Bu Blogda Ara

adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2017 Cuma

Karanlığa Gülümseyen Adam




Bugün yine eski defterleri karıştırdım bir bir
Her şey silikti tıpkı seninle benim gibi
Ne güzel silmiştik her şeyi kendi elimizle
Ben o kadar yalvardım silmemek için
Sen hiçbir kurtarma çabası göstermedin çabanla
Sildin her şeyi bir kalemde çektin gittin bir hırsla ağlamadan

Bekledim bir gün karşılaşırız diye bir yerde sokakta
Görürüm seni sendeki seni ne haldesin diye
Onca ay gezdim sokakları her gün adım adım karşılaşırız diye
Sonra dönüp yüzüme bakmazsın diye saklandım karanlığıma
Karanlık beni senden daha çok sardı aldı kucakladı
Sen silerken karanlığım gözyaşlarımla beni yeniden yazdı
Sayfa sayfa cilt cilt roman oldu sensiz hayatım
Adını da karanlığa gülümseyen adam koydum

Suç benim değil senindi sen biliyorsun
Belki o yüzden gelip beni karanlığımdan çıkarmıyorsun
Sende haklısın bende olsam aynısını yapar mıydım bilmiyorum
Ama bir korkak gibi bakardım suçumla günahımla yüzüne
Görmemezlikten gelmezdim eller gibi koşardım
Sen sarar mıydın yeniden o muamma
Ama senin gibi bir kere sevince pişman etmezdim her halde
Ellerimi odamı ömrümü bomboş bıraktın
Boşluğa ben koştun sen neye koştun bilmiyorum ama
Sen biten şarkımızla bittin
Sen gülmeyen yarınları yanımda bırakırken
Belki de kendi mutsuzlukla dolu yarınına koştun gittin

Esti bir rüzgâr keskin keskin
Güldürmedi o felek kapattı sana gelen yollarımı
Viraneler oldu yuvam çadır kuramadım
Kesti eserken rüzgâr iplerini açıkta kaldım
Ben çıplak gönlüm bedenim çıplak
Hamama yakışan çıplak gibi yakıştım yalnızlığıma
Örtemedim üstümü üşüdüm dondum
Ben üstümü örtükçe rüzgâr ile felek açtı
Ben yoruldum onlar yorulmadı bıraktım her şeyi
Şimdi rüzgâra ve feleğe karşı çırılçıplak oturuyorum
Artık ne rüzgâr esiyor ne de felek benimle uğraşıyor artık
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

14 Aralık 2016 Çarşamba

Halep de Katliam Var


İlgili resim 
Görsel sonucuGörsel sonucu
Katliamı yapan zalim sırıtarak karşımızda duran
Yok mudur bir Allah’ın kulu hesap soran
Türkiye’den başka yok mazlumla beraber olan
Rabbim der ey kullar yatmayın yardıma koşun
Siz adım atmadan ben yetişirim niyetinizle coşun

Uzun adam derler Mazlumla olan Cumhurbaşkanına
Gece gündüz bizimle mazlum için üzülen adamcasına
Bazen yıkılmak istenir sanılır ki o yaşar tek başına
Allah ile beraber milletiyle beraber hak yolunda can pahasına
Rabbim der ey kullar yatmayın yardıma koşun
Siz adım atmadan ben yetişirim niyetinizle coşun

Halep de katliam var herkes seyirci duymaz feryadı anı
Seyirci olamayan feryadı duyan biz Türkiye ve Cumhurbaşkanı
Kimler katl eder utanmadan edepsizce sevinerek kardeşimi cümle canı
Duada iken eller gönüller başka yerde mi açılmaz mı kalkmaz mı kapalı gönülde perde
Rabbim der ey kullar yatmayın yardıma koşun
Siz adım atmadan ben yetişirim niyetinizle coşun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

25 Eylül 2016 Pazar

Yıkalım Mı Seninle Ey Yalnız Adam Yalnızlıkları


yalnızlığı yıkalım ile ilgili görsel sonucu

Yıkalım mı seninle ey yalnız adam yalnızlıkları
Onaralım mı seninle gönül kırıklıklarını
Gülelim mi gönlümüz kan ağlasa da gülmeyenlere karşı
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Ey suskunluğa ram olmuş susmuş hayata küsmüş
Gel konuşmaların hecelerin kapısını açalım
Yok, olsun suskunluklar küsmeler
Yıkanları yılanları kaçıralım mı seninle beraber
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?


Ağlamak kifayetsizliktir bilir misin gel ağlama
Gel ey ağlayan sileyim göz yaşını sen ağlama
Gel seninle ağlayanların göz yaşını silelim
Ağlayan gönüllerin kirini pasını beraber silelim
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?


Teselli sözlerini unutalım gönülden sevelim saralım
Teselli sözü anlıktır bir asır gülümseme ile saralım
Yaralım zalimin ordusunu ortadan ikiye ikimiz yeteriz
Eğer benimle gelmezsen şimdi işte bizde biteriz
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Şarkılar hazin çalıyorsa değiştirelim
Kahramanlık şarkıları çalalım yazalım gülelim
Varlığımız imanla var olur imanla yaşayalım bunu bilelim
Yorgunluğa uğramayalım dirilişle koşalım
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Ölüm fermanını zalim yazamaz yetkisi yoktur
Rahman ölümü yazar vakti gelirse de kaçışı yoktur
Kalbimizi verelim kâinata yıkılsın zulüm bu onurdur
Şehit olursak bu en güzelidir başka güzellik yoktur
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Yaşatmak isteyen yoksa biz yaşatalım verelim bu canı
Boş yere kaşınan olmazsa bizler akıtmayız boşa kanı
Merhametli kulunu seven Rahmanı biliriz Rahmanı
Vatan ise der verin size verdiğim bu emanet canı
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Neşe sevincin kapısı kapalı haydi açalım
Merhameti veren Rahmanın merhametini âleme saçalım
Kul Mehmet’im yol uzun olsa da olsun yürüyerek yaya yola çıkalım
Bulalım zalimi merhameti insanlığı gözüne sokalım
Anlamazsa da eğer yerin dibine beraberce gömelim
Güldürelim mi insanlığı seninle el ele var mısın?
Gel desem bu zorlu yolda benimle gelir misin?

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Mazlum ile olan Uzun Adam-1- (Recep Tayyip Erdoğan)




Mazluma koşan dava adamı
Yalakalığı sevmem gerçi şairler yalaka olmaz bu gerçektir
Doğruyu doğru olanı söyler geçer gider arkasına bakmaz
Yalaka olanı bilirim onu hiç görmek istemem
Dava Mazlum İslam’sa dava boşa almam hava
Babam olsa Rahmetli kardeşim olsa karşımda tanımam
Dava iman mazlum var oluşsa
Kim o çizgideyse kardeşim dostum hatta adamımdır adam gibi
Bu böyle biline şiirde sözde ilk satıra geline
Dava mazlum İslam imanla mazlumla var olmaksa
Ölüm imanlı olanın imanına sarılışsa
Allah C.C. kul olmak Gül kokan Resule varmaksa
Nedir ki bu yolda ki çile ölüm
Gönül dostu Mevla’nın dediği gibi
Bir şebi-i aruz değil midir ölüm
Gerisi yalan iken yakar iken iki gözüm
Boynu bükükse ağlayansa mazlum
Ona koşan Müslüman Allaha derse kulum
İşte budur onunla yolum
Biçare mazlum benim kardeşim canım ruhum vatanım dostum
Açılan sarılan can iki kolum
Ölüm uykusunda uyandıran bir durum
Allah C.C. izniyle
Zalime kanmayan
Mazlum İslam iman yolunda yürümekten usanmayan
Allah C.C. ile var olmaya çalışan var olan
İman zırhın içine al beyaz nur kefeni giymiş onunla yaşayan
Zalimi yıkarken velvelesi ile mazlumla olan
Mazlum gülerken kalkarken ayağa varırken yanına
Koşup yardıma geldin derken mazlum imdadıma
Kim bu yolda ise kardeşim dostum adamımdır adam gibi
Uzun adam derler boyu değil eli yüreği uzun
İmanlı yüreğiyle mazluma el uzatan zalime diyen susun
Zalimin yüzüne karşı One minut diyen boyu değil uzun
Eli yüreği olan uzun olan

Ey uyuşmuş fikirleri yıkacak şuurlu fikirlerle gezenler
Ne oldu sana kim ayaklarını kollarını bağladı kalk yolu açsana
Kime diyorum tabi ki sana size ne bakıyorsun bana
Yanlış yolda geldi bak yanlış fikirler kiminlesin uyansana
Söylesinler bu pussuz havada bu neyin harbi sorsana
Bak yolları ele geçirmiş yetişir şimdi Âlemlerin Rabbi sakın deme sen koşsana
Seni neden yarattı ey şuurlu fikri olan anlasana
Nereye nasıl gider bu kanlı fikirlerle ellerle bu cihan
Ölürken körpe körpe masum canlar an be an
Yok, mu bu dertler için ağlayan yatmayan kendini parçalayan
Kendi dünyasını terk ederek inşa etmeye koşan bir can
Yıkılsın mı gönüller bunca can ey insan
Akarken kanlar oluk nedir bu yatman
Ey imanlı insan nedir bu zülüm
Sen yok sanma aç gözün bak var her an akar kan
Akarsa damlarda onca mazlumdan kan
Belki yok oluşla zalim fikri ile gelir mi dersin yediden dünyaya can
Kalk durma sende yan yan yan
Bak insanlık inlerken
Sen kendi fikrine anlamsız sözler yüklerken
İnsanlık kurtuluşu beklerken
Senin kör sağır olman ne için yok olman içinse yok olacaksın erken
Zalim uzatırken bir parça et dişin arasında mı kaldı bir parça yerken
Onun için midir kör sağır olman ne için
Zalim çürük dişini gösterirken korktun mu onun için mi?
Söyle bu korkaklık niçin
İnsanlık mazlum yarınlar sürünürken yerden
Yola çıkıp varmadan neden nasıl döndün birden aniden
İnsanlık mazlum seni beklerken
Adımların ters yönde giderken

Ya Rabbi bu zülüm için
İmanla mazluma insan âşık bir kulunu kerem et
Onunla gönder bize dermanını veren el et
Onca zalimi de elinden verem et
Sen Rabbimsin huzuru sensin yaratan
O huzura binlerce can katan
Mezarda yatanları da kaldır tükürsün yüzümüze bir anda candan
Yıkılsın bizimle cümle zalim bir anda yüce yaratan
İşte gönderdi Yüce Rahman insanlığı seven mazlumu seven bir kerem
Dediğim gibi yalakalığı sevmem işim olmaz
Ama bir hakikat var ki şu an
Gönderdin adam gibi bir adam
Recep Tayyip Erdoğan candan cana var olan
Bu arife günü Gazze’de mazlum için yardım gönderen
Suriye’de kaçan mazlumlara kucak açan
Mazlum için ağlayan mazlumu ağlatanı ağlatan
İman göğsünde görüldü yıkılmaya çalışılan
Rabbim senin yardımını bilmez onlar ve içteki düşman
Bu ne hınca hınç nefret bir düşmanlık
Elinde binlerce mızrakla koşan
Tökezlese de saplasak -vahşi gibi olan- binlerce adam sayılmayan adam
Rabbim sonsuz kudret ve gücünle milletiyle ayakta olan
Hırsız diye adı çıkan
Kör gözleri olan görmeden körle yatan yıkmaya koşan
Yıkmaya çalıştıkça onlar ki yıkılan o yardımınla inşallah dimdik duran
Bir mücahit ki uykusunu terk eden
Onunla yola çıkan milleti için uzun uzun koşan
Varlığını unutarak tüm dünyayı karşısına alan

Yakındır o güzel günler
Varsa o güzel günler o güzelliğe koşanlar için vardır
Onunla her adımda koşanlara yardır
Ağlayan yıkılan mazlumu ayağa kaldıranla cana candır
Mazlumun gülüşüyle var olacak bu cennet vatan

Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam edecek


10 Nisan 2016 Pazar

Bilge Kişi Ve İnsan-2- (Özgürlüğü Arayan İnsanın Kendisi İle Buluşması)



Bilge Kişi Ve İnsan-2- (Özgürlüğü Arayan İnsanın Kendisi İle Buluşması)



-Sen ne diyorsun? Çok mu basit? Beni güldürmeyin? Öyle olsa idi herkes.
-Sen herkesi bırak herkeste sendeki ruh ve asalet yok ki.
-Bak bunda çok haklısın! Şimdi ben ne yapmam gerekiyor bir an önce onu söyleyin de bir an önce onu yapayım?
-Çok basit kalabalığın içine girerek karşınızdaki güvenlik güçlerini görünce çekilmeye kalkışanları kaçmamaları, geri çekilmemeleri bu haklı davadan bu kargaşa çıka. Yanlış söyledim dilim sürçtü bu haklı direnişiniz de geri çekilmemeleri hususunda onları ikna edeceksin onları motive edeceksin?
-Nasıl yani onları önemi süreceğim?
-Bravo hemen de anladınız, sizi tebrik ederim!
-Sağ olunda onları öne sürmekle onları ateşe atmış olmayacak mıyım?
-Ne ateşinden bahis ediyorsun, sen lidersin sen davanın selameti için yapman gereken ne ise onu yapacaksın, gerisine bakmayacaksın.
-Ama oy. Öyle. Öyle olunca da şey olmuyor mu yangına benzin..
Gerisini getiremedi durdu düşündü.
-Tamam, liderlik diyorsun ama o ortamda öyle liderlik olmaz ki ancak olsa, olsa profaksa.
Karşısındaki kızaraktan sözünü kesti.
-Sen ne diyorsun duygusallığa yer olmaz şimdi o ortamda, hem böylesi ortamlar ve her zaman ele geçmez kızışmış iken tam çatışm. Yanlış söyledim ilerlemeye haklı davanız için bir adım atmanıza ramak kalmışken sen kalkmış neler söylüyorsun?
-Haklı dava derken ben sadece oradan geçiyordum kalabalığı görünce birden kendimi onların içinde ve şimdide burada biraz önce yanımda başkası vardı şimdide sen. Haklı dava derken bana haklı dava hakkında bilgi verirmisin? Onu bileyim de ona göre onlara liderlik edeyim?
-Bu o kadarda önemli değil.
-Sen! se. Sen ne diyorsun neler söylediğinin farkında mısın? Saçmalamaya başladın? Biraz önce haklı dava derken şimdi ise!?
Karşısındaki kırdığı potu anlayarak şaşkınlıkla
-Sen beni yanlış anlıyorsun, buluruz bir şeyler demek istedim. Bu o kadarda önemli değil derken, bir defa ile hiçbir şey olmaz buluruz bir şeyler.
İnsan hiddetlenerek
-Ama zamanı değil ki orada o ortamda!
-Zamanı değilse sen zamana uyacaksın, bir şey olmaz günah olursa da Allah af eder, gerçi bu kadar günaha girdikten son. Bak beni de telaşlandırdın, fazla düşünme yoksa kafayı yersin.
İnsan hiddetlenerek
-Bak yine o kadarda önemli değil diyorsun hem dava diyorsun hemde önemli değil diyorsun hakikaten sen çok yalpak hatta kusura bakma çok cıvık birisine benziyorsun? Dur hemen kızarma renkten renge girme! Yani biraz önce söylediklerin ile şimdi söylediklerin birbirine ne kadarda tezatlık ve tutarsızlık içinde her ne ise içinde olduğunun farkında değilsin galiba? Bunlar insan hayatında çok önemlidir, senin bundan haberin yok galiba?
-Şe.! Şeşe tabi ki haberim var!
-Hem senin rengin sanki değişiyor galiba yüzünün hali neden değişiyor?
Birden arkasında hissettiği elin hissi ile sıçrayarak arkasına döndü. Karşısında biraz önce gördüğü ve kaybettiği bilge kişiyi görünce şaşırdı ama hemen kendini toparlayarak sevinç içinde.
-Bende seni arıyordum, sen nereye kayboldun, gelmen çok iyi oldu biraz önce sen kaybolduktan sonra karşıma birisi çıktı senin gibi gizemli konuşmuyorsa da değişikti şimdi bana bir şeyler söyledi, Bende onunla bu konuda tartışır iken sen tekrar geldin. Şimdi sen bana bu konuda yardımcı olurmusun sen yardımcı olmayı seversin, şimdi söyle karşımdaki kişiye.
Arkasını döndü kimse yoktu
-Ama biraz önce sen gelmeden önce yanımda idi. Sen gelince kork. Korktu kaç.
İyice afallayarak şaşkın gözlerle bakınmaya başladı. Bilge kişi yanına yaklaştı.
-Galiba hala olayın şokunda kurtulamadınız galiba.
Başını kaldırdı, konuşamadı sustu. Bilge kişi
-Galiba aramaktan vaaz geçtiniz, pes mi ediyorsunuz?
-Pe. !Pes değil de yani bu yaşadıklarım, bilinmeyenler bu yaşadıklarım muamma, aldatma yanıltmalar şu an yıkımı yaşıyorum dersem!
-Gözlerinde belirli oluyor ama vaaz geçersen hayatın her alanında önüne çıkacak olan bunlarla nasıl baş edeceksin? Bunlar her an karşında olacak ve bunun için şimdiden pes edersen hayatın boyunca hep bu pişmanlığın ezikliğini duyacaksın. Aradığın özgürlüğü bulmuşsun galiba?
-Hayır bulamadım!
-Buradan bakınca bulduğun belirli oluyor!
-Nasıl yani?
-Sence özgürlük nedir?
-Bence özgürlük, müdahale olmadan seçimlerde ve kabullenmeler de müdahale edilmeden herkes istediğini seçerek ve kabullenerek yaşamalıdır. Nasıl ki tüm seçimlerde Yüce Allah bizleri seçmede ve kabullenmeler de özgür bırakmış iken be seçimlerimiz sonucunda kabullenmelerimizin karşılığında nasılda bizler sorumlu oluyor isek yaşam alanından da hiç müdahale edilmeden herkes istediğini seçmede kabullenmede özgür olmalıdır.
-Çok güzel tarif ettin. Peki, neden arıyorsun? Kayıp mı ettin?
-Bilemiyorum!
-Şu anda buraya gelirken seni engelleyen oldu mu?
-Hayır!
-Kabullendiğin bu yolda başıma gelenleri senden başka çeken ve katlanan var mı?
-Hayır!
-Peki, bunları kabullenirken seni bu yola iten ne idi? Neyine güvenerek kabul ettin ki bu kadar mutsuzsun?
-Kendi seçimim değildi, kalabalığın bağırmalarına ve yürüyüşlerine katılarak gönlüme yani kalbime sormadan olduğu gibi yola attım. Yani tartıp biçmeden aklımın süzgecinde vicdanımın süzgecinde geçirmeden yola çıktım ondan olabilir mi acaba?
-Yani özgürlüğü araman boş ve gereksiz, zaten özgürsün?
-Bu açıdan bakınca evet ama insanlarda benim gibi seçmede özgür değiller mi özgürlük için bağırıyorlardı? Hem onları yolda yürürken engelleyen bir engel yok iken neden böylesine bağırarak özgürlük diye bağırarak etrafı yıkarcasına yol alıyorlardı, ta ki etrafa zarar verene kadar diğer insanları!
Durdu sanki bir icat bulmuş gibi gözlerinde sevinç pırıltıları ışıldamaya başladı. Sevinç içinde
-Taki diğer insanların özgürlüğünü kısıtlamanın yolunu kapamak için etrafa zarar vererek kendi dediklerimiz doğrudur diyerek ten zorca kabul ettirmek için ve ortada hiçbir neden yok iken ortalığı toz dumana katarak yola çıkana kadar. Evet, evet ben hiçte böyle düşünmemiştim. Sana teşekkür ederim ban doğru olanı gösterdiğin ve yardımcı olduğun için.
-Teşekküre gerek yok.
-Peki, biraz önce yanımda olan kişi kimdi, beni böylesine körü körüne bir yola çıkarmak için kandırmaya çalışan kimdi? Hem suratında da bir insanlık belirtisi olduğu da söylenemezdi, tıpkı ateş gibi sımsıcak, ürkütücü sanki yakmak ve yıkmak için eğitilmiş veya yola çıkmış, Sahi sen tanıyor musun onu?
-Sen tanımadın mı? İstersen biraz düşün etrafına bir bak, bak ama gör ,sadece bakma göz bakmak için ve görmek içindir ,unutma.
-Şey, görmek derken göremiyorum mu ki böyle söylüyorsun? Bak görüyorum!
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam Edecek İnşallah

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

19 Şubat 2016 Cuma

Yok Olmasın Göğsündeki İman




Kalk yatan uyuyan adam kalk
İmanınla yürü korkma yürü
Demirden sağlam imanınla hareket et
Sonsuzluğa götüren ölüme yürü
Ölüm sonsuzluğa
Sonsuz cennete adım atmaktır
Yok, olmasın göğsündeki iman
Baştan sona doğru yürü korkma
İmanı iste sen imanla sana koşan işte biz
İmanla dirilen biz bizle inşa edilen dünya
Sende niyet bizde azim var
Gönülde yaralara merhemsin
Sanmasınlar seni biçaresin sen nefessin
Kimse biz gibi gönülleri bilen sarraf değil
Melunlar yoksundur insanlıktan onlar af lazım değil
İmanla Rahman önünde biz eğiliriz
Zalim gelirse nefreti ile ezer geçer gideriz
Zalim karşısında konuşma insanlık yok ona söz lazım değil
Vur tokadı yüreğine soluksuz bırak o insan değil
Her can körpe bir candır vahşete layık değil
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






12 Şubat 2016 Cuma

Dön Ağla Yan Ağla



Her çektiğimizin vardır bir sebebi
Düşün günahını anla bil serseri
Adam olmanın yokmuş mektebi
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Günahınla kuru gönül mürekkebi
Ara bul gönlünde ağlamanın nedir sebebi
Merhamet sabır olmazsa kurur iyiliğin nesebi
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Anlamak için çözmeye çalışma hayat denilen bilmeceyi
Hayat dediğin yaşanılır anlama sende iki heceyi
Hayat bizim değil zaten yaşarız iç güveyi
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Hayata karşı olamazsın külhanbeyi
Külhanbeyi anlamaz hayat ala aşağı eder kükremeyi
Ara bulursan buldun bulmazsan arama neşeyi
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Bazen olmazsa olmuyor adam boş ver
Nefret kin bu gönlü paramparça eder yer
Kader değil günahlarınla günahını bil yeter
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Başa gelenleri sen yaşadın zaten evvelden
Yaşadıkların başına gelir elbet bu günden
Ne gelirse insana gelir lanet dilinden
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Nasibin varsa koşar gelir Bağdat’tan
Nasibin yoksa topladıkların dökülür çantadan
Bir öpücük alayım dersin nefret dökülür yanaktan
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Dermansız derde düşersen düşün günahını bil anla
Bazen gözlerinde yaş yerine dökülür derdin kanla
İnsanoğlu nankördür hep yaşar düşünür zanla
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Tövbe ile günahı ancak o paklar
Cümle kullar o kapıda sanki hiç yoklar
Nefis şeytan o kapıya vardırmadan sapıtır saklar
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Kul merak etmez önüne çıkan sokak hangisi
Bir an her şeyi bilir sanır hiç yoktur bir gram bilgisi
Hayat ölümle yaşam arasında bir ölçek çizgisi
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Yükler omzuna dünya âlemin günahını
Bilmez şeytan ile geçirdiği kötü anı
Mezara günahıyla girer sığmaz mezara hiçbir yanı
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Kutsaldır bu can içine nefret sokulması haramdır
Sızım sızım sızlayan ellerimizle açtığımız yaradır
Kul yüzüne bakmaz nefretle sürdüğü hep karadır
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla

Kul Mehmet’im bilmeyiz ölümden sonra ne kalandır
Dünya sanki babamızındır bilmeyiz oda yalandır
Nefis şeytan çamurlu yollarda iyiliklerimizi çalandır
İnsanın imanla olmalı biraz edebi
Bilmezsen günahınla dön ağla yan ağla
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-












Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç