Bu Blogda Ara

Ağır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2016 Pazar

Dokunmuştu Gönlümüze


gönüle dokunmak ile ilgili görsel sonucu 
Ağır yaralı mısralarım
Hecelerim mi bana küsmüş
Yoksa yazmaya mı isteğim yok
Anlayınca bu acı gerçeği
Koştum mısralarla hecelerin başına
Yalnız bırakmaz yakışmazdı
Gönül etrafında gezintisine devam etmeliydi
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere

Durur muyum beklemeyle
Sevdanın gülümsemesiyle yaklaştım mısralara hecelere
Bir kahve tadında yudum yudum içtim
İçimdeki sevgiyle mısralarımda hecelerim de büyüsün
Vurulmasın vurulan düşler gibi dedim
Mısralar heceler beni buyur etti
Beraber gülümsedik gönülleri yazdık
Gülenlerin güzelliğini yazdık
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere


Ağır kanamalı geçmesin dedim düşünceler
Hasta bakışları silelim dedik
Ayrı kalırsak birbirimizden gönüllerden
Hangi tabip yaralarımızı sarardı
Bir an bu korku içinde ürperdik
İhanete yer yoktu aramızda
İhanetleri yazarken ihanet etmeyecektik
Kendimize birbirimize gönüllere
Hep bir arada olmalıydık
Birbirini ısıtan sarılan gönüller gibi
Kanatır ihanetler gönülleri
Çaresi zor bulunur
Maskelerle dolaşmaya zaten karşıydık
Maskeye karşıydık zaten
Gülümsedik sarıldık yazdık
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere

Sahipsiz gönüller gibi sahipsiz kalmak beyhudeydi
Yalnızlıkla ölmek acıydı
Yaklaşmanın huzurunda huzursuzluğa kaçmak zordu
Kara kış kara boran dı karanlıktı
Akarsa gözyaşlarımız
Gözyaşları bunun hesabı verilmezdi
Gülmeliydik birbirimize gönüllere
Buydu amacımız yazmamızın gayesi
Dünyaya gelişimizin amacı
Coşkun ırmaklar nehirler gibi
Gönüllere akarak coşmalıydık
Tek başına mısra ’sız hece ’siz gönülsüz
Aşılmıyordu engeller coşulmuyordu
Mutluluk yaklaşmıyordu
Güldük yazdık
Yazdık güldük
Gönüllerle buluştuk huzura erdik
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Ekim 2016 Çarşamba

Yalnızlık Söyler Misin Acep Nedir?

  İnsan! Tepeden-tırnağa, sen arzu, dileksin
  Nefsinde doyumsuz, fakat aşkında meleksin
  Zulmün yüzüne hak denilen silleni çeksen,
  Sillende mühürlenmiş o gayrettedir Allah
  (Bahtiyar Vahap zade-Ya Nedir Allah- şiirinde)


Yalnızlık Söyler Misin Acep Nedir?

yalnızlık ile ilgili görsel sonucu
Düşün bakalım ey insan
Dünyanın en ağır yükü nedir
Taşırsın sırtında sen kendinden habersiz
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

İnsan gönlünde sevmeyle insandır
Yalnızlık dediğin kendini yiyen andır
Yalnızlık Allah’a mahsus kula değildir
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Eser kıştan borandan bir rüzgâr
Gece gündüz üstüne yağar kar
Gecesi gündüzü her an olur dar
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Gözden akıtır ince ince yaşlar
Eğilir öne kalkmaz başlar
Gönlünde ağırlık yapar taşlar
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Dimdik beli söyleyin odur büken
Ağlayarak hiçbir an gülmeyen
Canlı canlı yaşarken ölüm gelmeden öldüren
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Her düz yolu eder yokuş
Yokuşta insan yaşar yok oluş
Bu değildir büyük bir buluş
Bu kahr oluş yok oluş
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Her derdine ortak bulunmaz
Yanına yaklaşılsa durulmaz
Gönülden vurulsa ona sarılmaz
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Bir dileği içinde saklamaz
Canın içinde gezer cana can olmaz
Hak yolunda gezdirmez aradığın bulunmaz
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

İdrakten uzak eder güldürmez
Ömrü heder eder bitirir gider sevmez
Şafaklara vardırmaz gönlü sevdirtmez
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Kul Mehmet’im bırak bu yükü taşıma
Sen birlikte bire var yalnızlıkla yarışma
Kulun derdine karış hayatına karışma
Gönül vardırmazsa ayaklar hakka varmaz
Hak kulunu sevmezse dünyada yaşama hakkı olmaz
Yalnızlık söyler misin acep nedir?

Mehmet Aluç-Kul Mehmet 

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Hak Batıl Savaşır Çatır Çatır

 
duyan yok ki artık ey sen istediğin kadar bağır
duyan belki mezardadır onunda ömrü bitti yükü ağır
batmakta bir millet iman yok gönülde gel de sen kimi çağır
zulüm dört bir yanda gözler gönüller kör bu hayat böyle değil ağır
böylemi gelip geçecek zulümle imansızlıkla bu asır
masumların feryadı yıkıyor alemi duysana çağırır bangır bangır
yürekler ki ne için yakılır baksanıza görsenize yanar cayır cayır
zalim kurmuş alemin ortasına çadır yokmu diyen yıkılacak o çadır
yokmu duasında düşüncesinde zalim yok olsun diye adım atacak delikanlı çakır
yoksa böyle gelip gitmez iyi kötü belli olmadan ömür bitmez hak batıl savaşır çatır çatır
 
neden boş dünya malı düzeni için insanı üzerler
yüreklerine sokulacak o düzensiz düzenleri için insanları kurşuna dizerler
hakkı olmayan tıprağa neden haksızca edepsizce girerler
ah masum kardeşim Rabbim halini bilir sabırla yola devame et zalimler bir bir biterler
zalim için yola çık çıkmazsan Hakkın yardımı gelmez yoksa insanlığı bitirirler
ey imanlı kardeşim imanki yıkılmaz kalen göster merhametle gücünü  korkup giderler
meydanı çıplak kimsesiz bırakma kardeşim boş görünce zalimler her şey benim derler
okur yazar olmak okumak gerek kuru bilgi ile bizi yıkıp geçer yüzümüze tükürürler
 insanlar namusuyla emniyetiyle bizim iman bizim haydi kuşanalım imanı görsün gözler
yoksa böyle gelip gitmez iyi kötü belli olmadan ömür bitmez hak batıl savaşır çatır çatır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

1 Nisan 2016 Cuma

Gelin Gelin Edalı Gelin





Bakın karşıdan gelen geline
Şekerlerde katmış o tatlı diline
Kınaları da yakmış o nur eline
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Mutlulukla varasın gelin koca evine
Denginiz olsun da hep dengi dengine
Nurdan çocukların olsun katasın sevgine
Sevginle bükülmesin kuvvet gelsin kocanın bileğine
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Gülüşünle gelin çilelere çare olasın
Aradığın mutluluğu hep bulasın
Kuruyan çiçekleri ellerinle sulayasın
Yarin gönlünde senden başka çiçek açmasın
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Hasreti yok etsin gülüşünle sevgin
Gönlün dağlar denizler kadar olsun engin
Hiç tükenmesin hep aksın sevgin
Gönlün hiçbir zaman olmasın gergin
Karşılıklı sevginizle zaten ikinizsiniz zengin
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Şimdi sizin tam sevilme çağınız
Hiçbir zaman çıkmasın ağıdınız
Bin bir çiçeklerle açsın gönül bağınız
Aşk coşkusu ile aşk sizin şimdi canınız
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Esirgeme kocandan bir buse
Siz değil kalbi kin tutanlar size küse
Hasret acısı değmesin nurdan göğüse
Mutluluğunuza değmesin hiç kimse
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine

Kul Mehmet’im der ki eviniz olmasın dört duvar
Arı soksa da acımaz sonuçta bal yapar
Kurumuş toprağı yağan yağmurlar kuraklığı sular
Candan seven gönüller yakan hasreti elleriyle kovalar
Gelin gelin edalı gelin
Ağır yük altında ezilmesin belin
Bir kuş gibi uçup gidesin koca evine
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Ocak 2016 Perşembe

Bu Millet Ve Vatan.


Bu millete layıktır her hürlü hizmet
Bulursa almaz demez bu ganimet
Vatan için oluyor gözün kırpmadan şehit
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Batı  utanmadan der medeniyet içi dolu kahır
Hem batı hem medeniyet duymaz sağır
Üstümüze saldıkları belalar sanmayın ağır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Yıkarız onları yaşadıkları olur kahır
Sokarız onları yaşadıkları yer olur ahır
Osmanlıyı yıkamadı kimse bin asır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ülkemde herkes birer olmuş bahadır
Yıkarız düşmanı yıkarız çatır çatır
Âlemde yeniden kurulur açılır yeni bir çığır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ey düşman ovayı yaylayı ederiz sana dar
Nefesin kalmaz çıkmaz hiçbir zaman
Kaçacak yer bulamazsın dilersin aman
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ne çizgiler çektiler çizdiler hepsi silindi
Milletim kimin niyeti nedir gerçek bildindi
Birlik beraberlik kardeşlikle güldüler efendi
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Karanlıkla gelenler gömeceğiz sizi karanlığa
Soluksuz kalınca kalacaksınız çığlık çığlığa
Sizi maşa diye kullananlar yıkılacak kaçsa da uzağa
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ufuklarda kardeşlik türküsünün sesi gelir
Mavi denizlerin maviliğinde cennet ötelerde eser gelir
Ufuklarda cenge çıkmış kardeşim koşar gelir
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Bugünüm az zorsa yarınım kolay olacak
Vatan toprağında hilalin rengi solmayacak
Ölür Milletim esaret ile yaşamı olmayacak
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Açılmış mavi sulara milletim yelken
Şahadet ufukta gelirse demez daha erken
Şahadete vatan için koşarken gülerken
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Damarlarımızda kan dökülse o vatandır
Vatan uğruna gönülde akan hep kandır
Mezarda şehit olarak yatan atandır candır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

İnsan haini bu vatanı satandır
Vatanı satanı milletim cehenneme atandır
Bir ağlayan görse onunla ağlayan dert ortağı olandır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Kul Mehmet’im yıkılmaz vatan gelse de binlerce akın
Milletim der haydi imanı göğsünüze takın
Şahadet varsa ucunda cennet bize olur yakın
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Kasım 2015 Pazar

Medeniyet Ah Medeniyet-1-





Medeniyet ah medeniyet
Ar namusla süslenir isen ne güzel olur
Ah seni soyar soğana çevirirler
Çıplak kalırsın üşürsün bilirim
Ah seni taşıyamayanlar
Kucağa almayanlar
Yerlerde süründürenler
Bilmez insan sensiz neler gelir başına
Üzerinde yük gibi taşıyanlar
Taşıyamayanlar
Bir beden büyük
Ya da dar gelen medeniyet
Sus ağlama
Anlarım halinden
Bilirim solan güllerinden perişansın
Ah medeniyeti taşıyamayanların ağır yükü
Ah onların adımları sokaklara ağır gelir
Taşımak istemez ah ne zor gelir
Şehrin sokakları bu ağır adımlarla çöker
Ah mevsimler sizlerinde rengi değişir
Ah medeniyetsiz'lerin ağır yükü
Sizi de yıkar
Onlar ki sert granit taşları ezer
Sizler nasıl dayanırsınız
Ah asırların öldüremediği
Güzel çınarlar sizlerde solar'sınız
Sınır iklim taşımadan
Yok, olan edepli
Namusla süslenmiş
İman ile örtünmüş medeniyet
Neredesin? Nereye kayboldunuz?
Gün dönümü yine geldi
Hala o şen türkülerin söylenmiyor
Ayaklar çıplaktı gezerdi sokaklarda
Sen ey kaldırımlar
Şehrin sokakları o insanlar ne kadar hafif
Kalırdı yürürdü üzerinizde
Siz şehrin sokakları
Ölmez hayatın sırrına
Erişmiş gibi
Siz onlardan önce uçar'dınız
Sevinçle
Ah olgular param parçasınız
Kanıtınız var
İnananlar az
Ah algılama eksikliği
Ah duruşlar
Suratınız beş karış
Yüreğinizde acıdan parçalanmış
Yurtlar mı saklı
Sukutun çığlıkları
Cidarları parçalarsınız
İnsanlar parçalanmaz
Duymaz
Mahkûmiyetin kurbanı olan
Şehrin sokakları
Kaldırım taşları
İnsan yükü ağırdır
Kulakları da sağırdır
Yakıp yıkmaya da hazırdır
Değmedi sana bir güzel kalemin ucu
Medeniyetin var mı suçu
Kendine iyi bak
Sendin ak
Tek dişi kalmış
Canavara döndürdüler seni
Sen sokul yamacıma
Yorgunsun
Ben taşırım seni omuzum da
Bakma çok durgunsun
Merhametin yolu uzun
Yıkanırız denizinde
Yağar üzerimize Rahmet
Sus ağlama
Nar'ımız büyük
Senle olmaz karımız küçük
Taşıdın ecdadımı cihana
Cihan seninle güldü
Sendin varımız
İmanın gölgesinde gezerdin yarınımız
Düşlerin sislerle kaplı bilirim
Takıl koluma
Yürüyelim yan yana
Bakma sen seni taşımaza
Seninle yanmaza
Mevla'm yanımda
Yardım eder
Alır ey sokaklar yükümüzü
Mevla'm kerimdir
Biter inkârcı düşünceler sözler
Çıkarız açığa seninle
Biter karanlıklarda
Işığa çıkmama cezan
Sana bu cezayı verenler yok olur
Seni gizleyenler gizli olur yok olur gider
Sil gözyaşlarını
Dur ben sileyim ellerinle
Sen ağlama
Mehmet Aluç
Cidar: Duvar

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç