Bu Blogda Ara

Hilal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hilal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2016 Pazar

Akar Gözüm Yaşı



Nazlı yârim eğme sen bana o hilal kaşı
Seni candan severken eğdirme sen bu başı
Tertemiz aşkımıza değdirtmeyesin nazar
Eğdirirsen bu başı akar gözüm yaşı

Sevdim seni gönülde gücüme gider küsmen
Razı gelmez bu gönlüm karşımda beni üzmen
Razı olmaz bu gönlüm sen bir an gülmezsen
Eğdirirsen bu başı akar gözüm yaşı

Gücüm yetmez eririm hilal kaşın kaldıramam
Yıkılırım ben o an yüzüne ben bakamam
Anlatmak istesem de gönlüme anlatamam
Eğdirirsen bu başı akar gözüm yaşı

Gülmek sana yakışıyor sen her zaman yârim gül
Gülmezsen ben yanarım geriye kalır bir kül
Seni güldüren seven olmak isterim herkül
Eğdirirsen bu başı akar gözüm yaşı

Kul Mehmet’im ben bunu yazarken çok üzüldüm
Yazması düşünmesi çok zor neden düşündüm
Hilal kaşım eğersen gülmezsen ben ölürüm
Eğdirirsen bu başı akar gözüm yaşı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

7 Haziran 2016 Salı

Yine Mübarek Ramazan Şen Geldi İnşallah Üzgün Gitmez Yine…

                 
   Hiç düşündük mü veya kontrol ettik mi acaba, gönlümüzün hilali acaba hangi topraklarda kimin için doğuyor? Doğarken doğduğu yer bu doğmayı hak ediyor mu? Yoksa öylesine bir gereksiz ışık olsun diye mi doğuyor acaba? Gönlümüzün hilali karanlıkta kalan kardeşliğimizi aydınlatmak için, kaybolan özümüzü, karanlık gölgede bıraktığımız imanımızı aydınlatmak için, yitirdiğimiz ümmet bilincini tekrar hatırlatmak için doğmalı.  Kudüs de Müslümanlar zulüm altında inlerken, aya Sofya’yı müzeye çevirerek gerçek kimliğinden uzaklaşır feryat ederken, dünyanın her karış toprağında Müslümanlar zulümle inim inim inlerken, acaba gönlümüzün hilali Ramazan hilali ile neden doğmadan karanlıklara batıyor? Korkumuz ölüm mü, ölümden korkulur mu? Ölüm yeniden Hakkın gür sesi NURU ile diriliş değil mi? Zulüm ölümden daha ağır değil mi? O halde yeniden diriliş için neden gönlümüzdeki hilal etrafımızı aydınlatmak için doğmuyor? Zaten ölümü hak etmiş vakti gelmiş ise zaten öleceğiz! Allah C.C. dan korkmayan kul kendi nefsi dünyalık çıkarı için rezilliğe ses çıkarmayacaksa yaşasa ne olur ölse ne olur, gönlü olsa ne olur varlığı olsa ne olur?
 
   Ramazan ki, şuur için birlik beraberlik halden anlama izan idrak sahibi olmamız için her yıl on gün erken gelip bizi kontrol eder, biz hala eski rezilliğimizle boş gönlümüzle, batan gönül hilalimizle aynı şekilde karşılarken, inanın üzgün gidiyor, masum insanların kanı akarken, İslam’ın imanın gür sesi ile sesini çıkarmadan koyun gibi meleyen bizleri gördükçe, geldiğine pişman oluyor… Hayatımızın yarısını ayakta uyuyarak, diğer yarısını da uyutularak yaşıyoruz Nurlar içinde yatsın Üstat Necip Fazılın dediği gibi. Yine bir sözünde: Her kahkaha attığında Allah’a şükür etmiyorsun, neden her ağladığında yüce Allah c.c. kızıyorsun? İşte her Ramazan da mübarek Ramazan acılarımızı sarmamız için şefkati merhameti ile gelir sarar ama nedense o gittiğinde, bu sefer daha çok yaralar açarız edepsizce utanmadan ya da yara açanlara ses çıkarmayız!  Öküzün trene baktığı gibi bakar ses çıkarmayız, yine Mübarek Ramazan şen gelir üzgün gider, her yıl acaba değiştiler mi diye on gün erken yine koşarak nuruyla gelir, heyhat bizde hala bir adım atacak imanın dermanı kudreti varken, imanımız gölgede sakladığımız için adım atamadığımız görür, üzgün mahzun kalır ve bize küskün gider!Bakar ki hala hak ile batılın çizgisi çekilmemiş bilinmemiş,  izler birbirine karışmış,pişmanlık içinde sessizce çeker gider...
 
   Her sene bunları hatırlatmaktan usanmayan Mübarek ramazan bize bunları, biz hala hatırımızda tutmayı beceremedik, hala gittiği o gün her şeyi unutarak kendimizi kaybederek insanlığı insanlığımızı kaybediyoruz. Bu davranış modeli de farkında iseniz İslam’a ve hak peygamber Muhammed Mustafa s.a.v ümmetine de uymuyor, hatta hiç yanından bir geçmiyor öylesine nefsi şeytani bir model ile yaşıyoruz ki, hala bunun bile farkına varmaktan aciz kullarız! Oysaki bu acımızı her an her saniye yaşayarak düzeltmenin sancısı ile olmamız gerekirken, biz hala boş olan dünyayı güzelliklerle doldurtmaktan uzak, nefsin şeytanın batılı zalim düşmanların peşinde bir çıkar sağlayabilir miyiz telaşında yok olup gidiyoruz. Rabbim kendimizi nefsimizi dünyamızı imanla değiştirenlerden eylesin, Mübarek Ramazan ayı nuruyla hanenize gönlünüze doğsun mübarek olsun kardeşlerim. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

9 Şubat 2016 Salı

Vatanını Sev Az Ol İnsan



Vatanını sev az ol insan
İnsanlık biterse biter zaman
Nefret ile yaşayamaz insan
Hilal uğruna insan olmaz mı şehit
Vatan uğruna temizlen mi havlayan onca it
İman ile yaşa iman ile ahirete git

Millet ile şaha kalkar bayrak
Merhametle gönüller olur ak
Merhametli olana yaklaş yakından bak
Merhametli ile nefrete bir yumruk çak
İman ile yaşa iman ile ahirete git

Ey milletim Rahmandan biter mi ümit
Fazla sıkmayalım bitmesin tahammül limit
Temelsiz evin üstüne serilmez ki kiremit
İman ile yaşa iman ile ahirete git

Vatansız minarelerde okunmaz ezan
İnsan canı dediğin canlara candır can
Ey nefret sahibi nefretinle yan
Nefis çıkarı için akıtılmaz kan
İman ile yaşa iman ile ahirete git

Vatan toprağında camiler dolar oluk oluk
İman ile olunca kul alır her an soluk
İman ile yaşayana yok ki yoksulluk
Zenginlik dediğin paraya kulluk
Ancak Rahmana edilir kulluk
İman ile yaşa iman ile ahirete git


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Ocak 2016 Perşembe

Bu Millet Ve Vatan.


Bu millete layıktır her hürlü hizmet
Bulursa almaz demez bu ganimet
Vatan için oluyor gözün kırpmadan şehit
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Batı  utanmadan der medeniyet içi dolu kahır
Hem batı hem medeniyet duymaz sağır
Üstümüze saldıkları belalar sanmayın ağır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Yıkarız onları yaşadıkları olur kahır
Sokarız onları yaşadıkları yer olur ahır
Osmanlıyı yıkamadı kimse bin asır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ülkemde herkes birer olmuş bahadır
Yıkarız düşmanı yıkarız çatır çatır
Âlemde yeniden kurulur açılır yeni bir çığır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ey düşman ovayı yaylayı ederiz sana dar
Nefesin kalmaz çıkmaz hiçbir zaman
Kaçacak yer bulamazsın dilersin aman
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ne çizgiler çektiler çizdiler hepsi silindi
Milletim kimin niyeti nedir gerçek bildindi
Birlik beraberlik kardeşlikle güldüler efendi
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Karanlıkla gelenler gömeceğiz sizi karanlığa
Soluksuz kalınca kalacaksınız çığlık çığlığa
Sizi maşa diye kullananlar yıkılacak kaçsa da uzağa
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ufuklarda kardeşlik türküsünün sesi gelir
Mavi denizlerin maviliğinde cennet ötelerde eser gelir
Ufuklarda cenge çıkmış kardeşim koşar gelir
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Bugünüm az zorsa yarınım kolay olacak
Vatan toprağında hilalin rengi solmayacak
Ölür Milletim esaret ile yaşamı olmayacak
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Açılmış mavi sulara milletim yelken
Şahadet ufukta gelirse demez daha erken
Şahadete vatan için koşarken gülerken
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Damarlarımızda kan dökülse o vatandır
Vatan uğruna gönülde akan hep kandır
Mezarda şehit olarak yatan atandır candır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

İnsan haini bu vatanı satandır
Vatanı satanı milletim cehenneme atandır
Bir ağlayan görse onunla ağlayan dert ortağı olandır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Kul Mehmet’im yıkılmaz vatan gelse de binlerce akın
Milletim der haydi imanı göğsünüze takın
Şahadet varsa ucunda cennet bize olur yakın
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

13 Eylül 2015 Pazar

Batmaz Ülkemde Hilal Al Bayrağım Vatan Sevgisi



Bu nasıl zulümdür geldi girdi gönüllere
Yıkılır insanlar sinsi kurşunla ateş düşer gönüllere
Dış mihraklı ateş düştü vatanımın toprağına kırılası ellerce
Çanakkale de almadı mı dersini o zalimlerin dördü beşi
Ölürken ölenler insan değildi yere serildi binlercesinin leşi

Nasıl çıktı sardı vatanımda insanların gönlünü nefret
Masum insanlar ölür kör gözler inat uğruna koşar kalmadı mı basiret
Nefret ile kurulur pusu vatanıma nedir nefretin sebebi ey körler
Görmez misiniz istenilen özgürlük değil ESARET
Nasıl peşinden gidersiniz var mıdır bunu açıklayacak utanmaz mazeret
Ölürken ölenler insan değildi yere serildi binlercesinin leşi

Kaynıyor ihanet yetim kalırken masum çocuklar ne istiyor bu zalim beşer
ESARET' tir gayesi bilmez misiniz gönüllere sinsice nefret ile kurşun sıkar
Vatan sevgisi bittimi sizde ey nefreti ile gezen ülkemin insanı sizlersiniz yere düşen
İnsafınız kurusun sizinle sizde kalmamış insanlık hani nerede asalet
Kör nefis uğruna haklıyı haksız gösterirsiniz nerede geldi bu nefret
Ölürken ölenler insan değildi yere serildi binlercesinin leşi

İhanetin adı nasıl hayâsızca girdi o gönüllere ey yüzsüz
Hakikat gün gibi aşikâr ESARET için dış güçler oyun oynar görmezsin ey gönülsüz
Şiş sokulsun sinenize soluksuz bıraksın nefreti ile gezen ey görüşsüz
Vatanına nasıl ihanet edersin nasıl nimetini yerde ihanetle gezersin ey düşsüz
Çiğnetilmez vatan namerdin ayağı ile ey hain ülkemin insanı korkak güçsüz
Batmaz ülkemde hilal al bayrağım vatan sevgisi Mehmetçiğim ezerde geçer
Ölürken ölenler insan değildi yere serildi binlercesinin leşi

,Kul Mehmet'im ihaneti anlamaya aklım ermiyor
Zalimler ülkemi yıkıyor insanlar nasıl görmüyor
Bu ülkem Çanakkale de çiğnetilmedi şimdide çiğnetilmeyecek
Dağlar taşlar yıkılsa da imanlı gönüller yıkılmaz budur işte gerçek
Yıkılsa da taşlar yıkılmaz iman ile secdede olan başlar bilsin bunu beşer
Vurulup arkasında haince vatan evladım toprağımda yatıyor
Zalim ile olanlar zalimle beraber ondan önce cehenneme düşer
Batmaz ülkemde hilal al bayrağım vatan sevgisi Mehmetçiğim ezerde geçer
Ölürken ölenler insan değildi yere serildi binlercesinin leşi

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






30 Nisan 2015 Perşembe

Hilal Kaşlı



Kazandığını verdin yele
yanıma sen bir yaklaş hele
ayrılmaz kalırsın yanımda güle güle
ne olur sevgi ile merhametini atma yele

kalbimde vardır doldurulmaz yerin
gülümsersen ateşimiz olur serin
merhamrsizlik sevgisizlik kuyusu derin
ne olur sevgi ile merhametini atma yele

sevgisizlik benzer inanki başı bozuk sele
gönlüne hayran olduğum gül bakalım bir hele
gülüşün benziyor bahçelerde açan güle
ne olur sevgi ile merhametini atma yele

seni yazıyor anlasana gönlümdeki kalem
anlamazsan aşkı gönlümüz olur inan elem
ne olur gel sar kollarına bir defa da ben gülem
ne olur sevgi ile merhametini atma yele


gönül bu söz geçmiyor seni her an ister
kaşın eğipte paslı hançerle vurma gönlüme hançer
gülümseyerek vur kangren gönlüme bir neşter
ne olur sevgi ile merhametini atma yele


kul mehmet der ki olma sakın dik başlı
dik başlı olanın her gün olur gözü yaşlı
gözlerine hayranım senin hilal kaşlı
ne olur sevgi ile merhametini atma yele

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç