Bu Blogda Ara

derdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
derdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2015 Salı

Gülşen Etsen Ömrümü.



Aşkın bende bırakmadı ki mecal
 Yakar bakışın bu sinemi ne hal
Sineye çekilmez aşk bilirim ah
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Aldanma derim gönül o gülüşe
Gitme peşinde sen olursun köle
Sevmek için eyleme sen acele
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Karşılıksız sevmenin derdi çoktur
Yar sevmezse bunun dermanı yoktur
Esen bu ayrılık rüzgârı kordur
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Gönlüm mecruh eyledin sen ey zalim
Bilmem ne olacak benim bu halim
Gönül yandı kül oldu yok hayalim
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Emanet bu canı sen ettin viran
Gülersin dedim belki bana bir an
Salınarak gezme ne olur utan
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Aç gönül kapını bak bahar oldu
Gönül bağında bak güllerin soldu
Bir gün dedim bak aylar yıllar oldu
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Gönül bağında öten bülbül öldü
Elvan elvan açan güller döküldü
Kapında bekledim belim büküldü
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Aşk ile sevende olur kişilik
Aşk ile sevmeyende var aksilik
Aşk ile konuşmalı dil iyi bil
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Dinle sen beni al aşktan bir damla
Ayrılıkla yakma zehirden gamla
Belki seversin beni sen zamanla
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Kul Mehmet’im tüm dağlarım yıkıldı
Beni sevmeyeceksin anlaşıldı
Ömür bu çoğu gitti azı kaldı
Gülşen etsen ömrümü ne olur yar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

12 Nisan 2015 Pazar

İnsanın Gençlik Çağları




Ah ne zordur insanın gençlik çağları
Sırtını vursa sanki yıkacak sanki dağları
Ne varsa ekmiş türlü meyveleri gül kokuyor bağları
Yoktur geçim derdi,
Tek derdi jöle ile sokakların güzel kızları kaldırımları
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Gönlünde silemez saramaz gönül yarası
Cebinde olmazsa da ne eder arar bulur,
 Cebindedir cigara parası
Gece geç gelir yığılır koltuğa
Sabah geç kalkar sanki evin ağası
Yüzüne gözüne bulaştırır gönül kapısın kapatır,
 Yüzüne sürer karası

Kırıla kırıla yamalı bohçaya dönse gönlü,
Her kırığı yine sarmazsa da unutur iki nefes arasında
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Çözer gömleğin düğmesi,
 Yarışır rüzgâr ile giyer renk renk
Her gördüğüne âşık olur bir anda unutur,
Sevdiği ne renk sanki yoktur ahenk
En sonunda bulur sevdiğini,
O ışığın yansımasıyla beden hayatı dirilir
Güzelleşir dünyası sefa bulur, aşk ile tazelenir ömrü
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Çoğu zaman itaatten uzaktır,
Yanlış gider saati her yürüyüşünde
Kapalıdır izanı anlamaya kelimeleri,
Şaşkın kendi şaşkın bellidir gelişinde
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Sel olur taşar gönül kıymetin bilmez,
Eyvah’lar ile yaşar görürsün gözlerinde
Gezer uykusuz arkadaş peşinde kahvede,
Dünya ile uyku arasında kalmış anlarsın saçmalamasında

Yerini bulur eşin gönlünde sahiplenir erkek olmuştur
Üçer beşer öğrenir her şeyi,
Siler gönlündeki gençlik çağları yanlışları
Baba olur anlar kendisini güler geçer,
Gönülden sarılır hayata öğrenir bağlılıkları

Anlar insandır beşer
Her şeyi anlar üçer beşer
Dertlerin bağrını gülümseyerek koşarak deşer
Senelere bölünür anıları yaşlanır ağrılar yolunu keser
Mehmet Aluç

3 Mart 2015 Salı

Atışmalar






Halimiz Allah’a ayan
Sen Allaha dayan
Nefis şeytan
Ayağın altında kayan

Yanmaya dayan
İmanla eğilsin kafan
Elinde olmasın sapan
İman ile secdeye kapan

İman ile olsun hayân
Tövbe ile Rahman kapısına dayan
Merhamettir gönüllere konan
Nefret kindir ölüm ile solan
İmandır ölüm ile coşan

Kardeşim şehir der ne güzel
O şehirle imanın ile olur güzel
Mutluluğu yaşamak sana özel
Ne güzeldir sendeki iman ne güzel

Baktım ben aya
İman ile çıktım yola
Sen gelirsen yaya
Koşarım sana atlaya zıplaya

İnsanın olur derdi
Kurt kuzuyu yedi
Bunu gören görmedim dedi
Görmedim dedi yenilen kuzular kimin dedi
Görenlerde o kuzular senindi dedi

Mehmet Aluç

22 Mayıs 2014 Perşembe

Shakespeare cevap






Shakespeare demiş ki

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten 
Sevilmeye layık görmedigi için sevilmekten 
Sorumluluk getirecegi için düsünmekten 
Elestirilmekten korktuğu için konuşmaktan 
Reddedilmekten korktuğu için duygularını ifade etmekten 
Aslında yasamayı bilmediği için ölmekten korkuyor. 

Bu dünyada kaybedecek neyimiz kaldı
Yüzlerce insan madenlerde ihmal yüzünden ölüyor
Alın terinin karşılığı verilmiyor üzülüyor
Kazandığı üç kuruş ile evini geçindiremiyor kahr oluyor
Sevilmeye gelince
Geçim derdinden sevmeye vakit mi kalıyor
Ay başını getirmek için günde kırk kılığa giriyor
Ek iş ile eve gece yarısı geliyor yorgun yatağa giriyor
Sevmelere zaman mı kalıyor
Sorumluluğa gelince
Namusu ile ülkenin namusunu
Yetim hakı yenilmesin diye gözü yetimin malını korumakta
Haksızlık olmasın diye yüreği ağzında
Her zam ile cebinde eriyen maaşı ile küçülen
Lakin haksızlık yapmamak için iki eli yüreğinde
Düşünmeye gelince başka düşünmeye vakit kalmıyor
Düşününce de sandıkta mezara gömüyor
Haksızlık yapmayalım yani
Eleştiri yapılyorda ne değişiyor ülkede
Eleştiriyi dinleyen kim
Sen konuş sen dinle

Korkmaya gelince çok yanılıyorsunuz
Korkmayız kelle koltukta yaşarız
Ülkemiz için canımızı feda ederiz
Duygulara gelince
Geçim dünyasında duygumu kalmış
Patron çalışanını
Zengin ülkeyi
Söz sahibi olanlar bunları korudukça duygumu kalıyor
Zaten tüm istekletimiz seçimden sonra red oluyor
Eş çocuğun istediğini almak içinde maaşımız red ediyor
Yaşamaya gelince adam gibi namusumuzla yaşarız
Ölüm gelincede Allahın emri der korkmadan gideriz
Biz ne dini red ederiz nede alın terin kazancına göz dikeriz
Ne de ölümden korkarız
Ölümden ülkeyi soyanlar
Zalimler
Haksız kazanç sağlayanlar korkar
Namuslu vicdanlı insanlar ölümden korkmaz
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç