Bu Blogda Ara

pranga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pranga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2016 Perşembe

Serseri Bir Sloganla Yaşamaktan



Vurun bu arsız gönlümü artık
Gidiyor serseri aşkların diyarına
Sevmeyecek hiç kimseyi biliyorum
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Bu yürekle yaşayamam yırtık yırtık
Aramayın artık bu yüreğimde mantık
Serseri diyarlarda aşksız diyarda çamurla battım
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Ölüyorum yavaş yavaş tutun beni
Uzatın aşk diyarına usul usul
Örtün üstüme ölü toprağı
Mesul değilim bu aşksız hayatı yaşamaktan
Vurun bu arsız gönlüme artık pranga dedim artık
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Ar etmeyin vurun artık
Bakmayın akan gözyaşlarıma
Bakın bana koşmayan yarınlarıma
Bahanelerim ile gömün beni artık
Zavallı aklıma gönlümü ister yakın artık
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan

Dilsiz dillerimi bir dinleseniz
Ağlarsınız feryat ile gece gündüz
Hicran ateşiyle yaktım bu gönlümü
Alev alev yanıyor gezindiğim onca kaldırım
Bitirin beni yetsin bunca keder
Dayanamam ben artık ağlıyorum
Vurun bu arsız gönlüme bir pranga
Bıktım artık serseri bir sloganla yaşamaktan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

30 Haziran 2015 Salı

Sözlerim


Çoraklaşmış bir gönül, ancak Kuran ile Sünnet ile yeşerir.

Yönünü kaybetmiş bir ömrü sürdüren kulun yönünü, ancak Kuran ve sünnet yeniden doğru yola yön verir, başka yön zaten yönünü kaybettirmiştir.

Göğsünde yeşeren dert sıkıntı ve fikirsizliğine, ancak Kuran ve sünnet merhem olur, ya alır sürtersin ya da çekmeye devam edersin


Düğmesi ve yuvası sökülen ömrü, ancak Kuran ve sünnet ile yeniden yuva açılarak düğme dikilir önü kapatılabilinir.

Hasret prangası ile yanlış fikirlerin altında mahkûm kalan fikirler, ancak Kuran ve Sünnet'in Vuslat fikri ile özgürlüğe kavuşur.

Zihninde, zihinsizlerin fikri geziyorsa hiç hayal kurma, yok olmaya mahkûmdur ve gerçekleşmesi de imkânsızdır. Ne zaman Kuran ve sünnet fikri ile olursan tüm hayallerin gerçekleşir.

Peşinde yol bulmak için gittiğin iz, ayağı kendisine ait olmayanın ise hiç peşinden gitme, kaybolmaya mahkûmsun... Ayakları ve adımları fikirleri kendisine ait bir ayağın izleri ise takip et kaybolmazsın hiç.

Mehmet Aluç

3 Mayıs 2015 Pazar

Şimdi Sensiz, Ben Bensiz Yaşıyorum



Ah ne hayalim vardı bir bilsen,gözlerini gözlerime sabitleyip,gönlünü gönlüne yaslayarak seninle tek bir vucut olup,teninin sıcaklığında erimek isterdim,sensiz kuruyan sevdamı dudaklarında yeşertmek büyütmek isterdim,sana hasret dağların arasında sıkışmış iken sinene yaslanarak sana aşk şiirleri okumak isterdim ama olmadı,sen ah sen var ya sen vicdansız bir gün gülümsemedin çektin diyar illere gittin.

Paptyalardan sana taçlar yapmıştım,gönlümde sana saraylar kurmuştum sen tahtını boş bırakarak gittin vefasız!Benide kendinide hasretin prangaları ile karanlık hapishanelere gömdün,tahiiye edilmememeye mahkum ederek gittin!

Ney di seni benden soğutan? Ney di sımsıcak gülümseyen gönlümün gülüşünü beğenmemene sevk eden?Gönlümdeki bahar mevsimlerini kışa çeviren sen neden mevsimlerimi beğenmedin anlamış değilim!dilimde ahlar,hayal kırıklığında gülümsemeyen mevsimler saatler bırakarak beni canlı mezarlara gömdün,arkana bakmadan beni derin sancılı kederlerin içinde yalnız bırakarak çektin gittin...

Sana ben, kaprislerin,anlaşılmayan tutarsız  net olmayan sözlerin yüreğimi yakıyor dedim az kendini toparla dedim çok şey mi istedim? Az biraz gülümseyerek bana baksın gözlerin dedim,sen kaprislerin kıskançlığına takıldın beni terk ettin gittin...
Biraz aşkıma saygılı olman çok mu zordu ?Sana kucak açmış seni her hatanla seven gönlüme değer ver demem çok mu zoruna gitti?

Gidene git demek bana yakışmazdı,sana aylarca yalvardım, seninle ben umut doluyum ne olur sözlerimi yanlış anlama ,yıkma dedim seni seven gönlümü,gönül evimi sen inat ettin gideceğim dedin ve gittin,ne diyebilirdim ki ? Cümlelerin  hecelerin sözlerin bittiği andaki çaresiz mısraların çağlamayan, fayda sağlamayan anlamsız sözlerin  uçurumunda gezmenin çaresizliğinde ellerinde tutmak çok zordu!

Bana kızgın gözlerinin alevini özür dilemenin çağlayan ırmağında söndüremedim,umutsuz bakışını özür dilemenin gülümseyen deryasında özür dilemenin  gülümsemesinde gezdiremedim, bel ki haklısın sana dedim hata ettim dedim, sen af etmedin çektin uzak diyarlar gittin...Arkandan sana dilenciler gibi yalvardım,gönül köprümüzü yıkma dedim yalvardım dönüp yüzüme bakmadın cehennem alevleri içinde bıraktın gittin!

Şimdi sensiz , ben bensiz yaşıyorum,senli gülümsemesemde, umutlara ağır aksak yürüsem de...Gitmen mi gerekiyordu suratıma bir tokat atsaydın,bir süre konuşmasaydın bilemiyorum ! Kapatıyorum, çekiyorum senli düşlerin anıların yarınların fişini...

Mehmet Aluç

31 Mart 2015 Salı

Koğuşun Masum Çiçekleri

Koğuşun Masum Çiçekleri

Adını ne korsan koy, onlar kader mahkûmları
Hayat, özgürlük, güneş, hayaller mahkûm prangalı
Şeytana uydu, nefsine uydu, merhameti elden bıraktı, 
gözleri ağlamaklı
Ve bu yaşamı hak etmeyen, masum koğuşun çiçekleri, 
çocuklar masumluk abidesi

Suç kimde, hiçbir zaman çözülmeyen
bilmecelerle her an sunulan hayatlara
Önlem nedir adını bilmeyen, 
yasa koyucu yasacılar, özgürlükler içinde kalemler prangalı
Karalama yasa yazan, 
özgürlüğü içinde özgür olmayan yasa çıkaranlar
At gözlüğü ile hayata ve yaşama bakan, 
yaşarken bu gözlüğü çıkaran, üç boyutlu gözlük takanlar

Mahkûm gözlerinde saflık, 
seçilmeyen yaşamın, 
yaşamını parmaklıklarda yaşayan masum gözler
Gökyüzünü bilmeyen, uçurtmayı bilmeyen,
gülmeye mahkûm parmaklılar ardında koşan
İç dünyasında esen fırtınalar dinmeyen
Hayaller nedir hiç bilmeyen
Özlemlerine kavuşmayı bilmeyen
Masum, koğuşun çiçekleri çocuklar, masumluk abidesi
Özlemleri dolambaç, sancıları kırık, 
oyuncakları prangalar, hayalleri körebe oynamaya çıkmış
Masum koğuşun çiçekleri, çocuklar masumluk abidesi
Hayallerine sokulmayan, oynamasına izin verilmeyen
oyuncaklarından, mahrum
Burası benim evim diyerek çıkmak istemeyen, 
sevgiden güneşin sıcaklığına, mahrum
Tüm hayatını annesi ile kader mahkûmunu oynayan
gülmeyen, koğuşun çiçekleri masum çocuklar
Hayalleri içeriye sokulmayan, yasak oyun parkında 
oynayan mahzun, koğuşun çiçekleri çocuklarımız.
Pencere parmaklarında gökyüzünde uçan kuşları gördü, 
insanları gördü
Ve sordu annesine
Anne bu nedir diye gösterdi, 
gökyüzünde özgür uçan kuşu garip gözlerle
Anne çaresiz, yutkundu boğazına düğümler saplandı, kalın şişlerle
Özgür, uçan kuş diyemedi, özgürlüğü unutmuştu
Sordu çocuk, insanlar neden böyle koşturuyor, 
gözlerinde çaresizlik bitkinlik mutsuzluk
Çağıralım gelsinler, mahkûm yaşamasınlar
bizimle beraber, mutlu olsunlar
Anne boş gözlerle ve şaşkın, çaresizliğin kıskacında kırık,
sözler kırık, gözlerde akan yaşlar kırık
Anlatmak zordu, özgürlüğü soruyordu, 
yaşanıyor görünen özgür olmayan yaşamı soruyordu
Kızım onlar annelerini kızdırmış,
cezalılar gerisini getiremiyordu, 
özlemler yoktu çareler yoktu
Çocuk sarıldı korku ile annesine
Ben seni hiç kızdırmadım, 
kızdırsam beni cezalandırma, 
dışarıya bırakma
Kimseyi tanımıyorum, onlar gibi yürüyemem, 
onlar gibi gideceğim bir yer yok, cezalandırma
Yere düşen kuru yaprak, gibi rüzgârın peşine takılır 
o kuş gibi yok olurum beni bırakma
Hüsran gözler, gözlerde dökülen iki damla kırık gözyaşı,
ızdırab''ın can çekişmesi çaresizlik ve sessizlik
koğuşta halay çekmekte, çaresizce alınan nefesler
çaresizlikte hayalet dolanmakta koğuşta
Kul Mehmet kime söylüyorsun bu sözleri
Gözler görmez feryatları, görmez acıyı gözleri, 
görmesi gereken gözler
Bir gün çıkar, bu feryatlara derman olur,
merhametli olan sözleri ve özleri
Rabbim kurtarsın tüm kader mahkûmları 
ve koğuşun masum çiçeklerini
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç