Bu Blogda Ara

başladı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başladı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Miraç

Hakikate inanmadı birkaç zalim
Zaten gayeleri değildi inanmak
Alay etmekti muratları
Yıkıldıklarını görmekti maksatları
Heyhat
Hep kendileri yıkıldı
Muratları gerçekleşmedi
Boğazlarında kaldı
Hep alay konusu oldular
Yıkıldıkça yıkıldılar
Görmediler
Görmedikçe yıkıldı zelil oldular
Zaten onlar bilmezdi hakikati
Zalimden zaten olmazdı ki âlim
Miraç ile göğe çıkmış dediler
İnanmadılar alay etmeye çalıştılar
Hz Ebu Bekir’e söylediler
Eğer Hz Muhammed s.a.v.
Söylediyse doğrudur dedi
Onlar yine yıkıldılar başları önlerinde idi
Hz Ebubekir yükseldi oldu Sıddık
Onlar dediler eyvah yine yıkıldık
Yanıldık
Kandıramadık
Bilmezlerdi ki onlar
Cahiller
Hakikat nurdan ışıktır
Karartılmaz o
Saklanılmaz o
Karartılmazdı o
Miraç Gecesi
Nurdan nur yağıyordu semada
Nur Nebi üstüne âleme
Hüzünlüydü o sene
Hüzün yılıydı
Gönlünde hüzün vardı
Hüzün Rahman’dan bir misafir
Kaplamıştı bedenini
Nurdan Resulün
Semadan gökyüzüne inen Burak
Meleklerden Cebrail
Sanki gök kubbe inecekti yıldızlarla yeryüzüne
Melekeler bekler semada
Taif te üzüldün bu dünyada
Ahiret âlemini görmelisin
Huzura ermelisin der gibiydi Yüce Rahman
Bir anda zaman silindi
Mekânlar yok oldu
Başladı yolculuk nurdan nura yolculuk
Teselli edenlerin en büyüğü en yücesi
Yüceler Yücesi Rahman teselli edecek seni
Ey nur Nebi
Yüce Rahman İsra dediği bu gece
Açıldı semada yedi kat kapı
Miraç olayı akıl ve mantıkla anlaşılacak değil bir yapı
İdrak edilebilecek bir hadise değildir bu kapı
Ancak müminler ki o inananlar
Âlemlere Rahmet Efendimize karşı olan
Gönülden aşk ve muhabbetleri izinde olmaları sebebiyle
Nurdan namazın sırrı ile hikmeti içinde
Miracı hissedip yaşayabilirler ancak
Anlaşılır imanla teslimiyetle ancak
Nurdan namaz emir olundu odur gönülde sancak
Ve inanmayan diğerleri anlamaz ancak
Yıkıldılar
Yıkılanlar yine yıkıldı
Ve inan diğerleri
İnanalar yükseldi
Oldu Sıddık
Aklın kılıcı inanmaktı Nurdan nebiye
Zalimlerin akıl kılıçları körlenmişti
Görünen görünmez onlara
Hakikat onlara görünmez
Kör olan görmez
Bilmez
Anlamaz
Anlatılsa da anlamaz
Ve inanmayan diğerleri
Yıkıldılar
Yıkılanlar yine yıkıldı
Ve inan diğerleri
İnanalar yükseldi
Oldu Sıddık
Zaman aman vermez zalime
Aman olmaz zalime zaman
Zalime zaman mekân zulmet olur
Yıkıldıkça yıkılır anlamaz
Hakikat onların umurunda mı?
Tek hakikat onların çirkefliği
Bilemediler
Battılar
Bilenler hakikati bildi yüceldiler
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 

16 Ağustos 2015 Pazar

Vatan toprağını imanımızla göğsümüzle kaplarız

Ülkemi yıkmaya çalışan zalim avcılar
Yola çıkarken Mehmetçik sizde başladı sancılar
Hani nerede size söz söylemeyen ülkemdeki aydınlar
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Vatan toprağını imanımız göğsümüzle kaplar
Mehmetçik ile milletim kinini göğsüne saplar
Yıkılır bir bir güvendiğin şerden dağlar
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Nefretinle ortalıkta gezsen hayat yok sana adalete ayağın takılır
Ülkemi yıkmak için ihanetinle tuzaklar kursan yıkılır
Bir ömür nefretinle dursan durduğun yollar anında yıkılır
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular


Göğsümüzdeki imanı bilmeden çıktın yola ezbere
Kendi nefretinle iman karşısında düştün leş çukuruna yere
Sana bu vatan yar olmaz vermeyiz dedik dinlemedin bin kere
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Bil ki nefret ile gezilmez leş olan bedenle
Gezersen varırsan ülkeme gezersin sendeleyerek özenle
Nefretini yok et ol adam yıkılacaksın gelsen de topla tüfekle trenle
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Gönlümüzdeki iman tevhidin simgesi
Vatanım değil ki yolgeçenin hanı beşiği
Nefretle gelirsen gömeriz seni leş yolların eşiğine
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Ecdadımın kanı vatanımın her karışında taşında
Yattığı yerde haykırır ibretle yattığı yerde her taşın altında
Sanma senin savaşın piyonsun değil bu senin bu savaşın
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrular

Kul Mehmet’im üstat ne güzel demiş:
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettigi günler Hakk’ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Dünya sustu üstadım susmadı susmak yaraşmaz Müslüman’a
Müslüman çıkar için hiçbir uymaz zamana
O adalet için uyar Nurdan Kur’an’a
Aydınlarımız suskun belki dimağ’ında bitmiş kalmamıştır doğrula


Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç