyiz ki ve farkında da değiliz ki, sevsek sevdiğimizi üzüyoruz kalbiniz kırıyoruz, farkına varmıyoruz sevmeyi bilmiyor diyoruz! Hatamızı bilsek özür dilemeyi bilsek gideceğiz de, birde acaba aynısını yaşar mıyım kuşkusu sarıyor bedeni ruhu düşünceyi! Kaldık mı sap gibi ortada, uçuruma düşmemek için geri adım atarken insan şüpheye düşer mi tabi ki hayır! Hatta biz uçuruma kendi gayretimizle düşsek acaba arkadan iten mi vardı diye, uçurumdan uçarken dönülmez ama biz gayretle döner iteleyen kimdi diye bakarız!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Vakti Olmalı İnsanın

İnsanın, ağlama kendini dinleme farkına varma pişmanlığını fark edip düşünme insanlığın derdine çare olma adına, bir saati anı vakti olmalı diyorum ama inanın o anlar saatlerde boşa televizyon karşısında, evlenme programında ki sahte olan kavga ve çekişmeleri seyrederek bitirirdik.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



Anlamsızlık Ve Huzur

İnsan doğarken her şey vücuduna Allah c.c. eksiksiz yüklenmiştir. Doğduğumuz da bizim için olan bir dünya var ama bizim yaşamamız için müsait değil, hatta hiç birimiz için müsait değil. Aslında bu dünya yaratılırken de içine eksiksiz her şey huzur güzellik vs. yüklenmişti ama onu biz insanlar, acımasızlıkla kendi doymazlığımızla öylesine değiştirdik ve parçaladık ki içinde huzurla yaşamaya imkân yok, hatta huzurun “h” harfi bile yok. Anlamlı olanı anlamsızlıkla değiştirince, insanda haliyle anlamsız değersiz oluyor. Bir süre sonra anlamsızlıklar da insanı boğuyor lakin bu defa anlamsızlığı yıkacak bir değer ortada yok ki onunla anlamsızlığı yıksın ve huzura erişsin!

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

26 Eylül 2016 Pazartesi

Selam ve Selamın anlamı ve Selamun Aleyküm

     
 

Önce Yüce Allah’ın selamı ile selamun aleyküm diyeyim ve Âlemlere Rahmet Nurdan Nebi’nin gülüşü kokan salat ve selam ile konumuza yazmaya başlayayım. Solan bir bahçe düşünün, siz hiç uğraşmamışsınız sulaması gerektiğinde sulamamış, yaban otlarını temizlemeden kendi haline bırakmışsınız hayal edebiliyor musunuz? Bir yol düşünün bir yöne çıkarken, bakımsızlıktan dökülmüş hangi yöne gideceği karışmış bin parçaya bölünmüş, o yolda yürümek için cambazlık ve büyük bir maharet gerek, yoksa yürürken yüz defa düşmek kaçınılmaz ve diz kapaklarında kollardaki yaraların sızısından kurtulmak mümkün değil!

Selam ne demektir ne Anlam taşımaktadır?


Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.” (Nisâ Süresi 86)

“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.” (Nur Süresi 27)


“Rahman’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.” (Furkan Sûresi 63)


Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resulullahdan sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız. ” (Müslim, İman 93)


Selam emniyet huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, kurtuluş gibi anlamları taşır verene ve alana huzur verir. Selam vermek, bu dünya âleminde bir kimseye yapılacak en güzel duadır. Selam, (Ben Müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, Müslüman olarak öl manalarına da gelir. Ne güzel bir duadır, dilek ve temennidir. Kuruyan gönül bahçene bakım yap kurutma, açan çiçekleri sula değer ver anlamında bir uyarıdır kula, alana ve verene. Gönül yolu bakımsızlıktan merhametsizlikten güzel bir dilek dilemekten kararmış, yönünü şaşırmış ne yapacağından emin olmadan yolları bozulmuş gönül yollarını düzelt tamir et, o gönüle Âlemlerin Rabbi yüce Allah günde defalarca uğrayarak, içinde ne var yok diye bakıyor, misafir oluyor, aman dikkat et düzgün olsun o yol, senin yolun yani gönül yolun düzgün tertemiz olursa karşındaki insanda sana bakar o da gönül yolunu temizler düzgün olmasına gayret eder.
 Gayrimüslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, ihtiyaç olduğu zaman onlara selam vermek, hidayete kavuşmaları için dua etmek caizdir. (R.Nasıhin, Redd-ül Muhtar)

Selam vermek sünnet, almak ise farzdır.

Selam verirken, selamın sünnet olduğunu düşünmeli ve o kimseye dua etmeye niyet etmelidir! Sünnet olduğu düşünülmeden, alışkanlık halinde, şuursuzca selam verilince, sevap olmaz. Bir yere girerken de, çıkarken de selam verilir. Dinimizde selamın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir yere, bir meclise giren oradakilere selam versin. Oradan kalkıp giderken yine selam versin.) [Tirmizi]

Verilen selamı daha güzeli ile almak da farz değil ise de, çok sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazandı) buyurdu. Başka biri, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazandı) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazandı) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri selam vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Arkadaşınız [selamın faziletini] ne tez unuttu) buyurdu. Daha sonra, (Bir topluluğa gelince de, ayrılırken de selam verin! Birinci selam, ikincisinden daha mühim değildir) buyurdu. (Taberani)

Allah’ın hikmeti olsa gerek ahirette bu dünyaya ait olan tek bir selam vardır ahirete taşınan.

Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. "Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükâfatı olarak girin Cennet’e..." derler. (NAHL/32)

Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: "Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!" derler. (ZÜMMER/73)

Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir. (HİCR/46)

İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükâfatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır. (FURKAN/75)

Adn cennetlerine girecekler, atalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden Salih olanlarla birlikte olacaklar. Melekler de her kapıdan yanlarına girip şöyle diyecekler:

"Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!" (RA'D/23-24)

İman edip Salih ameller işleyenler ise, Rablerinin izniyle içinde sürekli kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki dirlik temennileri "selâm!"dır. (İBRAHİM/23)

Yak gönlünde kendine ait olmayan ölü bakışları sözleri davranışları yak, küllerini savur yok olsun. Gönlünde “Selam’a” ait bir yer olsun, gülüşleri huzuru gönlünü seni ömrünü sarsın, ömür heybene bol bol selam doldur ki, ahirette seni aynı selamla gülüşle karşılasın, ne kadar kolay bir dünya kazancı, fazla kazma kürek sallamadan kazanılan dünya ve ahiret kazancı, bu yüce Allah’ın bizi sevdiği kullara ihsanıdır Lütfü keremidir… Kulak verirseniz Mevlana’nın Yunus Emre’nin Hacı Bektaş’ı Velinin… Diğerlerinin selamları hala aramızda gönlümüzde silinmeden duruyor, o gülüşleriyle onları hatırlıyoruz ve selamlarını Ve aleyküm selam diye alıyoruz Rahmetle anıyoruz… Allahu Ekber… Selam ve dua ile kalın kardeşlerim.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet


-

3 Mayıs 2016 Salı

Hak Yolun Yolcusu

 
Hak yolun yolcusu olan yorulmaz
Yoldaki nefis şeytan kavgası durulmaz
Hak yolcunun yanında nefis şeytan bulunmaz
Hakkı sevmeyen hak yolcusunun yanında durmaz
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Hak yolu yokuş olmaz
Hak yolcusunun önünde kimse durmaz
Hak yolcusu bildiğimiz gibi olmaz kurnaz
İman için hak için olur nefis şeytana kurnaz
Hak yolcusu birkaç söz ile insanlara alınmaz
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Dünya üç günlük bir nefestir kanmaya değmez
Ahiret hayatı bu dünya hayatına benzemez
Hak yolda olmayan kadir kıymet hiç bilmez
O sanır bu dünyada kalacak ölüm hiç gelmeyecek
Kazandığı dünya malı hırsı sanki hiç bitmeyecek
Ölüm geldiğinde sanmasın hiç gitmeyecek
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Doğarken ömür ölüme doğru açılır
Gönülde varsa iman âleme saçılır
İman olmaz ise nefis şeytandan zor kaçılır
Hak yolda yürüyene boş gözlerle bakılır
Eyvah bu ömür birkaç dünyalık mal için yakılır
Ey kul bu iman merhamet neden alınmaz yanında kaçılır
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Bu dünya hakiki dünya değil yalandır
Bu dünyada merhametten imandan başka ne kalandır
Kazandığın dünya malın ailen ölümle arkanda kalandır
Ecel dediğin vakti geldiğinde can alandır
Ecel ile giden bu dünyada yok olandır
İman merhamet Salih ameli varsa hep anılandır
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Bu dünyaya kanan olmaz kâmil
Olsa olsa olur gerçek cahil
İmansız gönül ömür olur mu pak
Gönülde her an bulunmalı imanla hak
Yoksa ömür ahiret olur helak
Gönül içinde iman var mı yok mu bak
Var ise iman durma gönlünde lambasını yak
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Kul Mehmet’im yanmasın gönül kara ocakta
Ömür dediğin üç günlük gelir geçer buracıkta
Kara leke olmasın sakın kalbin içinde oracıkta
Bu dünyada imanla merhametle ol emin yaşadıkça
Ömür sanki bitmez gibi hissettirir nefis şeytan peşinden koştukça
Bu dünyadaki budur durum
Bu dünyaya aldanıp ta olma mahkûm
Nefis şeytan dünyaya kanıp olma mağlup
Hak yolda olmayan aradığını bulmaz
Nefis şeytan yalan dolanla hayat hayat olmaz
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

24 Nisan 2016 Pazar

Bunlar Değil Midir Sonsuz Rahmete İlahi Aşkla Yürüyen?



Aşkın güzelliğinde Gönül’e gelse de ince sevinçten bir sızı, âşık aşka doğru yürüdüğün de, o sızı aşkın içinde kaybolur, gecenin karanlığında olsa da karanlık yollar, aşkın nurdan ışığıyla aydınlanır yollar. Gecenin karanlığında yürüdüğünü görenler, bilmezler âşık gibi aşkın nurdan cennet kokusunu, ona ya deli ya da divane derler ama bilmezler görmezler anlamazlar… Dünyalık aşk dünyada kalan, ilahi aşk ise ötelere Yüceler Yücesi Rahmana ulaştıran, ona vardıran aşk ile karıştırmamak gerekir.
   Aşk Yüce Rahmanın tecellisi Rahmeti merhameti ile gönülleri inşa ettiren, saraylar kurdurtan, dünyalık işleri malı yok ettiren, bir lokma aş ile hak ile yolda olmak için kulu yola çıkaran, dağları çölleri aştırandır… Benlikten kurtararak ille de sen sen dedirten, İşte o gönül dostları Yunus Emre, Hz Mevlana, Ahmet Arvasi, Ahmet Yesevi… Gönül dostları saymakla bitmez… Bunlar değil midir sonsuz Rahmete ilahi aşkla yürüyen ve gönüllerde, sönmez meşale olarak hala yanan… Hep nurdan bahs eden sözlerinde nurlar çıkan, gönüllerimize nurlanarak yerleşen ilahi aşkın nurun yolcusu değil midir bunlar? Dünya da huzur olması için yolları yayan kat eden, gönül dertlerine derman çare olmak için, Nur Kur’an Nur Sünnet ile çare olan âleme yayan, kendi huzuru yerine insanlığın huzuru neşesi için yolda aylarca yürüyen yol kat ettiren, ilahi aşk değil midir? Sonsuz Rahmete yürüttüren gönülleri huzurla doldurtan?
 
   Şimdilerde bizler dünyalık aşkı bile yaşamaktan aciz, illaki benim hoşuma gidecek olanı severim, ama bana uyan aşkı da severim mantığı ile bunları anlamaktan uzak yaşayan insanlarız… Bizimde bundan dolayı suçumuz hiç yok, bize bunları imanı sonsuz Rahmeti öğretmediler, sadece dünya için yaşamayı sevmeyi öğrettiler, gerisini boş ver öğrenmesin dediler! Hep bir dünya ve geçim telaşı derdine düşün dediler, gerisini bilmeseniz de olur dediler bizlerde kabul ettik ki veya zorla ettirildik ki bu haldeyiz, ama tüm dertler sıkıntılar bilmemezlik geçer Yüce Allah’ın yardımı ile dermanı çaresi ile… İşte bazen hüzünleniriz işte budur yüce Rahmanın gönlümüzdeki misafiri işareti, hüzün anında, Yüce Allah sakın üzülme ben seninleyim ey kulum der ve kula huzur rahatlık ve dertlerin sonundaki derman yolunun kendisine varmakla son bulacağını hatırlatır… Aciz olduğumuzun ruhumuza yansıması ve gerçek güç sahibinin, Yüce Rahman kendisinde olduğunu kuluna bildirmesidir… Ey kul günahlarından dertlerinden düşme karamsarlığa, az yaklaş bana tövbe kapıma ben sana çok yakınım senden daha yakınım sana, gel der bana Yüce Rahman her kuluna, bizdeki ilahi aşk Rahmandan bir zerre ve Aşkı Yaratan Yüceler yücesi Rahmandaki aşkı varın siz idrak edin edebilir isek ne mümkün ama idrak edemeyiz!- Allah’u Ekber-Sözlerimde yanlışlık var ise bana aittir kardeşlerim, hatasız kul olmaz, sizin de aşka dair benim sözlerim gibi sözleriniz düşünceleriniz var ise okumak için o güzel gönlünüzle yazarsanız okumak isterim. Selam ve dua ile kalın kardeşlerim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Nisan 2016 Perşembe

Hakikat İle Hasretin Yakan Kor Alevini Görmek Ve Söndürmek Gerekir Gitmeler ve Kavuşmalarla



İki yay uzunluğunda olan bu kısacık hayatın yolunda, kapılarını kapattığımız kapılara bazen gitmek ve kavuşmak için, hasretin gönülde volkan gibi kaynaması gerekiyor, gel gel diye gitmek istemediğimiz küskünlükle kapısını kapattığımız kapılarda hasret çağırır. Nihayetinde hasretin yakan kor alevini söndürmek için, gitmek bizim için kaçınılmaz olur. Bazen dipsiz karanlık kuyular da kalmışçasına kendi hayalsiz ‘ligimizin kör karanlığında sevdiklerimize gönül kapımızı kapatırız, hasretin sancısını çekeriz ta ki sabrın son adımı ile yıkılmamıza bir an kalana kadar. İşte o zaman hasret kor alev yakar, gitmeler varmalar bizi çağırır ve o zaman gitmeler kaçınılmaz olur, hasret kavuşmalar gitmeler varmalar ile son bulur sancılar…
Gidip kavuşmalar ile ruhumuzu huzurla aydınlatan dinlendiren gitmeler ve kavuşmalar… Canlı canlı huzuru ruhunuzda hissetmek, sancılara son vermek için gitmek ve varmak gerekir varılması gereken yerlere. Hoş görünün sevginin özgür düşüncenin adımları ile coşkuyu yaşamak hayat veriri bizlere, bu nedenle kapısını kapattığım dostların akrabaların veya bir kızgınlıkla kapısını kapattığımız sevgilinin yanındaki hasreti söndürmek için gidip varmak gerekir. Hem onun yanındaki hem de bizi yakan, hasretin kor alevini söndürmek için. Aranılsa da hiçbir yerde bulunmayan hiçbir dünya ülkesinin anayasasında bulunmayan sadece dinimize ait bu sevgi birlik beraberlik ruhu hoş görünün… Güzelliklerini bulmak ve kavuşmak mümkün değildir. Bu Müslüman olan biz müminlere yüce Allah’ın bir Lütfü keremi ihsanıdır. Sancılar içinde ölümü yaşarken, varmak kavuşmak ile yeniden doğuşları yaşatan kavuşmalar, her zaman birlik ve beraberliğimizi vazgeçilmez çelikten halatı olmuştur, hiç kimsenin kopartamayacağı ilahi bir köprü varış kapısı…

Hasret özlem ile sevince dönüşen anlardaki dilde dökülen tatlı huzur dolu sözlerin ekseninde dönmek, insana inanılması çok güç tatlı bir haz vermektedir. Yoksa Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun neden hasretin volkan gibi gönülde yakan ateşine son vermek için, gitmenin varmanın yani kavuşmanın yok olan o anki kapısını aramak için, yıllarca arasınlar çöllerde veya dağları delerek arasınlar, Mecnun yıllarca neden varmak gitmek güzel olmasaydı çöllerde ne diye arardı. Ferhat o zamanın teknolojiden yoksul anında eli ile yıllarca dağları delmek için ne diye uğraşsın ki… Bu anlamsız hasretin karanlığında kurtulmak için gidelim varılması gereken kapıya varalım, kucaklayalım gönüllerimizi, karanlık yanını varmanın gitmenin güneşi ile aydınlatalım. Bazen binlerce sözler ile anlayamadığımız, kızgınlıkla kapattığımız kapıların kapatmanın ne kadar yanlış olduğunu söyleyen, hasret olmasa idi bu hatamızı yanlışlığımızın nasıl farkına varacaktık? Hakikat yanlışlığı ayan beyan gösteren bir güneşidir, onu kapatarak söndürmek hiçbir zaman mümkün değildir.

Hasreti kavuşmalar varmalar ine son vermek, kendi yanlışlığımızın kor alevini hakikatin aynasında görmek her zaman bir erdemdir. Hakikat ile hasretin yakan kor alevini görmek ve söndürmek gerekir, bu alevi görerek söndürenlerden olmak dileği ile selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



26 Şubat 2016 Cuma

Bir dörtlük




Kul Mehmet'im der ki sabrın sonu selamettir
Selametle gönülde esen Rahmet ile huzurun neşesidir
Ferhat ile Mecnundan farkımız nedir sabırla devam eden imtihan çilemizdir
Çile için sabır eden kul Cennette Gül Kokan Resulle inşallah beraberdir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Şubat 2016 Pazartesi

Nebiye Ulaştır Yolumuzu



Lütfünü esirgemeyen Yüce Allah’ım
Ömrümüz hata günah dolu Rahmanım
Sana döndüm geç oldu yönümü
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu

Nefis şeytanla başımı vururken taşa
Nefis şeytan kandırdı dedi olursun paşa
Akıttılar gözümde yaş yatırdılar günah çamuruna
Senin yolun bu dediler işte böyle yaşa
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu


Geç ayıktım geldim huzuruna Allah’ım
Dertlerime derman sensin Yüce Rahmanım
Kendim düştüm sen düşürdün diyemem hâşâ
Boş yere inandım başım vurdum taşa
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu


Doğarken giymiştik unuttum ben kefen
Bu âlem bize tapulu değil bilemedik edindik mesken
Ölenlerden ders almadık önlerimizden geçip giderken
Bu dünya ya gelirken bize kalacak derken ecel alıp giderken
İmanınla doldur özümü aç gözümüzü
Sana gül kokan nebiye ulaştır yolumuzu

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

12 Şubat 2016 Cuma

İnsan Olmaz Bin Bir Çabayla



Semada yeryüzüne nur yağar
Edepsizlerin yüzüne kor alev düşer
Edepsizlerin yüzüne insan nasıl bakar
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Helal olmasın edepsize tüm nimetler
Yıkıp bölmek için uğraşan zalimler
Burnunuzda gelsin yediğiniz nimetler
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Tebessümü bilmez zalim nefretle konuşur
Nefret yüreğine saplansın şeytanla buluşur
Onlarla yaşamak zor gelir onlardır edepsizin uşağı
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur


Zordur onların tarifi kalem yazmaz
Sözler kelimeler dersen onlarla olmaz
Yüzlerine bakınca adam oldukları anlaşılmaz
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Şerefsiz olmak parayla değil desem parayla
Gönül değil ahır içindeki kokuyla sanki yayla
İnsan etmek için uğraşma insan olmaz bin bir çabayla
Bir gün giderler diye kul huzuru ister
Kul huzurla buluşmayı bekler tutuşur

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

27 Ocak 2016 Çarşamba

Nöbetçi Şair



Şair emekli olunca
Zamanı da bol olunca hece ile dolunca
Gecenin huzurunda usul usul yazınca
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Hecelerin duygu dolu dünyası
Hecelerin hareketi ile şimdi yazma sırası
İlham ile baş başa kalınca yanar gönül lambası
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Gece huzur sessizliğin huzurlu anı
Şair mutlulukla yazar sözler ile dolar zamanı
Şiirler sıra sıra dizilince boşa gitmez hiç bir anı
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Şair yazmazsa yüreği yosun bağlar
Nasıl olurda gönüllere akar
Hasret ile bu âleme bakar
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Gece şair hecelerle süslenir
Yazar yazar gönüllere seslenir
Yazar yeni heceler beklenir
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Gece nöbette kalır şair geceye seslenir
Rabbinin yardımı ile gecelerde gezinir
Heceler odaların içinde yüreğine seslenir
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Gecenin sessizlik anı şairi huzura taşır
Yazar yazar güzelliklere buluşur
Sever gönülde yazar insan gönlüne ulaşır
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Şiir ile varılır elbette güzelliğin menziline
Heceler ile şair gönlü gelir o an dile
Yazmak gerekir bu güzel canım millete
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Şair döner yüzünü insana
Zamanı şiir içindir vakti yoktur plana
Sözler peşinde düşer erer muradına
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Katar şair gönlünü şirin mayasına
Yazmak ayrı bir dünyadır var kalem başına
Haydi, durma yazmaya devam et Allah aşkına
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Geceyi hep bekler şair neşeyle
Bekleyen olmalı gece yazmalı budur vesile
Nöbette kalmalı gece Allah'ın izni ile
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair

Sabahları olur mahlasım Kul Mehmet
Yazarken Allah'ın izni ile çekmem zahmet
Gönüllere ekerim çiçekleri demet demet
Geceyi bekler yazar nöbetçi şair
Kul Mehmet gündüz yazma sırası sende
Gündüz anlarını haydi dile getir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
(Nöbetçi Şair)



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç