Bu Blogda Ara

bilmeyen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilmeyen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2016 Pazartesi

İnsanlığını Ara Sen Bul




Laf söz bilmeyen dinlemeyende olmaz ki hiç dost
Dost olmadığı gibi ona hiç insan denilmez olmaz kul
Dost olmayanın önüne serilmez bir eski çulla post
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

Mademki nefret dolusun istediğini hep yapacaksın
Merhametli bir kul gördüğünde sen hep kaçacaksın
Bir ömür boyu mutluluk nedir hiç sen yaşamayacaksın
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

Belli ey insan olmayan şeytanı hep sen anacaksın
Gittiğin nefret yolunda yolda acizliğinle kalacaksın
Gafletinle sen ne olduğunu anlamadan yanacaksın
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

İnsan kendi dostun arkadaşının silinmez aynasıdır
İnsan olmayanın sanki kıçına sürülmüştür nişadır
Durmaz nefretiyle ortalığı karıştırır her an fıldır fıldır
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

İnsan olmayanla oturup sen bir parça ağlayamazsın
Derdin var ise onunla hiçbir zaman paylaşamazsın
Yola çıkalım dersin bilmezsin niyetini yol alamazsın
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

Böylesine yeis ’ini kaybeden bilmem ki ne denir
Ne söyleşende anlamaz bilmez sanma beğenir
Bir parça sabrı yoktur bir anda bakarsın öfkelenir
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

Kul Mehmet’im nefret sahibini yaşadığı hayat değil
Git dersin pişmanlıkla Yüce Rahman önünde sen eğil
Cahilliğiyle parlar iman etmez ne söylediği belli değil
İnsan olmayana denir ara sen insanlığını ara sen bul

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Mart 2016 Cuma

Hakkı Bilmeyen Bu Dünyada Aldanır



Bu sendeki güzellik haktandır
Hakkın yolu uzak sanma yakındır
Ömür kapısı bir açılır bir kapanır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Kördüğüm yolları birbirine bağlanır
Eli ayağı birbirine dolanır çaresiz kalır
Zamanı olur duman duman içinde kaybolur
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Ava giden avcı bir avlanır
İkinci avında kendisi avlanır yanılır
Alçak gönüllü olan pek güzel karşılanır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Dünya hayatında zalimin dünyası kararır
Hakkı bilmeyen kullarım yolu cehenneme varır
İman ile olan edebinden dolayı utanır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

İmanı olmayan hakkı tanımayan kendini dev sanır
Zamanı olur duman duman içinde yol alır
Koşar adımla koşar hal bilmez ile yalanlar
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Yalanın içinde aldanıp ta boşa koşup soluksuz kalanlar
Yatsı olmadan yalanı ile kapı dışında sürünüp kaçanlar
Dili lal olup yalan ile dili büklüm büklüm dolaşır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Hakkı bilmeyen şeytanla gezer meyhaneleri
Hak yoluna inatla girmez yaşar izbe karanlık geceleri
Hak yoluna girmeyip haksızlık yolunda yok oldu niceleri
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Hak yolunda hakkı tanımazda olmaz hiç duygu
Boş yollarda şeytan ile boşa kurar anlamsız kurgu
Kör gözle görmez şeytan hançeri binlerce defa sırtına vurdu
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Ecel geldiğinde ah o an gerçek son anda anlaşılır
Son anın azabında kurtuluş yok haksız olan anlar kıvranır
Son anın son nefesinde af yok bilmez boşa çırpınır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Bu dünyada ne zaman ömür son bulur bilinmez
Azrail meleği yola çıkıp son nefese gelmeden görünmez
İman ile yola çıkan şeytanın yolunda sürüm sürüm sürünmez
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Hak yolunda yürümeyeni şeytan kara pençesi ile yakalar
Bir an gülümser görünen şeytan ile yol alan çaresiz kalır ağlar
Tekrara hak yoluna tövbe ile dönmeyenin yarası sızım sızım sızılar
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Oturma şeytanın taşına
Gör neler gelir pişmanlıkla başına
Merhameti yok şeytanın bakmaz göz yaşına
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

İman eden kul insandır
İman etmeyen şeytanın arkadaşıdır
İman ile kula Rahman verir ihsan bulunmazdır
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır

Kul imanı ile hürdür Yüce Rahman’a teslimiyetle elbette
İman eder Salih amel işler iman ile gezer cennet kokulu ahirette
İmanı ile Salih ameli karşılar kulu gülümseyerek cennette
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır


Kul Mehmet’im imanla olsun hayatının başı sonu
Dünya âleminde bundan başka olmaz önemli bir konu
İyi bil iyi anla sakın unutma bunu
Hakkı bilmeyen bu dünyada aldanır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





22 Ocak 2016 Cuma

Ne Diye Verdi



Kiminin sırtına fazla yük yüklenmiş
Yükü az olan alsın diye sırla gönderilmiş
Sırrı insanlığı bilmeyen hep beklemiş
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış

Yüce Allah aklı ne diye verdi
Aklını kullanan her sırra erdi
Aklı sırrı bilmeyen ortamı gerdi
Akıl sırrı bilmeyen acep ne gördü
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış

Yükü fazla olan gönlünü ortaya serdi
Yükü olmayanın zaten hiç yok ki derdi
Yok derdi yükü olanın almadı yükünü
Ahirette sorarsa Rahman acep ne derdi
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış

Zengin olanın burnu hep yüksek yerde
Fakir görünce önüne çeker siyah perde
Bir gün sanmaz düşmez sanki o derde
Yarın ne olur hele yaşa kul sen gör de
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış

Aşk ile sev gönüllere ol pervane
Âşık olan zaten olur aşkla divane
Sev insanları arama başka bahane
Sevdikçe insan olur inan ki şahane
Mutlulukla dolsun yaşanılan her hane
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış

Dünya üç günlük misafir hane kimse bilmemiş
Üç günlük dünyaya dört günlük hesap yapan iflas etmiş
İnsanlığı sırrı bilmeyen zaten hep nefsini görmüş
Açıkgözü var iken görmeyen zaten hep körmüş
Yükü fazla olanın beli bükülmüş yıkılmış


Kul Mehmet’im sev gönlün güle benzesin
Ne kadar yaşarsan yaşa gelir kula ölüm kesin
Helal kazan helal ye muhtaç olana ver oda yesin
Verdikçe azalmaz hep dolar çoğalır kesin kesen
Sırrı insanlığı bilen hemen yükü almış gülümsemiş
Yükü çok olan oh demiş sağ olasın kardeşim demiş
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




9 Ağustos 2015 Pazar

Arzularsın



Ey imanı bilmeyen neyi ararsın
Allah’a giden yolda kaçarsın
Zalimin şerrini görmez yatarsın
Cennette saraylarda olmayı arzularsın

Merhametli olmayı bilmezsin
Gülümsemeyi yük bilirsin
Aç olanın halini de bilmezsin
Merhamet etmeden Rahmeti beklersin

Yanan ocağı söndürürsün
Pişen aşa gözyaşı akıtırsın
Huzuru bozar sırıtırsın
Günahını bilmez kalıcı huzur istersin

 Tembel tembel yatarsın
Acıkınca pirzola istersin
Çalışmaya gelince kaçarsın
Dağ başında alışveriş merkezi istersin

Yalanına şeytan hayret eder
Yalanının sonunda hayatın söner
Bağa bostana nefret ekersin
Sonra bostanım tarumar oldu diye boşa ağlarsın

Asi nefretinle yıkar gezersin
Sonra hakkını aramaya geldim dersin
Ağzında çıkan söze dikkat etmezsin
Haddini bildirene de zulüm etti dersin

Merhametli olmadın senelerce
Aç gezmedin günlerce
Babasız evlatsız kalamadın bir ömürce
Ondan sonra çocuğunda şefkat beklersin

Çevir yüzünü hidayete doğru
Merhamet yürüsün sana doğru
Yürüdüğün yol olsun doğru
Ondan sonra şefkat bekle merhamet bekle

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç