Bu Blogda Ara

mazi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mazi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2016 Salı

Herkes Buna Şahit


Herkes buna Şahit














Kararsız kalırsan günün birinde
Otururken rahat olmazsan yerinde
Mazi canlanırsa gözünde
Hepsini unut gitsin
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Akıl fikirle hiç olmadı işimiz
Bize ait kalmadı hiçbir geçmişimiz
Ne sen kaldı nede birimiz
Kalmadı artık anılacak kalacak gönlümüz
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Uzatma artık bulamazsın elimi
Hiçte sevmezdin bu kelimi
Yükledikçe kırdın bu belimi
Çevirme sokakları gözyaşı seline
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

İkimiz seçtik bu ayrılığı hatırlarsan
En çok sen istedin esasına bakarsan
Anlatamadı bendeki bu lal olmuş lisan
Artık biz yokuz nereye bakarsan bak
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Ben seni unuttum çoktan
Bir öpücük dahi vermedin al yanaktan
Hep isterdin sana bakayım uzaktan
Şimdi ne bakanın var ne öpücük isteyenin
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Sende benim gibi unut gitsin
Hatanı anladın ya bırak yüreğini yaksın bitsin
Ne sen nede ben sevemeyiz artık anla ne istersin
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Giderken senin değil benim yüreğim kanadı
Sözlerimi ne sen nede yüreğin anladı
Şimdimi o günler yıllar sonramı canlandı
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Aynalara bak anlarsın beni
Ne çok istedim geri dönesin sevesin beni
Çoktan kalktı bir daha geri gelmez aşkımızın treni
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Arama artık hayat gemimizdeki dümeni
Arama ayrılığımızda ki nedensiz nedeni
İkimiz kovduk ya bizi mutlulukla güldüreni
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit

Kul Mehmet’im sanma sensiz döndüm sarhoşa
Artık ben kendimle yaşıyorum baş başa
Sende şimdi o güzel hatanla pişmanlığını yaşa
Çünkü biz her şeyi sildik herkes buna şahit
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


18 Şubat 2016 Perşembe

Yolu Şaşıran Benim



Uzanırken maziye elim
Hafif olsa da az kelim
Lal olmasaydı bu dilim
Hatalarıma sözlerimle çelme takardım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Aslına bakarsanız mazinin yok suçu
Suçun hepsi bende yolu şaşıran benim
Ters yöne girdim yanlışa yöneldim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Ata binerken yanlışlıkla eşeğe binmişim
Menzile varmadan yarı yolda inmişim
Her şeyi biliyorum derken eşeklik etmişim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dereyi görmeden paçayı sıvadım
Akıntıya kapılıp sürüklendim adım adım
Acemi iken tüm yolları biliyorum sandım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Maziye iki çift laf söylemek isterdim
Senin yok hiçbir suçun diye gülümserdim
Yoldaş olduğu için teşekkürler ederdim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Hayatı etmedim takip sessizce ipini çektim
İpin ucunda ben varmışım hiç akıl etmedim
Hayat yavaş yürü derken ben şaha kalktım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Su diye pınardan su içmedim ürettim içtim
Libasları beğenmedim kendim ürettim giydim
Ne ürettiğim su suydu nede ürettiğim libaslar libastı
Kendi elimle yaraladığım gönlümün ıstırabı ile kaldım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Sancımın ilacını almadım çaresiz kaldım
Yolda ne buldumsa bakmadan koynumda sakladım
Zehirli yılanları saklamışsım neden böyle yaptığımı anlamadım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Cahili adam sandım yanında yattım
Bir sözüne beş sözü bende içine kattım
Nefsim için yarınlarımı cahil adama sattım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dev hayatı cüce sanarak meydan okumazdım
Yol yakın diye şaşırıp uzun yola koşmazdım
Hayat hafife alıp onu yıkmaya çalışmazdım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

İlk defa değil başımı taşlara vuruşum
Hesapsız hesabımla bin defa beş kuruşsuz kalışım
Akılsız hesapla bu ilk değil bininci yanlışa koşuşum
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

E elden ne gelir sabırdan başka
Derdi veren Rahmanın şifası bambaşka
Hatanı bil otur yerinde koşma çamura bata çıka
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

 Kul Mehmet’im hatalarım oldu bir tecrübe
İnsan dediğin okumak anlamak için değil alfabe
Her yanlışa koştuğunda yiyor insan bin bir darbe
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Geçerken Saat Ve Zaman




Geçerken Saat Ve Zaman
 Saat zamanın peşimde
Zaman sona gitmenin peşinde
İnsanlar zaman ve saati boşa harcamanın derdinde
Ne saat insanların umursamasını umursar
Nede zaman boşa geçen zaman için kulları umursar
Her ikisi de görevini yapar hayat yolunda ilerler
İnsanlar ister görsün görmesin
Onlar görünerek gelip geçer gider
Saat ile sebat
Sebat ile zaman
Boş duvarlarda yaşayan insanlar
Boşa geçen zaman ile heyecan
Kalmadı dizlerde takat
Seslen artık duymaz saat ile zaman
Zamanın sonunda firkat
Gözden akan yaş boşuna
Geri gelmez giden saat ve zaman
Kalınca yalnızlığın dağında
Varınca son durağın bağına
Varılacak ölüm ile mezarın otağına
Bakma artık maziye pişmanlık dolu
Zaman ve saat söylemişti
Duyan olmadı hissetmedin
Şimdi taziye vakti hiç düşünmedin
Şimdi buldun dengini
Ararken bulamadın zengini
Var şimdi pişmanlıkla tövbe ile rıza kapısına
Pişmanlıkla baş başa kal
İrfan ile beslenmeyen gönlünün edepsizliğine
Tevhidi önemsemeyen bakışlarının kinini nefretini
Ölüm var diyen Kuran ile imanı duymayan
Sağır kulaklarının pişmanlığı ile kavrul
Son deme varmadan
Saat ile zamanın sesini duy
İmanın mührünü vur onların başına
Yolda kalma tek başına
Haydi, az yürü gayretle
Kalma pişmanlıkla hayretle
Var Rahman'a teslim olmanın deryasına dal
Tefekkür hikmetine az biraz dal
Gönül geminin rotasını teslimiyetin okyanusuna sal
Az dur saat zaman ile biraz kal
Anla ey doyumsuz insan
İşte sana sonsuz ihsan
Yok dersen buyur sana hüsran
İster yan
İster kan
İster san
İşte sana tatlı can
Geçerken saat ve zaman

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

6 Mart 2015 Cuma

Yanmış kalbimle





Kayboldum bu aşkın içinde kendimi ararım
Seni bulurum da ben yüreğime aşkla sararım
Zemheri kış ayında kalmışım sıcaklığını ararım
Yanmış kalbimle ben yârim seni önüme gelene sorarım

Yanar bu yüreğim soğutacak karlar ararım
Kar yüreğimi soğutmaz gülen yârimi ararım
Mazinin arasında sıkıştım kaldım yolumu ararım
Yanmış kalbimle ben yârim seni önüme gelene sorarım

Bendeki hatıran ne kadar çok
Sensiz bu âlemde gönlüm ne aç ne tok
Gel de bu mutluluğu yüreğimin sarayına sok
Yanmış kalbimle ben yârim seni önüme gelene sorarım

Kul Mehmet’im sen gelmedin geçmişte seni bıraktım
Yeni bir yol bulmak için karanlık yollara bıraktım aydınlığa çıktım
Ağlayan gözlerimle arkama bir daha bakmadan yola çıktım
İlk defa sensiz ben bu kalbimde kendimi buldum

Mehmet Aluç

3 Nisan 2014 Perşembe

Yalnızlık sevgisizlik ömre zarar

İsim:  10153065_642903895784516_65019597_n.jpg
Görüntüleme: 4
Büyüklük:  43.6 KB (Kilobyte)


Bu gece kırgınım kendime
Hatta kızgınım kendime öylesine
Seni üzen aptallığıma üzgünüm böylesine
Zaman zaman her mekân da gülüşüne
Değişmeyen gözlerindeki bana anlamsız bakan ifadene
Seni anlamayan aptallığıma kızgınım
Sevda tek başına yaşanmazmış aşığınım
Yalnızlık tek başına yaşanmazmış aptalım
Sancılar içimde yüreğimde acılar içinde hayranınım dön bana
İçime yayılan sıcaklığınla gel bana bekliyorum seni yana yana
Aşkı içeyim gönlünde kana kana
Ne olur gel bana olalım yan yana
Tüm sancılarımı sar olalım can cana
Ne zamandır sensizim
Gittiğinde beri kimsesizim
Seni özlemeyi
Özlemini yaşam düzeyini
Özlüyorum güzelliğini
Bilemedim aşkının aşkımızın içinde 
Mutluluğumuz mutluğum yarınlarımız var olduğunu bilemedim
Değiştim 
Sen kadar olmazsa da az düzeldim
Artık anlamsız sözlerin içine sıkışmıyorum
Artık ne kendimle nede seninle savaşmıyorum
Tüm eksik yanlarımı senin içine kattım görebiliyorum
Artık kendimi anlayan bir yanım yok
Bizi anlayan gören tek bir yanım var
Canıma batan sensizlikte yok artık biz varız yar
Felç gibi bedenime inen anlamsız bakış açımda yok oldu gel de beni sar
Tek kendime kendimi ve seni anlamayan mazime günlerime kırgınım yar
yoruldum sensiz günleri yaşamaktan gel ne olur üstüme yağmadan kar
Gel seni kaybettikçe kaybolan beni çıkar yaşat her yer bana oldu dar
Gözlerim yorgun dizlerim hissiz yürüyemiyorum bahçemde sana yetiştirdim nar
Gel artık yar
Gel de beni sar
Çek şu gönlüme bir ayar
Gel de eyle beni bahtiyar
Gezdirme beni ne olursun diyar diyar
Arkanda dolaşayım seyyar seyyar
Yolda yürü iken sen yokken gönlüm uçurumlara kayar
Sen olunca gönlüm çiçeklere konar
Gönlüm bakışınla aşkı kâinata yayar
Gel artık sensiz yüreğim kanar
Sanki bitiyorum azar azar
Saatlerim seni dakika dakika sayar
İnandım ki yalnızlık sevgisizlik ömre zarar
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç