Bu Blogda Ara

layık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
layık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2017 Perşembe

Layık Değil Sana

    
               
           

        Safderun gönlümü sen nüktedan sözle yaktın        
Müdana etmem sana ben ey dilber-i Rana
Aşk sarfınazar bilmem sen işte bundan kaçtın
Layetezelzel gönlüm layık değil hiç sana

Bir an seni mülhem sandım yanıldım
Feveran aşkımla bedbaht ben kaldım
Biçare aşkıma derman bulmadım
Layetezelzel gönlüm layık değil hiç sana
Mehmet Aluç © Kul Mehmet

Safderun: Kolayca aldatılan, saf
Nüktedan: İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci
Müdana: Minnet
Sarfınazar: Dikkate almama, vazgeçme
Layetezelzel: Sarsılmaz
Mülhem: Gönlüme doğmuş, ilham
Feveran: fışkırma , coşma

Bedbaht: Talihsiz

1 Mart 2017 Çarşamba

Hayat ile Muhabbet


Ey hayat elinde saplı bir kürek
İçinde var mangal gibi bir yürek
Kimisi dedi neye yarar bu yürek
Kimisi dedi zalimin defterini dürek
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin kolay geçimle sefayı
Kimisine verdin zor geçimle sen cefayı
Kimisine verdin bulanık kafayı
Kimisine gösterdin aynayı Konya’yı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin az biraz anlamayı
Kimisine verdin hiç anlamamayı
Kimisine verdin sen ayık kafayı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin öbek öbek balı
Kimisine verdin bol ahu zarı
Kimisine verdin sen bir avuç darı
Kimisine verdin kucak kucak varı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul


Kimisine verdin sen bol bol efkârı
Kimisine yaslattın arabeskten duvarı
Kimisine verdin sen en güzel anları
Kimisine kimisinden aldırttın canları
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisinin yolunu uğrattın güldüren feleğe
Kimisine üstüne giydirdin çile dolu yeleği
Kimi ekti aldı ekin taşıdı onca yüreği
Kimisinin eline verdin taşıyamadı küreği
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisini ulaştırdın hayat denilen gerçeğe
Kimisinin yolunu kapattın ulaşmadı feleğe
Kimisini kavuşturdun gönlündeki gonca çiçeğe
Kimisi durdu boş boş baktı elindeki keleğe
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen ne güzelsin önümüze serdin eser
Kimisi alır sever kimisi alır kökünden keser
Kimisi sevgi ile olmaz olur bin beter
Kimisi sabır etmez sana der artık yeter
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen Rahmandan bir yolsun
Seni bilen hakkın yolunda dursun
Kullar arasın sabırla seni bulsun
Sen imtihan için gönderilen nursun
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Seni anlayan anladı sana hayatım dedi
Kimisi nefis şeytana uydu kafayı yedi
Üç günlük dünyada bu kavga niyeydi
Bu dünya bir imtihan dünyası bileydi
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Yaratana çok şükür bizimle varsın
Bazen ağlarsak sen Rabbim emriyle saransın
Derdin içine Rabbim emriyle şifaya varansın
Rabbim git kuluma sarıl deyince saransın
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Sen değil Rabbim ver dedi sen verdin
Kimimizin önüne altınları bolca serdin
Kimimizin önüne sen gümüş pul verdin
Altın verdiğinin ağırdı imtihanı şaşırdı kaybetti
Gümüş pul verdiğin sabır etti şükürle rahat etti
Rabbimdir her şeyin iyisini bilen kulu analiz etti
Kimisine verdin altın aldı şükrü yol bilmedi
Kimisine de dedin sana layık değil pul şükür etti

Kul Mehmet’im anlasın seninle varları
Anlarım yaz gününde yağdırırsan karları
Anlarım yolun sonu gelmiştir yakını
Hazırlarım inşallah sonsuz hayata çıkını
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

25 Ekim 2016 Salı

Düşünürken Acı Çekmek Yaşarken Acı Çekmek Adına…


layık olmak ile ilgili görsel sonucu
    Hayatımızda neyi layık olduğu gibi kabul ettik ki, mutluluk kapımızı çalsın, bizi gülümseyen mutluluğu ile sarsın.
   Sayamıyoruz ömür denen geçip giden günleri, birbirimizle kırgın olduğumuz günlerin farkında değiliz hem ömür denen günlerimiz bir bir tükenirken hatta hoyratça harcarken, dostsuz geçen günlerin sancılarıyla yaşarken, gözyaşımızı silecek bir dost arkadaşımız olmadan bu ömrümüzü boşuna heder ediyoruz, mutsuzlukla baş başa yaşıyoruz.
   Gönlümüzde mutlu olmak için içimizde derin bir istek olmasına rağmen, mutlu olmak için egomuzu yıkarak mutluluğa bir adım atamıyoruz, ilk adımı biz değil de mutluluk bize doğru adım atmasını bekliyoruz. Oysa mutluluk kapımıza kadar gelmiş biz ona son bir adım atmaktan aciziz hala gelip bizi sarmasını boşuna bekliyoruz!
    Ömrümüzü boşuna zamanın eline teslim ediyoruz, oysa zaman teslim almakla ilgili bir isteği ve arzusu yok, sadece mutlu anlarınızı bana göre ayarlayın ben gelip geçmeden bu güzel günlerin tadını çıkarın diyen bir yol işaret ve zamanın işaretçisidir oysa.

   Hayatımızı zamanın dışında zamana bağlı kalmadan, kendi arzu ve hayallerimizin gerçekleşmesi uğrunda sadece kendimizi düşünerek harcadığımız müddetçe ne bizim için yarın nede güzel bir gelecek bekleyecektir. Güzel günler ve gelecek birlik beraberliğin beraberce yaşandığı bir yaşamın devamı ile mümkündür.

   Düşünürken acı çekmek yaşarken acı çekmek hayatımızın vazgeçilmez yoldaki ayağımıza takılan bir taşıdır, her taşa takılıp düştükçe, düşmemek için kendimize hayatımıza daha sıkı sarılmamıza neden olmakla beraber bizi hayata hatalarla yaşamamak adına daha, sağlıklı düşünmeye hayatımıza da daha sıkı sımsıkı sarılmamıza neden olmaktadır. Bu küçük düşmeler acılar bizi mutsuzluğa değil acılarla yaşamaya alıştırarak, her düşmeden sonra hayata sarılmaktan vazgeçememeyi bize öğreterek, bu acılarla duygularımızı içimizde saklamak yerine onunla yan yana duygularımızı da zayıflığına fırsat vermeden baş başa yaşamaya olanak vermektedir.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

19 Mart 2016 Cumartesi

Öfke Gerçeği Gizler (Karalamalar)



Gözler kör olmuş nefret bu kadar mı kör bakar yakar
Biri suç işler suç işleyen değil suç işlemeyeni suçlu diye suçlar

Cahil fikirler nefret ile yanar sahibini yakar
Üzerine sönmesi için su atanı benzin döküyor diye suçlar kaçar

Nefreti ile parlayan ne eder
Önce kendini sonra etrafını yakar yok eder

Elbet nefret bir gün biter
Nefret biterken nefret sahipleri bu dünyada nefreti ile göçer
Merhameti ile gezenin varlığı ortaya çıkar herkes gülümser

Sakın kötü yollara düşme
Düştükten sonra millete küsme
Küstükten sonra kimseyi üzme
Üzünce üzülürsün üzülünce
Yalnız kalırsın

Yanlış olursa düşünceler
Kötüye gider gidişler
Kötüye rıza gösteren
Kötü yolda yok olur gider
Kötülüğü sevk eden arkasında güler

Herkes her şeyin iyisine layıktır
Kötülük iyilik değil milleti ayıktır
Ayıkmayan milletin sonu nefretle yıkılmaktır

Zulme alkış tutma yanlıştır
Yanlışa devam etmenin sonu yok oluştur
Zalim zulme devam ederken ona rıza göstermek yıkılıştır

Hakkı hak olduğu için söyle
Haksızlığı da zulüm olduğu için yık olmaz böyle
Hak yoksa dilde gönülde nasıl insan nasıl yaşar söyle

Hemen öfkeye sarılma az sabır eyle
İnsan öfke ile yaşar mı hiç böyle

Etraf karanlık diye sakın sen korkma
Gönlündeki merhamet ışığını yak, karanlık böyle yok olur başka soru sorma

Birilerini suçlamakla sorun ortadan kalkmaz
Birilerini suçlamakla sorun devam eder
Elin zalim oğlunun ekmeğine yağ sürersin
İşi bitince adam diye suratına bakmaz

Öfke ile insanlık sürünür yerde
Herkes gönlüne çekmiş öfkeden kara perde
Çare birlik beraberlikte lakin
Herkes çareyi zalim elinde arar buda çok çirkin

Merhamet insanı güzel eyler
Öfke insanı deli eder
Dünya merhameti bekler
Öfke ile gezen merhameti bilmez uçuruma gider

Gönülde merhamet ne zaman eyledi göç
Göç başladı ise işimiz çok güç

Öfke gerçeği gizler
Öfkeye kapılmamalı bizler
Öfkeyi yayanlar kırılsın sizde dizler
Birlik beraberliğe tahammül edemez kimler

Öfke içinde solma merhametle ol yorulma
Yol devam içindir durma
Sana koşarak gelenide düşman diye vurma

Öfken ile denizlere dalma boğulursun
İnsanlara yaklaş gülümse adam olursun

Yalan söyleyen gibi olma
Yalan uçurumunda düşerek solma

Hakkı zikir eyle sen durma
Zalim hakkın karşında yok olur sen umudunu soldurtma

Merhamet hakka insanlığa giden yol
Kendini unut merhametli insanları ara bul

Her güzellikte insana bir nasihat var
Güzelliği görmeyen insana nasihat etmez kar
Hem dünyası hem de ahireti olur dar


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

27 Ağustos 2015 Perşembe

Kırılan Kalp İnsanların Değerini Öğretir



Ağla ey gönlüm ağlayınca gönülsün
Kanatların kırılınca kanat çırp kırılsın
Kırıldıkça uçmaya layık olursun
Kırılırsa kalbin üzülme sen sakın
Kırılan kalp insanların değerini öğretir

Ne kadar yaşarsan yaşa sen dert içinde
Çektiğin dertler ile insansın gönüller içinde
Ağlarsa bırak ağlasın gözlerin insan içinde
Yüreğindeki zehirleri akıtsın bitsin sözlerin

Yüreğinde karanlık doğarsa bırak doğsun
Biraz sonra umut güneşi doğacaktır
Hasret yakarken yüreğini bırak yaksın
Vuslat kapıyı çalmak için hasret ile beraber gelir

İsyan kapına gelirse alma içeriye
Gönül kapısı vefasızlığa koşarsa 
Sen sakın koşturtma sakın
Mutluluk bak sana bir adım yakın
Yüreğin kor alev yandıkça yürek olur
İnsan yüreği ile yanınca da insan olur

Yalnızlık kapını çalar ise korkma aç al içeriye
Neşe ile şenlik arkasında geliyor
Yalnızlığı misafir et kendisi gider
Ölmeden önce ölüm gelirse hayallerine at kollarını
Hayallerin öldükçe yeni hayallerin dirilir sarılır sana


Akşam yüreğine bir damla korku ekerse korkma bırak eksin
Senin yüreğindeki merhametle göz yaşınla yetiştir bırak yeşersin
Korkuların sevince dönüşür merhamet oldukça yüreğinde
Sessizliğine ses olur şairim bu mısralar sessiz kaldığında
Sen sessiz kalma haykır şiir diliyle yalnızlığı vefasızlığı

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç