Bu Blogda Ara

yalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2017 Pazar

Mevla’yı Bulamadın mı?





Aradın yüce Mevla’yı bulamadın mı?
Nur Muhammed kokusunu almadın mı?
Yoksa sen yalancı dünyaya mı kandın
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Bu yalan dünyaya kanma çok çekersin
Burada ne ekersen ahirette biçersin
Bir gün ecel gelir sende göçersin
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Yalan dünya insanı bırakır yaralı
Yüzüne kara sürer kalırsın sen karalı
Arayıp buldun mu sen maralı
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Aradığını bulamadınsa sordun mu?
Mevla’ya hakiki kul oldun mu?
Zulmün karşısında dik durdun mu?
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul hakkın yolunda ancak güle
Güle neden konar sor sen bir bülbüle
Yaşarken hak yolda gönül dönsün küle
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul Hak yolunda Nur Muhammed yolunda ayrı kalmaz
Dünyanın malına dalarak yola çıkmayı unutmaz
Hak yolunda Nur Muhammed’e varmayan mutlu olmaz
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul Mehmet’im durma hakkın hak sözünü söyle
Gül kokmazsa açmazsa bülbül konmaz güle
Açan gül başında öter karışma sen bülbüle
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?


Mehmet Aluç /Kul Mehmet


25 Şubat 2017 Cumartesi

Can Olmaya Geldim



Yüzümü sürdüm gönül dergâhına ben geldim
Yalnız başıma kalıp yolda düşmemek için
Bu dünya ah yalandır onu da ben bilirim
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Üryan geldik bir parça bezle işte gideriz
Bizler birbirimizi sevmezsek ne ederiz
Muhabbetli olmazsak nefsi nasıl ezeriz
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Gönül ver gönüllerin candan o bakışına
Varmalı bu gönlüle dost gönlün akışına
Değer vermeyiz bizler nefsin boş alkışına
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kırmayız hiç kimsenin gül kokan hatırını
Solmak istersen dostsuz yıkarsın yarınını
Muhabbeti can dostla kur yıkılmaz yapısı
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kara toprak olacak bir gün bu canlı beden
Söyleyin canlar nedir insanı candan eden
Aşk muhabbet hak yolda aşk değil mi var eden
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Ey canlara can olan dostum sen bakışımsın
Her iki cihanda sen benim candan canımsın
Sensiz kalırsam eğer kanayan bir yanımsın
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Kul Mehmet’im muhabbet olsun senin kolunda
Hak dostun tutar seni yanlış dünya yolunda
Sen var muhabbet için canla bulun yanında
Muhabbetsiz cana can olmayan bu canımla
Gönülden muhabbetle can olmaya ben geldim

Mehmet Aluç /Kul Mehmet



31 Ekim 2016 Pazartesi

Yalanlar Ve Gerçekler


yalanlar ve gerçekler ile ilgili görsel sonucu
Hayatı bir oyun sanmıştın
Yalanlarla oyalanmışsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Sancıları bulmuştun kucağında
Vaz geçmeyince yalanlarında
Gerçek olmayanlar kalır yanında
Her türlü sancılarla kalırsın yanılırsın

Hayat değildir bir oyun
Gerçekleri demeyin kenara koyun
Tüm benliğinizi ruhunuzu içine koyun
Hayat bu değil bir oyun
Oyun sanarak olmayın koyun
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalırsın

Hayatı almalısın yanına
Almazsan yalanlar okur canına
Hayatı oyun sanırsan bırakırsan oluruna
Mutluluk gelmez yanına
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kıvranırsın

Yalana açık olmasın gönül penceresi
Kaynar taşlar kazanda yediğin yalanın ta kendisi
Sırtında taşıdığın yalanın kamburun esintisi
Yoktur içinde onun hayatın ta kendisi
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla acıyanını bulamazsın

Hürmet yoktur yalanın içinde
Zulmet vardır o yalanın görüşünde
Alamet arama yalanın karanlık düşünde
Feraset gezinmez yalanın gülüşünde
Ganimet sayar her şeyi zorla yaptırır ipleri elinde
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla istikamet bulamazsın 

Yalanla bir eser yapamazsın
Yıkılanın altında kalırsın
Ağlar ağladığınla kalırsın
Etrafında kimseleri sen bulamazsın
Canlara can olamazsın
Canlar gibi hayatını yaşayamazsın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla canına can olanı bulamazsın

Tutsaklığınla yaşayamazsın
Gerçek olanla yaşamalısın
Esaretten kurtarandır gerçeklik
Kendi kendinle olmalısın
Doğru olanı bulmalısın
Kendini içine koymalısın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla kalakalırsın

Yalanlarla dünyan pamuk ipliğine bağlı
Gerçeklerle dolu hayat yıkılmaz bak canlı
Yalanlarla kurduğun dünya ölü eli kanlı
Gerçeklerle doğrularla ol ey sen delikanlı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılarla karanlıkta kalırsın

Kaçsan da gerçeklerden kaçamazsın
Hayat seni izliyor yalanlarla koşamazsın
Gerçek olanla bir gün buluşacaksın
Yıkılarak sonsuz sancılarla kalacaksın
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendinde bulacaksın

Yalanların itirafıdır tüm sancılar
Sancılardan anla yalanı ey yalancılar
Attığın her adımda sana bin bir tuzak
Nefret le örülmüş dolu tuzaklar
Gerçekle arasında var uzaklıklar
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancılar yalanlarının eseri

Hayat gerçek yaşam hikâyeleriyle dolu
Yalanla bağlayamazsın eli kolu
Kaybetmişisin ya sen gerçek yolu
Çaresizlik yalanın yolu
Açmaz mutluluğa o kolu
Arama gerçek değildir yolu
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları çekmeye aday olmuşsun

Yalandır gerçek hayattan kaçan
Gerçek yakaladığında yalanı boğan
Gerçeklerdir gönülde doğan
Yalanlardır nefis şeytanla olan
Yalanlarla hayattır solan
Gerçeklerde kul aradığı sırrı bulan
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendini kaybetmişsin

 Sorgula analiz et hayatı yaşamı
Geçeklerde var her şeyin anlamı
Yalanlarla çekme onca gamı
Aç gönlünü gerçek olana gönül camı
Gerçeklerle yaşanır gerçek hayatın yaşamı
Yalanlarla hayat yaşanmaz çekilir ancak azabı
Yalanlarınla kurduğun dünyanda
Her türlü sancıları kendine yol edinmişsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

15 Ekim 2016 Cumartesi

Vurdukça Vurur


 Görsel sonucu
Eline almış hayat vurdukça vurur
Çare olacak insan karşımda durur
Yanıma koşacağına yalan uydurur
Hayattan çok insan insana vurur
Geçer karşında keyif çatar oturur

Sözleri sanki kurşun deler geçer
Sanki vurmak için insanı seçer
Hayat vurur sonra sever gider
İnsan dediğin vurdu mu hayat biter
Geçer karşında keyif çatar oturur

Kalpte açar bin bir yara
Birde yüzüme sürer kara
Şimdi söyleyin bu yarayı kim sara
İşte insan böyle düşer dara
Geçer karşında keyif çatar oturur

Diz çökmem ey insan önünde
Koparsan da kalmazsa gül elimde
Yine yetiştiririm günün birinde
Ama sen insan olamazsın bu ömründe
Geçer karşında keyif çatar oturur

Gözümden düştün gelme üstüme
Bir daha dokunma açan gülüme
Gidersin bir gün soluksuz ölüme
Ölümle gidersin sen cehenneme
Artık karşımda keyif çatıp oturamazsın

Suskun kalsan çare değil
Ey gönlüm var hakkın önünde eğil
Yalnız kalmak sana çare değil
Var gönüllere sev sende sevil
Geçip karşıda keyif çatıp oturma

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Ekim 2016 Pazar

Sahte Sözler Yalan Aşklar Yalan Duyguların Anaforu

HAYATIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR ÇIKMAZLAR ile ilgili görsel sonucu
    Duygularımız hayatımız düşüncelerimiz yarınlarımız yalanlarımız bunları çoğaltmak mümkün, lakin doğruları ve yanlışlıkları ile çıkmaz sokaklarımız acaba anlaşılması mümkün mü kırıldığımız yok ettiğimiz canlarımız var mı güzel yarınlarımız? İnsanın bir cazibe merkezi olması gerekmez mi, birbirimize hoş görünen herkesi güldüren gönülden seven ilk anda görününce hissedilen… Yoksa olmalı mı insan hep terk edilen gönülden sevilmeyen? Kendi çıkarı için insanı ezen mi olmalı? Elbet her adımda her bakışta üzen olmalı elbet!Boş istasyonları beklememeli,gönülden geleni olmalı insanın.
   Farkında mıyız bilmem ben kendimde de hep hissederim, bazen düşüncelerimizin hırçınlığına anlam veremiyorum veremiyoruz, her şeyin bizim olmasını istiyoruz diğer insanlara yaşam hakkı hiç vermek istemeden yaşamak istiyoruz. Bu duygularımız inkâr edilemez bir gerçek lakin ne zaman ne şekilde bitecek acep mezara ulaşınca bitecekse, insan hiç mi gülmeyecek? Karşındaki insanla arkadaşı komşusu ile hiç mi neşelenmeyecek? Hayatımız kahırla mı geçecek sona erecek? Yalanlarımız bizi cehennem götürecek bilirken, hala nasıl bu iş son bulacak bitecek? Sorular cevaplarının üstünü çizdiğimiz, bilmek istemediğimiz, gönlümüzde yer vermeden es geçtiğimiz anlar zamanlar, hep yok oluşla mı dolacak? Yok mu gönlü güzellikle sevecek okşayacak? Anımıza zamanımıza hep yalan mı dolacak? Güzellik ne zaman gönlümüzü saracak?

   Kazanmak isteriz lakin parayı! Gönül dost kazanmak istemeyiz. Kendi çıkarımızı isteriz, karşımızdaki yıkılsın isteriz! İsteriz de o yıkılınca bir e sonra bizde yıkılırız, kalmaz güzel anlarımız yarınlarımız, insanlar bizim canlarımız… Hakkını yediğimiz insanlar bizden uzak kaçar, iş verdiğimiz hakkını yediğimiz daha fazla hak verene giderse iflas eder yıkılırız neden bilmeyiz? İnsan olmadan, güler yüz olmadan nasıl kazanırız, oysa hep kaybederiz. Amel defterimiz doluysa eksilerle, nasıl bize gülümsesin, var mı bunu açıklayacak olan? Nefretle nefrettir kazanılan, yakan yıkan yıkılan… Doğru olanla yanlışı yıkmadıktan sonra yıkılan biz oluruz, yanlış bizi terk etmez biz yıkılana kadar peşimizi bırakmaz gelir hem de azar azar, yokluk bize doğru koşar, bizi yıkmak için coşar da coşar… Şarkılarda dinlediğimiz aşk sevgiyi hayal ederken gülümseriz, hayatımıza tatbik etmek için neden kaçar gerisin geriye nefrete iltica ederiz? Biz gülümserken neden başka insanlar gülmesin? Doğru doğrudur güzelliğe yoldur, yanlış yanlıştır sanmayın ki kurtuluştur, oysa yakıştır batıştır…Anlamları, anlamsızlık çıkmazına sokarsak çıkmaza girer, gidecek yol bulamayız… Karşımıza çıkan her insan bizi yanlışa götürse de, biz doğruya giden olmalıyız yanlışa gideni doğru yola götürmeliyiz desem çok zor diyeceksiniz sizlerde benim gibi! Gerçekten zordur, zor olmadan kolay gelmez, kapımızda bize gülümsemez, çabalamak en güzeli uğraşmak gerek. Bu çabanın içinde doğru mutlakla doğruya götürecek, yalana gidenin de yalanını suratına bir tokat gibi yapışacaktır, alıp sizin peşinizden sürükleyecektir. Az çaba gayret, ve sonunda edilir inanın hayret.

   Sahte sözler yalan aşklar,  sabırla sebatla devam ettirilmeyen, tahammül edilmeyen bir yaşantı ile- aşk ki her şeye formül- bundan habersiz sahtelik kokan evlilikler ile kendimize kendi gönlümüze has çıkarımızla heveslerimizin uçurumunda yaşarsak maalesef bu yalanlarla geçici heves arzularla yaşarsak, çocuklarımızın da beyni yıkanır, duygusal bir hayatın güzelliğinden uzak yetenekleri becerilerini her an körelten yalanla gerçeğin yeri elbette onlarda değiştirir, her doğruyu yalanla değişir isek çocuklarımızda bizler gibi mutsuz umutsuz olacak, gönüllerine yalanı koyacak, haliyle mutlu olmayacak… Hayat bizim ömür bizim insanlar canımız ey iki gözüm sana bana bu sözüm, olmazsak doğru kaçırırız mutluluk dolu vapuru. İnsan dünyaya ne için geldiğini bilmeli, imanı gönlüne alıp hep gülmeli, insanları güldürtmeli bu hayatı bu imanla kardeşlikle devam ettirmeli. Kul Olarak kulluğumuzu bilerek hakka Rahmana karşı yerine getiri isek iyiden, güzelden, doğrudan yana olduğumuz zaman, güzellikten yana yaşarız. Bizler kötü, çirkin ve yanlışları da gönlümüzde hayatımızda bakış açımızda cesaretle bıraktığımız zaman, her zaman güleriz doğrularla gezeriz, sevgi denizinde hep birlikte yüzeriz, inanmazsanız deneyin ve sonucunu görün. Şaşırın hayret edin, boşa geçen günleriniz için ağlarsınız, saçınızı başınız yolarsınız neden geç kaldım neden boşa yanıldım diyerekten. Çok geç değil var hakkın huzurunda eğil bu güzellikler senin benim için değil hepimiz içindir, insan içindir gönül içindir… Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

14 Ağustos 2016 Pazar

Ah Neriman Neriman


 Neriman
Ah Neriman Neriman
Hayat senin benim gibi yalan
Bak bizden geriye ne kalan
Yalan yaşarsak kalır yalan
Aşkı yaşarsak aşktır kalan
Gönlümdür seni bulan
Nalan olma Neriman
Ol bana gönlüme derman
Yaz gönlüme binlerce ferman
Sevmezsem seni kaç o zaman
Ah Neriman Neriman
Koş da gel kollarıma dolan

Ah Neriman Neriman
İsterim her gün beni kollarına almanı
Benimle zamanı doldurmanı
Beni severek yanımda oturmanı
Canımın canı demeni banimle yatmanı
İsterim Neriman ah Neriman
Hayat seninle benim gibi olmasın yalan
Aşk ile dolduralım o geride olsun kalan
Koş da gel kollarıma dolan

Ah Neriman Neriman
Sensiz geçmiyor zaman
Zaman çektiriyor aman
İstediğim yanımda olman
Sensiz hayat çok yaman
Ağlamak istiyorum zaman zaman
Aşk sevda biz olmayalım yalan
Ah Neriman Neriman
Koş da gel kollarıma dolan

Ah Neriman Neriman
Kul Mehmet seni yazar her zaman
Gözlerindir bana bakan
Gönlümü aşkındır yakan
Bana sensin aşkla koşan
Ah Neriman Neriman
Sensiz geçmiyor zaman
Yanımda ol lütfen her zaman
Yoksa deli olacağım bilmem ne zaman
Aman aman Neriman beni sev her zaman
Ah Neriman Neriman
Koş da gel kollarıma dolan
Mehmet Aluç © Kul Mehmet






6 Temmuz 2016 Çarşamba

Benimle Kerpiç Yaptılar (Menkıbelerden Ders Almak)

Benimle Kerpiç Yaptılar
(Menkıbelerden Ders Almak)
Selamsız ağlayarak dünyaya geldik
Nefsimize dünyanın malına kandık
Dünya bizim olacak sandık yanıldık
Ahiretimizi unuttuk kaldık
Kazandığımızı hak yolunda harcamadık
Yolda kaldık
Bir metrelik mezara girip
Tekrar toprak olacağımızı unuttuk
Dünya bu idrak edenlerle etmeyenlerin belli olduğu bir elek
Kazananla kaybedenlerin yarıştığı bir kulvar
Buyurun bugün bir eve misafir olalım
Gereken dersimiz ne ise onu alalım çıkalım
Zenginlerden birisi ölür
Bir köşk ile iki oğlu kalır
Köşkü taksimde anlaşamazlar
İnsanoğlu hırsına yenik düşen
Yanılmak için çabalayan
Payına düşene razı olmayan
Hepsi benim olsun diye zorlayan
Başkalarına hayat hakkı tanımayan
Bazen kör cahil hakkına razı olmayan insan
O arada tartışırlarken
Duvardan bir ses geldi
Benim için birbirinize düşman olmayınız
Ben bir padişah idim
Çok yaşadım
Mezarda yüz otuz sene kaldım
Sonra, toprağımla çanak çömlek yaptılar
Kırk sene evlerde kullandılar
Kırıldım
Sokağa atıldım
Sonra, benimle kerpiç yaptılar
Bu duvarın inşasında kullandılar
Birbirinizle dövüşmeyiniz
Siz de, benim gibi olacaksınız dedi
Şaşırdılar
Kavgaya ara verdiler
Bir kenarda oturup düşünmeye başladılar
Lakin düşünmek ne mümkün
Sonlarının toprak olacağı gerçeği
Dünyanın yalan olduğunun acı hakikati yaktı yürekleri
Yürekte dünya için yalanı kor alev ateşi taşımak
Önüne geleni yakmak
Yalan dolanla arkadaşlık kurmak
Baki olan ahireti unutarak
Boşa oyalandıkları gerçeği ile uyandılar
Zaten vardı evleri
Yıkmamaları gerekirdi gönülleri
Süslemelilerdi üç günlük geçen günleri
Anladılar acı olan tatlı gerçeği
Çıktılar evden vardılar fakir olan komşularının yanına
Kirada otururdu durumu iyi değil yakan kordu
Evi verdiler ona bedavaya
Bu can sende olduğu müddetçe otur dediler
Sen bu dünyadan gidersen
Kim sağ kalırsa çocukların eşin bize emanet
Sevincinden gözyaşı seline boğuldu komşusu
Allah ne muradınız varsa versin dedi
Zaten muratlarına ermişlerdi o anda
Bu âlemi bir damla mutlulukla doldurmuşlardı
Daha öncesinde yalan peşinde boşa koşmuşlardı
Şimdi küçük ama büyük bir iyilikle çok mutlu olmuşlardı


İyilik bu dünyada her kulun kapısında bekler
İdrak eden alır onunla dünyayı gönülleri süsler
Mezarını ahiretini beraberinde süsler gider
Dünyayı mezarını ahiretini süsleyenlerden olalım
Mutlu mesut yaşayalım mutlu ahirete doğru yol alalım
İyilikle merhametle ummana dalalım
Merhameti imanı gönlümüze alalım
Muhtaç olana yardım için varalım
Yardım için maddi gücümüz yoksa
Derdine ortak olalım
Akan gözyaşını silerek cana can olalım
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç