Bu Blogda Ara

kervan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kervan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2016 Perşembe

Bomboş gidiyor kervanımız

Neler çektik neler nefis şeytan sözünden
Tahammül ederek koştuk bomboş olanın peşinden
Yaşadığımız kaos yalnızlık rüsvalık bunun yüzünden
Gönül gözü kapandı bomboş gidiyor kervanımız

Görünmez mi bak nefis şeytan dünya boşa yürüyor
Yüce Rahman içini imanla güzellikle doldurun diyor
Bilmem bu kendini bilmez kullar halini neden görmüyor
Gönül gözü kapandı bomboş gidiyor kervanımız

Nur Kur'an Nur Sünnet değil mi bize olan yasa
Neden bilinmez haramla doluyor tıklım tıklım kasa
İnsanlar katl ediliyor çıkar için baksana hülasa
Gönül gözü kapandı bomboş gidiyor kervanımız

İman var iken benlikle parçalanır ikbalimiz bin bir yerinden
Yanlış öğüt bilgiyle bizi parçalarlar inanın en derininden
Onca yiğitler ölürken onlar bakıyor gülerek pencerelerinden
Gönül gözü kapandı bomboş gidiyor kervanımız

Rahman'dan Nur imandan kardeşlikten başka yok bize tabip
Nurdan Nur iman acep neden gelmiyor bize cazip
İman edenler imanlarıyla her zaman değil midir galip
Gönül gözü kapandı bomboş gidiyor kervanımız

Kul Mehmet'im hak yolda her zaman vardır ihsan
Nefis şeytan dünyayı bırak iman yolunda koşsan
Tehnada halin arz et Rahman'a imana sen varsan
O zaman gönül gözü kapanmaz bomboş gitmez kervanımız
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

30 Ocak 2016 Cumartesi

Cevapsız Sorularımın Limanında



Hamalım şüphesiz senli düşlerime
Ne yana dönsem sensiz düşlerim koynumda
Bir sen yoksun gönlümün kıyısında
Gözlerimin okyanusunda
Her anımda hemhal olurken senli düşlerimle
Bir sen yoksun canımın sahilinde
Bir sen demir atmıyorsun gönlümün limanına
Cevapsız limanlarımda sorularımla boğulurken
Şüphesiz nice gönül kervanları geçerken
Ben hala seni bana getirecek kervanı bekliyorum
Karanlık gecelerimden beni sabaha ulaştıracak
Şefkatli elinle beni yeniden canlandıracak
Beni sende diriltecek uyandıracak
Senin bana getirecek olan kutlu kervanını bekliyorum
Ayrılığın yıkık senfonisini bas sesi ile dinlerken
Yüreğimde çizdiği derin acıları içine katarak
Hasretin arabesk türküsünü dinliyorum
Gözlerimde yaş ellerimde sensizlik
Gölgelere sığınmış bir meczup deli
Hasretinle denizdeki dalgalara karışırken
Boğuşurken
Sana ait gönlümü almasın diye
Son nefesimde beni alıp içine çekmesin diye
Hasretin denizindeki dalgalarından kurtulurken
Son bir hamle ile
Bekliyorum hala seni bana getirecek olan kervanı
Ufukta ne bir kervan var
Nede gelen bir yolcu
Sadece kor alev rüzgârda esen hasretinin kokusu var
İki kırık cümle ile sana kırık gönlümü gönderiyorum
Kırık düşlerimin gölgesinde
Sensizliğin azabını gönlümde saklarken
O iki kırık cümleye bulaşmasın diye
Sensizliğin azabını gönlümün dehlizlerinde saklıyorum
Ben yine kırık dökük odama dönerken yine yıkılmış
Ama umudunu hala yitirmemiş adımlarımla
Yine yorganı üzerime çektim
Senli düşlerim koynumda
Kendi cevapsız sorularımdan azat olmuş halimle
Düşlerimde seni bana getirmesi için
Binlerce kervan gönderiyorum
Seni bana getirmesi için
Kapatırken göz kapaklarımı zamanın en derin uykusuna
Yüreğimdeki yangını söndürdüm
Düşlerimde seni yakmasın diye
Tabutuna sığmayan hasreti
Düşlerimde sen görme diye
Toprağa gömüyorum
Gönlümdeki hasretim sana hasreti yaşatmasın diye
Feryadı kulakların da yankılanmasın diye
Vaveyla vaveyla gömüyorum toprağa
Bekliyorum ömrümün kervansarayında seni
Alır o narin burnun az yüreğimi yakan sen kokunu
Bulursun yolumu kervansarayımı
Şimdi suskun düşlerimin içinde gezerken gülümsüyorsun
Bulutlar saçlarınla oynuyor
Bir nehir gibi gözyaşlarını yüklüyor gözlerine
Gönlümüzdeki pasları sel gibi alıp götürecek
Gözyaşların yüklerken bulutlar
Ben saçlarının altında bekliyorum
Susuyor kulağımda yankılanan matemli şarkılar
Şimdi bir sen varsın karşımda
Birde sana sevgiyle atan gönlüm var
Şiir kokan gözlerinde
Cennet kokan hece hece şiirler okuduğum gözlerin var
Artık her şey sana benziyor sen kokuyor
Açmıyorum gözlerimi
Hiç açmıyorum
Alınırken ruhum
Gönlüm hala dipdiri sana koşarken
Sen arkamda kalıyorsun
Ben senden uzaklaşırken
Sancılı koşmalarına takılırken yoldaki taşlara
Takılarak düşerken sen
Ruhum ani bir sıçrayışla
Gönlümün feryadı figanı ile
Bedenime geri dönüyor
Seni almadan gidemem diye
Koşarak sana geliyorum
Gözlerinde yaşlar
Tutuyorum ellerinden
Gülümsüyorsun cennet bakışınla
Tamam diyorum alın ikimizi birden
Ya da bırakın el ele yaşayalım
Sonra ölelim
Yüreğimden çıkan bu dua ile yüreğimde
Depremler olurken
Uyanıyorum uykumda
Ve karşımda sen ve ben

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

28 Haziran 2015 Pazar

Rahman Peşinde Kur'an Sünnet Peşinde Gidersen Huzur Bulursun.



Sabır ile yol almayan biz kullar ne kadar aceleci sıkıntının ilk adımında sabırsız dayanıksız çıkarız! Çürük tahtaya basmakta çok aceleci, sağlam tahtaya basmakta çok yavaşız vesselâm. Yaşantımızda sağlam tahtaya bastığımız o anlar bizi ötelere yarınlara sabırla taşıyacak olan biliriz hala inadımızla çürük tahtaya basmakta ısrar ederiz. Hele birde araştırmadan yalancı dostun yalanına sırtındaki postuna güvenerek inanır peşinde gideriz, helâl kazancı ile sırtında çulu olan doğru insana inanmaz hor görür aşağılar, hala kör inadımız ile çürük tahtaya basmaya devam eder ta ki çürük tahta kırılıp dizimiz kırılınca sızısı ile kalınca ayıkırız, lâkin oda çok geç olmuş olur iyiliğin kervanı gitmiş olur.

O yaralı halde iken bile bir süre sonra hala etrafımızda postu güzel yalancı fikirsiz var ise yine onun çürük tahtasına sırtımızı yaslar edepsizce gülümseriz! Sanki onda bir güzellik varmış gibi bekleriz ve yine bizdeki her şeyimizi alana kadar ayıkmayız, ta ki çırılçıplak tüm değerlerimizi yitirince, yalnız kalınca ayıkırız ve yine iyiliğin kervanı yine gitmiş olur!
Öfke nefret ne ile beslenir tabi ki biliriz kanla beslenir, hem de masumların kanı ile. Şeytan da merhamet aram yok şeytan öldür yok et der, lâkin her şeyi öldürünce tek başına kalınca sana da bir şey kalmayacak işte bunu idrak etmekten de aciziz...
Savurma nefretini, sende savrulursun, kul Ancak Rahman peşinde Kur'an Sünnet peşinde gidersen huzur bulursun. Makam mevki kulu yüceltmez ki, imanı ameli merhameti kulu Yüce Rahman katında yükseltir, insanda Rahman'a Kur'an'a iman nur Resul'e iman yok ise hayatı da kazandığı da beş para etmez değersiz kalır... Ölüm, her doğan canlıya her an yakın, kaçayım dersen de kaçamazsın her an onunlasın, hem yakın hayatla nefes kadar iç içe yakın, kaçarım deme sakın yanılırsın.

Nefis şeytan der ki günah işledikten sonra sakın gitme Rahman'ın tövbe kapısına günahın çok ama çok çok, ahiret içinde aman kafana takma bir yolu bulunur elbet, sen eğlenmene bak bir daha mı geleceksin dünyaya aman der kandırır, karşında pişmiş kelle gibi sırıtır, seni kendi yerine vekil yapar yan gelir yatar, aman sakın ha inanmayın nefsinize şeytana! Bakar ki sen Rahman'a yöneleceksin hemen sırtını sıvazlar kibir benlik ile seni kandırır, seni kibirde şampiyon yaparda, sen mezarda ne yapacaksın o belli olur ateş ile azap...

Bir süre sonra kul anlar hatasını sanki yine Rahman'a yönelirken ve hatta bir yoksula sen sadaka verirken, şeytan ensende aman ne verirsin sadak veya zekât bırak çalışsın kazansın sana mı kaldı onun dersi, hem senin kazancın azalır (Aslında kul verince çoğalır kazancı) o sefil miskinlerle bölüşme onlar değil senin dengin sende olma sakın engin, yoksa gözden düşersin sende verirsen onlar gibi olursun bir süre sonra saçmalığı ile yine kandırır! Hatta ki o lâin şeytan, namaz kılanların pis olduğunu sadece arınma için kıldığını, senin kalbin zaten temiz, sende yok kibir onlarda var kibir, sana Allah'ın affı zaten var, endişelenme, senin kalbin temiz boş ver kim ne dersin, safsatacı ile iyice seni köle edince, sende onun kölesi olunca, senden kaçar e sen artık şeytanı da geçtin...

Kul Bismillahirrahmanirrahim dediği an Kur'an ile sünnet ile olduğu an, şeytan erir yok olur gider. Kul, Vicdanını Kur'an ile Sünnet ile yıkarsa şeytan yanına yaklaşamaz... Kur'an ile bürünmüş, iman ile yürümüş, Nur gül kokulu Peygamber sevgisine bürünmüşe kul, şeytan hiç yaklaşamaz yaklaşırsa yanar eriri yok olur biter. Kul Kur'an, iman, sünnet, gözlüğünü tak etrafına bir bak, gör etrafımıza nasıl sokulmuş ekilmiş nifak... 

Kur'an'ın engin güzel deryasına gir kendini gör, Kur'an'ın üstüne işlediğin duvara astığın dantel içinde kapalı Kur'an'ı görme yanılırsın, pişman olursun...! Mana âleminden kopan insan, dünyada mutlu olsa dahi oda sahtedir olacağımız üç gündür, kopmayalım mana nur Kur'an iman özünden, yanarız üç beş cahile inanıp fikrimizi, onların fikrine esir ettiğimiz için yanarız sonsuz cehennemim közünde.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun, cümlemize imanı nasip etsin(zaten iman kapısı herkese açık) kibirden uzak olanlara, kalplerinin kapısını merhamete kapatmayanlara... Selâm ve dua ile...

Dünya ile ölüm arası bir adım değil mi?
Seni kandıran nefsin şeytan değil mi?
Kandırmayınca can çekişir acıtır acısıyla seni
Sabırla bekle ol Kur'an ile sahte acısı biter gider
Şeytan sanır kul oltada
Kur'an ile olan kul bilir rezilsin ortada
Kur'an ile eritir seni potada
Kalırsın ağzı havada
Titrek lâmba fitili gibi titrer erisin, sanki o lâmbada
Daha ne yaklaşırsın iman eden kula ne önde ne arkada
Haydi, Kur'an ile Sünnet ile olalım cümle kullar huzurda bir arada

Mehmet Aluç

14 Nisan 2015 Salı

Nasıl Yaşarım



Karşı dağı aşarım
Yârim gelmedi şaşarım
Bülbül sesim yâre götürsün
Ben yarsız nasıl yaşarım

Hangi kervan yârimi götürdü
Götürdü de beni dünyada öldürdü
Dayan yüreğim sen dayan
Ben yarsız nasıl yaşarım

Kul Mehmet’im ağıtlarım yazarım
Aklımı yitirdim yarsız ararım
Önüme gelene yâri sorarım
Ben yarsız nasıl yaşarım

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç