Bu Blogda Ara

kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2017 Çarşamba

Mosmor Olmasın Gözün Ey Kadın





Ah kadın güzel bir duysa söz
Mutluluğu belli eder o göz
Mutluluğu hak eder kadın
Mosmor oldu gözünle adın

Aynı dünyaya cennete talibiz
Kalp kırarız rezil miyiz biz
Gönlümüzde bir çiçeksiniz siz
Mosmor oldu gözünle adın

Kadına kalkan eli cehennem yakar
Rahman onun yüzüne mi bakar
Cenneti ayaklarının altına sermiş
Mosmor oldu gözünle adın

Şimdi sevmenin sevilmenin vakti
Söyleyin bu neyin acımasız kuvveti
Kadın verir dünyaya bize hizmeti
Mosmor oldu gözünle adın

Kadın aşkla içirir aşk şerbeti
Gönlünde hakkın gür sesi
Tatlı dil ile yapar sohbeti
Mosmor oldu gözünle adın

Daha dün peşindeydik neşesizdik
O bizi sevdi mutlulukla gülendik
Şimdi neden sırtımızı döndük
Mosmor oldu gözünle adın

Zahmet değil yakışır bize Rahmet
Edeple giyinmiş bak nurdan kıyafet
Hazırlar afiyetle bizlere ziyafet
Mosmor oldu gözünle adın

Sığınacak başka liman mı var
Onsuz dünyamız olur  bize dar
O değil miydi gönlümüze bize yar
Mosmor oldu gözünle adın

Fırtına içinde bizi yalnız bırakmaz
Bizim gibi rahata hiç yaslanmaz
Biz rahat etmezsek hiç duramaz
Mosmor oldu gözünle adın

Sevgilimizdir akmasın gözyaşı
Annedir sanki bir sabır taşı
Bacımızdır yarının yoldaşı
Mosmor oldu gözünle adın

Bir ömür mutluluğu bize sağladınız
Mutluluğu siz değil bizim için aldınız
Gülümsediniz cennet kapısını açtınız
Mosmor oldu gözünle adın

Anlatmayla anlatılmaz hilal kaşlı
Edeple eğilir onun kalkar başı
Kul Mehmet’im onlar için akıt gözyaşı
Mosmor olmasın gözünle adın ey kadın

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Kadına Böylemi Yapılır?




Kadın ayağına batar asırlardır bu nasır
Erkek kadını döver der sırtını kaşıdım
Ey utanmaz arlanmaz gönlü sana yazılır
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Sen kadının gönlüdeki bir sırsın
O seni sevdikçe gülerek yaşarsın
Sen kalkar ona nasıl dayak atarsın
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Seni sevdikçe kedi gibi şımarırsın
Yemek geç geldi diye birden parlarsın
Bak seni rezil eder el yüzüne bakamazsın
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Bak seni rezil eder el yüzüne bakamazsın
Onda hayâ örtüsü var sen kaldıramazsın
Hevesin kaçtı diye terk ederek aldatamazsın
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Sarhoş olur nara atar dayak neden atarsın?
Kadın mı dedi git iç içtin gel zıbar da yat
Kadın üstünde hâkim olacağın bir can değil
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Eli değsin nazikçe istersin senin o kaba eline
Evlenmeden önce her gün düşerdin peşine
Ne oldu kirlendi de düştü mü o yere
Sen düşersin kirlenirsin elbet yere
Kadın düşse yere kirli yer pak olur
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?

Kul Mehmet’im bu derinden bir yara
Dertlerinizi cümle gönüllerimiz sara
Erkeğiz bilirim yüzümüz olmasın kara
Seni sevdi diye kadına böylemi yapılır?
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

27 Şubat 2017 Pazartesi

Ah Minel aşkla edeple sarılmış iç güzellik



           İlgili resim
   Ah güzellik, tarifin mümkün olsa da seni anlatmak mümkün değil. Fiziksel güzellik değil dediğim iç güzellikten bahis ediyorum. Yüce Allah, satır satır kadının ve erkeğin içine yerleştirmiştir, onu satır satır nokta nokta anlatmakla bitiremeyiz. Kadına da erkeğe de yakışır, kadına fiziksel güzelliği ile daha çok yakışır. Bakınca hemen fark edilmez, az dikkatle bakınca, mimiklerindeki edep, gözlerindeki gamzelerindeki gülüşünde ki o cennet kokusu o tatlı güzelliğin tarifi yoktur.
   Gamzesine saklanmış cennetten bir gülüş olan o gülümsemeye saklanmıştır, her gülüşünde kendini gösterir gamzesinde… El hareketlerine gizleniştir, adımlarına gizlenmiştir kadının kirpiklerine konuşmasına bakışına gizlenmiştir o harikulade güzellik yani iç güzelliğin yansıması, hayran kalırsın, asırlar boyu baksan doyamazsın, içinde kaybolmak ister tekrar dışarıya çıkmak istemezsin o edeple sarmaş dolaş olan bozulmamış tabi iç güzelliğin kıvrımları ile kendini belli eden güzellik içinde. Ah dersiniz ben ne sanmıştım meğer ne kadar harikaymış edeple bu iç güzellik, tabi görmek isteyene değerini kadrini bilmek isteyene görünür. İşte aşkın güzelliği, cennettin güzelliğiyle edeple sarılı olan güzellik, paha biçilmez değerini hiçbir şey ödeyemez, sadece kadir kıymetini bilmek korumakla değeri ölçülür. O kadında gizlenmiştir, helali olan erkeğe yüce Allah’ın bir lütfudur ve kadında erkeğe emanettir bu güzelliği ile sahip çıkmaz kadir kıymetini bilmez isek kaybolur, bu edeple cennet çiçeğinin kokuları ile sarılmış güzelliği huzuru…
Erkeklerden ziyade kadınlarda en çok belli eder edeple yan yana duran cennetin kokusunu içine serpilmiş, cennetin güzelliği ile yansıyan bu iç güzellik. Rabbim ayrı yaratmıştır dersin her noktasını ayrı güzellikte, her hareketinin santimini, konuşmasındaki tatlılığı, gülüşündeki cennettin kokusunu serpmiştir içine… Hani deriz ya aşk anlatılmaz yaşanır, işte bu iç güzellikte hemen görünmez saklanmıştır edeple birlikte, az dikkat edersin, sana yaklaşınca çekinir lakin o çekinmesindeki güzelliğin tadına doyum olmaz, konuşmasındaki tatlılığa cennetteki meyvelerin tadı karışmıştır adeta, hissedersin, Yüce Allah c.c. hikmetinden kereminden ihsanından sual olunmaz, yaratınca Rabbim kusursuz yaratıyor, lakin bizler sonunda kusursuz olanı bozuyoruz…
   Ah Minel(cennetteki inci tanesi ) aşk, ne güzel serpilmişsin dizilmişsin kadının içine edeple bu güzelliğin içine, tarifin mümkün değildir, ancak hayran kalınırsın bakarak yaşayarak, hele birde alıp seni sararsa bu ah Minel aşk, cennetesin işte bu dünyada, ölmeden önce düşmüşsündür içine… Rabbim böylesi güzelliği yaşayan ve yaşatanlara rast getirsin cümlemizi evliliğimizi birlik beraberliğimizi… Tabi ben erkek olarak kadında ki iç güzelliği anlattım, bir bayan arkadaşımız yazar kardeşimizde bu erkekteki iç güzelliği yazarda okuruz inşallah. İnsan bazen içindeki güzelliği göremiyor, karşıdaki karşı cinsi daha iyi görebiliyor ve hissedebiliyor. Selam ve dua ile muhabbetle aşkla kalın. Selam ve dua ile kardeşlerim.
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

               

23 Ekim 2016 Pazar

Ulan Sev Diyemezsin

Görsel sonucu

Bana açık kapalı ulan sev diyemezsin
Sevemem seni esmer güzel kadın seni
Ben evliyim bilmezsin ulan hiç diyemezsin
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun

Gülen o gözlerinle git bekâr birini sev
Mutlu mesut yaşayın kur yeni olan bir ev
İkimize bu hayat büyük olur yutar dev
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun

Ulan sözüyle sen ey savrulan sen çıkışan
Söylediğin hiç olmaz akla değil hiç yatkın
Aklın fikrin karışmış seni gidi ey şaşkın
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun

Mehmet Aluç-Kul Mehmet


2 Nisan 2016 Cumartesi

Kadın Ya Dayağa Kucak Açar




Saat gelir gece on ikiye
Aşkı yaşamalı hakkı ile
Burası Türkiye aşk yaşanmaz ahlakiyle
Aşkı alırız mülk diye mülkümüze katmak isteriz
Aşk başın alır gider sevgisizlik çadır açar
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar

Bundan sonra yaşanılan hep ziyandır
Bundan sonra Gönül’e gelmeyen bahardır
Aşk başını alıp gitmiştir çoktandır
Aşktan geriye nefret kalandır
Haydi, gel de şimdi ölü bedeni canlandır
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar

Aşk gidince gönül boş kalır yakar yıkar
Kadın kaçmak istese de kaçamaz bıkar
Yerlerde dayakla sürünür toprak yüzüne bakar
Burası Türkiye biz aşkı almak isteriz mülkiyetimize
Aşk kabul etmez mülkiyeti istemez böyle rezaleti
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar


Gönül tezgâhın da kimse çile istemez
Tezgâh çile dokudukça kimse bölemez
Aşktır bu tam bir çileye hiç benzemez
Az gülümser cennet bağına benzer öldürmez
Aşk bir küserse bir daha geri dönmez
Ah bunu da hiç kimse nedense bilmez
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Ne o zaman aşk kalır nefret koşarak kaçar         


Kimse gönülde aşkı okumaz
Aşkı alıp rengi ile gönlünde kilim dokumaz
Bir adım yürüyerek gönlüne aşkı almaz kucaklamaz
Aşkı kırarsak yaptığımız rezillik yanımıza kalmaz
Söyleyin aşksız Gönül’e kimler dayanır insan tanımaz
Böylesi insan ile aşksız inanın hiç yaşanılmaz
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar

Aşksız kalana elini uzatsan tutmaz
Hakkı ile Allah’a iman eden kul olmaz
Nefis şeytan ile olur adam olmaz
Altın altındır güneşte solmaz çamurda pas tutmaz
Aşksız insanla hiç yola çıkılmaz
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar

Erkeğiz ya egemeniz ya delikanlıyız ya
Kadın sanki kölemizdir malımızdır ya tam anlamıyla
Bozuk düşünce kafasıyla ya da sarhoş kafayla
Yıkılmış yerlerde sürünen erkeklik ayarıyla
Terk edilmeyi hazım edemeyiz aşk ile olamayız ya
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar


Eve uğrasak ta aydan aya yıldan yıla
İsteriz her şey gelsin yanımıza bedavaya
Nara atarız erkeklikle nara havaya
Böyle yaşarız böyle gideriz biz bu kafayla
Aşk gelsin istemeyiz kendi havasıyla
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar
Aşka kapıyı açalım o gönlümüze göredir
İşte  o zaman aşk kalır nefret koşarak kaçar      
Kadın ya sevgiye kucak açar ya da mutluluktan uçar


Kimse kimseye sahip çıkmaz hakkıyla
Sevap dersen o meçhul yıkarız fazlasıyla
Delikanlıyız aşka kafa tutarız biz tabiatımızla
Delikanlıyız kimse bize yön veremez anlayışıyla
Halimiz böyledir dostlar tam çıplaklığıyla
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar
Aşka kapıyı açalım o gönlümüze göredir
İşte o zaman aşk kalır nefret koşarak kaçar       
Kadın ya sevgiye kucak açar ya da mutluluktan uçar

Sanmayın Türkiye’m de aşk hep böyledir
Şiddete bakınca az buçuk böyledir
Birçok evde çok güzeldir sevgiliye özeldir
Aşk ile o bakan gözler ne güzeldir
Her evde güzel yaşansın dileğimizdir
Aşka kapıyı açalım o gönlümüze göredir
İşte o zaman aşk kalır nefret koşarak kaçar       
Kadın ya sevgiye kucak açar ya da mutluluktan uçar


 Kul Mehmet’im bizde aşkın budur ahvali
Doyasıya yaşanmaz aşk festivali
Aşk verir sinyali almayız hepimiz olmuşuz vali
Ne olacak bilmem ülkemizde bu aşkın hali
Sen vali ben vali o vali peki kim orta halli
Böyle olursa ey ahali
Ne aşk kalır ne meşk saygı iyilikler kaçar
Kadın ya dayağa kucak açar ya da çile ile batar
Aşka kapıyı açalım o gönlümüze göredir
İşte o zaman aşk kalır nefret koşarak kaçar       
Kadın ya sevgiye kucak açar ya da mutluluktan uçar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet



7 Mart 2016 Pazartesi

Ah Bu Kadınlarımıza Şiddeti Sunan Erkekliğimiz

Bugün yine gözlerimiz yaşlı kutlarken kadınlar gününü
  Bugün yarın toprağa verdik o gülümseyen gülüşler sunan kadınlarımızın üçünü beşini…



Kaç gece gözyaşı döktün gizli gizli ömründen
Hiçbir şey kaybetmedin o sımsıcak gülüşünden
Hala şiddette görsen sararsın yine sevginden
Aşk sunarsın erkeğe cennet kokan gülüşünle
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Boşa gider mi ailen toplum için uğraşların
Misler gibi kokar süpürge ettiğin o saçların
Cennetten bir bakış sunar o gül bakışların
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Kadınım sende aşkı görür meyhanelere düşer
Sevgini sunarsın o utanmaza anlamaz sana sunar şer
Nefreti ile sana kan sunanda kalmasın fer
Sen kadınsın ağlasan bile gözlerin gülümser
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Ah o şiddet uygulayanın edepsiz üçü beşi
İnsanlıktan çıkmış yüreğinde yanar nefret ateşi
Yüreğinde yaktırdı utanmadan kor alevden ateşi
Gözlerimde senden fazla yaş aktı doğmasın güneşi
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Gülümseyerek koştun gönlünü verdin geldin
Bembeyaz gelinliğini o şiddet yanlısı kara eyledi gitmedin
Gençliğini verdin a utanmaz yüzünü kan eyledi izledi
Çekti gitti nerede sabah orada akşam etti geldi gülmedi
Açık alınla geldin açık alnınla giderken gitme kal demedi
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı

Kul Mehmet’im ne söylersen söyle kadına şiddet bitmiyor
Mutlu mesut günler neden gitti gönüllerde gelmiyor
Gülümseyerek gelen nur yüzlü kadınlarımız neden gülmüyor
Üzerimizde kadınlarımızın hakkı hiç bitmiyor
Cennet onların ayakları altında neden kimse bilmiyor
O kadar şiddete rağmen az gülümsersen hiç gitmiyor
Sana şiddeti yaşatan bindiği dalı edepsizce keser
Ah bu şiddeti sunan erkekliğimiz aşkı sunsaydı
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Ey Nur Bakışlı Kadınlarımız







8 Mart Dünya kadınlar günü, yine gözlerde gönüllerde hüzün
    Ağlama ey bacım kadınım ey kadın, nurla dolu bakar gönül yüzün
                                             Sizi dert içinde bırakan yıkılsın her gün ve bugün…
                                    Sizler her gün ağlasanız da yine güldürüsünüz olsanız da üzgün

Ey kadınım sırtında var dünya dolu yükün
Karar verirken kendini katmazsın bırakırsın sona olmazsın küskün
Kendi dertlerini unutursun ailene sensin yürekten düşkün
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey kadınlar

Gönlünde tahtlar dizmişsin eş çocuk toplum için
Tufan gibi aksa gözyaşını gizlersin ağlarsın için için
Küsmezsin sen kızsan da gülerek gelin gelin dersin
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey bacılar

Halden insanlıktan anlamazlar bazen seni ezer
Bilinir o insanlarda insanlık bir gram ne gezer
Yuva yıkılmasın diye çekersin çileyi anlamaz o uyurgezer
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey anneler

O yıkılmaz sinen ile tüm dertler için yaparsın kalkan
Yüreğin dertler için çare ararken kaynar sanki volkan
Sen bizlere emanetsiniz bizleri yaratan yüce haktan
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey canlar

Bir canı almak yakışmaz hiçbir kula
Anlasana aptal seni sevmek için çıkmış yola
Al koluna gülümseyerek gez sene kol kola
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey canlara can olanlar

Hazan görmüş gül gibi solduranlar var
Dünya ve ahiret olsun onlara dar
Bir daha onların dünyasına girmesin hiçbir yar
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey nurlu bakışlar

Ey kadınım sevda derler gezdiğin yola
Gururla takarsın eşini çocuğunu o narin kola
Tüm iyilik güzellikler Rahmet gönlüne nur nur dola
Hakkınız ödenmez sizsin inan halimiz pek müşkül ey aşk kokanlar

Gönlünde sevgi var olur bize ışık
Seni gören bu kul olur hemen âşık
Seni seven seninle olan âleme olur barışık
Hakkınız ödenmez sizsin inan halimiz pek müşkül ey kadınlar

Ey kadına zulüm eden şimdi tek başına ağlarsın
Yaralarına sevgi yerine neden nefreti bağlarsın
Seni ne kadar sevdiğini şimdi çok iyi anlarsın
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey sevgiye yol olanlar

Kendi isteklerin hep duvarda asılı kalır
Sana zulüm edeni cehennem içine alır
Kul Mehmet gülüşlerinize hayran kalır
Bugün sizin gününüz bilirim hayalleriniz alınır
Hakkınız ödenmez sizin, sizsiz inan halimiz pek müşkül ey cennet kokulu kadınlar
Öperim nurlu ellerinizde öpülesi gönlünüzde ve alnınızda her gün
Mehmet Aluç-Kul Mehmet



23 Mart 2015 Pazartesi

Kayalıklardaki Tesadüf 1.Bölüm




Kayalıkların kenarında yürüyen genç kadın çok dalgındı. Gözlerinde dökülen yaşlar yanağında sinesine süzülüyordu.

Esen fırtınadan saçları dağılmış, rüzgâr estikçe gözün önünde eserek yüzünü kaplıyordu. Uzaktan bakınca dertli olduğu her halinden belli idi.
Bir gölge gibi kendini takip eden geçmişinden kaçarcasına kaylıkların ucuna geldi. Uçuruma geldiğinin farkında değildi âdeta.

Bir demet gülmenin mutlu olmanın eseri yüzünde ve yüreğinde yok tu.
Tam adımın uçurumdan atacağı an kolundan yapışan bir el onu yakaladı. O an birden ürperti içinde ayıktı, etrafına bakındı, şaşkındı. Buraya nasıl ne zaman geldiğini hatırlamıyordu. Karşısındaki delikanlı heyecan ve endişe dolu ses tonu ile.

—Hanım efendi ne yaptığınızın farkında mısınız? İntihar etmek istiyorsanız hem çok gençsiniz, hem de intihar etmek problemlerinizi çözmez ki.
Şaşkındı konuşamıyordu.

—Tesadüfen bugün kulübenin tamiratı için uğramıştım, sizi öylesine dikkatsiz şaşkın yürüdüğünüzü görünce koşarak yetiştim, yoksa az kalsın. Neyse çok şükür bir şey olmadı belli ki ne kadar sevdiyseniz çaresizliğin ıstırabına yakalanmışsınız, hayat bu bazen yakamıza yapıştı mı bırakmıyor. Neden konuşmuyorsunuz? Bana yaslanın kulübeye kadar gidelim biraz uzanın kendinize gelince konuşuruz. Genç kadın delikanlının omzuna yaslanarak kulübeye doğru yürümeye başladılar.
Kulübenin kapısından içeriye girdiler. Delikanlı genç kadını tahtadan yapılmış sedirin üzerine oturttu. Bir bardak su getirerek içmesini sağladı. Genç kadın iki yudum suyu içti tahta sedirin üstüne uzandı.
Karanlık mazinin derinliğinde yavaş yavaş uyanıyordu genç kadın. Alnında terler, gözlerinde yaşlar boşanmaya başladı. Delikanlı hemen koşarak uzanarak yatan genç kadını kaldırdı.

—Ağlamasanız diyeceğim ama ağlamak en güzeli ama fazla ağlamayın, alın gözyaşlarınızı silin.

Delikanlının elinde uzattığı mendili genç kadın alarak akan gözyaşlarını sildi. Delikanlı

—İsmim Remzi, onu çok sevdiğiniz belli ama onun gittiği yere böyle gidemezsiniz ki. Haydi, bana neler olduğunu anlatın hem böylelikle rahatlamış olursunuz.

—Özür dilerim, inanın o an oraya nasıl hangi duygular içinde geldiğimi hatırlamıyorum. Tek hatırladığım onunla buralara gelmekten çok hoşlandığımızdı, o eski günleri yâd etmek ve rahatlamak için arabamla buraya geldim. Gerisini hatırlamıyorum. Siz ümitsiz aşkımın bende yarattığı derin acıların izini yaşadığım anda yetiştiniz, gelmeseydiniz belki de o uçurumun dibinde cansız yatacaktım. Size müteşekkirim. Bu arada ismim fulya, tanıştığımıza memnun oldum.
Çok şanlısınız her ay buraya gelerek bu kulübede bende sizin gibi o eski mesut mutlu günlerimizi hayal ederek o günleri yaşamaya çalışıyordum. Arabadan inerken gözüme takıldınız. Oysa buralarda yalnız bir genç kadının dolaşması pek hayra alâmet değil diyerekden peşinizden geldim, lâkin siz bir serseri ayyaş gibi kayalıklara doğru yürürken arkanızdan koşarak sizi son anda yakaladım.

Remzi

—Bende memnun oldum, böylesine tanışmak istemezdim, ama nasip kısmet böyle imiş. Şimdi sıyrılın sizi saran umutsuzluk ve hasret örtülerinden. Yeniden bir güneş doğdu artık bundan sonra sizin için. Az önce ölüme giden siz ve şimdi capcanlı hayatı yaşayan siz.

Fulya


—Çok haklısınız, saatlerce yüreğimi parçalayan hoyrat ayrılığın acılarından kurtulmak öyle birden bire olmuyor, ama bundan kurtulmaya çalışacağıma inana bilirsiniz, çünkü sizin dediğiniz gibi az önce ölüme giden ben ve şimdi capcanlı hayatı şimdi yaşayan ben. Biliyorum yapmaya çalıştığım hoş bir davranış değildi ama.

Mehmet Aluç

Devam edecek...

8 Şubat 2015 Pazar

Güzel Kadın Nasıldır? Onu Güzel Yapan Nedir?



Güzellik, bakanın kişinin bakan güzel bakışlı gözündedir. Güzellik, güzel bakabilmek, gönül gözünde olumsuz bakışları silerek, bakmaktır.
  
Kadında güzelliğin göstergesi olabilecek pek çok ayrıntı var. Bence, gözler gülümseyen gözler, sevgi ile bakan gözler en etkili bölgedir. Kadında en çok bakışlar vurguyu güzelliği hissettirir. 

Bir de tebessüm kadının en muhteşem sıcacık güzelliğine binlerce güzellik katar.

Karanlığı ışığa çeviren, şefkatle bakan gözler, kadını güzel yapandır. Yıkık viran gönülleri inşa edende bu gözlerdir.


Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç