Bu Blogda Ara

yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2015 Perşembe

Medya Köşe Yazısı Seçkilerim...

Medya,köşe,yazısı,
Feride'nin Günlüğü

Berkin Elvan'ın Ölümü
Cihangir Sosyetesinin Düğünü


Bu esnafın ekmeğiyle senin için oynuyorum Berkin..
Emekliye ayrılıp, ikinci el dizi setinden düşme, dalında fikir gargarasına matuf ne kadar oyuncu varsa toplanmışlar. 11 Mart Hayatı Durdurun çağrısı yapıyorlar. Bugün Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü. Fatiha’mız cepte. Berkin Elvan’ın toprağından alıp çamur atma şenliklerinin ikincisi düzenleyecek olan bu tayfaya acıyarak bakışım ilk değil. O koca koca tekstlerle film deviren yamalı aktörlerin hepsi soruyor “ Berkin Elvan öldü rahat uyuyor musunuz”.

Cihangir’in entel sınıfından arada bir teneffüse çıkıp, fil dişi kulelerinden replik savuran bu şahısların ne yapmaya çalıştığını aşk ile şevk ile bir daha yazmaya çalışayım. Bir büyük devirmeyi devlet devirmek zanneden bu duble ahmakların  özlediği Türkiye, naftalinli bidonlara basıldı . Bunlara Yeni Türkiye aç dostum, boşluklarını donat anlasınlar. Bir ölümün üzerinden ikinci taarruzu planlayan bu naylon askerlere söyle, Cihangir kafelerinde dumanla altını çizdikleri kitap cümleleriyle halka çağrı yapma günleri nenemin bohçasında kaldı.

Evet soruyu bir daha alalım “ Berkin Elvan öldü, rahat uyuyor musunuz”. Horlamayı keserken biz de uyuyacağız. Senin rahat uykunu da gördük. Derdin bir ölüm sonrasındaki ağıttan rahatsızlık duymak. Ortalığı talan etsinler, esnafın ekmeğine tomalar sürülsün, camları devirsinler, kaldırım taşları hop otursun hop kalksın sen de kahvenin köpüğünü say. Siz rahat uyuyor musunuz? Hıncın ve nefretin trafiğinden kendine gelmeye üşenen habis kitle, siz rahat uyuyor musunuz acaba? Berkin ölene kadar, çığırtkanlığını yap, ölümün açık adresini ver sonra da sıyır otur . Siz peki Berkin’lerin ölmemesi için ne yaptınız?

Öyle, romantik kamu spotu yumurtlayıp, ağlak iki replik okumakla Berkin anılacaksa benim taziye dileğim seninkinden daha samimi duruyor. Derdiniz o olsa keşke. Derdiniz, Berkin’i seçim sandığına kalkan kılmak! Süsleyip, sıvasan da bu ahlaksızlığın makyaj kabul etmiyor. Aşikar! Hayatı Durdurunmuş, Niye? Hayat dursun, kaostan beslenen kara borsacılar gibi sen de nefretin, kinin, fiyatını artır öyle mi?

Yahu yok mu şöyle üçüncü sınıf aksiyon dizileri çekecek. Toplayın şunları eğlensinler. Berkin’i sömüre sömüre çocuktan geriye kalacak hatıra da bırakmadılar. Çok mu merak ediyorsunuz? Berkin’i siz öldürdünüz. Ölüm suflesi verip kaçanlar ordusu.  Gezinin kökü bizde, nasıl olsa yine çıkar diyerek debeleniyorsunuz lakin halkın gözü sizin beyninizden daha erken açıldı. Geçmiş olsun.
Esra Elönü elonue@gmail.com Haber 7 Twitter@elonue.

26 Şubat 2015 Perşembe

Medya yazarları seçkilerim...

Feride'nin Günlüğü





Kendi eşinden de görüntü mü  isteyeceksin Enver!
 Demokratlığınıza görüntü istemeden inandık!
Körelmiş bıçağı bileyip en azından armut doğramada kullanabilirsin, lakin körelmiş kafalarını bilesen beyni tulum peyniri gibi dağılacak olanlara laf anlatmaya çalışmak deveyi atlayamadığı hendeğe gömmek kadar zor. Dedim ya bunların silecekleri o kadar iyi çalışıyor ki tükürmeye yetişemezsin. Hiç öyle cümle festivaline gark olmadan, edebi patinajlar çekmeden, direksiyonu direkt beyinlerinden mülhem faşizm tarlasına kıracaksın! Ne bestelerinde usül var ne güfterinde mana, dibine kadar detone olmuş vicdanlarıyla sana saygı gazelleri okurlar ki alkış tuttuğumuz eller kırılsın!
Alt zemin faşizm üst krema demokratlık olunca çivi çaksan ilk hamlede dağılmışlar listesine birinci sıradan giren Enver Aysever’e bravo(!) Bu camianın insanlarıyla anlayış mavalı üzerinden tokalaşıp aynı bileği utanmadan değerlerine, inançlarına  büken demokrat pehlivana(!) bravo. Biri çıktı Kabataş mağduru bir anneye Yalancı Gelin dedi kursağımıza kadar sustuk, şimdi de tükürük sayacı cilalayan ağzıyla o anneye utanmazca had bildirmeye çalışan adamlar konvoyunu acıyarak izliyoruz.
Birincisi, mağdurluğunun imzası altı aylık bebeğinin çizilmiş kollarında gizli olan o annenin acısına da mazlumluğuna da kefilim. Sana soruyorum Enver Aysever, o şiirsel kelamını empatiyle dörtle bakalım, aynı olay eşinin başına gelseydi görüntü mü isteyecektin? Kabataş meydanında mobese direklerine tırmanıp oradan mı dinleyecektin eşini. Hadi görüntü istedin,utanmazlığın rejisine oturtulmuş ucundan kıyısına sokak montajından geçmiş görüntüler mi delil olacak sana, yoksa eşinin yaşadığı travma mı? Hiç sormaz mısınız? Bu bebek niye kesildi sütten, bu anne niye bir kabusu emzirdi kalbine. Vicdanmış! Bundan sonra biz de senin vicdanlı olduğuna dair kestiğin ahkamın için görüntü isteyelim. Siz kimsiniz be? Kimsiniz de bir annenin acısına taş koyuyor, gübreden alayınızda boğmaya çalışıyorsunuz?  Size söylüyorum  Hz. Meryem'e yapılan neyse Zehra'ya yapılan da odur. İftira mazlumun uğrak yeri. Susma orucu için de ramazanı bekleyecek değiliz ya...
Öncelikle bir annenin şerefini haysiyetini kamera karesince küçültüp buradan pornografik manşetler atarak halt gazeteciliği yapan herkesin aynı acıyla yüzleşmesini Allahtan niyaz ediyorum.
Sonrasında Adli İnsanlık raporu bile alamayacak hayvanlığı tescilli jelatini hiç açılmamış vicdana sahip olanlar da bu niyazdan nasiplensin!
Ettiğim duadan ne kadar eminsem bu annenin şerefinden acısından anlatamadıklarından da o kadar eminim! Şimdi olayı iktidardan muhalefetten soyutlayıp tarafsız bir vicdanı ortaya koyarak soruyorum! Aynı şey kızınızın eşinizin başına gelse görüntü mü sorarsınız? Yavrunuzun hakkını görüntüyle mi ararsınız ? Acıyı sizin görmeniz mi önemli yoksa onun yaşaması mı ? Sırf iktidara öfkenizden sırf o siyasi çığırtkanlığınızdan acıyı da şiddeti de mahalle kovboylarının at üstünden attıkları çamura boğdunuz ya bu çamuru sıvadığınız kadar sınanın!
15 yaşında Berkin Elvan! Hastane kapısında bekleyen annesinin kulağına eğilip " Görüntü nerde" demek ne kadar şerefsizlikse bu annenin acısını görüntüye indirmek o kadar şerefsizliktir. Gelelim kuyruk açısını cm cm intikam cetveliyle resmeden şarjı bitik gazetecilerin söylemlerine! Gelelim hırsından çatlayıp Zehra'yı Fadime Şahin'le bir tutmaya çalışan senaryo alışığı gammazcılara! Ve gelelim iftiraya paralel çanak tutan gözü dönmüş din soslu garnitür adamlara! Gezinin bir tane Fadime Şahin'i vardı. O da şalvar lastiğine dizdiği yalanları bir bir itiraf ederek ve hiçbir zaman iktidar olamayacak partisine uygun ebatlarda don biçerek buna senkronize zırıl zırıl ağlayarak altı oka baka baka gitti. Başka?
İster Kabataş kışkırtanı diye yaz ister yontmataş bülbülü diye kodla! İster kudur ağzından iftira köpürt! Debelen! Zehra'nın yanındayız. Yahu bu kadar izbe propaganda yaptığınız kadar şerefin ve haysiyetin savunucusu olsaydınız topluca ihya olurduk! O anne Başbakan aleyhine bezeli bir Gezi küfürü etmediği için, Atam kalk ülkemin geleceğine bak hizasında ajitatif pankartlar açmadığı için, başı açık olmadığı için, kırmızı elbiseyle toma önünde duş jeliyle beklemediği için bu iftiralara maruz kaldı! İşte bu yüzden önce acısını değil görüntüsünü soruyorsunuz!
Siz aşağılık iftiralarla mide kaldırmaya devam edin mideyi de kalbi de yatıştıran ilahi adaleti bekliyoruz..
Esra Elönü 
Kaynak:http://www.haber7.com/yazarlar/feridenin-gunlugu/1306686-kendi-esinden-de-goruntu-mu-isteyeceksin-enver

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç