Bu Blogda Ara

sor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2016 Çarşamba

Viran Olan Gönlümü Sevindirdim



 Söyle bana kaçtır senin yaşın
Baş üstünde oynar gözün kaşın
Sağa sola döner o başın
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Yüreğin yanar alevden bir kor
Sen aşkı sevip yaşayana sor
Az çileyi çekersen iyiye yor
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli


Viran yerde durmaz aşk iyi bilmeli
Girdiğin bu yolda doğru olmalı gitmeli
Önündeki yüksek dağları aşıp geçmeli
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Sanma dünya senin etrafında döner
Yaşayan bu beden ecel ile söner
Merhamet nefreti anında yok eder
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşk seher vaktinde gülümser gezer
Aşksız gezmek ölümden beter
Acı çile bir gün olur biter gider
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşksız bu gönül her an aç
Aşk bu gönül’e derman ilaç
Gönlündeki aşkı merhameti saç
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Aşk ile seven merhameti sanmayın gizler
Aşk sevdiğini her an özler
Aşk gelince dilde bitmez sözler
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli

Kul Mehmet’im aşk ile sevilir taze çağında
Aşk gezer nazlı yârin gül bağında
Yâri gördüm sevdim yirmi üç yaşında
Aşk ile sevmenin vardır bedeli
Viran olan gönlümü sevindirdim
Nazlı yârin peşine düştün düşeli
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





22 Şubat 2016 Pazartesi

Gerisini Düşünme



Gel perişan halini hayra yor
Aşk ateşi yakar ateşten kor
Kaybettin ise yolunu bir bilene sor
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Gönül’e sabırla Rahmet iner
Eceli gelen bu dünyadan gider
Çile dediğin bir gün gelir biter
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Uzatılır sana Yüce Mevla’dan el
Koş gel der yoluma yavaş olsa da gel
Merhameti görünce gözünde akar yaş olur sel
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Çileyi derman gelir alnında öper
Bundan sonra her şey olur süper
Ölümden sonra yeni hayat sana güler
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Can olan canlar canına can katar
İnsan canı sevmeyen nefretle yatar
Nefis şeytan alır pislikten çamurlara katar
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Ölümden sonrada sonsuz hayat vardır
Bu dünyada ne kadar iyilik yaparsan kardır
Gönülde yoksa iman mezar ile ahiret çok dardır
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Her karanlığın ardında güneş doğar her seher
Dünyada ölümden sonra var sonsuz bir sefer
İman ile merhametle ol Allah’a ol bir nefer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Nur Kuran ve Nur Resul bize rehber
Karanlık yollarda nurdan bir fener
Arasan da bulunmaz böyle bir cevher
Dert sıkıntı çileli günler gelir geçer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Kul Mehmet’im imanla ol işte sana hüner
Dünya iman ile merhametle döner
Bu canlı beden bir gün olur söner
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Eylül 2015 Salı

Sor Bakalım Gönüllerde Kanatları Kim Kırdı (Felsefeye Devam )




Sorular sorular cevap bekleyen sorular
Cevaplar cevaplar sorularla boğulan cevaplar
Aç kapıyı dünyaya düşünceler ile er kişi
Ulaştır insanları ötelere ulaştır bir adım öteye
Dudaklarında merhametin sözleri
Aklında merhametin ışıkları karanlıkları yıksın
Fikirsiz özleri kapatsın karanlık gözleri açsın gözleri
Bilmeyen bilsin anlasın
Bilmeyen bilmek istemeyene ne yapsın
Gelmesini beklesin önüne ışık tutsun
Felsefeye giren ey akıl arayan kişi
Kendini adamak istersin
Düşüncelerinden şüphe ederek
Başlarsın
Senin gibi başlayan sonra filozof olanlarda
Senin gibi başladı ise
Gerçek olanı almadı ise
Doğru olandan şüphe etti ise
Şüphe ettiğinde şüphe yoksa
Neye göre sorguladı öğrendi
Çamura mı yattı çamurla mı kalktı
Bu temizdir mi dedi
Yoksa İslam iman denizinde ak pak yıkanarak
Onun ışığında mı filozof oldu yok hiç yaklaşmadı mı?
Yoksa yaklaştı
Düşünceye düşünce kattı nur kattı
Araştırdın mı sordun mu?
Âlemi içinde iman ile merhamet ile çıkaracaksan
Düşünceler felsefeler denizinde yıka ak pak eyle
Kendi fikrini yok saydın aklını yok saydın çıktın yola
Başka bir akılla doğruya ulaşmaya çalışacaksın
Garantisi var mı?
Ya senin gibi oda yola çıktı ise
Soruna cevap yerine sorularla
Kendi farazi olmayan akıl ile sorulara cevap buldu ise ne olacak?
Kendi düşünceni yok ederek başka bir düşünce ile yola çıkan
Kendi düşüncene önem vermeyen sen gibi ise
Önünde sonsuz ilahi makamdan gelen cevapları es geçti ise
Oyalan çamura yat kalk
Karşıda ırmak gir yıkan temizlen
Yok, yıkanmam ben derede çeşmede yıkanırım savı ile
Ara ki dere çeşme bulasın aklanasın
Gökyüzünü tepelere indiren fikirsiz düşüncelerle olma
Düşüncelerden çatırtılar gelmesin deprem gibi
Senden merhametle şefkat girsin alemin içine
Bitpazarında satılmasın gerçek düşünceler insanlar
Bitpazarına koşanları kuranları
Düşüncen ile yık
Felsefi düşünce ile yıkmaya çalışanları
İslam'ı imanı kat sen yık
Gölge gibi sokaklarda dolaşan çirkef düşünceleri yıka
Günah yüklü heybeleri sırtlamış düşüncelere dolaşana
Salih amel ile doldurmanın düşüncesini aşıla taşıyana
Sor bakalım gönüllerde kanatları kim kırdı
Kim gönülleri fikirsiz düşüncelerle kanattı
Sar merhametli Felsefi düşünce ile imanlı düşünce ile
İslam ile Nur Kuran Nur Sünnet ile
Mehmet Aluç

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Aşığı Görmeyin Sakın Hor



aşk yürekte yanan kor
sen gel bu güzelliği sor
aşksız dünya olur dar
aşığı görmeyin sakın hor


yarsız gönül boştur
yar ile olmak ne hoştur
aşk ile gönlünü coştur
aşığı görmeyin sakın hor


gurbet elde kırık sazımın teli
eser badı sabah hasretin yeli
gözlerin ufukta doğar tan yeli
aşığı görmeyin sakın hor


gurbet elde yarsiz çileler bitmez
yar ile sarılmayan mutlu olmaz
sabır tükenirse dağlar dağ olmaz
aşığı görmeyin sakın hor

bağlamamın sesi ile avundum
derdi çileyi senin için yuttum
hasreti dağlar ardında kovdum
aşığı görmeyin sakın hor

kul Mehmet'im aşksız olurum fakir
aşk'tır akla gönüle yol açan fikir
sensiz gecelerde ben hintli fakir
aşığı görmeyin sakın hor
Mehmet Aluç

4 Mart 2015 Çarşamba

Manis-Maniler



Ask the brevity of the nightly prayer
Too short to say
Ask the wistful longing
Allah will say to get me
Mehmet Aluç

Gecelerin kısalığını gece ibadet edene sor
Çok kısa diyecek
Hasret çekene hasretini sor
Allah bana yetecek diyecek
Mehmet Aluç

Our state of the moon God
You trust in Allah
Look then
Stunning devil
Rock bottom of the foot
Mehmet Aluç

Halimiz Allah’a ayan
Sen Allah’a dayan
Bak o zaman
Nefis şeytan
Ayağın altında kayan
Mehmet Aluç

7 Ocak 2015 Çarşamba

Yalnızlığa Arştan Sökülerek Gelen Yolcu-2.Bölüm-



Yalnızlığa Arştan Sökülerek Gelen Yolcu-2.Bölüm-Yalnızlığa Arştan Sökülerek Gelen Yolcu-2.Bölüm-


Hani bir gün gelir hiç beklemediğin bir gündür o gün, birisi gelir gönül eliyle sana elini uzatır tutar sımsıkı sana sarılır, bu sarılma ile buz tutan bedenin bir anda ısıtır sana gülümser sende gülümsersin hayata, sımsıkı sarılırsınız hayata, işte o anda hayat sizinle gurur duyar, hayatın gözlerinde birkaç damla yaş süzülür yüreğinize, işte o birkaç damla yaşa hayatın sevincidir yüreğinize coşku olan, sığmayan sizi mutlu eden. Hayat bu yarının ne olacağını ancak ve ancak Allah(C.C.) bilir. Kula yaşamak düşer sabırla, beklemek düşer umutla. Bütün sıkıntılara derman merhem ise Yüce Rahmandan dua ile istemek, acizliğini bilerek istemektir.
Durmuş ölüm yorgunluğundaki yorgun bedeni ile yumuşacık yatağa uzandı ve gözlerini yumarak uykuya daldı.

Gülümser sessizce oğluna.

-Nur yüzlüm az sessiz ol durmuş beyi rahatsız etme, uyusun dinlensin. Ben mutfaktayım, bir şey olursa bana haber ver.

-Tamam, annem sen merak etme, bir kelebek gibi sessiz olacağım.

Gülümser oğluna sarılarak anlından öptü ve mutfağa geçti.

Biraz sonra Dumrul mutfağa geçti.

-Annem sana bir şey soracağım dün verdiğin kitapta okudum: “Uykusuna nefsine arzusuna ram olanlar yarına yürüyemezler” diye yazıyordu. Ben anlayamadım, bana açıklar mısın annem?

Gülümser bulaşıktan elini çekti, elini kuruladıktan sonra.

-Nur yüzlüm, çok güzel bir soru anlamaman da normal daha küçüksün, sana açıklayayım, şimdi uykusuna nefsine arzularına boyun büken yani ram olan, sadece yolda kalır yolda yürüse bile sadece kendi isteklerine çare olur, diğer insanları düşünmez bencil bir insan olur. O nedenle her zaman ayakta ”kıyamda” dimdik, kendin için değil herkes için istediğini kendin içinde istemelisin nur yüzlüm.

-Anladım annem, teşekkürler ederim. Akşam için durmuş bey için az bahçede yer elması toplayabilir miyim annem?

-Tabi nur yüzlüm, ama çabuk ol fazla dışarıda durma.

-Tamam annem.

Akşam ezanı ufukta okunurken gülümser mutfaktan çıktı. Durmuş bir çocuk saflığında hala uyuyordu. Akşam namazı için gülümser abdestini tazeledi, yan odaya geçerek akşam namazını eda etmek için Rahmanın huzuruna vardı. Tekbirini aldı namaza başladı. Merhamet kokar namazda, aşk kokar, gül gibi kokan Resul kokar namazda. Varmanın, varmak için yola çıkmanın güzelliği kokar namazda, kavuşmanın huzurunda olmanın kokusu siner namazla odaya namazı kılanın tenine. Rahmana yönelerek yolsuz yollara yol bulmak yürümektir gönüllere dua dua namazda. Sen susarsın gönlün konuşur Rahman seni dinler namazda.
Durmuş uyandığında çok çok rahatlamış buldu kendini, etrafına baktı kimseler yoktu. Yan odaya baktı gülümser namaz kılıyordu, sessizce divana geçti oturdu.

İçinde fısıldayan çığlık karamsarlık sanki yok olmuştu. Bedeninde tatlı bir huzur vardı. Buraya uğramadan önce sanki etrafında tipi esiyordu, görünmüyordu yürüdüğü yolun dibi. Yola çıktığına pişman gibiydi, tıpkı çocuklar gibi birisi dokunsa ağlayacak gibiydi. Sevdiğim beni anlamadı terk etti gitti bıraktı, beni kederle gamla diye düşünürken, sevdiğini peşini bırakıp yola çıktığına çok pişmandı, oysa şimdi bu kederden hiçbir şey kalmamış, yüreğinde sevinç huzur vardı.

Gülümser içeriye akşam namazını eda edip girdiğinde, durmuşu uyanmış olduğunu görünce, gülümseyerek.

-Rahat uyuyabildiniz mi?

-Evet, çok güzel uyudum, sanki ilk defa uykunun bağrında uyumuş gibiyim!

-Ölü beden, ölüm kokan yatakta yatınca rahat etmez, gül kokan bir buselerin havasını teneffüs edince insan böylesine huzurla yatar ve kalkar.

-Bak bu konuda çok haklısınız, buralarda ne arıyorsunuz diye bana sormuştunuz ya, ben sevdiğimi sandığım sevgilinin gözlerinde gönlünde kendimi bulamadım, kaybolan beni yani kendimi arıyordum.

Sokaklardayım yine bugün sokak çok ıssız
Aradığım ise ben kendimi ben ararım
Sormayın kaybettin de kendin nasıl sızısız
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında

Gezerim işte böyle ben gurbet yollarında
Aradığım bulmadım yârin ben kollarında
Gönlün zoruna gider çıktım o an yanında
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında

Benimdir dedim çıktım yola bu alın yazım
Gurbet sokaklarında çaldığım gönül sazım
Neyleyim nazlı yâre geçmedi benim nazım
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında

Kar tipi yağar her gün benim dertli başımda
Dedim yar durayım az senin sağ yamacında
Dedi ben ölürsem sen durursun başucumda
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında

Kul Mehmet’im dedim yar az gölgende durayım
Gül yüzüne bakayım seni senden sorayım
Konuşmasan da ayda bir boyuna bakayım
Olamaz dedi güldü saldı gurbet ellere
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında

Gülümser
-Çok güzel anlatınız gönül halinizi, şairsiniz galiba?

-Biraz karalıyorum kendi halimde.

Gülümser.

Sen gel bu sensizliğin çaresizliğini yor
Aşk yüreğimde yanan bir alevden sönmez kor
Bu çareyi ey gönlüm sen gel şimdi kimde sor
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay

Aşk kalemimle seni şiirlere yazdığım
Seni nakış nakış bu gönlüme kazıdığım
Sensiz bendim hep yalnız geceler ağladığım
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay


Aşk ile yaşadığım değildir dertler yükü
Yazdığım ise benim aşka dair bir türkü
Sen ister dinle ister dinleme budur ülkü
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay

Aşkın peşine düş sen sarmakla onu doyur
Aşk sen terk edince o sanma tatlıca uyur
Aşk altındır unutma atılmaz ona çamur
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay

Kul Mehmet aşk isminle hep türküler söyleyen
Gelmediğinde gece hasretinle özleyen
Sinemde çocuk gibi saran ninni söyleyen
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay

Durmuş

-Siz benden de daha güzel ifade ettiniz, işte siz şairsiniz! Bir şey söyleyeceğim size, sizden özür dilerek.

-Buyurun.

-Galiba ben kaybettiğim kendimi buldum, burada sizin gözlerinizde gönlünüzde.

Gülümser hafiften gülümsedi.

-Aşk insanın gönlüne düşer, diline, bakışlarına düşer karanlık geceye doğan ay gibi, sabah doğan güneş gibi. Gönlün kırık kanatları bir anda iyileşir, güvercin kanatları gibi gönlün kanatları açılır uçurur seni götürür aşkın vadilerine, lakin orada sevdiğin seni beklemiyorsa arayıp da bulamıyorsan yakar yüreğini kor alev, diyar diyar gezdirir ta ki sevdiğini bulana kadar, gönlündeki aşkı alıp gönlüne alana kadar. Aşk, önce sevdiğinin gönlüne konar onun gamzesi varsa gamzesinde çiçekler gülücükler açtırır, gözlerinde bahar çiçeklerinden çiçekler açtırır bakınca görürsün, hissedersiniz.

-Aşkımın alnında öptünüz, sinemde yanan alevi söndürdünüz. Umarım böylesine açık konuştuğum için beni yanlış anlamazsınız?

-Aşk yanlış anlaşılmaz, aşk gönlün duasıdır, Rahmanın gönlümüze bıraktırdığı nurdan misafiridir. Ben o misafiri senden alıp gönlümde, birlikte gönlümüz de birlikte misafir etmeye hazırım.

Mehmet Aluç

Devamı gelecek inşALLAH

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç