Bu Blogda Ara

Bıraktım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bıraktım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2017 Salı

Vazgeçmiştim


Unut beni dedi
Çek ellerini elimden gönlümden sevme dedi
Gözlerini çek gözlerimde düşlerimde
Bıraksam düşeceğim
Bilmiyordu
Hissetmiyordu
Bıraktım ellerimi
Düştüm uçurumdan aşağıya
Kırıldı her yerim
Parçalandı bedenim
Kalkamaz oldum
Ben düşerken bakmadı
Sönmüş yüreğimi alıp yüreği ile ısıtmadı
Tekrar yakmadı
Üşüdüm
Düştüm
Küstüm
Yüreğim benim gibi ıssız kaldı
Issızlık beni sardı üşüdüm titredim
Sarılacak taşları buldum
Sarılamadım
Biraz daha büyüdüm
Ama gönülden küçüldüm üzüldüm
Bekledim uçurumların dibinde
O çekti gitti eli cebinde
Kalkıp yürüyemedim
Dizlerim gönlüm gibi benim gibi kırılmıştı
Sürünerek ilerlemeye çalıştım
Girdim karanlık bir mağaranın içine
Bir süre sonra kendi karanlığıma büründüm
Alıştım
Karanlığa karıştım
Alıştım
Ne kendimle
Ne de bir daha insanlarla barıştım
Yürüyemedim bir daha oturdum
Geçmedi yüreğimdeki sızı
Alışamadım buna hep kanadı
Saramadım kanadı
Kanadıkça sızladı
Karardı gözlerim
Uyuştu ellerim
Her şeyden vazgeçtiğim gibi
Kendimden de
Hayatımda
Ömrümden de vazgeçmiştim
Uzandı vardı ruhum leylaklarla dolu
Rengârenk çiçeklerle dolu bahçelere
Tanıyamadım bir anda anlayamadım
Leylakların kokusu cennetten geliyordu sanki
Ben gezdim leylaklarla dolu bahçeler çoğaldı
Onlar koktu ben kokladım
Etrafımda gülümseyen insanlar
Hoş geldin derken
Şaşırdım
Ben layık değildim bunlara
Yanlışlık var dedim
Sesimi çıkarmadım
Bıraktım kendimi özgürce
Leylaklarla kokan bahçelere özgürce
Artık hiçbir yerim ağrımıyordu
Üzülmüyordum
Gülüyordum
Bana gülümsüyorlardı
Zamansız bir köşede
Karanlıkta değildim
Aydınlıktı her yer
Ama bu aydınlık aydınlık değil
Bembeyaz hatta bembeyazdan da bembeyaz
Her yeri nur kaplamıştı
Evet, evet nur kaplamıştı
Karanlık bir köşe
Hatta bir köşe dahi yoktu
Uçsuz bucaksız leylaklardan
Güllerden lalelerden çiçekler vardı
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

16 Nisan 2015 Perşembe

Bıraktım Susmayı



Güneş gibi doğdun gülüşünle gönlüme
Kırılsa da gönlüm ile doğdun ömrüme
Hüner saydım seni candan sevmeyi
Yeter dedim bıraktım susmayı dilime

İstedim sen benimle son nefesime kadar yaşa
Gülümsemen olsun bizimle baş başa
Kuldur yaşar neler gelir bilinmez başa
Yeter dedim bıraktım susmayı dilime

Umutsuzluk yakışmaz kul Mehmet der gülüm
Reva değil sana bana yaşamak zulüm
Ayrılıktır kula bu dünyada yaşarken ölüm
Yeter dedim bıraktım susmayı dilime

Mehmet Aluç

3 Mart 2015 Salı

Bıraktım




Dolaştım âlemi kendimi boş işler peşinde gördüm
Anladım üç günlük dünyada en güzeli sevmekmiş
Gerçeği gördüm kırk yerimden yaralandım bir anda çöktüm
Bıraktım somurtmayı küsmeyi gönül yıkmayı gülmek en güzeliymiş

Gördüm ve anladım nefsim şeytan ediyormuş benimle alay
Kendi isteği beni ateşe atmak için çekiyormuş yıldızlı kalay
Bir gün gizlice gördüm beni kandırdıkları için çekerken halay
Bıraktım somurtmayı küsmeyi gönül yıkmayı gülmek en güzeliymiş

Yağmur misali gönlümde gam kederi taşıdım boşuna
Günaha girerken nefis şeytan getirdi hoşuma
Bir anda anladım hep yaptığımın hepsi boşuna
Bıraktım somurtmayı küsmeyi gönül yıkmayı gülmek en güzeliymiş

Kul Mehmet’im hatalarım bağrımı yaktı elimde duruyor közü
Ah nefis şeytana bazen geçirilmiyor doğruluğun sözü
Tövbe kapısı olmasa Rahman yanına nasıl varır bu özüm
Bıraktım somurtmayı küsmeyi gönül yıkmayı gülmek en güzeliymiş
Mehmet Aluç



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç