Bu Blogda Ara

perişan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perişan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2016 Cuma

Bire Sen Var


bir olan rabbine var ile ilgili görsel sonucu
 
Rabbim kulunu etmez perişan
Sen gece gündüz Rahmanı an
Rahmanla olursa dirilir bu can
Bu dünya dediğin iki kapılı han
Biri çıkış biri geri giriş san
Var birlik yolunda bire sen var
 
Dertler çileler içinde yanarsan
Dert çiledeki sırrı elbet anlarsan
Anlamak istemezsen isyana varırsın
Dert kul içindir bir diriliş varıştır
Hakka varılıp hakka sarılmaya yarıştır
Var birlik yolunda bire sen var
 
Anlarsan bu hayat senin içindir
İçinde imanla olursan gülüşündür
Rabbim kendine koşanı güldürür
Koşmayanı nefis şeytan süründürür
Hakka varan kul nuruna bürünür
Var birlik yolunda bire sen var
 
Hak yolda yürümek pek çetindir
Çetinin için de sabır emeğindir
Emekle varınca hayat güzeldir
Bu dünya Rabbimden kuluna özeldir
Kul imanla Rahmanla olunca gülendir
Var birlik yolunda bire sen var
 
Nefis şeytanla olanı yakar
Cehennemde kızgın har
Var hak yolda hakka sen var
Varmazsan dünya ahiretin olur dar
Var hakkın kullarını sende sar
Şerrin içine imanı güzelliği kat
Ondan sonra var git rahat yat
Var birlik yolunda bire sen var
 
Arsız olana ar neylesin
Bil her an Rahmanla birliktesin
Gönülleri seversen gönüllerdesin
Kendini Hakkı bilmezsen
Nefis şeytanla kendini bitirensen
Var hak yolunda hakka sen gülersen
Var birlik yolunda bire sen var
 
Hak yolda Rahmana teslimsen hürsün sen
Hak yolda hakka yürümezsen körsün sen
Hak yolda hakka doğru yürü gülsün gül sen
Nefis şeytanla olursan ölmeden ölensin sen
Var birlik yolunda bir olan Rahman’a sen var
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 

29 Eylül 2016 Perşembe

Rahman Perişan Halimize Tabip


rahman tabip ile ilgili görsel sonucu

Perişan halime neylesin tabip
Ben garip dünyam ben gibi garip
Rahman sensin perişan halime tabip
Beni bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayayım garip

Bendemi var bir acayiplik
Yaşadığım dünya gelmez cazip
İnsanlar zulme olmaz galip
İnsan gönlüne kimse değil ki talip
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

İmandır bu gönlün nişanı
İmanla doldurmalı zamanı anı
Haramdır kul alamaz insan canı
Boşa akıtılmaz insan kanı
İnsandır olmalı gönüllerin sultanı
Hak yolda kesmeli kurbanı
Kul olarak bilmeli Rahmanı
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip


Zulüm servis edilir derler işte nasip
Bu olmaz ki nasip olmaz namünasip
Rahman verirse olur kula nasip
Kim der bu prensip kime göre prensip
Bak etrafına neler kula gelir cazip
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

Kul kula vermez yakışmaz gam
Kırılır bu gönül sanki bir cam
İnsan insan olmalı adam gibi adam
İnsan bakışında gönlünde olmalı anlam
Bu dünyada gelip geçicidir makam
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

Kulun Rahmandan gelir neden kesilir kısmeti
Neden kan nefret kokar insanın her niyeti
İnsana yakışır mı insana çektirilen zahmeti
Rahmanın herkesedir verdiği Rahmeti
Hep birlikte yaşayacağız ya kıyameti
Neden öyleyse bu ayırım var mı açıklayan
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

Hak yolunda yürümeyen ömründe canında olur
Hak yolunda yürüyen pek handan candan olur
İnsan gönlü yıkan ömrü nalan olur
Kazan kazan harcama geriye ne kalan olur
Ahirette giderken kazancın ne olur
Arayan aradığını elbet bulur
Aramayan nefis şeytana kul olur
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

Yar gamzesi cennet bahçesi
Budur ömrün aşığın neşesi
İster âşık yârin gülümsemesi
Aşk canı elbet eder can
Can içinde cana koşan can
Aşk ile duyulandır heyecan
Gel yârin gönlünde gülleri dermeye
Yârin gönlündeki seni gel görmeye
Aşksız kul yürü acep nereye
Düşer uçuruma elbet dereye
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip

Ömür defteri nurla dolsun kirlenmesin
Hak yolunda yürü seni nefretle görmesin
Sev gönülleri gönüller seninle harelenmesin
Gönül gamla pare pare bölünmesin
Bu dünyada kul hiç mi gülmesin
Nedir bu zulüm yıkmaya kimsemi gelmesin
Hakka bunu açıklayamayız insanlar ölmesin
İnsan garip gönül dünya garip
Rahman perişan halimize tabip
Bizi bırakma bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayalım garip


 İnsan insan gönlüne olmalı talip
Nefsi şeytanı yenerek olmalı galip
Ne insan ne gönül kalmasın garip
Rahman her derde derman odur tabip
İnsan adam kul olursan her derdine olur deva
Çekmez kimse bu dünyada cefa
Gönülden sev sen sür sefa
İnsan olmaz garip gönül dünya olmaz garip
Rahman her halimize tabip
Bizi bırakmazsın bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayız garip

Kul Mehmet’im sözüm ortayadır kendimedir
Alan varsa alsın ne güzel dileklerdir
Var gel insanlığın elinden tut ömür bitmektedir
Bu güzel günler nefretle geçmektedir
Gönül gönlü okur işte bu güzelliktir
Gönülden sev sen sür sefa
İnsan olmaz garip gönül dünya olmaz garip
Rahman her halimize tabip
Bizi bırakmazsın bu dünya ilinde garip
Ahiret ilinden de kalmayız garip

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Rahman Çaresini Verir Zamanla


İnsan gönülden sevince kalır mı perişan
Arar da bulur insan derdine bir derman
Akıl ermez işte aşktaki güzel hikmete
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kim der acep yârin yüreğini dağla
Yârin yüreğini dağla sonra elini bağla
Nasıl insan yaşar mutlu olur bu anla
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kim neden niye açar gönülde yarayı
İnsan sevmez mi kendini seven Leylayı
Gönlünde inşa etmez mi ona sarayı
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla


Kim alına gönüle sürer karayı
Sen af et durma bozma sakın arayı
Yârinden de çok sevme sen parayı
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Dün dönerdin yar etrafında döne döne
Üzülme bugün düştün ise kara zemine
Akıl sır ermez bunda daha ötesine
Sen var sığın Yüceler Yücesine
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşk gönülde buluna bir define
Aç gönlünü ona karışma gider hoşuna
Karışırsan müdahale ile emeğin gider boşuna
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşk ile yaşamaktır şahane
Onunla dolsun taşsın her bir hane
Aşkı sevmemek için arama bulma bahane
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşkı sevmemek için arar bulursan bahane
Geçemezsin aşk denilen dümene
Yıkılırsın yolda her adımda parçalanır sine
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kul Mehmet’im aşkta olmaz hüsran
Aşk gönüllere yürüyen bir kervan
Aşk ile dertlere bulunur derman
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



22 Şubat 2016 Pazartesi

Gerisini Düşünme



Gel perişan halini hayra yor
Aşk ateşi yakar ateşten kor
Kaybettin ise yolunu bir bilene sor
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Gönül’e sabırla Rahmet iner
Eceli gelen bu dünyadan gider
Çile dediğin bir gün gelir biter
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Uzatılır sana Yüce Mevla’dan el
Koş gel der yoluma yavaş olsa da gel
Merhameti görünce gözünde akar yaş olur sel
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Çileyi derman gelir alnında öper
Bundan sonra her şey olur süper
Ölümden sonra yeni hayat sana güler
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Can olan canlar canına can katar
İnsan canı sevmeyen nefretle yatar
Nefis şeytan alır pislikten çamurlara katar
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Ölümden sonrada sonsuz hayat vardır
Bu dünyada ne kadar iyilik yaparsan kardır
Gönülde yoksa iman mezar ile ahiret çok dardır
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Her karanlığın ardında güneş doğar her seher
Dünyada ölümden sonra var sonsuz bir sefer
İman ile merhametle ol Allah’a ol bir nefer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Nur Kuran ve Nur Resul bize rehber
Karanlık yollarda nurdan bir fener
Arasan da bulunmaz böyle bir cevher
Dert sıkıntı çileli günler gelir geçer
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme

Kul Mehmet’im imanla ol işte sana hüner
Dünya iman ile merhametle döner
Bu canlı beden bir gün olur söner
Rahmanın yolunda yürü gerisini düşünme


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

22 Kasım 2015 Pazar

Medeniyet Ah Medeniyet-1-





Medeniyet ah medeniyet
Ar namusla süslenir isen ne güzel olur
Ah seni soyar soğana çevirirler
Çıplak kalırsın üşürsün bilirim
Ah seni taşıyamayanlar
Kucağa almayanlar
Yerlerde süründürenler
Bilmez insan sensiz neler gelir başına
Üzerinde yük gibi taşıyanlar
Taşıyamayanlar
Bir beden büyük
Ya da dar gelen medeniyet
Sus ağlama
Anlarım halinden
Bilirim solan güllerinden perişansın
Ah medeniyeti taşıyamayanların ağır yükü
Ah onların adımları sokaklara ağır gelir
Taşımak istemez ah ne zor gelir
Şehrin sokakları bu ağır adımlarla çöker
Ah mevsimler sizlerinde rengi değişir
Ah medeniyetsiz'lerin ağır yükü
Sizi de yıkar
Onlar ki sert granit taşları ezer
Sizler nasıl dayanırsınız
Ah asırların öldüremediği
Güzel çınarlar sizlerde solar'sınız
Sınır iklim taşımadan
Yok, olan edepli
Namusla süslenmiş
İman ile örtünmüş medeniyet
Neredesin? Nereye kayboldunuz?
Gün dönümü yine geldi
Hala o şen türkülerin söylenmiyor
Ayaklar çıplaktı gezerdi sokaklarda
Sen ey kaldırımlar
Şehrin sokakları o insanlar ne kadar hafif
Kalırdı yürürdü üzerinizde
Siz şehrin sokakları
Ölmez hayatın sırrına
Erişmiş gibi
Siz onlardan önce uçar'dınız
Sevinçle
Ah olgular param parçasınız
Kanıtınız var
İnananlar az
Ah algılama eksikliği
Ah duruşlar
Suratınız beş karış
Yüreğinizde acıdan parçalanmış
Yurtlar mı saklı
Sukutun çığlıkları
Cidarları parçalarsınız
İnsanlar parçalanmaz
Duymaz
Mahkûmiyetin kurbanı olan
Şehrin sokakları
Kaldırım taşları
İnsan yükü ağırdır
Kulakları da sağırdır
Yakıp yıkmaya da hazırdır
Değmedi sana bir güzel kalemin ucu
Medeniyetin var mı suçu
Kendine iyi bak
Sendin ak
Tek dişi kalmış
Canavara döndürdüler seni
Sen sokul yamacıma
Yorgunsun
Ben taşırım seni omuzum da
Bakma çok durgunsun
Merhametin yolu uzun
Yıkanırız denizinde
Yağar üzerimize Rahmet
Sus ağlama
Nar'ımız büyük
Senle olmaz karımız küçük
Taşıdın ecdadımı cihana
Cihan seninle güldü
Sendin varımız
İmanın gölgesinde gezerdin yarınımız
Düşlerin sislerle kaplı bilirim
Takıl koluma
Yürüyelim yan yana
Bakma sen seni taşımaza
Seninle yanmaza
Mevla'm yanımda
Yardım eder
Alır ey sokaklar yükümüzü
Mevla'm kerimdir
Biter inkârcı düşünceler sözler
Çıkarız açığa seninle
Biter karanlıklarda
Işığa çıkmama cezan
Sana bu cezayı verenler yok olur
Seni gizleyenler gizli olur yok olur gider
Sil gözyaşlarını
Dur ben sileyim ellerinle
Sen ağlama
Mehmet Aluç
Cidar: Duvar

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç