Bu Blogda Ara

çığlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çığlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2017 Pazar

Çığlık İsyanın Kardeşi




Çığlık isyanın kardeşi

Açtırmaz bence güneşi
Karanlığa açılır yolu
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyanın kötüdür zamanı
Ara bulamazsın bir anlamı
İçinde yoktur bir karakteri kavramı
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Güzellik arama isyanın içinde
Kaldıkça kalırsın en derininde
Yaran kanar sen gülmediğinde
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gecelerin bak sessiz nefessiz
İçinde ateşi yanar fenersiz
Onunla olmak bence gereksiz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyan koşana bir kıyamet
İçinde bulamazsın keramet
İçini sarmıştır koca bir nefret
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gönüle aşkı yazmaz
Ayrılık yokluğu yazar anlamaz
Yerinde durmaz tüm bedeni sarar durmaz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Çıkar isyanın kara dumanı
Bekleme sen bir şey anlayanı
Zincirlemiştir kendisiyle olanı
Aldırmaz bir adımlık nefesi


Mehmet Aluç / Kul Mehmet

4 Mart 2015 Çarşamba

Yüreğimin Sokaklarında Devasa Çığlıklarım




Sensizlikle kırbaçlanan sevgimin feryadını duyuyorum
Hınca hınç kan akarken sevgimizin yüreğinde ben feryat ediyorum
Ben tedirgin senin o umursamaz bakışlarının altında eziliyorum
Bu kaçınılmaz bir tepki değil yüreğimin sokaklarında devasa çığlıklarım

Sen ucu kaçmış başı sonu belirsiz hayaller peşinde koşarken
Sen Aşk’ı öldüren sokakların karanlığında bensiz geziyorsun derken
Aklın karanlık dehlizlerinde solgun kaldırımlarda sefaletin acısını yaşıyorsun
Bu kaçınılmaz bir tepki değil yüreğimin sokaklarında devasa çığlıklarım

Umursamazlığının travmalarıyla ben migren nöbetinde seni beklerken
Sen kıstırılmış tükenmiş düşlerin uçurumlarında
Müebbet yaşamanın peşinde koşarken
Sana ulaşamayan ben illegal bir hayatın içinde kayboluyorum
Sana  ağlayarak bakarken
Bu kaçınılmaz bir tepki değil yüreğimin sokaklarında devasa çığlıklarım

Denizde yakamozlar bir bir sönüyor bizim gibi
Umursamaz  dibe vuran bakışlarınla
Denizin dibinde sürgün ruhlarımız boğulurken
Göz  kırpışımın sessizliğinde batıyorum
Sen avare bir gülümseyişle saçlarını tararken canım acıyor
Sen hala umursamaz tavırlarınla uzaklaşıyorsun
Bu kaçınılmaz bir tepki değil yüreğimin sokaklarında devasa çığlıklarım
Mehmet Aluç


30 Ocak 2015 Cuma

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var

Seni Anlatan Hecelerim Mısralarım Var


Sen mi hayatıma ışıksın, yoksa kalbimdeki aşk mı, yoksa gittiğim yol mu aydınlık? Bilemiyorum!

Aşkın kokusu mu sardı, senin kokun mu beni böylesine sarhoş etti? Onu da bilemiyorum!

Sen böylesine içimde capcanlı dururken bu soruların ne önemi var diyorum es geçiyorum…

Gözlerimde yaş olmadıktan sonra, çığlık çığlığa sensizliğin feryadı yok ya yüreğimde işte buna seviniyorum…

En önemlisi seni anlatan hecelerim mısralarım var, seni yazdığım kendimi anlattığım…
Ya sen bir yana ben bir yana hecelerim, mısralarım, şiirlerim bir yana düşseydik? Düşünmek bile istemiyorum.

Yanağındaki gamzen de açan gülücükler bana bir ömür boyu yeter, başkada bir şey istemiyorum.

Şimdi sen dizimde uyurken yazdığım bu satırlarda bana bakan gülümseyen gözlerinle baş başa bunları yazdım, sen uyusan da yüreğimde her an uyumayan sen ve ben varız birbirimize sevgi dolu gözlerle bakan.
Bende defterimi kalemimi bırakayım sana sarılarak kokunla uyuyayım sevgili gülüm.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

27 Ocak 2015 Salı

Pişmanlığımı Hatalarımı Yazıyorum Gülüm-1


Ey gülüm, sana gönül kapını aralık bırak dedim,  bir aralık bırakır bir kapatırsan girsem mi girmesem mi diye tereddütte kalırım, hatta tahammül edemem artık ben gülüm…
Bil ki aşk sevgi gönlü öylesine kaplar ki etraf zifiri karanlık olsa bile ışığı ile aydınlatır gülüm…
Gülüm sen hep kararsız kaldın, ah aşkı aşk gibi leyla mecnun gibi bilsek, aşk varmak için heyecanla yola çıksak aşk varmadan ruhumuza huzur dolmasa, lakin öyle değiliz aşk gibi sevmiyoruz be gülüm…
Ömrümüze gönlümüze yollarımıza Aşk’ın yumuşak fırçası ile dokunsak eyvah ki ne sen nede ben dokunamadık gönlümüze Aşk’ın yumuşak fırçası ile…
Sallandı umutlarımız gönüllerimizin mahkemesinde mahkeme edilmeden idam sehpalarında yollarda tek başına yalnızlığın korkunç suratı ile idam ettik be gülüm…
Korsanların ele geçirdiği sokaklarda gezdik, devrildik birbirimize destek olmadan, birbirimize sarılmadan ruhumuza aşkın kanatlarını takarak aşkın vadisine uçamadık be gülüm…
Korsan gönüllerin ürpertisi ile yıkık viran gölgelerin karanlık gölgesi altında ezildik, şaşkınlığın sessiz çığlığında kaybolduk…
Mesafesi çalınmış duygularla yol aldık, yüreğimize bakamadık, vefanın gülümseyen elinden tutamadık be gülüm her şeyin hayırlısı be gülüm…
Seni yazıyorum, kendi pişmanlıklarımı hatalarımı yazıyorum yine gülüm, bu pişmanlıklarım hatalarım yazmakla bitmez be gülüm, ben yazayım sen oku rengârenk gönül kaleminle gülümseyen renklerle renklendir gönlümü be gönlüm…

Sensiz pişmanlıklar hataların mezarlığındayım
Sessiz bir sessizlikle dinliyorum kendimi karanlıktayım
Gülümseyen gönlümle garipliğime gel ben buradayım
Seni yazıyorum pişmanlığımı hatalarımı yazıyorum
Belki bu umuda doğru son sessiz çırpınışımdır
Son duam son haykırışım bitmeyen yazışımdır


Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç