Bu Blogda Ara

Gönlüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gönlüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2017 Pazartesi

Başka Yoktur Dileğim Şükür


                         
Aşk yolunda seni gördüm dilim lal oldu
Yıllardır ararım seni gönlüm şimdi buldu
Hangi yâd ellerdeydin seni ben bulamadım
Bana adını söyle de lal olan dilim çözülsün

Yıllardır burada yaşarım lal olmasın dilin
Adım goncadır senin söyle neresidir ilin
Nede güzel parlıyor senin o güzel kelin
Sana adımı söyledim artık çözülsün dilin

Aslım Malatya’dır ikametim artık burası
Ne güzelde yakışmış sana kaşlarının karası
Gel gir gönlüme açma gönlümde aşk yarası
Gönlünde bir sevdiğin var mıdır ne olur söyle

Aslın yeri güzelmiş ikametini eyledin burası
Gönlüme şimdi kondu seninle allı turnası 
Ölüm dediğin iki kaşla iki gözün kırpma arası
Gönlümde bir sevdiğim yoktu şimdi sen varsın

Seni yaratan önüme çıkaran Allah’a şükür
Seni sevmekten başka yoktur dileğim şükür
Bir kusurum olursa gel sen yüzüme tükür
Gönlüme girdin ya ölsem de artık gam yemem

Var haber sal atana beni istemeye gelsinler
Gönül kapılarını açık enginde geniş tutsunlar
Beni istemezlerse unutsunlar seni beni kaçalım
Bu dünyaya aşk ile yaşamaya geldik bunu bilsinler

Kul Mehmet’im hayranım o gül bakışına gülüşüne
Sen nasıl dersen bahar yüzlüm hepsi başım üstüne
Seni sevmemeleri için bulamayacaklar ki hiçbir bahane
Sen beni ben seni böylesine candan sevdikten sonra


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

26 Eylül 2016 Pazartesi

Acıyan Yanlarımızı Yazar Kalemim

Acıyan Yanlarımızı Yazar Kalemim
 Acıyan Yanlarımızı Yazar Kalemim

Bazen kalbim kırıktır şiirlerim gibi
Bazen şiirlerim kırıktır gönlüm gibi
Zengin bir kalem değildir kalemim
Benim gibi az fakir gönlü zengin
Aşka gönüle çok çok yakın
Zenginlerin dansı olan valsı yazmaz
Elleri kadehlerde yaşayanları hiç yazmaz
Fakir gönüllerin sofrasında
Eksik zeytini peyniri yazar
Ha sanmayın peynir zeytin eksik diye fakir üzülür
Kalemim şiirlerim üzülür
Fakir paylaşır bir lokmasını gülümsemesini
Aynı şiirlerim gibi
Fakirin sırtında kazancı
Benim sırtımda herkese gülümseyen şiirlerim
Fakir kazancına hamal
Ben şiirlerime hamalım

Hüzün olsa da hüznü demli çay gibi içerim fakirin sofrasında
Zaten zenginin sofrasında hiç oturmadım
Zengin sofrasını yazamam kalemim yazmaz
Kalemim bir türkü yazar bir aş tadında
Dinleriz yoksul komşumla yoksulluğumuzla
Gönlü yoksul değil aslında hiç yoksul değil
Yoksul derler
Sofrasında iki zeytin eksik olunca
Olsun her şey zeytin kaşarlı peynir değildir ki
Aslında zengin yoksuldur bilmezler
Zengin paylaşamaz fakirdir
Yemez yedirmez fakirdir
Gülmez güldürmez fakirdir
Bilmezler öylesine söylerler

Romeo’yu yazamam
Leyla ile Mecnunumuz var
Kerem İle Aslımız var bizim buralı
Romeo Avrupalı yakışmaz kalemime
Hem yanımızda yaşamadı
Hem de sözleri hecelerimize yabancı
Gönlü bizim gibi sıcak değil sanki
Hey sende bir şey söylesene hancı
Hiç uğradı mı senin oralara uğramaz
Ama Leyla Mecnun Kerem Aslı
Uğramıştır yol üstünde senin hana
Gülüşleri benzer bilirsin cana
Aşkı yaşamışlardır yudum yudum içerek kana kana
Acıyan yanlarımızı yazar kalemim
Düşlerin ışıkların söndürenleri yazar
Düşlerle yaşarken düş ’süz kalanların
Düş ’süz kalanlara koşmalarını yazar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Dikiş Tutmaz

Dikiş Tutmaz
 Görsel sonucu
Sarmayla dikmeyle dikiş tutmaz açtığın yara
El gün içinde beni düşürdün sen böyle dara
Beni terk ettin gittin geçtin mi şimdi kâra
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz

Uykularım haram gecelerim haram beni uyutmaz
Ben unutmaya çalıştıkça hatıralar yakamı bırakmaz
Hatıralar güzelde beni sen gibi sarıp sarmalamaz 
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz


İnsan alışıyor her şeye lakin ayrılık çok zor
Tutmaya çalışsan tutulmaz eli gönlü yakar kor
Ah sen gel bu acıyı çekmeyene değil birde çekene sor
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz


Bu ayrılığın acısına bir merhem ararım bulunmaz
Gece gündüz deliler gibi ağlarım buda çare olmaz
Hangi yöne dönsem ayrılık Vuslat hemen gelmez
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz

Çalışmayla bu ayrılığa çareler bulunmaz
Bu hasret acıyla gece gündüz yol alınmaz
Bu hasreti çekmekten başka bir yolda bulunmaz
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz

Otur bu acıyı çek ağla ya terk et bu dünyayı
Parayla da mutluluk olmuyor ki veresin parayı
Alnımıza sürdük elden ne gelir bu silinmez karayı
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz

Susmak çare değil kaçmak hiç çare değil
Kul Mehmet’im sen deme bu ayrılık layık değil
Gel bu ayrılığın önünde saygı ile sende eğil
Kanayan gönlüme atarım yüzlerce dikiş tutmaz
Aradığın mutluluksa bu yaptığınla seni bulmaz

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

26 Temmuz 2016 Salı

İsmimi Sen Seç Kendin Nakışla


 
 
 
 
Arar iken buldum gözleri sürmeli yâri
Bende bekliyordum gelmen için dedi seni
Neden daha önce gelmedin dedi bari
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Gönül dergâhına vardım sukutla oturdum
Gözlerine baktım o aşkın içinde kayboldum
Dedim aradığım sendin şimdi seni buldum
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Artık sensiz bu dünyayı ben neyleyeyim
Artık son nefesime kadar ben seninleyim
İzin ver gönlündeki güller içinde gezineyim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Açtı bana gönül kapısını içeriye girdim
Cennet kokusu güller içinde kendimi gördüm
Açtım gönül kapımı ne varsa içine serdim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Dedi yıllardır bekledim gelemedin neyleyim
Başım alıp seni aramaya kiminle geleyim
Sen gelmeden önce ben söyle nasıl güleyim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Dedim işte beni beklediğin yere geldim
Geldim gülüşünü gördüm benimsin dedim
İlk görüşte işte budur bekleyenim dedim bildim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Beklerken dedi gözlerimde aktı kanlı yaş
Senden başkasına dönmedi bendeki bu baş
Senden başkası için akmadı gözlerimde yaş
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Akan gözyaşlarını gel aşkımla usulca sileyim
Seni güldürmek sarmak için söyle ne edeyim
Al gönlümü gir içine kendin gör benim meleğim
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Gönlümün tarlası senindir gir sen içeri
Beğenmedi gönlümdeki çiçekleri niceleri
Bekledim aylardır gelmen için gündüz geceleri
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Artık ikimizin canı nefesi bir nefestir
Artık ağlamak yok aşk gönlümüzün sesidir
Bana her bakışın sarışın cennetten bir gülüştür
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
Kul Mehmet’im dedim adını bağışla
Gönlünde ismimi sen seç dedi kendin nakışla
Hayran kaldım gelişine seveceğim seni canla başla
Anladım neden gönlüm kalmış böyle ihtiyari
 
İster bana Leyla de ister Aslı terk etme beni asla
Aradım buldum bırakmam seni dedim hele de bu bakışla
Gel gidelim gönül evimize kalalım seninle baş başa
Anladım aşkla gönlüm diri kalırmış anladım şimdi
Mehmet Aluç ©Kul Mehmet

25 Haziran 2016 Cumartesi

Ereyim Muradıma

Ereyim Muradıma
Gizli gizli otururdum gönlümün köşkünde
Seni gördüm çıktım hemen ben meydana
İsmini zikrederken gönlüm senin peşinde
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
 
Yüreğime gamı yükleme gülüşünle gülsün
Gurbet ile gönderme yanında kalsın ölsün
Gözlerini sakla gönlümde mezarımda seninle görsün 
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
 
Durulayım yanında bulanık akıtma beni
Cefalar çektirtme devan ile yaşat beni
Gireyim gönlüne dünyaya doyan eyle beni
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
 
Keder ile yandım gülüşüne vuruldum
Akmayan bir pınardım okyanus oldum aktım
Kurumuş bir daldım çınar oldum sana uzandım
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
 
Susuz bir ovayım gönlün ile sula yar beni
Kurumuş bir çiçeğim gönül içine al yaşat beni
Yolunu kaybetmiş bir aşığım tut elimde yolum ol benim
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
 
Kul Mehmet’im gel gir gönlüme saraylar yaptım
Bu garip gönlümü aldım sen gönlüne sattım
Al beni gönlüne seven yap yoksa ben battım
Gel gir gönlüme ey sevgili ereyim muradıma
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
      

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

2 Haziran 2016 Perşembe

Boşa Ağlarsın


boşa ağlarsın ey gözlerim giden gelmez
ey gönlüm boşa harap edersin kendini o yola gelmez
ey dilim kendini parçalarsın o halden bilmez
yaralı gönlün görmez zülfün teli ile seni sarmaz

çiğnedi geçti seni daha ne istersin gönül
ötmez artık gönül bahçende öten bülbül
kurduğun tahtın saltanatın yıkıldı ey gönül
yaralı gönlüm görmez zülfün teli ile beni sarmaz

canına bir can vermeden canın aldı gitti
şimdi kim bilir hangi gönül içine girdi
derdi elemi kederi sana bıraktı çekti gitti
yaralı gönlün görmez zülfün teli ile seni sarmaz

kul mehmet'im bilirim boşa ah ederim
başım alıp hangi diyar ellere giderim
her gün yollara ben boşuna bakar biterim
yaralı gönlüm görmez zülfün teli ile beni sarmaz
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Başka Kime Koşarım

 
Rabbim bana verdin bu ol dizleri
sana vardırmazsa ben ne yaparım 
bedenime verdin gönül  dilleri
seni anmazsa dil ben ne yaparım
Rabbim senden başka kime koşarım
 
gönlüm yanar seni aşkınla ister
karalanmış gönül içinde defter
bu aciz kulun hep affını ister
Rabbim senden başka kime varayım
 
Hu diyeyim Rabbim sana geleyim
günahım çok senden af dileyeyim
yandım senden başka gören olmadı
Rabbim senden başka kime varayım
 
Rabbim Rahmetle secde denizine sen daldır
beş vakit nur namazın baldan daha tatlıdır
kul mehmet'i secde de merhametine vardır
Rabbim senden başka kime koşarım
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Mayıs 2016 Pazar

Mecnun Olamadım ki!


 
 
Ben kendimi boşa üzerim
Mecnun olmadım ki Leyla’m yok diye üzüleyim
Ak gerdanına bu gönlümü yaslayayım
Mecnun olmadım ki Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
 
Gönlüm hiç aşkla buluşmadı
Şöyle tatlı tatlı tutuşmadı
Sevdiğim Leyla olup elini uzatmadı
Gözlerindeki aşkla beni tatlı tatlı ağlatmadı
Mecnun olmadım Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
 
Hep gönlüm dünya ile yangın mahşer yeri
Leylam olsa görse kaçar geri geri
Bana yaklaşma der git beri beri
Olamaz Leyla bu gönlümün dilberi
Mecnun olmadım Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
 
Mecnun olmak öyle kolay değil
Olamazsan var Yüce Rahman önünde eğil
Leyla’ya layık değil ki bu gönül bu şekil
Leyla’ya ne söyleyecek bu edepsiz dil
Mecnun olmadım Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
 
Bu gönül pınarı kurumuş sanki çağlayarak mı akar
Bu halimle Leyla beni görse yüzüme mi bakar
Bulunur mu bu âlemde benim gibi gönlü sakar
Kim alırda beni söyleyin koluna takar
Mecnun olmadım Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
 
Leyla’ya aşk sahip olmak her babayiğidin harcı olamaz
Gönlünde aşk olmayanda bu yola çıkamaz
Üzülme Kul Mehmet’im her sevende âşık olamaz
Âşık olanlarında vuslatı bu dünya da olamaz
Mecnun olmadım Leylayı arayayım
Mecnun gibi diyar çöllerde kalayım
Onu bulamazsam Yüce Rahman’a varayım
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç