Bu Blogda Ara

kalkışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalkışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2016 Salı

Kalkışma ya da Darbe Her Ne Halt ise Vatana İhanet şebekesi-3.Bölüm-Öykü


 
Acılı çile dolu kalkışmanın yaraları sarılmaya devam ederken, hakka teslim olmuş kahramanlarımızın da sayısı artmaktaydı bu arada. Eli gönlü kana doymamış  eli kanlı hainlerin saldırı devam etmekteydi. Millet bu hainlerin daha fazla ileriye gitmeden bertaraf etmek için sokakları ele geçirmiş, ölüm pahasına hainlerin ilerlemesine imkân olanak tanımıyorlardı. Millete zorbalıkla çileli tutsaklığı reva görenlerin oyunları bir çorap ipliği gibi sökülüyor , millet onları çaresiz bıraktırarak püskürtüyordu Yüce Allah c.c. izni yardımı ile. Millet göğsündeki yıkılmaz iman ile Allah c.c. bağlı olunca öyle yıkmak devirmek yalnız bırakmak kolay olmuyor. Üstat Arif Nihat Asya’nın bu konudaki dua şiiri ne güzeldir:
 
Dua
Biz, kısık sesleriz... Minareleri,
Sen, ezansız bırakma Allahlım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allahım!
Mahyasızdır minareler...göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allahım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allahım!
Bize güç ver...cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allahım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
 Arif Nihat Asya
Allah hepsinden razı olsun. Hele Üstat Sezai Karakoç’un “Ey Sevgili “Şiiri ne güzel anlatıyor zalimlerin hallerini, her adımlarında Âlemlerin Rabbini unutanlara ne güzel anlatmış:
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
 
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atin son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kus tüyünden
Ve kus sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
 
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs’ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan ölümsüz iz birikti toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan essiz lamba
Hep Kanlıcada Emirgan'da
Kandilci’nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Simdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sirerini gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
 
Dağların yıkılısını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Günesin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı su anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
 
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Ask celladından ne çıkar mademki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardir
Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir
O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir
Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir
Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir
Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
 
Şair olmak öylesine kolay değildir, hissetmek anlamak her insana göre değildir. Yanmasınlar diye yanmak gerek, yıkılmasınlar diye uykusuz dua da kalmak gerek…
 
Üstat Mehmet Akif Ersoy da ne güzel demiş:
 
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
 Mehmet Akif ERSOY
 
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
 
Mehmet Akif ERSOY
 
Bizde böylesine vatanına imanına milletine gönül vermiş insanlar var oldukça, Allah’ın izni ile yıkmaları mümkün olmayacaktır. Büyük bir yıkıma hazırlanan zavallılar her zaman her alana darbe yakarak yıkarak kendi ideolojisini kabul ettirmek için adım atar, yüzünde şer akar iken sırıtarak gülümser, âmâ o gülümseme nefretini gizleyemez açığa çıkarır farkına varmaz.
 
Mehmet Aluç© Kul Mehmet 
​Devam edecek İNŞALLAH 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

26 Temmuz 2016 Salı

Kalkışma Ya Da Darbe Her Ne Halt İse-2.Bölüm

                         Kalkışma ya da Darbe Her Ne Halt ise
                       Vatana İhanet şebekesi



-Size katılıyorum, bu yaşanalar hakkında neler söylemek istersiniz?
-Çok sevinçliyiz gururluyuz, yine el ele omuz omuza kardeşlik bağımızla, destanlar yazmaya devam ediyoruz. Zaten bunlar içimizde bir habis urdu, insan olarak kulanım sınırları dolmuş, insanlıktan vazgeçerek nefreti yüklemişlerdi bedenlerine ruhlarına, onlar yıkmak için dediler bıçak kemiğe dayandı. Şimdi haydi yüklenelim nefreti en koyusundan en yükseğinden- birde içlerinden” Nasılsa dinden döndük mürtet olduk bari bu mürtetliğin gereğini yapalım”- yüklenerek bu aziz mukaddes vatanı kirli ayakları ile çiğnemeye kalkıştılar. Uçaklarla ses sınırını aştılar ama milleti gönülleri aşamadılar. Bu kalkışmayı ilk başta önleyen aziz şehitlerimizi canını feda ederek, önlemesi bozguna uğratması ile Allah’ın yardımı inayetiyle püskürttük Elhamdülillah. Şunu da söylemek isterim ki bu elim acının utancın adını koyan ve Müslüman olduğunu söyleyen, o lain Fethullah bilmem gülmeyenin, gülmeyesice ve ne melun bir nefretle dolu cemaat ki bu, devletin her noktasına gizlice sızmış bu vatan haini kadroları eliyle yapıldığı da bir gerçektir.
-Teşekkürler ederim, sayın seyircilerimiz bir başka vatandaşımızın yanına daha yaklaşalım, onunda duygu his ve düşüncelerini alalım. Efendim merhaba bu yaşananlarla ilgili siz neler söylemek istersiniz?
-Öncelikle bu kalkışmayı önleyen ve yardımı ile bizlerin püskürtmesi için yardım eden, Yüce Allah’a şükür ediyorum ve aziz şehitlerimize de Allah’tan Rahmet diliyorum. Zaten onlar canlarını feda etmeseydi bu kalkışma son hızıyla devam edecek bu mukaddes vatanımız kirlenmiş ayaklar altında ezilecek ve kirlenecekti. Öncelikle milletimize geçmiş olsun diyorum. Meydanları boş bırakmadıkları içinde teşekkürler ediyorum. Aziz şehitlerimiz dağların yamacında açan bir çiçek değillerdi, gönüllerimizde açan vatan çiçekleridir onlar. Meleklerin ellerinde giderken cennete bize el sallar iken sahip çıkmamızı istediler bu vatanımıza, bizlerde milletçe sahip çıkmak için buradayız. Vatanımızı bölerek ezerek büyük bir kazanç ve yıkım peşinde olan içteki ve yurtdışındaki o hain uzantısı olan insan olmayan insan, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın ve sonra kahramanlarımızın sayesinde yıkımı yaşadılar elhamdülillah. Milletin birden diriliş ve silkinme ile devletin ve bizlerin Cumhur Başkanı Başkomutanın gayreti ile püskürtüldü. Sokakları terk etmeyin diyen Başkomutanın yanında vatanın her köşesinde nöbetteyiz. Asında şanlı tarihimizi bildikleri halde bir anlık nefretle gaflete düşerek “belki” yıkarız düşüncesi ile yola çıkanlara o belki’lerini daha ağızlarında söz olarak çıkmadan boğazlarından midelerine en acı tokatla indirdik. Haydi, bakalım sindirebilirseniz sindirin bakalım. Bir şey daha eklemek istiyorum, 15 Temmuz darbe ya da kalkışma ya da yürüme ile girişimi, silahlı kuvvetler adına, anlatımı telaffuzu çok zor olan, tespit edilmesi bunun silahlı kuvvetlerin her ne kadar işi olmazsa da derinden birçok bir zararlar verdiği kesin. Şimdi Askerimizle komutanlarımızla milletçe el ele omuz omuza birlikteliğin kardeşliğin şölenini yaşıyoruz.
-Teşekkürler ederim, evet sayın seyirciler burada herkesin bir derdi var oda ”Vatan” derdi. Yaklaşalım ilerdeki vatandaşımızın yanına onunda duygu ve düşüncelerini alalım. Efendim merhabalar bu yaşananlarla ilgili sizde bizlere neler söylemek istersiniz acaba?
-Teşekkürler ediyorum, yaşanılan coşkuya sizlerde şahitsiniz kısacası ”Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü şu an yaşatan aziz milletin vatana sahip çıkmasını hep birlikte izliyoruz ve yaşıyoruz. İki dudakları arasında pis pis sırıtarak çıkardıkları ve düşündükleri bu ayaklanmanın sözlerini, daha hayata geçirmenin ilk adımında Yüce Allah’ın yardımı azizi kahramanlarımızın sayesinde despot bir ayaklanma ile masum insanlara silah sıkarak bunu gerçekleştirmeden yüreklerine milletin birlik beraberlik kardeşlik okları ile sapladık çok şükür. Bu nasıl bir mantık insanlık ve yaşadıkları nasıl bir Müslümanlık ve din ise insanı masum insanı öldürmeyi mubah görüyor ve yüreklerini dahi sızlatmıyor, bunlar Ebu lehebi, Ebu cehili firavunu bile geçtiler insafsızlıkta zalimlikte… Bu hüzünden sonra ülkemizde yaşanılan cennet kokusu ile kokulanmış istiklalin bayramıdır, daha düne kadar herkes kendi derdinde kendi çıkarı için ayrı ayrı mücadele ederken bugün tek bir derdi var ”Vatan”. Çıkar kavgası bitmiştir, gönüllerin birbirinden ayrı kalarak donması bu samimi sıcak iman ve kardeşlikle ısınmış ve erimiştir yok olmuştur. Yüce Allah-Her hayırda şer her şerde de hayır olabileceğini ayetini gerçeğini şu an bize yaşatıyor Nur Kur’an ‘ın nur kokusu ve havası ile. Gönül sandallarımızı delerek bizi denizde boğmaya yelteneler kendileri nefretlerinin denizinde boğulmuştur. Şehitlerimizi Meleklerin elleri ile cennete uğurladık onlar biz gülelim rahat yaşayalım diye canlarını feda ettiler ve bende diyorum ki, yaşasın zalimler için cehennem. Ayrıca Üstadın dediği gibi ”Hakkıdır hakka tapan milletimin İstiklal. Aynı dili ve dini yaşadığımızı sandıklarımız tarafından hançerlenmek, işte bu af edilir gibi değil! Birbirimize aynı dil ile aynı iman ile güzellikleri yaşatmamız gerekirken, böylesine nefret kusan şer ocakları bizden olamaz. Yaşadıkları bu dinde hiçbir dinde yoktur, uydurma şeytanın başrolünde olduğu yalancı bir sapıklıktır diyebilirim ancak. Türk toplumun kültürel olan değerlerinden, ayrıca birleştirici insanları birbiri ile kucaklaştıran din, ahlak ve tasavvuf anlayışından uzak, şeytani bir fikirle vahşetle beslenen bu hainlerin elbette yaptıkları yanlarına kar kalmayacaktır. İnsanın bireysel olarak karşısındaki arkadaşına karşı kusurları olabilir ama bunlar bunu da aşarak hatta her şeyi insanı ezerek öldürerek af edilmesi mümkün olmayan bir hareket ve düşünce ile yıkım için yola çıkıyorlar, yıkım için çıktılar, yıkıldılarrrr. Halkın milletçe vatan toprağında aynı nefesi aldığı bir atmosferde bunların solukları havayı boğuyor, bizleri havasız bırakıyor. Bilinen belli kalıpları, insanlığı yok etmeyi aşarak özgürlüğü kısıtlayarak düşüncelere fikirlere hayata pranga takmak isteyen bu zavallılar, ceza kanunumuzda kalıbı yani belli kalıbı varda rafa kaldırılmış olan, idam kalıbı ile şekil alacaklardır.
-Teşekkürler ediyoruz efendim.
-Rica ederim, sizlerde sağ olun, bizlerle nöbettesiniz.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam edecek İNŞALLAH

17 Temmuz 2016 Pazar

İyi Olan Hep Kazanır Yani


 
 
Ey zalim şeytana olan tabi
Gelişinizle yıkıldınız ya hani
Yıkılmaya mahkûmsunuz olma asabi
İyi olan hep kazanır yani
 
Ne coşkun geldiniz amma
Nasılda yıkıldınız anında amma
Zaman size köle olacak sen sanma
İyi olan hep kazanır yani
 
Vatan korunur imanla canla
Korunmaz nefretle kanla
Az nefes al yıkıldınız heyecanla
İyi olan hep kazanır yani
 
Milletten size olmaz niyaz
Rahmana yapılır niyaz
Siz yıkılma üstü yediniz piyaz
İyi olan hep kazanır yani
 
Sizler nefisle şeytana inandınız
İşte siz orada yanıldınız
İmana gelin dedik kaçtınız
İyi olan hep kazanır yani
 
Estirdiniz fırtına
Altında kaldınız ne ara
E düşersin nefretle de dara
İyi olan hep kazanır yani
 
İmansız vatan olmaz
İmansıza vatan bulunmaz
İmansızla da dost olunmaz
İyi olan hep kazanır yani
 
Nefretiniz içinizde kala
Uzanmadınız iman dolu dala
Nefret içindesiniz hala
İyi olan hep kazanır yani
 
Kul Mehmet’im millet çekti cefa
Yıktı zalimi az sürsün sefa
Milletimde vardır imanla vefa
İyi olan hep kazanır yani
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 
Niyaz: Yalvarma
15:07:2016

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç