Bu Blogda Ara

Arkanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2016 Cuma

Götürdü

yıllar varki düştüm ardına
ayrılık yükünü vurdun sırtıma
bindin gittin ayrılığın sırtına
acımadın yıktın seni seven bu canımı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
açmadın bir gün benimle gözünü
esirgemedin söyledin yıkıcı sözünü
göstermedin o gülümseyen yüzünü
gösterdin o ekşi suratsız yüzünü
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
her gün çıkardın  bin bir hadise
gönül evimde attın beni kodese
anlamadığım benden ne istediğinse
hep yolumu çıkardın çıkmaz adrese
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
senden yedim severken büyük kazığı
seninle paylaşmıştım yediğim her azığı
seninle kuramadım mutlu bir aile ocağı
kısmette varmış senin elinde yemek kazığı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü

ellerimle yedirdim her çeşit kaymağı
seninle yaşadım ben anlam aykırılığı
gündüzüm  hep olurdu akşam karanlığı
buluştuğumuz yerdi sanki ayrılık mezarlığı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
her oturduğumuzda sanki şeytan bize bakardı
koynunda merhamet değil sanki nefret yatardı
söylermisin aşk değil kin mi damarlarında akardı
bitirdin viran ettin beni söyle senin yüzüne kim bakar
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
kul Mehmet'im ben aldım boyumun ölçüsünü
benim yaşadığım gibi sende yaşarsın mahşer gününü
artık bir daha görmek istemiyorum o ekşi yüzünü
sensiz görüyorum artık çok güzel ben önümü
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
Mehmet Aluç-KulMehmet-
 
 

8 Eylül 2015 Salı

Arkanda Gülümseyenler Kalmalı


Şöyle arkana
Gerine baktığında
Arkanda gülümseyenler kalmalı
Sana elveda demeden
Gülümseyen
Seni ardında
Gülümseyişinle takip edenler olmalı
Ondan sonra ölüm
Nedir ki gülüm
Geride kalanlara
Önden gidenlerle kavuşma değil mi?
Gülüm gül kokulum
Gurbet kahırdır
Diyenleri
Gurbet kavuşmaya
Hazırlıktır
Diye gülümsetmek
Kavuşmanın ilk
Kapısıdır diye
Gurbettekileri
Güldürtmek
Ağlayanları
Kavuşmanın
Vuslatın sahiline
Götüren olduğunu
Hatırlatmak var iken
Arkanda gülümseyenlere gülümserken
Ölüm nedir ki gülüm gül kokulum
Önden gidenlere
Arkadan gelenlere
Kavuşmak değil midir?
Gülüm gül kokulum
Hasretin
Yüreği yakan alevini
Alev değil
Özlemin kapısını olduğunu
Söyleyerek
Ağlayan gözlerdeki
Yaşı silmek var iken
Ölüm kaybetmenin zehri diye
Bilenlere
Gülümseyerek
Ölmek
Önden gidenlere
Arkadan gelenlere kavuşma diye
Söyleyerek güldürtmek var iken
Söyle gülüm ölmek nedir ki?
Kavuşmak değil midir?
Önden gidenlere
Arkanda gelenlere...
Şöyle arkana
Gerine baktığında gülümseyenler
Sana gülümserken
Arkanda gülümseyenler kalmalı
Sana elveda demeden
Gülümseyenler var iken
Ölüm nedir ki gülüm
Gül kokulum
Önden gidenlere
Arkadan gelenlerle
Buluşmak değil midir?
Pencere önünde
Menekşeler yetişirken
Umutlarını onunla
Yetiştir gülüm
Ölüm kavuşmak değil midir?
Gülüm gül kokulum
Üzülme
Seni bekliyorum
Geleceğini biliyorum
Ben beni bekleyenlere kavuştum
Sende kavuşacaksın
Sen pencerende
Gönlünde menekşeleri yetiştirmeye
Devam et
Gülüm gül kokulum

Mehmet Aluç -Kul Mehmet

16 Ağustos 2015 Pazar

Senden Aldık Gözün Kalmasın Arkanda Nöbeti



Vatan için zaferler uğruna koşarken vatan evladı
Canıma can Mehmetçik ile Polisim milletim
Vatan için attığın naraların şahadetin için olsun kefen
Ölmeyen kalbinle yaşarken gönlümüzde cennet alnından öperken
Titrer naranla şehit bedeninle, korkak zalim vatanımda kan dökerken
Sonu hüsran zalim ülkemi bölmeye çalışanın, cehennem çukurudur akıbeti
Sen cennete koşarken şehidim boğar naran zalimi,
 Senden aldık gözün kalmasın arkanda nöbeti

Dağlar dile gelse anlatsa yüreğindeki merhameti imanı
Bir kalemde düşmanı silen dik duruşunu vatan sevgini
Kalbini kin ile besleyeni ezişin dillere destan limanı
Alnındaki nur secden parıldar şaşar zalim nedir bu anlamaz zalim
Karanlık gönlü nura alışık değil , hepsi eğilirken önünde ölüme ediyor talim
Sonu hüsran zalim ülkemi bölmeye çalışanın cehennem çukurudur akıbeti
Sen cennete koşarken şehidim boğar naran zalimi,
 Senden aldık gözün kalmasın arkanda nöbeti

Nefreti ile dünya zalimi olmaya koşan, sana koşmak haramdır
Dünyaya hâkim olmaz zulüm, vatan evladının nefesi yoluna durandır
Gönlünde adalet ile koşan vatan evladı haykırır, dünyaya lazımdır adalet
Kırk gün yüreğinde çıkmaz vatan evladının titreyen adaletli sesi, sende var cehalet
Koştuğun yollar rezaletinle dolu şeytana oluyorsun sen alet
Sonu hüsran zalim ülkemi bölmeye çalışanın, cehennem çukurudur akıbeti
Sen cennete koşarken şehidim boğar naran zalimi,
Senden aldık gözün kalmasın arkanda nöbeti
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



30 Mart 2015 Pazartesi

Gönlündeki Merhameti Avuçlarına Dökmek İçin Gelen Değil Midir Dost?



Ararsın bir dost, gönül yarana merhem olsun candan sarsın diye, canına can olsun diye, kulakların öteleri pür dikkat dinler gözlerin bekler, sanki o ılık dost canlısı nefesi kulağında sana bir adım kadar yakın, bakarsın heyecanla etrafına o merhametle atan kalp atışlarını yüreğinde hissedersin, arkandadır, yanındadır gülümsersin o senden önce gülümsemiştir… Can cana sarılırsın özlemleri gideren yaralı gönlüne merhem olan sarılışı ile…

Gönlündeki çağrıyı duymuş gelmiştir gönülden, dostluk gönülden karşılıksız sevmek değil midir?

Küçük bir kuşun kanadı gibi sevgiyle yüreğinin kanat çırpınışlarını duyarsın, seni alır mutluluklar diyarına bir gülümseyişi ile alır götürür, gönül dostu…

Gönlündeki al nur yanan iman yüzüne yansımıştır hemen fark edersin, gönlündeki merhamet gözlerinde ışıl ışıl parlar, görürsün ve bilirsin, çünkü gönlün hasret kalmıştır böyle bir dosta, ismi yankılanmıştı semada günde beş vakit sen rahmanda isterken, Rahman Kulun duasını kabul etmez mi hem de anında eder, bazen de sabırla bekletirmiş ve en sonunda göndermiştir…

Gönlündeki merhameti avuçlarına dökmek, gönlüne nakşetmek için gelmiştir, ne mutlu sana…

Onun sesine yıllardır hasret kalan yüreğin kopmak üzeredir sevinçten, tatlı sohbeti ile nurlarla bezenmiş NUR Kuran, gül kokan Resul ve iman deryasında gezdirir, anlarsın sana beş vakitte dua ettiğini, anlar senin de günde beş vakit onunla buluşmak için dua ettiğini, dostluğun o muhteşem lezzetini paylaşırsınız Rahmanın huzurunda günde beş vakit secde ile şükür ile…

Dost dediğin, gördüğün anda Rahman’ı, Nur Kuran’ı, Gül kokan Resulü, hatırlatan değil midir? Nur yüzü ile nur gülüşü ile?

Hepimizin böyle bir dostu olması dileği ile selam ve dua ile…

Mehmet Aluç

Not:Bülent Dost Kardeşime İthaf'dır

14 Ocak 2015 Çarşamba

Arkanda Nasıl Koşayım


Gidişinle ömürden ayırdın ben kurudum
Hazan mevsimi yaşıyorum sabah akşam
Efkâr demini içiyorum yudum yudum
Ayaklarım kırıldı gidişinle arkanda nasıl koşayım

Yüreğimde kaldın sızınla yakıyorsun
Bakışında kaldım hasretimle ağlıyorsun
Kederi miras bıraktın çekip gidiyorsun
Ayaklarım kırıldı gidişinle arkanda nasıl koşayım

Gidişinle dizleri kırılan bendim sen değil
Başkasının değil Rahman önünde eğil
Arıyorum sönmüş mazinin tozlarında bizi
Ayaklarım kırıldı gidişinle arkanda nasıl koşayım

Kul Mehmet’im iki damla gözyaşım ’da sen aktın
Bu onulmaz hasreti sen peşime taktın
Tükenmiş sevdan ile beni sen yaktın
Ayaklarım kırıldı gidişinle arkanda nasıl koşayım

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç