Bu Blogda Ara

mahalle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mahalle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2016 Cuma

Zerre Zerre Bu Kâinat Biz Gülen İnsan Kokmalı


zerre zerre kainat gül kokmalı ile ilgili görsel sonucu

Kavgalı gürültülü olsa da bu şehirler
Bizi alıp bizden götürse de bu iller
Yaşamak zorundayız bir lokma ekmek kavgası için
Uzaklaşmak şehirden varmak eski mahalleye dersen
Ne eski mahalle kaldı nede o eski mutluluklar

Ne şenlik kaldı ne bir tatlı gülümseme
Yuttu bu şehirle çok kazanma hırsıyla kendini bilmeme
Akşam yatış sabah kalkış bir telaş kimseyi görmeme
Uzaklaşmak şehirden varmak eski mahalleye dersen
Ne eski mahalle kaldı nede o eski mutluluklar

Ne toprak kaldı ne bir açan taze bir çiçek
Bu güzellikler acep ne zaman geri gelecek
Yoksa farkına varmadan bu hayat böyle çiçeksiz mi geçecek
Uzaklaşmak şehirden varmak eski mahalleye dersen
Ne eski mahalle kaldı nede o eski mutluluklar

Gönüller ki gülmenin sevmenin varmanın kapısı
Vatan toprağında vatanın gönüllerde bir yansıması
Aynı din iman vatan bayrak ile bir yöne birlikte varılması
Uzaklaşmak şehirden varmak eski mahalleye dersen
Ne eski mahalle kaldı nede o eski mutluluklar

Zerre zerre bu kâinat biz gülen insan kokmalı merhametle
Söyler misiniz bu göğsümüzde taşıdığımız bu kin nedir
Var imanınla birlik kardeşlikle bu kin nefreti devir
Yüce Rahman sana verdiği imanla her yaptığını bilir
Uzaklaşmak şehirden varmak eski mahalleye dersen
Ne eski mahalle kaldı nede o eski mutluluklar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Aralık 2015 Çarşamba

Gönül'ün gönül'e yakınlığı...




  Gönül'ün gönül'e yakınlığı cennetten bahçelerinde çiçekleri açtırır, kokusu evi mahalleyi şehri sarar, hatta o çiftin mutluluğu gönülleri sarar, herkes böyle bir mutluluğu yakalamak için gayret gösterir? Hangi zamanda? Ne zaman? Nerede? Kim yapar? Nasıl yaparız? Binlerce soru ile dolu bu güzelliği gerçekleştirmek için! Aslında çok kolayda ah egomuzu benliğimiz bizi yok eden bu benliğin kapısına yapışmış elimiz gönlümüz bir serbest bırakarak özgürlüğe bir koşabilsek o zaman olacak. Lakin ama velhasıl nasıl becereceğiz?

   Bu dünya gelip geçici imtihan dünyası bunu unutmazsak, yaptıklarımızdan hesap vereceğimizi bilsek ne kadar güzel olacak, dünya hayatında cennet hayatını yaşamış olacağız. Kendimizi yok edenlere bağlı olmaktan kurtularak, güzelliklere götüren var eden mutlu edenlere bağımlı olsak, ah gel gör ki egomuz arzularımız nefsimiz buna izin vermiyor! Verse bilene biz istemiyoruz, alışmışız iyi olmayanla yaşamaya, sanki bize kaba geliyor sevmeler, sarılmalar gülmeler! Gönüllerimiz hep son baharı yaşıyor, güzelliklerimiz dallarında bir bir yere dökülüyor, birbirimizin sevgisine ihtiyacımız olduğunu bildiğimiz halde, yok olmaya uçuruma düşmeye yakın aklımıza geliyor, heyhat o zamanda etrafımızda kimsecikler olmuyor.
   Geceleri sokakları aydınlatan sokak lambaları gibi, gönlümüzde sevginin lambaları hiç yanmıyor hep sönük! Kim fişini çekti neden? Niçin? Niye? Ne mantıkla çektiğinden de haberimiz yok! Tam bir keşmekeş muamma! Şöyle elimizle yüreğimizi yakan nedir diye elimizle bir yoklasak, gönlümüzün var olduğunu anlayacağız amma bunu da yapmıyoruz! Herkes bir köşede kendi yalnızlık kâbus dolu dünyasında, araya betondan duvarlar örmüş oturuyoruz!
   Acaba sevmenin yolunda yürüyünce çok yoruluruz diye mi korkuyoruz? Oysa sevgisizlik yolunda koşarken nefesimiz ömrümüz bitiyor, yorgun bitap düşmekten bir adım dahi atamıyoruz, yok oluyoruz... Ellerimizi ayaklarımızı gönlümüzü kıran bu sevgisizlik yolunda hala yürümekte ısrar ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda Yüce Rahman'ın izni ile bu yok oluştan kaçarak, yeniden sevgi ile dirilmenin yolunda yeniden el ele gönül gönül'e var olur güzelliği ile mutlu yarınlara yürürüz inşallah. Selam ve dua ile.

Ah bakıyorum sevgisizliğe koşuyorsun
Nereye koştuğunu bilmeden
Yolda ayağın takılarak düşüyorsun
Yüreğinle beraber dizlerin kanıyor
Görmüyorsun hala düşmenin yolunda
Yoluna devam ediyorsun bilmiyorsun
Görmüyorsun
Hissetmiyorsun
Yağmur gibi sevgisizlik yağıyor başına
Kocaman taşlar gibi
Kendini sevgi ağacının altına
Alıp korunmuyorsun
Kanıyor bütün vücudun
Hala görmüyorsun
Bilmiyorsun
Hissetmiyorsun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

25 Kasım 2015 Çarşamba

Mahalle sakinleri ile aşık



mahalle sakinleri  elleri ile ettiler işaret
işte geliyor yine o meczup aşık
toplandılar başına gülümserken aşık
sordular ne gezersin deli aşık
yolumu yarimi ararım
sanmayın yolum karışık
yarimle aram bir karış
güldüler açık açık
cihanı gezersin bu mu bir karış
dünya hayatında yüz yıl yaşayana
ölene sorun bakalım kaç günlük yaşamış
sustular başlarını önlerine eğdiler
bana gülmeyin
kendinize gülün
gönlünüz ölmüş
cenaze namazı kılmadan gömmüşsünüz
duasız selasız
avaz avaz bağıran o tabuta
beni canlı canlı gömmeyin nidasını duymadan
koptu yüreklerinde bir sızı
baktılar birbirlerine
acaba haklı mı bu aşık
bu meczup
derinden bir ah çıktı sanki gönüllerde
titrediler bir bir teker teker
bıraktınız  onu karanlıkta
çıkışı olmayan kafeste
oturun kendinize ağlayın
birbirinize sarılın
nefretinize ağlayın
yarına değil
bugüne sevginize bel bağlayın
sonra aşk ile gönüllerde
alemde çağlayın
derdi olanın derine derman bağlayın
gönüllerinizi birbirine bağlayın
yaşadığınız an matem
elinizde olsun aşkla yazan kalem
birbirinize aşkla verin selam
sonra söyleyin aşkla kelam
hayata aşkla edin devam
mahallede vardı sükut
sizin gönülleriniz dedi
bulunmaz yakut
bakın ömür bitiyor
mezara doğru yürüyor
mutsuzlukla ömür geçiyor
bana bakıp gülmeyin
oturun halinize ağlayın
aldatmasın dünya denen fani
içinde gezenler hani
aşk gönlün divanı
kaldı mı içinizde gönül insanı
gözlerde akarken bir kaç damla yaş
mahalle sakinleri
etme eyleme
af et bizi ey aşık
biz yeriz yemekleri kaşık kaşık
hiç olmadık aşık
bazen küs bazen barışık
hayatımız  devam eder karışık
af et sen bizi anlayamadık olmadı yakışık
işimiz gücümüz çok veririz dünya ile uğraş
başımıza düşürdün kayadan bir taş
gel otur soframıza yiyelim bir lokma aş
oturup kuralım bağdaş
anlat bize aşkı çok çok ey yoldaş
hakkını da helal et gardaş
sarıldılar gönülde cümle mahalleli
gönüllere geldi istiklal
biraz önce dilleriydi lal
yaptılar gönülde ihtilal
mahallede dolaştı tellal
aşk ile sevsin birbirini derhal
dediler ey aşık az daha kal
bizleri aşkın diyarlarına sen sal
kaldı aşık üç beş gün
şenlikle doldu mahalle o gün
muhabbet sevgiyle aş'lar yenildi
evlerde aşlar öğün öğün aşk kucak kucak
her gece bir evde kuruldu muhabbetten ocak
kul Mehmet'in yazacağı da ancak bu kadar
aşk gönlünüzde olsun gerçekten radar
üç günlük dünya bu alemde mezara kadar
mezardan sonra sonsuz hayat var
aşk ile varalım mezara olmasın dar
yaz gününde yağmasın kar
aşka gönlümüz dolsun ağzına kadar
hoşça aşkla kalın benden bu kadar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

21 Nisan 2015 Salı

Sıkı Poyraz Yel İle Gelen




Sonu olan dünyada sonu yokmuş gibi yürüyoruz
Menzilde mutluluk bekleyenlere varmamak için bekliyoruz
İki dünya arasında yaşan biz kullar bu dünya için yaşıyoruz
Şimdi sen söyle sen duy kimse duymaz şaşırmıyorum yaşıyoruz
Sıkı poyraz yel ile gelen eceli hiç düşünmeden keyif çatıyoruz

Ölüm geçidi her an ayağımızın altında kaymak için bekler
Kullar düşmüş nefis şeytan peşine ölümü kim önemser
Ölüm geçidini atlayınca geçecek sanan kul aptalca gülümser
Desen köylü perişan işçi memur çalışan perişan duyulmaz kavga ediyoruz
Sıkı poyraz yel ile gelen eceli hiç düşünmeden keyif çatıyoruz

Gönül dallarını kırarız arsızca birer birer düşünmeden
Vicdan satılmış beş paraya bilen yok yaşar izan etmeden
Fecrin alevi gibi yakılır ömürler kimse görmez keyif sürmekten
Sıkı poyraz yel ile gelen eceli hiç düşünmeden keyif çatıyoruz

Kul Mehmet’im şehrin en mutlu yeri şehrin kentin kenar mahalleleri evleri
Satılmamış vicdan onur dimdik ayakta gönülde yaşar hep birileri
Uğrayan olmasa da çamur olsa da sokakları gönüller uğrar gönüllere niyetler temizdir
Ömür kervanında sona koşanlar feryat ile giderken, burada gülümser gider
 İşte bu mahallede evlerde sıkı poyraz yel ile gelen eceli,
Gülümseyerek karşılama onu düşünerek ahiret için, gönüller için yaşanılır
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç