Bu Blogda Ara

çıkar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çıkar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2016 Cumartesi

Aslını Saklayarak Gönülden Sevmenin Güzelliğini Maskeleyerek Sırf Çıkarı İçin Sevmek!

  
 çıkar ilişkisi ile ilgili görsel sonucu
 Düşleriniz gülüşleriniz hakkınız olan haklarınız yarınlarımız için göğüs ğögüse savaşmak ve kazanmak, elinizden almaya çalışanlarla savaşmak en doğal hakkımızdır. Bu bizim en doğal hakkımız. Sakin olun derlerse sakin olmayın, bin bir telaşla elinizden almak için koşarcasına gelenler için, sakin olmayın! Kazanmak haksızlığı yenmek için çalışın ve gönülden vererek paylaşarak engin olun! Yarınlar için toplumun geleceği için daha çok çalışın erdemli olun, erdemli olmayı insanlara anlatın. İnsanlarla iç içe olun onlarla omuz omuza yaşayın ve onlarla eğlenin! İyi insan olmak neymiş hakkınızı yarınlarınızı düşlerinizi almaya gelenlere gösterin ve iyi insan olun. Kaşlarınızı insanlara eğmeyin hep gülümseyin.
Birliktelik erdemli insan olmak insanın kendisini hayatın acımasızlıklarla doldurmaya çalışan insanlıktan nasibini almamış olanlara insanlığınızla savunabileceği yegâne silahlardan üstündür, öldürtmek insan zalim yapar, yaşatmaya çalışmak erdemin onurun güzelliği ile karşınızdaki insanı da erdemli onurlu yapar. Daha fazlası olmalı diye düşünecek olursak herkese gülümsemeli, yanında derdi ile ilgilenmeli yalnız bırakmamalı gizli söylenmemiş olduğu her şeyi unutmuş olmuş gibi unutmalı
Farkındaysanız geçmiş yani Tarih bize yaşarken hangi fırsatların kaçırılmış olduğumuzu hatırlatan bir dosttur arkadaştır, okudukça bildikçe geçmişi eksik olan yanlarımızı buluruz hangi olasılıkları gözden kaçırdığımızı buluruz. Bilhassa içten ifadelerimizin eksikliğini yalnızlıkla yaşamış olduğumuz, geride bırakmış olduğumuzu hayatın yaşarken hangi yönlerini yanlış yönlerini bıraktığımızı tarihin içinde muhakkak bulacağımızdan emin olabilirsiniz Bu durum, bazen bizi bırakarak ötelere giden ölen insanların yaşantısından örnekler kesitler bularak tanımanın, o geçmişi yaşayanları tanımaktan dolayı yaşadığımız hayatı daha kolay anlaşılır olarak bulacağız. Böylesine hazır olan hayatların yaşanmışlığı bize daha kolay olduğu düşüncesini uyandıracak bizlerde. İnsan yaşamış insanların kişisel sırlarını öğrenerek ortaya çıkarıldığında, kendi sırlarının değerini veya onların saklamayarak açığa çıkarmışsa saklama gereğini veya açığa çıkarmışlar ve başarıya ulaşmışlarsa içindeki sırları meydana çıkarma ihtiyacı duyacaktır haliyle. Bazen saklamak için çok daha fazla özen gösteren biz yaşayanların saklanarak hayata geçirmemenin eksikliği ile yanlışa düşerek paylaşmayarak solup gitmesine izin vermemiz, kaybetmemize neden olmaktadır. Aslını saklayarak gönülden sevmenin güzelliğini karşılıksız vermek sevmek yerine, maskeleyerek sırf çıkarı için sevmek bir süre sonra bu gerçeği öğrenen karşımızdaki insanın, bizden soğumasına bizi yalnız bırakmasına neden olacaktır. İnsan iyi güzel yönleri birliktelik var iken yanlış yönlerde insan hayatını hiçe sayarak yok etmeye çalışırsa, önce insanların hayatı sonra kendi hayatının yok olacağını da bilmelilerdir! İşte biz insanlar bunu bilmediğimizden hep kaybediyoruz. Kaybettirmek için yola çıkan kaybetmeye mahkûmdur. Kazanmak için yola çıkan her zaman kazanmaya ulaşır ve kazanır
Hayatın içinde nelerin hangi içeriklerle hangi güzellikleriyle içimizde içerebileceğine izin vermek  koymak veya koymamak, kaybettirmek veya kazanmak bizim elimizdedir, bu bakımdan onu paylaşarak yeni güzelliklerin ortaya çıkması adına yenilikleri bulmak adına hayatımıza, daha güzel yönleri eklemekte biz insanoğlunun elindedir. Yönleri yok etmek kaybetmeye, yönleri bir merkeze ulaştıran farklı yönleri bulmak bize hep kazandıracaktır.
İnsanların gerçek olan daha sonra yok olacak olan bu hayatlarında üzerlerine yapıştırdıkları zengin-Fakir-asil-asil değil-adına değer ifade etmekten uzak etiketler arasındaki farkı ayırt etmeyi öğretmek, insanlığa büyük adımlar attıracak ve önlerini görmek birbirlerini tanımak adına sadece –Daha çok iyilik ve Salih amel işleyerek insanların takva yönüyle-üstün olacaklarını bilincini bize söyleyen, Nur Kur’an’ın bu emrini öğretmek bilinçlerine yerleştirmeye çalışmak yeni bir hayat medeniyet güzellikleri inşa ederek güçsüz olanları ezmenin önüne geçerek, herkesin eşit olduğunu idrak etmelerini sağlamak, insanları dışlamak hak ettikleri haklarını almak bize bir şeyler kazandırmayacağını söyleyen Yüce Kur’an’ın bu emrini hayatımıza geçirmek, toplum olarak güçsüz bir halde iken bizi en güçlü bir toplum haline getireceğini de unutmamamız gerekmektedirDışlanmış insanların bizden uzaklaşarak güç kaybetmemize yeniden aynı toplum içinde kardeş kavgalarına da sebebiyet verecektir. İşte batının yıllardır bunu yaparak bizleri böl parçala yok et mantığı ile bizleri birbirimizden uzaklaştırarak, yeryüzünü kirleterek nefretle kuracakları hem geleceğimizi hem de dünyanın geleceğini yok etmenin peşindeler. Bizler Allah C.C. iman eden müminler olarak, Allah c.c. almış olduğumuz tertemiz nurla bezenmiş insani değerleri gönüllerin sevgilerin tertemiz ışığı ile tertemiz insana değer veren insanı ve kâinatı koruyan değerlerle yaşayarak, bu güzellikleri dünyaya ve kendimize armağan etmekle mükellefiz. Kışkırtan unsurları yok ederek, insanın ve kâinatın daha doğrusu hayatımızın ve dünyanın hak ettikleri ne ise onu onlara vermek veya kazandırmak için bu yolda hayatımızı ortaya koymalıyız.
Geçmişe yani tarihe tarihimize dönüp baktığımızda, tutkuyla sadece kendisi için, toplumu göz ardı ederek yaşayan insanların bağlandıkları inançla hiç alakası olmayan batıl inançların kendilerini şiddete götürdüğünü görmezden gelmelerine fırsat verdiğini, görmelerine engel olarak çıkar ilişkilerine dayalı hayatlarını her zaman kaybettiklerine şahit olacaksınız. İlginçtir ki bu yenilgi ile insanların hala ders almadan ya da tarihin sayfalarını açmadan insanların neden her defasın da aynı hata ile kaybetmeyi unutarak, aynı hataya düştüklerini görerek hayrete düşeceksiniz. İnsanın doğruyu gerçeği güzeli söyleyenleri duymayarak kendi aptallıklarına gülmekten aldıkları akıl almaz zevkleri, yanlış yola girmeleri ve bu nedenle neden bu aptallıklara engel olmak adına bir çaba sarf etmediklerine de şahit olacaksınız tıpkı günümüzde tarihten ders almayarak düşmüş olduğumuz birçok hatalar gibi. Diğer insanların fikirleri düşünceleri fikir düşünce zenginliğimizdir, onların bu fikri düşüncesi bizi izleyen yabancı bir gözmüş gibi düşünürsek hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi sağlayamayacağız. Her günün sabah ve akşamında hayatımızdan ömrümüz bir yaprak gibi yere düşerken, geriye kalan ömrümüzü, zifiri karanlıklara gömmek yerine, ışıkların aydınlıkların olduğu bir dünyaya doğru devam ettirir isek aydınlıkları yaşamayı istersek, aydınlıklarda yaşarız. İnsanların hayatlarına zenginliklerine dünyaya sahip olmaya değil, sahip olanlarla olmayanların hayatını güzelleştirmeye gelmedik mi biz bu dünyaya. Çok malı olan az olanla paylaşmaya çalışarak, ahireti kazanmaya gelmedik mi biz bu dünya âlemine. Hayat bir yürüyüştür ama tek başına değil toplumla el ele gönül gönüle yapılan bir güçlü yıkılmaz sarsılmaz yürüyüştür bu hayat. En güzelini birliktelikle kardeşçe yaşamak dileğimle, Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

24 Eylül 2016 Cumartesi

Çıkar Gelir Misin Günün Birinde

Çıkar Gelir Misin Günün Birinde
beklerim sevdiğimi ile ilgili görsel sonucu
 
Yârim gitti gelmez nerede nerede
Ben kaldım iki arada bir derede
Ararım onu ben gurbet illerde
Haberin beklerim esen yellerde
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Terk edip gideceğine bir kurşun sıksaydın
Seni sevmiyorum deseydin kör kuyulara atsaydın
Gece gündüz yanında değil taşlar üzerinde yatırsaydın
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Mecnun olamadım olmak kolay değilmiş
Sende Leyla olamadın aşk bize göre değilmiş
Demek ki aşk değil ayrılık kapımızın önünde bizi beklermiş
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Kul Mehmet’im gönlünde esemedim kurudum
Aradım ben seni gurbet illerde bulamadım
Ayrılık nasipmiş dedim gönülleri ağlatmadım
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Rahmanda Vardır Derman



Gönüller sanki kabristan
Her birinde çıkar ayrı figan
Var Rahmanda vardır derman
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Her zaman vardır bir imkân
Gönülleri eyle seyran
Kâinatı seyret kal hayran
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Eremezsin yalnız devrana
Ne gezersin tek başına yana yana
Var sarılsana sen seven cana
Bir kendine birde ona baksana
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Bülbül gülde ötende
Aşk tene değende
Aşk gönülde gezende
Mutluluk geze hanende
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Aşk olsun bedende
Merhamet kalsın sende
Aşk bir gün gidende
Ağlar insan her göçende
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Bağrına dolsa da sitem
Aşkla yazsın kalem
Aşksız kalmaktır verem
Rahman her şeye Kerim
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Siteme aşktır merhem
Çölde aşkı aradı kerem
Gülde aşkı ara bul der veren
Aşkla ahirette kuldur gülen
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Aşksız ömür beden çürür
Aşksız ölü beden mi yürür
Aşksız canlı beden ölür
Aşk gidince kurur beden
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Kul Mehmet’im aşk canım kolum
O benim yürüdüğüm yolum
Aşksız yaşamak değil mi ölüm
Aşksız sineni delme bölüm bölüm
Ne bekliyorsun her an söyle
Hayat devam eder mi böyle

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Temmuz 2016 Perşembe

Yüce Rahmanı Hatırla

Yüce Rahmanı Hatırla
Haydi, nefsi şeytanı çıkar gönülden aradan
Kendini ahirete göre durma sen hazırla
Âlemleri senin için yaratmış Yüce yaratan
Her yediğin nimette sen Yüce Rahmanı hatırla

Ne güzel sevilir insanlar canı gönülden
Nefis şeytan zararlıdır bu ömürden
Bak merhamet ne güzellik katmış güle güzelliğinden
Her gördüğün canda sen Yüce Rahmanı hatırla

Var kapısına hakka erenlerin
Var gir sen içine gönüllerin
Ne güzel kokar gönülleri insanları sevenlerin
Her baktığın gönülde sen Yüce Rahmanı hatırla

Hak dostları almaz gönülden verirler
Hak yoluna hakkın aşkıyla yürürler
Gel demeden birde bakarsın hakkın güzelliği ile gelirler
Her dostu gördüğünde sen Yüce Rahmanı hatırla

Dokunur Rahman gönlün merkezine ortasına
Orayı temiz tut imanla doldur her bir parçasına
Bakan görür imanının nurunu her bir damlasını
Her gönlüne dokunulduğunda sen Yüce Rahmanı hatırla

Nefis şeytanla olduk gönülde ne varsa çaldırdık
Düzenbazların oyununa aldandık ne varsa kaptırdık
Dinden imandan uzaklaştık zalimin kucağına oturduk
Her yüreğine hançer saplandığında sen Yüce Rahmanı hatırla

Yüce Rahmanı hatırla var yanına
Düşmezsin dara kötülük dokunmaz sana
Her kötülüğü yanlışlığı sen kendinde arasana
Her güzelliği gördüğünde sen Yüce Rahmanı hatırla

Kul Mehmet’im Rabbim der olun can cana
Bizler ayrı yaşadık düştük ayrı bir yana
Rabim der bakın gönlünüzde bana her bir cana
Her ayrılığa düştüğünde sen Yüce Rahmanı hatırla
Her kendi hatanda acizliğini bil, sığın sen ol yüce Rahmanla
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

26 Mayıs 2016 Perşembe

Nereye Çıkar

elimde yerken tuzsuz hıyar
gönlümede verdim bir ayar
boş yollara ayağım boşa kayar
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
bari hıyar yersin maydanoz olma
hırsla koşanın önünde durma
halden bilmeyen sen yol sorma
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
gezdim illeri diyar diyar elimde hıyar
(duyan olmasın karnım aç başka aşım yok)
gönlüm nerde güzel görürse ona bakar
ey gönlüm dedim halden bilmez çıkar yakar
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
insanın yönü varacak menzili olmaması ne kötü
insan varınca menzile olur bahtiyar olmazsa yaşar çöküntü
bulsam bir zülfü uzun eş kalacağım yanında, 
bilmem sanki bana yollarla herkes küstü
bilmem yönsüz yolum nereye çıkar
 
Bundan sonrası uzun bir solukta anlatayım
laf söz girmesin artık araya oraya buraya sona varayım
durdum bir köyde oturdum bir tarlaya 
dedim olayım burada ben bahtiyar
karşıma çıktı halimi sordu bir ihtiyar
anlattım dedim yıllardır olamadım bahtiyar
ihtiyar dedi kal yanımda kimsesizim olursun benimle bahtiyar
düşündüm taşındım az kaşındım düşündüm adım adım
dedim bari kalayım zaten mutsuz benim adım
ihtiyarla kalayım dedim az nefes alayım
bana yardım eden kul çıkmadı bari ben ihtiyara yardımcı olayım
bir kaç gün yanında kalayım rızkım varsa kalayım
tamam dedim elin öptüm tarlada çalışarak dedim budur bana ayar
akşam oldu düştük yola vay seni gidi hınzır ihtiyar
güzel bir kızı varmış korkmuş lal olmuş bana söylememiş ihtiyar
isteyeni olmamış  benim gibi olmamış bahtiyar
kapıyı açtı zülfüyari gördüm gönlüm uçtu oldum aklı tam ayar
akşam yemeğini yedikten sonra kızına anlattı halimi söyledi kızının halini
ben evet dedim zülfüyar düşündü bana baktı az güldü eliyle işaretle evet dedi
Allahım sana şükür dedim bahtiyarlık ne güzelmiş dedim şükür ettim
mutluluk içinde bir ömür boyu ben güldüm zülfüyarim güldü kayınbabam güldü
işte yönüm bahtiyarlığa çıktı şükür gördüm
Mehmet Aluç-KulMehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

25 Mart 2016 Cuma

Kul Anlar Teslimiyetle Kul Olduğunu



Hak yolunda yürüyen kul Allah için sefere çıkar
Gözlerinde Allah'a teslimiyet parıldar etrafına bakar
O gözler ki görmediğini şimdi anlar o an şaşar
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Hak yolunda teslimiyet gömleğini kul giyer
Hak yolunda yürüyen kulda olur basiret
Gönlündeki teslimiyetle yağar Rahmet
Artık kul hak yolundadır yıkılır cümle zahmet
Kul teslimiyetle kul olduğunu anlar kulluğu ile yaşar



Teslimiyet hırkası giyen kulda sapma olmaz
Küfür bilir tek millet onun içinde solmaz
Hak yolunda hakka teslim olmayan kul olmaz
Kul bu dünyada aradığını teslimiyet ’siz hiç bulmaz
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Ey kul teslimiyet ‘siz bir çare bulurum sanma gülme
Teslimiyet’ siz bu dünyada bir güzellik bekleme
Teslimiyet’ siz kurak çöle bir parça buğday ekme
Boş yollarda gezerek eza ile cefa sen çekme
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Hakikati teslimiyetle gören hak sözünü söyler
Hak yolda olamayan nefis şeytanın sözünü söyler
Hak yolda olmayanın kazandığı boş şeyler kim neyler
Hak yolda kulun kazandığı ne güzel nurdan güller
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Ey teslimiyete yürümeyen kul bak nefsin şeytandır seni bozan
Kalem değildir gönüldür içinde gezen kaleme gönüldür yazdıran
Bu dünya üç günlük değil midir gelip konaklandığımız bir han
Dünya içinde gezen can teslimiyete varırsa olur gerçek can
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Ne güzel kuldur hak yolunda gönlünü koşturan
Hak yol içinde hakka varıp gönlünü coşturan
Hak yolda hakkın nuru çamurlu yolda kulu paklayarak aşırtan
Teslimiyetten gerisi boştur ey kul var git nefsinle sen yan
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Rahman’a teslimiyettir her işin başı
Yanlış yolda akıtma sen boşa gözyaşı
Nefis şeytan boşa eğdirir hilal kaşı
Nefis ile şeytan değil midir teslimiyete karşı
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Ey kul teslimiyet ‘siz tüm sınırları aştın
Nefis şeytana yanmak için mi kaçtın
Karşında hak yolu duruyor neden etrafına bakmadın
Etrafına bakmadın ey kul nefis şeytan ile kaldın yandın
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Teslimiyet bu dünyanın tek hanıdır
İçine girmeyen bu dünyada yanılır
Boş yolda boş giderken yolda bayılır
Hak yolda teslimiyet ile kul ayıkır
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Ey kul gel hak yolda hakkın atına binek
Hak yolda hakka ulaşak birlikte gülek
İnsanlık kulluk neymiş öğrenek bilek
Ecel gelince hakkın gülümsemesi ile ahirete gidek
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Kul Mehmet’im hak yolda teslimiyet ‘siz yaşamak zordur
Her adımında eline gönlüne yapışan bir kordur
Hak yolda yürü zalimleri kul hakkı yerken durdur
Hak yolda teslimiyetle yaşayan hakiki iman eden kuldur
Kul anlar teslimiyetle kul olduğunu kulluğu ile yaşar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




13 Mart 2016 Pazar

Marifet




Marifet insanın gönlünde çıkar
Takip edilmezse uzaktan bakar
Gözlerde yaşlar akarda akar
Hüsranı sonuna kadar kul yaşar
Marifet uzakta hala kula bakar

Kararsızlık oku gönülde kalır
Oku çıkarmayan kul hep yanılır
Uzakta mutluluklara bakılır
Gönül yandıkça can çalılara takılır
Hüsranı sonuna kadar kul yaşar
Marifet uzakta hala kula bakar

Bir adımda karar vermek çok zor olmasa gerek
Marifet deryasına yürümek gerek
Almalı Gönül’e hep gülümseyerek
İnsan her şeyi yapar bilerek
Hüsranı sonuna kadar kul yaşar
Marifet uzakta hala kula bakar

Gönülden başka terazi yok aşk için
Aşk ile gönülde ömrünüze bir değer biçin
Kul Mehmet’im bu dünyaya acep geldik biç niçin
Nefreti bırakın sevgiyi seçin
Hüsranı sonuna kadar kul yaşar
Marifet uzakta hala kula bakar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


7 Haziran 2015 Pazar

İyilikten Nefrete Koşarız Adım Adım


Pire için yorganı yakana ahım
Nice kanlar yutmuşa çıkar vahım
Böyle kurulur mu kanlı takım
Yapılan güzelliğe hizmete yapılan hebadır
İyilikten nefrete koşarız adım adım

Ne kanlar yutuldu ciğer parçalandı
Ne çabuk nasıl nerede unutuldu
Kör gözler vatan millet demedi nefreti seçti yaralandı
Bela meydanına geçit verildi boş gözlerle bakınındı
Yapılan güzelliğe hizmete yapılan hebadır
İyilikten nefrete koşarız adım adım

Gülü attık diken denileni seçtik
Gülümseyeni seçmedik kan içeni seçtik
Bilmem gülümsemeden niye vazgeçtik
Kin nefret bu kadar olur mu dedik nasıl bittik
Yapılan güzelliğe hizmete yapılan hebadır
İyilikten nefrete koşarız adım adım

Kul Mehmet’im üzülme sana olan ona da olacak
Ülke kan ağlarsa bende oda ağlayacak
Güzellik giderse kötülük ile herkes karalar bağlayacak
Elimiz ile açtık bela kapısını yaramızı kimler merhem olacak
Yapılan güzelliğe hizmete yapılan hebadır
İyilikten nefrete koşarız adım adım

Mehmet Aluç

22 Şubat 2015 Pazar

Bir seven çıkar elbet yoluna





Gül mü verdin elime bahçeme dikeyim
Zakkum ağacı verdin ben ne diyeyim
Gülümseyerek geldin de ben mi boynunu büktüm
Âşık sazım teli kırık tel taktında ben mi türkü söylemedim
 Sen gönülden sevdin de ben mi türküleri yola söyledim

Yıllar oldu sevmedin beni sinemi döverim
Mutlu bir gün görmek için etrafında dönerim
Sen sevmezsen de ben seni aşk ile severim
Sen gönülden sevdin de ben mi türküleri yola söyledim

Kul Mehmet’im var git sen artık kendi yoluna
Seven yoksa kırık sazın tak sen koluna
Dikkat et sen sağına soluna
Bir seven çıkar elbet yoluna
Sevilmek ne güzel yakışır Allah’ın kuluna
Mehmet Aluç




Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç