Bu Blogda Ara

varlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
varlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2016 Perşembe

Sensin Nurdan Ahmet



Akşam ne akşamdı
Sabah ne sabahtı
Kalmamıştı aile hayatı
Zulümle inler her yer olmuştu ayakaltı
Sen geldin Ya Nebi
Kurudu zulmün mürekkebi
Sendin gönüllerin varlık nedeni
Zulüm yok oldu ezildi akrebin cesedi
Zulümden kurtuldu dağlar taşlar
Gözden akmaz oldu artık yaşlar
Eğikti zulümle kalktı o başlar
Kur’an İman sel oldu çıktı insanlar
Mekke’nin Medine’nin dağına
Bir zamanlar oralarda insanlar ağlaşırdı
Yürekler dağlanır gönüller parçalanırdı
Seni çok şükür gönderdi Yüce Yaradan
Nur Kur’an yayıldı âleme ta oradan
Nur Nebi Cennet Kokan Nebi
Sendin gönüllerin varlık nedeni
Gelişinle umut kesilmedi bir daha haktan
Umut dualarına seni gönderdi yaradan
Seninle kabileler birleşti oldu yurt oldu vatan
Yanlış yolda giden atam yanlışta ise uyulmadı hiçbir zaman
Nur Kur’an Nur Sünnetine uyuldu her an
Mümin olan sana uyan değil insanları aldatan
Nefreti bizler değildik zalimler di başlatan
Sen geldin ya nur Nebi
Zalimler oldu ağlayan
Gönülleri merhametle sendin saran
Müminler sana koştu senin için onlardı can atan
Kesildi dilleri tükendi sonu sana dil uzatan
Mazlumlar dı sen gelmeden önce göze batan
Sersefil aç susuz yatıp kalkan
Zalimler yanıldı körler di bilemediler
Senin geleceğine inanmadılar
Bu gerçeği hesaplarına katmadılar
Pamuk ipliği gibi koptular
Cehenneme koştular şeytanla yandılar
Seni çok şükür gönderdi Yüce Yaradan
Nur Kur’an yayıldı âleme ta oradan
Seninle beraberdi mücahit
Yaydınız âleme siz Tevhidi
Kalanlar oldu gazi
Ölenler oldu şehit
Melekler gülümsedi imanlarına oldular şahit
Kucakladılar melekler
 Nurlarla cenneti alaya vardı cümle şehit
Vuranlar sürenler
Vuruldular sürüldüler
Dağıtıp yıkanlar
Bir bir yıkıldılar 
Sen Âlemlere Rahmet Nur Muhammed
Sen gönüllere Rahmet Nurdan Ahmed
Şefaatine talibiz ya Nurdan Muhammed
Sensin kâinata cümle kullara Rahmet
Hiçbir kul seninle çekmedi zahmet
Sende bulunmazdı hiç haşmet
Merhameti dağıttın sen demet demet
Sensin Nurdan Ahmet
Sensin Nurdan Muhammed
Rahmanın gönderdiği sendin Hikmet
Sensin Nurdan Ahmet
Sensin Nurdan Muhammed(S.A.V.)
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

31 Ekim 2015 Cumartesi

Düşünce fırtınası



Varlık yalnızca maddeden ibarettir derler
Maddi varlığın içinde güzellik var derler giderler
Gerisin geriye boş kazançla dönerler
Maneviyatsız boşluk içinde biterler
Doğru yol karşıda hala yanlış yola dönerler
Asıl varlık düşüncedir, düşünen ise ruhtur derler
Ruhsuz yaşar ruhtan haberi olmaz gerzekler
Ruh yaşar her şeyi beden ruhun gömleği
Akıl düşüncenin merkezi düşüncenin gereği
Aramazsan kul bulamazsın gerçeği
Gerçek nasıl bilinebilir diye sorarlar
Gönül kapısını bilmezler kendilerini yorarlar
İdrak ile imanı bilmez gönül kapısından içeriye girmez
Arayan tabi ki bilmez
Mutlulukla gülmez
İnsan hiç mi sevmez
Hayat sevgisiz de bitmez
Çile içinde adımlar gitmez
Varlığı, gerçek var olanla
Elbette tanımlamak mümkündür
El elden her daim üstündür
Akıl akıldan elbet üstündür
Âşık olmayanın gözü kördür
Veren el, alandan bin kat üstündür
Misafirlik ise derlerse de üç gündür

Üç günden sonrası gönül'e güzeldir
Üç günlük misafirden sonrası özeldir
Bu zamanda misafir bulursan güzeldir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



6 Ekim 2015 Salı

Şimdi Söyledim Diye Birde Kızarsın


Ameller yok kopmuş gidiyor bedenler
Namaz niyaz karanlık gölgeler içinde
Dinden haberin yok din ne söyler bilmezsin
Müslüman’ım dersin gezersin
Müslümanlık öyle değildir yanlış yolda gidersin
Şimdi söyledim diye birde kızarsın
Herkes kendi eliyle oynar bahtı karayı
Sonrasında ağlar kaderden der utanmaz

Farkına varmayı unutmuş nefis şeytan peşinde
Varlık gününde ağa paşa yaklaşmaz kimse yanına
Karanlık koridorlar açar gönüllere ışık olmaz yarına
Kapatır tüm güzelliğin kapılarını utanmaz edepsiz
Bir anda kalır karanlıkta figan feryat ile yok mu ışık der
Dara düşer koşar Rahman’a derman aramak için
Kapattın bütün kapıları kapı ne ararsın derman ne ararsın

Umursamazlığınla zalim rolünü oynarsın
Helalden değil haramdan çarpar çırparsın
Hakkın olmayanı alır gönülleri parçalarsın
Şehrin kavşaklarında harami gibi beklersin
Soluksuz kalınca soluk için Rahman’a koşarsın
Alacak soluk mu bıraktın soluk ararsın utanmaz

Kış gününde baharı yaşarsın evinde
İnsanlara da kışı yaşatırsın yaz gününde
Yenik düşmemek için kurnazlıkla iş görürsün
Ayağın taşa takılır yenik düşersin feryat edersin
Kalkmak için Rahmana koşarsın utanmaz
Kalkması için kimin elinden tuttun rezil
Ondan sonra kalkmak için el ararsın edepsiz

Doğru söz söyleyene muhalefet eder yalanlarsın
İşine gelince doğru söylüyor diye yanına koşarsın
Kul Mehmet’im der ki sen kendini kandırırsın
Güzel hatıraları beğenmez yakar yok edersin
Sonra hatıraların güzelliğinden söz edersin
Yalnız başına kalınca yalnızlığı kadere söylersin
Dansöz gibi kıvraklığın elbet son bulacak
Cehennem ateşinde yanarken kor alev
Kıvranmaya yerin dahi olmayacak

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Her Zerrede Seni Görsün



Yüce Rahman Allah ismin varlık nedenimiz
Bu isminle ulaşır kulun sana cümle hepimiz
Allah isminle ismini nakış et gönlümüze
Olalım cümlemiz her mekânda gönlü temiz
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz

Sonsuzluğa hükmeden gücünle gönlümüze sana varması için güç ver
Kâinat sarayında gönül sarayımıza merhamet gönder
Sana ulaştıran Kuran Nur Resul yolunda atacak adım ver
Nefretle çırpınan gönüllere merhametle uçan kanatlar ver
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz

Adım adım yaklaştır Yüce Rahman layık olduğumuz Kuran’a
Adım adım yaklaşırken sen merhametinle yaklaştırma hüsrana
Gönüllerimiz sevsin birbirini nasip eyle gönüller dönsün gülistana
Yolundan çizginden ayrılırsan gazabınla ikaz gönderme bu aciz kullarına
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz

Biz takmazsak sen takanlardan eyle Tevhit gözlüğümüzü tak
Kuran Gül Resul ile geçir bu sefil isyan dolu ömrümüzü sen koru sen bak
Sana ulaşan yolda çıkar önümüze şeytan ile uşakları sen sabır ver onları yak
Sabır ile yol alan kötülüğü iyi eyleyen gönül ver yok olsun nifak
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz


Beşikten mezara giden yolda sen bizlere imanla sağlam adımlar ver
Hak ve adalet için koşan gönül ver olalım cümlemiz haksever
Kuran gül Resul yolunda yarışalım iyilikle olalım hayırsever
İlim irfan yolunda ver bize izan olalım cümlemiz münevver
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz


Mertlik hırkasını giyen gönüllü erler olmamız için yetiştirenlere yardım et
Dünya bomboş olsa sığmam diyenlere imanı anlatacak gönüllere kuvvet ver
Kubbenin hayranı boş dünyanın peşinde koşanlara yetişmek için adım ver Yüce Rahman
Sevgi muhabbet kaynasın gönül ocağımızda bülbüller konsun gönül bağımıza
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz

Kul Mehmet’im derki eksiklik noksanlık varsa senin görüşündedir
Bak âleme gönüllere var mı eksiklik tas tamam hepsi yerli yerindedir
Malın mülkün kalsa da geride dostunu bırakma sakın geride iman seninledir
Gönül karanlığına ışık iman ile aşk nuru iledir bunu da iyi bil alırsan hepsi az ötededir
İsminle yansın gönlümüz her kelamda temiz olsun dilimiz
Her zerrede seni görsün, görsün diye yarattığın gözümüz


Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

29 Haziran 2015 Pazartesi

Rahman Olsun Gönlünde

Rahman olsun gönlünde
Yokluk geldiğinde, var kapısına
Yok, olur yokluk, varlıkla dolar âlem
Kapılar, yüzüne dünyada kapandığında
Bir bir
Var Rahmanın kapısına, açılır tüm kapılar yüzüne
Yüzüne kapı kaptanlar, sefil olur bir anda
Sokaklar gönüller, yansın diyenlere
Gönlünde Rahman ile var, söndür ateşi
Gündüzün serinliğinde, eserse poyrazdan rüzgâr
Rahmani gönlünü,  rüzgârın önüne ver
Essin gönlündeki Rahmani merhamet, âleme
Sızım sızım acılarla bırakırlarsa
Gönlünde ki Rahmani merhametle aç semaya elin, dua ile
Dermanlar yıldız yıldız dökülür, âleme
Keremi sonsuz Lütfü İhsanı merhameti... Sonsuz, Rahman her şeye kadir
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

27 Mart 2015 Cuma

Seni Yazarken

şiir




Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor
Mısralarımda gözyaşı
Hecelerimde hüzün
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor


Varlığını unuttum sanma
Duyduğun sözlere kanma
Hasretinle kalan ben be kalemim
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Dergâh ah yalnızlığımın dergâhı sen kokuyor
Seni bekliyorum hüzünlü gölgelerde siperde
Attığım adımda arkamda sen gelirsin sandığım günlerde
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Sanma ki umudumu kör hasret ile bıçaklarım
Gece hülyalarımda seni bana koşarken sıçrarım
Umutsuzluk bana koşarken ben kaçarım
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Gururum isyan bayrağı çekerken kulağını çekerim
Hasretin duman duman tüterken mutluluğun şehrine yürürüm
Bekle beni gülüm sana koşarak geliyorum
Deste deste gülümseyen yarınları avuçlarımda sana getiriyorum
Seni yazan kalemim ve ben sana gülümseyerek geliyoruz

Mehmet Aluç

16 Ocak 2015 Cuma

Gülümsemeyen yar yar mıdır?

Gülümsemeyen yar yar mıdır?

Zihnin tek açıklayamadığı aşk mıdır?
Aşk ile açıklanan yar mıdır?
Gülümsemeyen yar yar mıdır?
Bunlara açıklık getiren akıl mıdır?

İyiye ulaşmanın yolu aşk mıdır?
Yoksa aşkla yürüyen akıl mıdır?
Bilinmeyeni bildiren Rahmandır
Bundan gerisi ise yalandır

Kul Mehmet’im Varlığı var edenle tanı
Gerçektir hayatın her yanı
Kin nefretle akar insanlık kanı
İyiliğe ulaşmak iman aşk akıl ile olur
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç