Bu Blogda Ara

Bekliyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bekliyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2016 Salı

Ya Ağlarım Ya Da Gülerim



Giderken gönlümde kaldı yüzün
Yüzünle baktıkça gönlümde başladı hüzün
Hani gidip gelecektin bu güzün
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Gece olunca gelmiyorsun nede gündüzün
Yaşadığım bugün değil hep geçmiş dün
Beklemekten usandım seni ben her gün
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Seni ben candan sevdim yok mu üstünde bir hakkım
Şimdi ben seni yollarda beklerim kaldım şaşkın
Deliler gibi severdik birbirimizi hasreti gönlüme taktın
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Beklerim bugünde gelmezsen şayet
Seni ederim ben yüce Allah’a şikâyet
Aşkımız adına bu olur sonu nihayet
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Çektin gittin sanki işledin cinayet
Gitti gelmez diye başladı rivayet
Gel de bitsin artık bu dedikodu şikâyet
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Gelmezsen en sen ne ben kalır şimdilerde
Gezerim sokakları seni ararım yüzüm yerde
Arar bulamam seni ben hiçbir yerde
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim

Kul Mehmet’im gelişin bin bir deva derde
Aramıza neden çektin tülden perde
Ararım bulamam ey sevdiğim izlerin nerede
Bekliyorum yolunu ya ağlarım ya da gülerim
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



11 Aralık 2015 Cuma

Boşuna Mı Ümitle Bekliyorum



Bekledim bütün gece gündüzüm hiç olmadı
Sevdayla geldim gönlün beni sen hiç anlamdın
Döndün yolunu bensizliğin yoluna gittin
Arkanda gelen sevdam yolundan alamadı

Gelmedin bekledim gelirsin diye zamanla
Sönmedi hiç yürekte ateşim ağlamamla
Ömrün geçti yolunda yoluna bakmakla
Arkanda gelen sevdam yolundan alamadı

Gitmene arıyorum sebep bulamıyorum
Sensiz bir an bu âleme ben sığamıyorum
Yollarda beklemeye ben dayanamıyorum
Arkanda gelen sevdam yolundan alamadı

Arıyorum seni bulmak için yürüyorum
Kul Mehmet'im ararken hala sürünüyorum
Gelirsin diye boşuna mı ümitle bekliyorum
Arkanda gelen sevdam yolundan alamadı


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

15 Ekim 2015 Perşembe

Bitmeden Seni Bekliyorum.




şimdi şiirlerime sarılsam
yine sen kokacaksın
bu akşamın karanlığında
ben hiç şiirlerimi sensiz yazmadım
ama sen şiirlerimi bensiz okudun
bensiz geçen akşamların karanlığında
elden ne gelir
bilmiyorum
bu hasreti bitirecek
kelimelerim
hecelerim bitti
ama ben hala
bitmeden seni bekliyorum

akşam sen kokuyor
sabah sen kokuyor
içtiğim demli çaylar sen kokuyor
alamıyorum kendimi
senden
o bana bakan gözlerinden
masamda her zaman iki bardak
iki tabak
sen olmasan da
hayalinle içiyorum çayımı
senin hayalinle
iki lokma yemek yiyebiliyorum
bilmiyorum
bu hasreti bitirecek
kelimelerim
hecelerim bitti
ama ben hala
bitmeden seni bekliyorum


ah gökyüzünde uçan kuşlar
hiç mi o yarime rastlamadığınız
gözlerindeki ışıltıyı
alıp hiç mi taşıyarak bana getirmediniz
yıllardır başım gökyüzünde
izlerim sizi
fırlatsam atsam bu yüreğimi
yine sen diye konuşacak
atamıyorum
saklıyorum senin için
bilmiyorum
bu hasreti bitirecek
kelimelerim
hecelerim bitti
ama ben hala
bitmeden seni bekliyorum

avuçlarımın arasında
bir tel saçın
sen kokuyor
yüreğimi ısıtıyor
bana beni veriyor
pişman değilim
seni sevdiğime
arkamı her döndüğümde
 gülümseyen siluetin
ve yaman ayrılık
bilmiyorum
bu hasreti bitirecek
kelimelerim
hecelerim bitti
ama ben hala
bitmeden seni bekliyorum

belki zaman sana sevmeyi unutmuştur
beni unutmuştur
özlemeyi
hasret ile yol beklemeyi
ah o zamanki geçmek bilmeyen
yüreğimi parçalayan
sensiz iken yanımda dahi çalışan durmayan
rüzgâr yasak aşkların
şarkılarını mırıldanırken kulağıma
hala o tatlı gülümseyen sesin kulaklarımda
giderken yolun sonuna ömrüm
ben sana gülümsemeden gideceğim tek başıma
o boşluktaki sensiz mezara
ama orada seni bekleyeceğim
çünkü ben beni sende yitirdim
yüreğim hala seni arıyor
ve aramaya devam edecek
ben yüreğimi sende bıraktım
ve onunla seni bulması için helalleştim
gözüm arkada kalmayacak biliyorum
bilmiyorum
bu hasreti bitirecek
kelimelerim
hecelerim bitti
ama ben hala
bitmeden seni bekliyorum
ve bekleyeceğim

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

3 Haziran 2015 Çarşamba

Son Treni Son Bekleme İstasyonunda Bekliyorum




Omuzuna başını koymanın zevkini unuttum, yine taş yastığa koydum başımı. Sensiz akıtır iken gözüm yaşını, sen yanımda iken eğmezdin hilal kaşını, şimdi hayallerim anım gecem gündüzüm eğiyor bana kaşını… Hayallerim de adımlarımda ve sokaklarımda benim gibi üşüyor sensizlikten. Yüreğimdeki yaralarım merhem diye sen sen diye feryat ediyor dayanamıyorum atıyorum kendimi sensizliğimin sokaklarını karanlıklarına yönümü bilmeden yürüyorum uzaklaşıyorum şehirden senden benden yarınım dan, ayıktığım'da kendimi ovalarda dağların uçsuz bucaksız karmakarışık kuş uçmaz çıkmazında buluyorum.

Ah bir susturabilsem yüreğimdeki sen sen diye esen kasırgasını, beni sürükleyerek bilinmezlere sürüklerken kapılıyorum, sensizliğin kasırgasına harabe olmuş gönlüm gibi harabelere sürüklüyor beni.

Gönlümün kilitli kapısını açmak için yeni sevdalara dümen çevirmek isterken devriliyor gönül gemim fırtınasız havalarda, yeni düşlere yatmak yeni düşler ile uyanmak istiyorum uyuyamıyorum sensizliğin hasretinde, aşk gelirken beraberliği getirir iken neden ayrılığın merhemini de getirmez, yoksa merhemi ayrılığın kayalarına çarpılarak yüreğin paramparça olması mıdır bilmiyorum…

Oysa ben yarınlarda sensizlik için seni yüreğimde saklamıştım aradan geçen yıllarda onu da tükettim, çıkıp gelmen için gönül kapımın kapısını yerinden söktüm. Hala sen gelirsin diye, ama sen gittin seni benden alan ecel ile ötelere, gelir beni de alır senin yanına gülüşüne kavuşturur diye yıllarca bekledim, ama gelmedi, sakın sen ötelere de kendine bensizliğe alıştırma sevgilim.

Sevdamızı yüreğimde zaman silmeye çalışsa da hala kırıntıları var bunu bil sevgilim, aşkımızın ayak izleri silinmiş olsa da hala kokun var rüzgâr getiriyor ötelerde. Ben bazen yönümü önümü kendimi kayıp etsem de sen üzülme ötelerde, hasretinle kavrulsa da yüreğim seni sakladığım o köşen hala bomboş, kurusa da senin için yetiştirdiğim çiçekler sana kavuşunca yine gülüşün ile yeşerecektir.

Öylesine meczup gezişim, tatlı sen kokan gülüşünün gölgesini aradığımdan'dır sevgilim, arıyorum ülkeyi şehri, sokakları, ovaları, dağları, taşları bulamıyorum sonra mezarındaki toprağa sarılıyorum, sensizliğim seni benden alan sessiz ölümün ateşi yakıyor bedenimi sensiz, gözyaşımla ıslatıyorum kuruyan toprağını gönlümü, oda yakıyor içimi birden gülüşün ile esen rüzgâr ile öpüşlerin yanaklarımı okşuyor. Anlıyorum işte o an ötelerde görüyorsun beni üzülme diyorsun, yüreğim öpüşünün sevinci ile doluyor mutlulukla… Ancak sana elveda diyerek gecenin karanlığında, sensizlik kokan evime gidiyorum ve seni bana götürecek olan son anın son trenini, son bekleme istasyonunda bekliyorum sevgilim.
Mehmet Aluç



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç