Bu Blogda Ara

imkansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imkansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2016 Çarşamba

İmkânsız Değil



Paramparça olmuş bu gönlümüz
Kapkaranlık görünmüyor önümüz
Ne tarafa döneceğiz kaybolmuş yönümüz
Oturup ağlasan faydasız
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil ahlaksız

Çare karşımızda dururken yok sayarız
Hak adalet dersen onu edepsizce kovarız
Kadir kıymet bilmek dersen ondan hiç anlamayız
Oturup ağlasan faydasız
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil manasız

Şimdi ben ne söylesem bilirim laf değil
Doğru söz karşısında ey gönül sen eğil
Sen doğru sözün tasdik kapısın ey gönül iyi bil
Sen bilmezsen ey gönül ne yapsın bu dil
Oturup ağlasan faydasız
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil hayâsız

Vefasızlık değerse gönül ile yanaktaki gamzeye
Güzel söz aranır mı hiç inceden inceye
Yolumuz şaşırmışız gideriz biz nereden nereye
İnsanlık satılmış eyvah bir akçeye
Oturup ağlasan faydasız
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil dermansız

Bu halimize gönlümüz bilinmez nasıl alıştı
Aramıza böylesi vicdansızlık nasıl izin veril de karıştı
Aramızda nefret sesleri güzellikleri yıktı da yarıştı
İnsanlar bunca dert ile yıkılırken nasıl oldu bakıştı
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil imansız

Kul Mehmet’im güzel söz Gönül’e olur sıhhat
Bu halimizi nasıl anlatırız nasıl olur ederiz izahat
Kime söylesen gönlümüz hiç almaz bir nasihat
Güzel söz yoksa gönül ile dilde halimiz yaman eyvah
Bu gönlü söküp atsan imkânsız
Dilde çıkan sözler doğru değil devasız

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

19 Ocak 2016 Salı

Bensiz Ziyaret Edersin





Yollarımız tekrar karşılaşır buluşur muyuz ola
Tekrar karşılaşınca bakışmamız çok sürer mi ola
Belki yine aramıza ayrılık perdesini çekeriz mi ola
Yoksa ayrılık kapısını kapatır yeniden birleşir miyiz ola

Bana kalsa tekrar karşılaşmamız artık imkânsız
Sen arzuların peşinde koştun olan sensin haksız
Ayrıldı ta o günden yollarımız kaldık amaçsız
Beninki olunmaz bir dilek yüreğimde yanar boşuna

Açtım elimi Mevla’ya sen çok yaşa diye
Dileğim gerçekleşir dedim olursun bana hediye
Bilirim sen gelmezsin öyle çat kapıyı çalıp pat diye
Bizsiz kaldık artık yaşıyoruz aşksız tek başına

Kul Mehmet’im bilmiyorum sen nerdesin
Elbet bir gün bizim buralara sen gelirsin
Utancını gizlemek için yüzüne siyah perde çekersin
Kazdığın aşkımızın mezarını bensiz ziyaret edersin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



5 Kasım 2015 Perşembe

İmkânsız!


 




Halimden anlamadın
Bende yüzüne bakmadım
Gülümseyen aşkı uçuruma attık
Sen başka bir yöne ben başka bir yöne yelken açtık
Boş bir inat uğruna boynumuzda ayrılık zinciriyle yaşadık
Hayatı birbirimizden habersiz sarılmadan yaşadık
Ne sen mutlu oldun ne ben mutlu oldum galiba
Sen mutlu oldun mu bilmem ben olmadım acaba
Artık olan oldu gülümsemekte boşu boşuna
Artık ikimizde kendi zulmümüzle perişanız zoru zoruna
Bir sahrada sen ayrı ben ayrı soğuk mekânsız yaşıyoruz bilmem ne uğruna
Tüm dermanlar neden derman olmadı demekte artık boşuna
Yaşadığımız bu kahır dolu hayat elbet gidecek hoşumuza çıksa da yokuşuna
Bırak kalemi elinden kalem ağlıyor kul Mehmet
Def olun gidin ta cehennemin dibine der gibi
Size söz tesir etmez kahır dolu kışlar vız gelir size yaşayın doyasıya tek başına
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


 Not allowed! Not allowed!

Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

16 Mayıs 2015 Cumartesi

İmkânsızların Mutsuzlukların Sevgilisi



Sensizlikle uzakta yaşamaktan usanan gönlüm diyor ki bazen, bırak sana koşmayan nazlı yârin peşinden koşmayı, hayallerinin peşinde koşmayı bırak, hayallerin yolda bir gerçekleşmemiş hayal olarak kalsın. Ne kara gözlerini nede misler kokan tenini saçlarını düşün diyor, ama gel gör ki yüreğim perişan kan damlar iken, sen sen diye feryat ederken unutamıyorum ve hala peşinden koşuyorum, ama sana ulaşamıyorum! Sanki sen başka dünyaların insanısın, seninle ıslanan kirpiklerimden sen akıyor, ama sen görmüyorsun belki de gönlümün sesini dinleyerek senden vaz geçmeliyim, belki o zaman sen peşimden koşar gelirsin, ama senin de peşimden koşarak benim gibi hasret acısı ile yanmana kavrulmana gönlüm razı değil…

Şu an karşımda sen varsın sana bakıyorum diye oturuyorum gecenin sessizliğinde, sabah ne zaman olur bilmiyorum sen karşımda var isen zaten sabahtır her dem her vakit, ama sancılar ile kıvranınca ayıkıyorum ve karşımda sen değil hayalin varmış anlıyorum o zaman. Sığamıyorum bu dünyaya, sabahlarıma sensizliğinin yüreğimde bir hançer gibi saplanıyor yüreğimde hasretinin çizikleri kesikleri ile paramparça iken, tüm mahalle feryadımı duyuyor bir tek sen duymuyorsun…

Anladım seninle aşkın baharlarını yaşamak imkânsız, seninle gülümseyerek yaşamak imkânsız! Seninle nisan yağmurlarında el ele yürümek gözlerinin içine bakarak gülümsemekte imkânsız, sen imkânsızların mutsuzlukların sevgilisi olmak için varsın galiba buda bana uymaz, hatta çok bol gelir bana… Bu nedenle unutuyorum seni siliyorum seni yüreğimde ömrümde haydi sana kendi yolunda mutsuzlukların kollarında bol şansızlıklar…

Mehmet Aluç

20 Ocak 2015 Salı

Gömün Beni Şairin Bir İmk/Ansızlık Şiirinin Mezarına

Gece benimle beraber derin derin öksürdü
Ben yüreğimdeki hazin acıyı çıkaramadım
 Gökyüzü çöl yalnızlığında yalnız kalan yıldızları üzerime döktü
Asi yalnızlığın içinde üşüdüm kaldım
Üşüyen kelimelerin umutsuzluğunda b(y)attım
Toprak avcumda umutsuzlukla kabul etmedi k/açtım
Ondandır yollarım kentlerin çöllerine çı(ba)kar
Şundandır hayal gücünün zayıflığında y(k)anar yüreğim
Yanmış şairlerin şiirlerinin gölgesinde yatar
Güneş doğduğunda kiraladığım akşamın karanlık gözlerine s/aklanırım
Hissiz acımasızlık kokan uzun namlulu silahlar gibi soğuk binalardan kaçarım
Gecenin sadece beni yakan alevinde ısınırım
O yüzden bombalar atılırken şehrin üstüne s(g)erilirim
Yakmaz yüreğimi hain bombalar, uzanırım şehrin üstüne yürekler y(k)anmasın diye
Gidişin o yüzden atom bombası gibi paramparça etti yüreğimi
En son baktığım en son düştüğüm yerdeyim h/ala gözlerim tutuşur
Ellerinde ateşlerle aydınlık olmaya geldik diyenler
Y(b)akarak gittiler senin gibi
Yakmak isteyen sevdalı ışık olur mu ey vicdansız ey imansız
Yaktın attın hasret bombanı kıçına kınamı yaktın
Ne geçti eline atın nikimi yaktın binlerce masumu
Kıçına demir mi sokuldu da yağlı yağlı onumu çıkardın
Şimdi masumları oynarsın sırıtarak
Hala masum bedenlerin çığlığı gökyüzünde uçuşurken
Attın atom bombasını el bombasını taramalı ile deldin geçtin
Kıçına giren soğuk demir çıktımı edepsiz utanmaz
O nedenle her yağan yağmurda
Binlerce feryatla o masumların k/anı damlar yeryüzüne
Bedenlerinde onlarca delik param parça deriler dökülürken yağmurla
Hala insanlık kaldı mı bakıyorum yürekler
G/özlerim görmüyor çığlıkların toz dumanında
Bir kaç dolar için bir öğlen yemeği için ülkesini
Hatta yarınları satanlarla batıranlarla
Yaşamamak için giriyorum karanlık dehlizlere
Dehlizler hınca hınç dolu kalmamış hiç yer
Sevdasız bakışların arasına atmayın beni
Sevda bakışının maskesi ile b(y)akanların y/anına itmeyin beni
Bari beni atın kaybolan iklimlerin şehrine kaybolayım
Kiralık yüreklerin gözlerin ellerin adımların arasına (k)atmayın
İnançsızlıkla övünenlerin inançsızlığı inanç sananların y(k)olların da boğmayın
Dürüst ’üzlük istasyonunda dürüstlük sağlayanların vagonuna tık (at)mayın
Bir şairin imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Şairi imkânsız derken umudu yüreğinde yeşermektedir bilemezsiniz sizler
Şair ulu orta sevişmez şair ulu orta öpüşmez
Edep var kaleminde mısrasın da yüreğinde
Umutsuzluğun yüreği mısraları ile Umut’a dönüşür
Haydi, gömün beni şairin bir imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Rahat rahat uyuyayım yeşersin umutlar yürekler yeniden

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç