Bu Blogda Ara

dostu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2016 Perşembe

Dostsuz Gönlün Virane Olur


 
dostsuz kalmak ile ilgili görsel sonucu
 
Herkesin omzundadır hayatı ömrü dostu sırdaşı yaşı
Taşırken omzunda sakın ola eğmeyesin sen o kaşı
 Ömür yaş dediğin bir gün kesilir başı
Geride gönül kalır sakın içini boş bırakma doldur
Hakka varınca eli gönlü boş gitme, bu ne kötü andır
 
Dostu ömrü hayatı kulun bu dünyada yanında olan sırdaşı
Dostunla ömrünü al var muhabbetle otur durma kur bağdaşı
Bu dünyada Müslümanız çok şükür herkes birbirinin kardeşi
Hakka varınca eli gönlü boş gitme, bu ne kötü andır
 
Dönme hak yolunda kalma dostsuz akıtırsın kahırla gözyaşı
Seni gören kendisini hakkı anımsasın geniş olsun gönül anlayışı
Tekâmül ile gez gönülleri başkalarında değil kendinden bil yanlışı
Hakka varınca eli gönlü boş gitme, bu ne kötü andır
 
Sevinç keder gözyaşı dostsuz sabırsız inan bu dünyada geçmez
Sen paylaştıkça sevdikçe kederlerin gözyaşın o an anında biter
Birde hayırda şer şerde hayır var diyen Rahman’a varınca yükün iner
Hakka varınca eli gönlü boş gitme bu ne kötü andır
 
Döküldükçe ömrün yaprakları dostların toplar ardın sıra
Dost ile varılır hak yoluna derdi kederi paylaşarak nura
Bu ömrümüzü Rabbim dost anına göre bir saat gibi kura
Hakka varınca eli gönlü boş gitme bu ne kötü yoldur
 
Kul Mehmet’im dostsuz gönlün virane olur bunu sen unutma
Dostun gülüşü cennet gülüşüdür sakın ola onu yolda bırakma
O sana varıp gelmez ise sen durma hemen var yanına sen durma
Hakka varınca eli gönlü boş gitme bu ne kötü yoldur
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

28 Eylül 2016 Çarşamba

Var mıdır Allah’ın Nurundan Güzeli

allah dostu veli ile ilgili görsel sonucu
Var mıdır Allah’ın Nurundan Güzeli

Ararım Allah dostu bir veli
Nurdan nur olan nur seli
Hak sözlerini söyler dili
Uzatsın bana Rahman onun eli
Yok, etsin bendeki evveli
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli

Allah dostu veli kalbi açık yürekli
Nurdan nura kokar nur fikirli
Nur Resulü anlatır ahenkli
Dikkat et desin zordur ahiret suali
Rabbim ne güzel yaratmış altın kalpli
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli

Yüce Rabbim sensin Samed
Senden ulaşır ancak Medet
Sensin Rabbim elbet Ehad
Gönlümüze yağdır nurunla hicap
Sensin tüm dualara cevap
Oluk oluk yazdırırsın sevap
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli

Rabbim sensin gönülleri umman eden
Umman eden kuluna nurunla ihsan eden
Cümle dertlerimize sensin derman veren
Gönüllere nuruyla Güman nuru veren
Kâinata kendisinden argüman ekleyen
Argümanı göreni sensin buyur eden
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli


Fikrimize karışsın nurdan kardeşlik
Veli dediğin hem kardeşlik hem ahiretlik
Dünya dediğimiz hayat zaten bir nefeslik
Kardeşlikle doğsun İslam nuruyla birlik
Gönüllerde tövbe ile silinsin tüm kirlik
Veli gönüllerin dostu yanlışa gideni kapar
Doğru yola gel diye gönlüne nurlar saçar
Gece gündüz Allah zikri ile Allah dostu Veli yatar
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli

Böyle der Kul Mehmet görünür keli
Hak sözü yazsın gönlümün eli
Arar bulamazsam nurdan seli
Allah dostu arasın bulsun beni Veli
Uzatsın Rabbim bana onun eli
Var mıdır Allah’ın nurundan güzeli
Ararım Allah dostu nuruyla coşan bir veli

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Argüman: Kanıt, delil

Güman: İnanç, kanaat, heves

7 Nisan 2016 Perşembe

Rahman ile


İlmik ilmik kalbime imanı ördüm
İmanım olmadan çok dertler çektim
Sanki her gün binlerce kez öldüm
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Derdime derman için insanlara çareler sordum
Çare diye binlerce sebepsiz sözler duydum
Çok şükür aradım en sonunda iman yolunu buldum
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Düşenin dostu Allah imiş öğrendim
Kendi elimle düştüm hep kendim çektim
Gülümseyeyim derken hep çelmeleri gördüm
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Dert gizli olsa da gönülde Rahman bilir
Her an insan Rahman ile dirilir
Merhametli olan her kul sevilir
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Akıp giden zaman içinde kayboldum
Arayıp dedim kendime dost bulayım
Dost bulamadım Rahmanı buldum kaybolmadım
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Rabbim halden anlamayana muhtaç etmesin
Mezar kapısını açsın yanına göndermesin
Gönlümüzdeki derdin dermanın bilir sezdirmesin
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Ah yüzler ah o gözler ah o eller
Laftan halden anlamayan sözler gözler eller
İyilik için uzanmadan cepten el ile gezenler
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Dert sıkıntı bitmez diyenler
Kara gün içinde kara kara kalsın diyenler
Gülümsemek isterken gülümsemesin diyenler 
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Dertler ile canda bağlar viran olmaz
Hak yolunda hakkı bulan yorulmaz
Hak aşığına yollar sorulmaz
Rahman ile İman ile oldum dirildim

Kul Mehmet’im dertler kullar içindir geçer
Dermanı veren Rabbim izni ile biter
İyi gün dostu kara gün oldu mu acep nereye gider
Dert bitince Rabbim izni ile neden söylemedin bana diye,
Birde utanmadan ahkâm keser
Rahman ile İman ile oldum dirildim
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



29 Mayıs 2015 Cuma

Gönül Dostu Yunus Emre -5- Bölüm



-Yunus Dedem, ölüm hakkında düşüncelerini kendi ağzından duymak istiyorum.
-Dünya denilen fani hayata gelen her kul ölmeye mahkûm'dur evladım. Fanilikten kurtularak sonsuz hayatın kapısını açmaktır ölüm. Çünkü kul, ölümle ebedi sonsuz hayata geçer. Dünya zindanından kurtulur, yapmış olduğu amelinin karşılığını görmeye gider. Ötelere olan Allah ve Resulüne olan hasreti sona erer. Ölümün bu iman ile yaşayanlar içindir. Bu aşamaya gelinmeden önce ise ölüm; insana korku veren, ürküten, dehşete düşüren,  imansız yaşanılan hayatın karşılığı olmayan bir gerçekliğinin sonunda kulun azap ile ebedi olarak değil de günahını çektikten sonra-eğer zalim ve inkârcı değil ise- cennete sonsuz yaşayacağı bir köprüdür ölüm evladım.

Şunlar ki çoktur mallar gör nice oldu hâlleri
Sonucu bir gömlek giymiş onun da yoktur yenleri

-Dedem senin takipçilerin senden sonra çoğaldı sana onlardan birkaç tane okuyayım istersen.
-Çok memnun olurum evladım
BİR GÖRÜN
Kapında kul olmak ar değil bana.
Toprağına yüzüm sürmek dilerim.
Sen'den gayri kimse yâr değil bana,
Bir görün Yunus'um görmek dilerim.

Yıllardır koşarım izinde pîrim.
Ağlamak isterim dizinde pîrim,
Bulamazsam bu yeryüzünde pîrim.
Kanatlanıp göğe ermek dilerim.

Geldin ateş gibi geçtin âb gibi,
Hasretinle hâlim pek harap gibi.
Yunus'um kalbimi bir kitap gibi,
Senin huzuruna sermek dilerim.

Bu aşkın uğruna aşklar kül oldu,
Bu aşkın uğruna dil bülbül oldu.
Göğsümde yüreğin kızıl gül oldu.
Koparıp da sana vermek dilerim.

Rüzgâr ol şafakta alnıma sürün.
Bulutlara sarın mehtaba bürün,
Görün bana pîrim bir kere görün.
Vuslatın gülünü dermek dilerim.

Hâllide Nusret ZORLUTUNA****
Ellerim Bomboş, Şiirler, Kültür Bakanlığı, Ankara 2001

YUNUS EMRE’YE
Kaç mevsim bekleyim daha kapında
Ayağımda zincir, boynumda kement.
Beni de, piştiğin bela kabında
Kaynata kaynata buhara benzet!

Bekletme Yunus’um bozuldu bağlar,
Düşüyor yapraklar, geçiyor çağlar,
Veriyor ayrılık dolu semalar
İçime bayıltan acı bir lezzet!

Rüzgâra bir koku ver ki hırkandan,
Geleyim izine doğru arkandan.
Bırakmam tutmuşum artık yakandan,
Medet ey şairim, Yunus’um medet!

N. Fazıl KISAKÜREK151
Çile, şiirler, s. 314
Büyük Doğu Yayınları, İstanbul 1983

YUNUS'A ÇAĞRI
Kavganın, öfkenin yeri yok bizde,
Kini kökten sil de gel Yunus diye...
Sevmek, sevilmektir fikirde, özde,
Gönüllere dol da gel Yunus diye...

Duvarlar yıkılmış, kalkmış hudutlar,
Selam durmuş dağlar, bekler bulutlar,
Kapılar açılmış, yok ki kilitler,
Denizlere dal da gel Yunus diye...

Barıştır, birliktir her an sözümüz,
Engindir gönlümüz, güler yüzümüz,
Yanar kalbimiz, kor olmuş özümüz,
Yağmur, bulut ol da gel Yunus diye...

Bütün insanları kardeş bilmişsen,
Gönül alıp vermek için gelmişsen,
Umudun yok olmuş, zorda kalmışsan,
Kapıları çal da gel Yunus diye...

Beyaz güvercinler gökte uçarsa,
Koygun sisler kalkar, hava açarsa,
Sevgi pınarından herkes içerse,
Evreni dost bil de gel Yunus diye...

Tanrı sevgisiyle eğilir dallar,
İnanç yüklü kalpler, havada eller,
Dostluk için açar bahçede güller
Demet demet al da gel Yunus diye...

Çağlar ötesinden gelen ses gibi,
Yüzümüzde ılık bir nefes gibi,
İçimizde dolup taşan his gibi,
Hep gönülden gül de gel Yunus diye...

Yunus'un aşkıyla yanıyor özüm,
Çarpıyor yüreğim, yok oldu sızım,
İlahî bir aşka çağrıdır sözüm
Ayrım yok, her hâlde gel Yunus diye...
Muharrem KUBAT
Yaşamın İçinden, s.11-12 Metin Ofset, Eskişehir 200
Muharrem Kubat: (1933-) Eğitimci, şair-yazar. Şiirleri, İz Bırakanlar, Umut Dolu, Yaşamın İçinden kitaplarında toplandı.


-Evladım hepsinden Allah razı olsun.
-Allah senden razı olsun Yunus dedem, sen güzel bir yol açtın bu sendeki gönül güzelliğini görenler arkandan gelmeye devam ediyor.



Kaynak: http://www.eskisehir.gov.tr/sarici/ekitap/bizimyunusv.pdf  Bizim Yunus / Mustafa Özçelik

**** 150. Hâllide Nusret Zorlutuna: (1901-1984) Öğretmenlik yaptı. Hece ölçüsüyle yazdığı hamasi ve lirik şiirleriyle tanındı. Yunus
Emre konusunda sayıca en çok şiir yazan şairdir. Şiirleri Geceden Taşan Dertler, Yayla Türküsü, Yurdumun Dört Bucağı, Ellerim Bomboş kitaplarında toplandı

26 Mayıs 2015 Salı

Gönül Dostu Yunus Emre 4 . Bölüm



-Evladım:***İnsan, insan olma anlamını gönlünde taşır, maddi varlığıyla değil gönlüyle insan olur. Bu yüzden şiirlerinde gönüle çok önem veririm. Çünkü gönül Hakk’ın tecellilerinin aynasıdır. Nazargah-ı ilahi’dir. Beytullah’tır. “Gönül Hak yolcusunun varacağı, zirvesinde Zümrüd-ü Anka’nın yuvasını yaptığı Kaf Dağı, dağların en küçüğü, lâkin Allah’ın yanında değeri en büyük olan Tur Dağı gibidir.Gönüle girmeyen ya nefis ve şeytanın esiri olur çamurlara batar dünya ve ahirette rezil rüsva olur gider.Eğer bir kişi gönül yıkmışsa onun ibadetlerinin de Tanrı katında bir değeri olamaz. Çünkü ibadetler Allah’a yakın olmayı sağlayan davranışlardır. Gönül kıran istediği kadar namaz kılsa, istediği kadar Hacc’a gitse bile bu temel yanlışı yapmışsa bunların hiçbir kıymeti olmayacaktır,binası yıkık evde oturulurmu,temeli olmayan yıkılan bina bina değildir evladım.İnsanın görevi yıkmak değil inşa etmektir,şeytanın gayesi yıkmak yanıltmak ayağa çelme takarak uçurumlara cehenneme sürüklemektir.Bu sadece insanları değil kainatta var olan herkese ait olanı sevmek korumak ve gözetmektir.
-Yunus Dedem, bunu sen söyledin ta asırlar öncesinden günümüze evrensel bir çağrı olarak geldi.Tıpkı karanlığa ışık tutmak gibi senin sözlerin, düşüncelerin, fikirlerin.Güne ş nasıl kainatta hiç bir kimseyi ayırt etmeden ışık saçarak ısıtıyorsa senin bu sözlerinde cümle insanlığı ısıttı,gönülleri inşa etti.

-Evladım:***Buradan hareketle şunu söylemek gerekir evladım,Sevmek ve sevilmek, Allah’ın vasfıdır. Sevginin sebebi ise güzelliktir. Gerçek güzellik ise Allah’a aittir. “Allah, güzeldir ve güzeli sever” şeklindeki hadisi şerifi ile Allah, kendi güzelliğini temâşâ için kâinatı yaratmıştır. Buna göre âlemin yaratılma sebebi sevgidir. Yani “Ol” emrinde aşk vardır. Bu sevginin boyutlarına sınır çizmek ise imkânsızdır. Çünkü bu sevgi evrensel bir prensip olarak ortaya çıkmıştır. Allah’tan zuhur etmiş ve bütün kâinatın yaratılmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla bütün varlıklar, bu İlahi cevheri özlerinde taşımaktadırlar. Hepsi, esmâ’nın tecellileridir. Durum böyle olunca, en başta iman, ancak sevgiyle kemale erebilir. Bu, inanmanın esasını teşkil eder ama hadise burada bitmez. Yaratılmışlar Yaradan’dan öz taşıdıkları ve O’nun eseri oldukları için kâinatta mevcut her şeyin sevilmesi de imanın kemali açısından gerekli hâle gelir. Böylece, Yaradan’ı sevmek ve O’na kavuşmak, ancak yaradılanları sevmekle gerçekleşebilir. İnsan, bu sevgi ışığıyla karanlıkları aydınlığa çevirerek mutlu ve barış dolu bir dünya kurabilir. İnsan, ilâhi özle birlikte şeytani ve hayvani bir potansiyele de sahip bir varlıktır. İlahi tarafı onu melekler katına yükseltirken, şeytani tarafı hayvanlardan da daha aşağı bir seviyeye düşürmektedir. İşte aşk, en başta insanın kâinat içerisinde bu duruş noktasını belirlemesi açısından önem taşımaktadır.***

-Bu güzel düşüncene şimdilerde ne kadar çok ihtiyacımız var bir bilsen dedem.

-İlahı aşk ve sevgi ile iman ile ham olan insan pişer ve kemale erişir,pişmeyen insan hamdır ve yapacağı her işte sadece kendisini düşüneceği için, topluma bir faydası olmayacağı gibi kendisine de bir faydası olmayacaktır evladım.Kuran ve Resul sevgisi ile iman ile olmayandan hiç kimseye fayda gelmez evladım.Bu vasıfları taşımayan insan önce kendisini sevmeyecek kendini sevmeyen insanları sevmeyecek ve gerisini sen düşün evladım.Huzur ,sukunet, birlik,dirlik ancak sevgi ile Kuran ve Resul iman ile gönülleri sevmek ile olur.

-Yunus dedem sen Hacı Bektaşi Veli,Mevlana siz gönül kahramanları dostları sayesinde sevgi ve dostluğun değeri anlaşıldı, gönüllerin arasına karanlık çukur açanları siz yok ettiniz gönüller arasında köprü kurdunuz ve insanları ihya ettiniz.Gönül sahibinin mimarının Allah olduğunu hatırlattınız nur dedem.
-Evladım,önce insan sevgi ile kendini bulacak, kendini insanları kainatı sevecek ,ilim öğrenerek ilerleyecek yaradanına ulaşacak ve onun ilahi emri ile, insanlara ulaşacak ve onların mutluluğu için çalışacak, bu çok kolay ve aynı zamanda da çok zordur.Kuran ve Resul yolunda çağları evreni aşarak ahiretini inşa edecek, gönülleri şenlendirecek.

Sen hak peygambersin seksiz gümansız
Sana uymayanlar gider imansız
-Demem boşuna değildir evladım,insan önce kendini ıslah edecek sonra toplumu ıslah edecek,önce kendi ile barışık olacak sonra toplum ile...
-Yani dedem her halimizle ufukları aşarak tüm alemi sevgi ile Kuran ve Resul etrafında sevgi ile toplamak ve sarmaktır diyorsun?
--Evet evladım, gayemiz bu evladım.

Kaynak:** http://kitapbilgisi.blogspot.com.tr/2012/12/risaletun-nushiyye-yunus-emre.html#.VUOJfo7tmko

Kaynak:***http://www.eskisehir.gov.tr/sarici/ekitap/bizimyunusv.pdf
Mustafa özçelik Bizim Yunus / Mustafa Özçelik

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Gönül Dostu Yunus Emre 4 . Bölüm


-Evladım:***İnsan, insan olma manasını gönlünde taşır, maddi varlığıyla değil gönlüyle insan olur. Bu yüzden şiirlerinde gönüle çok önem veririm. Çünkü gönül Hakk’ın tecellilerinin aynasıdır. Nazargah-ı ilahi’dir. Beytullah’tır. “Gönül Hak yolcusunun varacağı, zirvesinde Zümrüd-ü Anka’nın yuvasını yaptığı Kaf Dağı, dağların en küçüğü, lâkin Allah’ın yanında değeri en büyük olan Tur Dağı gibidir.Gönüle girmeyen ya nefis ve şeytanın esiri olur çamurlara batar dünya ve ahirette rezil rüsva olur gider.Eğer bir kişi gönül yıkmışsa onun ibadetlerinin de Tanrı katında bir değeri olamaz. Çünkü ibadetler Allah’a yakın olmayı sağlayan davranışlardır. Gönül kıran istediği kadar namaz kılsa, istediği kadar Hacc’a gitse bile bu temel yanlışı yapmışsa bunların hiçbir kıymeti olmayacaktır,binası yıkık evde oturulurmu,temeli olmayan yıkılan bina bina değildir evladım.İnsanın görevi yıkmak değil inşa etmektir,şeytanın gayesi yıkmak yanıltmak ayağa çelme takarak uçurumlara cehenneme sürüklemektir.Bu sadece insanları değil kainatta var olan herkese ait olanı sevmek korumak ve gözetmektir.
-Yunus Dedem, bunu sen söyledin ta asırlar öncesinden günümüze evrensel bir çağrı olarak geldi.Tıpkı karanlığa ışık tutmak gibi senin sözlerin, düşüncelerin, fikirlerin.Güne ş nasıl kainatta hiç bir kimseyi ayırt etmeden ışık saçarak ısıtıyorsa senin bu sözlerinde cümle insanlığı ısıttı,gönülleri inşa etti.

-Evladım:***Buradan hareketle şunu söylemek gerekir evladım,Sevmek ve sevilmek, Allah’ın vasfıdır. Sevginin sebebi ise güzelliktir. Gerçek güzellik ise Allah’a aittir. “Allah, güzeldir ve güzeli sever” şeklindeki hadisi şerifi ile Allah, kendi güzelliğini temâşâ için kâinatı yaratmıştır. Buna göre âlemin yaratılma sebebi sevgidir. Yani “Ol” emrinde aşk vardır. Bu sevginin boyutlarına sınır çizmek ise imkânsızdır. Çünkü bu sevgi evrensel bir prensip olarak ortaya çıkmıştır. Allah’tan zuhur etmiş ve bütün kâinatın yaratılmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla bütün varlıklar, bu İlahi cevheri özlerinde taşımaktadırlar. Hepsi, esmâ’nın tecellileridir. Durum böyle olunca, en başta iman, ancak sevgiyle kemale erebilir. Bu, inanmanın esasını teşkil eder ama hadise burada bitmez. Yaratılmışlar Yaradan’dan öz taşıdıkları ve O’nun eseri oldukları için kâinatta mevcut her şeyin sevilmesi de imanın kemali açısından gerekli hâle gelir. Böylece, Yaradan’ı sevmek ve O’na kavuşmak, ancak yaradılanları sevmekle gerçekleşebilir. İnsan, bu sevgi ışığıyla karanlıkları aydınlığa çevirerek mutlu ve barış dolu bir dünya kurabilir. İnsan, ilâhi özle birlikte şeytani ve hayvani bir potansiyele de sahip bir varlıktır. İlahi tarafı onu melekler katına yükseltirken, şeytani tarafı hayvanlardan da daha aşağı bir seviyeye düşürmektedir. İşte aşk, en başta insanın kâinat içerisinde bu duruş noktasını belirlemesi açısından önem taşımaktadır.***

-Bu güzel düşüncene şimdilerde ne kadar çok ihtiyacımız var bir bilsen dedem.

-İlahı aşk ve sevgi ile iman ile ham olan insan pişer ve kemale erişir,pişmeyen insan hamdır ve yapacağı her işte sadece kendisini düşüneceği için, topluma bir faydası olmayacağı gibi kendisine de bir faydası olmayacaktır evladım.Kuran ve Resul sevgisi ile iman ile olmayandan hiç kimseye fayda gelmez evladım.Bu vasıfları taşımayan insan önce kendisini sevmeyecek kendini sevmeyen insanları sevmeyecek ve gerisini sen düşün evladım.Huzur ,sukunet, birlik,dirlik ancak sevgi ile Kuran ve Resul iman ile gönülleri sevmek ile olur.

-Yunus dedem sen Hacı Bektaşi Veli,Mevlana siz gönül kahramanları dostları sayesinde sevgi ve dostluğun değeri anlaşıldı, gönüllerin arasına karanlık çukur açanları siz yok ettiniz gönüller arasında köprü kurdunuz ve insanları ihya ettiniz.Gönül sahibinin mimarının Allah olduğunu hatırlattınız nur dedem.
-Evladım,önce insan sevgi ile kendini bulacak, kendini insanları kainatı sevecek ,ilim öğrenerek ilerleyecek yaradanına ulaşacak ve onun ilahi emri ile, insanlara ulaşacak ve onların mutluluğu için çalışacak, bu çok kolay ve aynı zamanda da çok zordur.Kuran ve Resul yolunda çağları evreni aşarak ahiretini inşa edecek, gönülleri şenlendirecek.

Sen hak peygambersin seksiz gümansız
Sana uymayanlar gider imansız
-Demem boşuna değildir evladım,insan önce kendini ıslah edecek sonra toplumu ıslah edecek,önce kendi ile barışık olacak sonra toplum ile...
-Yani dedem her halimizle ufukları aşarak tüm alemi sevgi ile Kuran ve Resul etrafında sevgi ile toplamak ve sarmaktır diyorsun?
--Evet evladım, gayemiz bu evladım.


Mustafa özçelik Bizim Yunus / Mustafa Özçelik

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Gönül Dostu Yunus Emre-3. Bölüm


-Yunus Dedem :“Tabduk Emre bir gün müridlerine yani size, “Bugün hepiniz dağa çıkınız ve bana çiçeklerden demetler getiriniz. En güzel demeti hazırlayana bir hediyem olacak” dedi. Dervişlerin hepsi kırlara çıktı... Demet demet çiçekler hazırlayıp şeyhlerine koştular. Yunus en sona kaldı... Akşam üstü tek bir papatya ile çıkageldi. Yunus'a karşı gizli bir haset içinde olan bazı dervişler; “Şuna bakın hele!.. Bula bula bir tek papatya getirmiş.” diye fısıldaştılar. Taptuk, olayın hikmetini Yunus'tan sordu. Yunus da “Şeyhim” dedi. “Kırları dolaştım, hangi çiçeğe varsam Allah'ı zikreder buldum. Hiçbirini koparamadım. Akşama doğru bir papatya bana seslendi: "Gel derviş Yunus. Benim kellemi kopar. Ben bugün Rabbime zikirden gafil oldum. Ölmek bana haktır, beni götür şeyhine" diye inledi. Ben de size onu getirdim.” ***demeniz ne kadar gönül dostu olmanın ötesinde tabiat ile de dost olduğunu öğrendiğim an gözlerimden yaşlar aktı ve o gün bu gündür sizi hayatınızı okuyorum ve sizi görmeyi arzuluyordum,Günde beş vakit namazımda her anımda yüce Allah'a yalvarıyordum,çok şükür yüce Allah duamı kabul etti,seni görmemi nasip eyledi,çok şükür Rabbim'e.
-Evladım, Allah aşkında öylesine büyük güç vardır ki ve değerlidir ki onu ne namaz ne ibadetlerin zevki onun zevkine ulaşmaz, insan erir yok olur sadece Allah aşkı ile dolar coşar gönüllere koşar halden gönülden anlar olur.Kul olarak ben miskin Yunus kulların Allah ile olan kopuk bağlarını görmem,ve Allah aşkını gönlümde taze olarak yeşerterek filizlendirdim ve Allah'ın ayetlerini gönlüme kattım insanlara tüm kullara sundum evladım,gayem tüm ayrılıkları ortadan kaldırmak gönülleri Rahmanın etrafında birleştirmekti bunuda elimden yettiğince yapmaya çalıştım evladım.
Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan
demem insanları düşünmeye sadece kendini değil toplumu düşünerek sadece dünya için değil ahiret için çalışmalarını söyledim evladım.

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
dedim ve insanlığın ve müslümanlığın nasıl bir güzel din olduğunu ifade ettim.

Allah, bu teklik içinde iken dünyayı, insanları yaratmıştır. Bundaki İlahi hikmet de “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi diledim ve bu Halkı yarattım. Onlar da beni benimle tanıdılar” (Buhari-Rikak,38)
-Ben miskin Yunus, Allah'ın delillerini aklım ve gönül gözümle ve vicdanımla Kuran ve Peygamberin yolunda yürürken öğrendim evladım
-Yunus dedem aklın fikrin kavrayamayacağı bazı hakikatler bulunduğunu ve bunların ancak izan ve ilhamla kavranabileceği bilinmesine rağmen bazen göremeyen insan bunu nasıl görebilir ve anlayabilir?
-Tabi ki evladım önce Kurana ve peygambere iman ile bu yolda yürüme ile olur ve iman ile kişi gerçek huzuru bulur,ve gönlünün hakkın tecelli ettiği yerin gönül olduğunu bilir.

Gönül mü yeğ Kabe mi yeğ
Ayıt bana aklı eren
Gönül yeğdürür zirâ kim
Gönüldedir dost durağı

Gönül çalabın tahtı
Çalab gönüle baktı
İki cihan bedbahtı
Bir gönül yıkar ise
-Şimdi anladın mı evladım.
-Daha iyi anladım Yunus dedem.
-Dirlik ancak birlik olur,diri olan kul yüreği ile diri olur halden gönülden anlar sadece kendisi için değil toplum için yaşar evladım.İman gönülde sevgi var ise filizlenir yeşerir koca çınar olur gönüle sığmaz , gönüle sığmayınca dağıtmak paylaşmak gerekir. Doğru ve güzel ancak bu şekilde bulunur ve gönüllere sunulur evladım.İşte o zaman kul yıkılanı inşa eder, gönlündeki sevgi selini, bir pınar gibi gönüllere akıtır.Gönüldeki hayatımızdaki en büyük düşmanın kin olduğunu anlarsın, iman ile evladım.
Mehmet Aluç
Mustafa özçelik Bizim Yunus / Mustafa Özçelik

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç