Bu Blogda Ara

izan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2016 Cuma

İman Ederek Hayatın Ve Yaşamın Sırrına Ermek-2

 
Bismillahirrahmannirrahim Hamd, âlemlerin Rabbi olan güç ve kudretin tek sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Resulüne, aline ve ashabına ve onun peşinden gidenlere olsun.
 
Hayatın içinde ömür fırtınası eserken, Yüce Allah kula fırtına estir demiyor ki fırtınalar estiriyoruz, kendini ömür fırtınası içinde Yüce Allah C.C. bana teslimiyetle teslim olun, ben sizi ömür fırtınası içinde serbest bıraktığım gibi, fikirleri düşünceleri de serbest bırakın prangalar vurmayın diyor. Gönül sana bir an ah dedirttiği anda, ah demeden önce düşün, Rahman olan Yüce Allah dermanını içinde gönderir ahlarını keser yok eder. Bülbül güle ötmezse güller açmaz, gül açmazsa bülbül ötmez gönüller neşeyle gülmez. Bir rüya veya hatıra neşe gibi yaşayan kul hayatını sanırken bir anda bakar ki kazandım derken her şeyi kaybetmiş, kazanacağım sadece ben kazanacağım derken kaybetmiştir. Bazısı da hep birlikte kazanacağız, benim kazanmam bana fayda vermez diye kazanmaya çalışırken zaten o her şeyi kazanmıştır, bir rüya kısalığında ve bir anlık neşe yakınlığındaki hayatında her şeyi kazanıştır.
 
Bu dünya hayatında yaşayan insan gönlünde hayatında iman yok ise, Yüce Rahman yok ise, varmak istenilen yolda yüce Rahman yok ise, gittiğin yolda seni kim varmak istediğin güzelliklere vardıracak? Nefis şeytan dünya seni peşinden koştukça yoracak, sadece ben ben dedirterek sadece kendini düşündürtecek, insanları insanlığını unutturacaktır…
 
Kim kaderini değiştirebilir ki? Hiç kimse, ama Yüce Rahman bize verdiği ömrün içine güzelliklerin kapısı olarak merhameti imanı yerleştirmek için kurulu olan gönül sarayını kapısını açmış isek, işte dünyadaki imtihana tabi olan kul bu ömür içine o sarayı sevapla Salih amel merhametle doldurup doldurtmadığını sınamak için gönderdi bu âleme biz kulları yüce Rahman. Hangi kulu kendisine teslimiyet iman ve merhamet çizgisinde yürümüş veya kötülük çizgisinde yürümüş görmek için bu âlemdeyiz ve imtihandayız. İşte bunu kulunun iradesine bırakmış, kendi iradesini imtihandan dolayı geride tutmuştur. Kul ister yüce Rahman onu yaratır kul o yolda gider ve sonucuna katlanır. Buda imtihanın gerçekleşmesinin adil olması neticesinde böyledir.
 
Açıp okumakla da olmuyor dediğim gibi, akl edince içine şuur idrak izan kapısını açmayınca kul gerçek kul olamıyor anlayamıyor. Bilmek Yüce Allaha aittir, kul bilmez anlar, biliyorum diyen kul bir dakika sonrasını bilmekten aciz iken nasıl biliyorum diyebilir ki? Şuur idrak izan kapısını sonuna kadar açarak, hücrelerinde hissetmedikten sonra anlamak, anlamak değildir. Bizler sadece akıl dediğimiz kapıdan bir delik açarak lakin kapısını açmadan, şuursuz izansız olunca insanlığın kulluğun gereğini yapmaktan uzak, birbirine yakın olması gerekirken uzak yaşamanın çilesinde yalnızlığı başarısızlığı yaşamaya mahkûm oluyoruz! Misal kalp veya gönül dediğimiz uzuv bedende ne işe yarar? Sadece kan pompalamak için değildir, Önce Yüce Allah’a iman teslimiyetle onun kapısını açarak insanları sevmek ve sevilmek, insanların mutluluğu için çalışmak içindir. Ayrıca dünya ve ahiretini inşa ederek bu dünyada da cenneti yaşatmak içindir. Zaten cennet ve cehennem içindedir bir bakıma… Beden koruyucudur içindekilerine, ölüm gelince beden ceset olur toprağa gömülür, ruh denilen Yüce Allah’ın bir yansıması o ölümsüzdür ve bu ruhu taşıyan biz içindekilerle ölmeyiz ve bununla hesaba çekiliriz, artık ruh bedenden ayrılmıştır.
 
Yani içten olan kalp gönül dediğimiz uzvumuzla hissetmesi dediğimiz ruhla insan dünyada cennet ve cehennemi yaşar, Yüce Allaha teslim olmuş merhametli imanlı ise cennete layık bir hayat yolunda insanlığın mutluluğu için zaten çalışmakta yaşamakta ve yaşatmaya çalışmaktadır. Veya kötülükle hem kendini hem de dünyayı yakıp yıkarak cehennemi yaşamaktadır kul. Kısacası insan aklın yanında şuur idrak izan kapısını kapatmış ise insanlığın kapısını da kapatmıştır, anlamak eski anlayışsızlık kapısını kapatarak, yeni bir anlayışla izan şuur kapısını açmış ise bu anlamaktır idrak etmektir.  Varlık dediğimiz varlığımızla olmak için bu varlığımızın içine, Yüce Allaha teslimiyeti Nur Kur’an’ı Nur Resul peşinde gitmeyi merhameti imanı yerleştirmedikten sonra beden öldükten sonra taşıdığım ruh bize fayda vermeyecek bizi cehenneme sürükleyecektir yok aksi olur varlığımızın içine Yüce Allaha teslimiyeti Nur Kur’an’ı Nur Resul peşinde gitmeyi merhameti imanı eklemiş isek, korkacak hiçbir şeyimiz yoktur.  İmtihan için elimizden gerekli olduğunca o bize emanet edilen ruhumuzun içini az bir şeylerle sahibine teslim edere isek biraz gülümsemiş ve rahata ermiş oluruz kardeşlerim… Gönül gözünü aç içine Âlemlerin Rabbini Nur Kur’an’ı Gül Resulü imanı merhameti yerleştir onlarla her şeyi güzelliği gerçeği onlarla gör sırra eriş ve yaşa. Gönül dostu Yunus Emre ne güzel demiş:
 
Ten fânidir can ölmez gidenler geri gelmez,
Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil.
 
İster idim Allah'ı buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün ü gün güldüm ise ne oldu
 
 
Ah Ölüm
Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Yunus derki gör takdirin işleri
Dökülmüştür kirpikleri kaşları
Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler ne bir haber verirler
 Yunus Emre
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
DEVAM EDECEK İNŞALLAH

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Gel İnat Etme Bırak Fikirsizliği, Fikir İle Kal Dedim



Çare diye yollara düştüm
Çare derken çaresizler içine düştüm
Çare olayım dedim çaresizlerle dillere düştüm
Çare olayım derken dermansızlar eline düştüm
Çare yerine çaresizlik verdim kendi derdime düştüm

Fikirsiz fikirliler içinde fikirsizlik rüzgârına kapıldım
Fikirsizliklerini anlatırken yanılgılarına kapılmamak için kaçtım koşar adım
Peşimi bırakmadı fikirsizlik fikrin izan etmenin kucağına kaçtım
Fikir saçarken etrafıma fikirsizlik içinde soğuk terler dökerken kaldım

Sordum fikirsizliği ne diye yanına aldın
Fikirsizliği aldın da neden kanına kattın
Fikirsizlik benim göbek adımdır dedi
 Dedi madem sende fikir vardı ne diye gece gündüz yattın
Yatmadım peşinde geldim sen hep kaçtın
Adam olursun diye gece gündüz yanında kaldım
Kaldım ama hala sen fikirsizliğini anlamadın şaştım

Hak var iken batılı yanına aldın
Yanıldın tekmeyi yedin yolda kaldın
Neden hakka yönelmedin yanılgı içinde kaldın
 Dedi yanılmak benim edepsizlikle dolu adım
 Dedi hakkı bilemedim ama yanıldım yine yalnız kaldım
Böyle yetiştirildin suç senin değil dedim
Bana senin gibi vazgeçmeyeni ilk defa gördüm dedi

Dedim senin gibi nice yıkılmış adamlar gördüm
Kapısı olmayan sözlerin sahibi insanlar gördüm
Edepsizliği ile mezarda feryat edenler duydum
Gel inat etme bırak fikirsizliği, fikir ile kal dedim
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

20 Nisan 2015 Pazartesi

Ben Bilirim Ki İmanlı Gönül Merhametli Olur



Ben bilirim ki imanlı gönül merhametli olur, imanlı göz güzel görür çirkinlikleri siler, secde ile alan baş fikirsiz düşünceleri atar, izan ile idrak eder Kuran ile düşünür haksızlık yapmaz, haksızlığa dayanamaz karşı gelir. Yeri geldiğinde kendini yok sayar insanlığın mutluluğu için çalışır, gül kokan Resul de böyleydi kendisi de Gül kokan Resul izinde yürür. İnsanlığın ve dünyaya geliş amacımızda insanlığın mutluluğu için değil mi? Yüce Rahman gül kokan Resulü de bu nedenle Âlemlere Rahmet olarak göndermedi mi?

Yine bilirim Kuran Gül kokan Resul ve iman ile olan şımarık değildir, şımarıklık ile sadece kendisini hiç düşünmez, yüreğindeki kalp atışları insanlığın kurtuluşu mutluluğu içindir.
Sonsuz Ahiret için çalışır Rahman ile gül kokan Resul rızasına ulaşmayı hedefler, insanlarda çıkar beklemez hep gönlündekini verir almayı hiç düşünmez. Tarifi mümkün olmayan imanın kalp atışlarının sabırsızlığı ile derman olmak yardımcı olmak için dertli olan kulların yardımına koşar. Gönlü vicdanı para karşısın da, dünya malı karşısında eğilmez Kuran Gül kokan Resul iman ile dimdik durur, kendisi yıkılsa da insanlar yıkılmasın diye uğraşır durur.

Dünyada insanların hakkını yiyerek oturanlara, kapılarında sopacılarla oturanların gözlerine yüreğine o sopayı haksızlığı güzellikle sokar, o haksızlığın önünü keser.
İnsanların yarınlarına ait düşlerine hayallerine sınır koyanların ayaklarına engel olur, düşler ve hayallerin yoksul kimsesiz boynu bükük kalmasında asla müsaade etmez. Gönülleri kırmaz inşa eder.
Yine bilirim Kuran Gül kokan Resul ve iman ile olan kendisi ağlar, insanların ağlamasına izin vermez tıpkı gül kokan Resul gibi.

İşte İslam ve mümin Müslüman budur, bundan başka model var ise o İslam değildir onu yaşayan mümin ve Müslüman değildir. O sadece nefis ve şeytanın yardakçılarına ve şeytana esir olmuş zavallı bir mahlûktur, mahlûktur diyorum, çünkü insan bu değildir. Selam ve dua ile…

Mehmet Aluç

3 Nisan 2015 Cuma

Tefekkürün Billur Sesi Yankılanır Gönlünde



                                 

Bazen tefekkür etmek gerekir kâinatı seyrederek Yüce Allah’ın Yüceliğini, Lütfunu, Keremini, merhametini… Gönülde misler gibi burcu burcu cennet kokan tefekkür çiçeklerini açtırmak gerekir, öylesine güzel çiçektir ki bu çiçek dünyada bulamazsın ancak ahirette görürsün koklarsın Yüce Allah’ın Lütfü keremi ihsanı… İle.

Biz müminlerin gönlümüzde soldurtmadan bu tefekkür çiçeklerini yeşertmeliyiz, yaz, kış baharda sonbaharda öylesine güzeldir ki her an, her mevsimde hemencecik yeşerir ve açılır. Kokladıkça o kokusu âleme yayılır, Nur Kuran, Gül kokan Resul, iman güneşleri altında açılır üful üfül huzur esintisi ile.

Arkasında, teslimiyet tövbe tefekkür, tebessüm çiçekleri peşin sıra açılır, hayran kalırsın Tefekkürün güzelliğine, Rahmanın Yüceliğine, Keremine, İhsanına… Aldığın lezzetin tadı âlemde yoktur anlarsın

Susar dil, konuşur âlem gönül ile akıl ile izan ile idrak ile Tefekkürün billur sesi yankılanır gönlünde huzuru ile mest olursun, tefekkürün kanat çırpınışlarını hissedersin yüreğinde koşarsın Nur Kuran’a, Keremi Lütfü… Sonsuz Rahmana, gül kokan Resule, Iman’a. O anda gönlünün hafiften kanat çırpınışları ile dalarsın tefekkürün içine yok olursun Rahman ile baş başa kalırsın karşında gül kokan Resul ile bu harikulade lezzet ile, okunan ezan ile kaçıracağın vakit namazının haşyeti ile gülümseyerek uyanırsın, gülümsersin o pamuk Rahmet ile dolan merhametle coşan gönlün sevinci ile.


Mehmet Aluç

31 Aralık 2013 Salı

ÜMİT KAPILARINI MERHAMETİNLE AÇANSIN RABBİM


ÜMİT KAPILARINI MERHAMETİNLE AÇANSIN RABBİM
Yüceler yücesi Allah’ım
Sana teslimiyet ile kalbimizde gönlümüzde
Ömrümüze
Huzuru kalıp kalıp döşeyensin
Mutluluğu avuç avuç ekensin
İzanı idraki bilmeyi öğrenmeyi,
Kul olmayı çiçek çiçek açtıransın koklattıransın öğretensin
Umutsuzluğa yeise
Ümit kapılarını merhametinle
sonuna kadar açansın Rabbim açansın açtıransın
Mutluluk ile koşturansın
Kuran ile Gül kokulu Resul ile coşturansın
Allahu ekber
Mehmet Aluç
ANKARA SİNCAN

25 Aralık 2013 Çarşamba

DÜŞÜNCELERE AYDINLIK


DÜŞÜNCELERE AYDINLIK
Düşüncelere aydınlık Kuran Resul ile iman ile gelir 
Problemlere çözüm ve açmazlara açıklık getiren Kuran’dır Resuldür imandır
Varlığın gayesi yolu anlamı çekirdeği ve meyvesi olduğu halde
Günümüzde çıkmaza düşen
Nefis şeytan çıkmazında titreyen
Yolunu şaşırana yol olan yön veren
İnsanı ıstırap içinde çıkmazda çıkaran
İçinde bulunduğu girdaptan alıp, yol açan
Kutlu bir miraç çizgisinde öteler ötesine çıkarıyor Kuran Resul iman
İnsanı karanlıklardan aydınlığa
Yerlerin basıklığından acımasızlığından göklerin enginliğine
Kölelikten hürriyete çağırıyor Kuran Resul
Aydınlık geniş ve masmavi bir ufka doğru götürüyor
Taşlaşan kalpleri yumuşatan
Merhamet ile dolduran
Yoldaki yolcuyu anlatan
Kutlu nurlu Kuran Resul yoluna yolcu olunması gerektiğini hatırlatan
Kendini anlamasını başkalarını da anlamasını sağlayan
Farklılığın Kuran Resul ile olduğunu söyleyen
Gözleri, kulakları, aklı, teni, ruhu, kalbi alabildiğine açık eyleyen
İçini dışını açık eyleyen nur ile dolduran
Hasret gönüllere vuslatı ulaştıran
Hayatın yaşamın anlamı gayesi Kuran ve Resul ile yaşamak yaşatmaktır
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç